Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2181 E. 2025/2191 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2181
Karar No
2025/2191
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/2181 Esas

KARAR NO : 2025/2191 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2025/632 Esas (Derdest Dava Dosyası)

TARİH: 21/07/2025 (Ara Karar Tarihi)

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 18/12/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... Araçlar İth. ve Tic. Ltd. Şti.'nin cari hesap alacağının hukuken güvence altına alınması için teminatsız ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 21/07/2025 tarih ve 2025/632 Esas sayılı ara kararında;"Talep, açılmış esas davada ihtiyati haciz kararı verilmesi talebidir. İİK’nun 257. maddesinde “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. " düzenlemesi getirilmiştir. Buna göre ihtiyati haciz talep edebilmek için bir alacağın varlığı, bu alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz.Somut olayda talep edenlerin ileri sürdükleri alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden söz konusu sunulan belgeler alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispata yeterli değildir.İhtiyati haciz talebine konu alacak herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli evrağa dayanmadığı gibi alacağın varlığı, miktarı hususu yargılamayı gerektirmekte olup, dosyanın bilirkişi aşamasında olduğu bu nedenle ihtiyati haczin verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, '' 1-Yasal koşulları bulunmayan ihtiyati haciz isteminin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından da İİK'nun 257/1. maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." şeklinde tanımlanmış olan ihtiyati haciz kurumunun bir geçici hukuki koruma türü olduğunu, Buna göre, yine Yerel Mahkemenin ara kararında da belirtildiği üzere ihtiyati hacze karar verilebilmesi için rehinle teminat altına alınmamış ve muaccel nitelikte olan bir para borcunun olduğunun yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmekte ve yeterli olmakta olduğunu,Somut olayda, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari bir alım-satım ilişkisi bulunduğunu; işbu ticari ilişki bağlamında müvekkili ile davalı şirket arasında yerel mahkemeye sunulan dava dilekçelerinde de belirttiklerini, muavin hesap mevcut olduğunu; söz konusu muavin hesabın da davalının, müvekkili şirkete borcu olduğunu tevsik eder nitelikte olduğunu, Her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından verilen red kararında "...miktarı hususu yargılama gerektirdiğinden..." şeklinde bir ifade kullanılmış olsa da, dava dilekçeleri ekinde sunulmakta olan muavin hesap vasıtasıyla, taraflar arasındaki muavin hesap ve alım-satım ilişkisi davalı şirket tarafından defalarca kez ikrar edilmiş durumda olduğunu; söz konusu belgelerin, davalının haksız ve kötü niyetle itiraz ederek durdurmuş olduğu icra takip dosyasının konusu olan borcu yaklaşık olarak ispat ettiğini,İleri sürerek Yerel mahkemece 21.07.2025 tarihinde tesis edilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına dair işbu istinaf başvurumuzun kabulüne, davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında borca yeter miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, fazlaya ilişkin hakları ve tüm dava ve yasal talep haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talepli davada alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür. Somut talepte davacı vekili, davacı tarafından cari hesabın dayanağı olan faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ancak cari hesap alacağının ödenmediğini ve takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de, talep dilekçesi ekinde sunulan cari hesap dökümünün tek başına ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, davacının alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı hususunda yaklaşık ispat şartını gerçekleştirmediği anlaşıldığından Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2181, K. 2025/2191, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2181-e-2025-2191-k-8558ac4a6735