Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2104 E. 2026/331 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2104
Karar No
2026/331
Karar Tarihi

T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar

DAVACI : ... -... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ...-... Av. ...- ...

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 12/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilinin mali sıkıntıları nedeniyle davalı ...'dan Şubat 2020 tarihinde 20.000,00 TL faizle borç para aldığını, her ay düzenli olarak 20.000,00 TL'nin %15 i faiz olan 3.000,00 TL'yi ödediğini, buna rağmen davalı tarafından sürekli para istemeye başlanıldığını, müvekkilinin kalan borcunu sorduğunda 22.250,00 TL olduğunu söylediğini bunun üzerine 13/03/2020 tarihinde 22.250,00 TL'yi banka hesabına yatırdığını, davalı tarafından 15/06/2020 tarihinde müvekkilini aradığını ve 32.000,00 TL daha para istediğini, müvekkili borcunun bittiğini söyleyince elinde senedin olduğunu ve avukata vereceğini ve icraya koyacağını söylediğini, müvekkil 10.000,00 TL daha verebileceğini söylediğini, bunun üzerine tartışma çıktığını ve davalı tarafından hakaret ve tehdide uğradığını, müvekkil tarafından davalı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına tefecilik, tehdit ve hareket suçlamalarından dolayı şikayette bulunduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini, davalının elinde bulunan 10.000 USD bedelli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan vadesi ve tanzim tarihi bulunmayan kambiyo senedine tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın müvekkilinden borç aldığını kabul ettiğini, davacının senede ilişkin ödeme yaptığını ispatlamakla mükellef olduğunu, 20.000,00 TL tutarındaki borç için 70.000,00 TL teminat verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının imzayı ikrar ettiğini, davanın bu nedenlerle reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve tanık beyanları birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafından borcun ödendiğinden bahisle menfi tespit isteminde bulunulduğu, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... dosyasında yapılan yargılama neticesinde davalı hakkında tefecilik suçundan cezalandırılmasına dair karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu haliyle davalının tefecilik yaptığının sabit olduğu, ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat ettiği, ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararı ile davalının kötüniyetli olduğu gerekçesi ile; "Davanın KABULÜ ile, 1-Alacaklısı ... borçlusu ... olan 10.000,00 USD bedelli vadesi ve tanzim tarihi bulunmayan senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-13.733,20 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, ceza davasında müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin delilleri ve iddialarının göz ardı edildiğini, yerel mahkeme sadece ceza mahkemesindeki karara dayanarak hüküm kurmuş olup eldeki dosyadaki iddia ve delillerimizi göz ardı ettiğini, müvekkilin tefecilik yapması gibi bir durum söz konusu olmadığını, ..., müvekkilinden 2018 yılından bu yana sık sık borç istediğini, güvenilir olmayan ve iddia edildiği üzere kişilere ödünç para verdikten sonra yüksek faizlerle geri alan birinden bu kadar sık borç para alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ...'ün müvekkilinden akrabalık ilişkisine dayanarak borç para istediğini fakat ödeme zamanı geldiğinde müvekkilimize tefecilik yaptığını iddia ederek borçtan kurtulduğunu, davacı taraf müvekkilden borç aldığını kabul ettiğini, davacı taraf davaya konu işbu senede ilişkin ödeme yaptığını ispatlamakla mükellef olduğunu, fakat dosya arasına herhangi bir belge alınmadan dosyanın karara çıkarıldığını, davacı tarafın senedin bedelsiz kaldığını ya da anlaşmaya aykırı kullanıldığını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, sadece ceza davasında verilen karar göz önünde bulundurularak hüküm kurulması yanlış olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkemenin vermiş olduğu hukuka aykırı kararın kaldırılarak, tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; kambiyo senedinden (bono) kaynaklanan menfi tespit davası olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafın dava dilekçesi ile, davacının kasap dükkanı işlettiğini, mali sıkıntıları nedeni ile paraya ihtiyacı olduğunu, bunun üzerine piyasada faizle para sattığını duyduğunu davalıdan faizle 20.000,00 TL borç aldığını, bu borcun her ay % 15 faizini ödediğini, ödemelerini düzenli yapmasına rağmen ve 20.000,00 TL borç için toplamda 32.000,00 TL - 33.000,00 TL ödemiş olmasına rağmen davalının elinde senet olduğunu iddia ederek davacıdan halen para istediğini, bu nedenle davalı hakkında tefecilik suçundan suç duyurusunda bulunduğunu beyanla, davalının elinde bulunan senet nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği; davalı tarafın ise, davacının davalıdan senet miktarı kadar borç aldığını fakat ödemediğini, davacının yapmış olduğunu iddia ettiği ödemelerin de iş bu senet borcuna ilişkin olmadığını, davacının iddialarını senetle ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Davaya konu bononun incelenmesinde; keşidecisinin davacı ..., lehtarının davalı ... ... (Davalının soyadının 17/01/2019 tarihinde mahkeme kararı ile ... iken ... olarak düzeltildiği nüfus kayıtlarından anlaşılmakla) olduğu, 02/07/2018 düzenleme, 15/03/2020 ödeme tarihli, 10.000 USD bedelli olduğu, "nakden" kaydını içerdiği anlaşılmaktadır. .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasının incelenmesi neticesinde; katılanın ... ve ... Vergi Dairesi Başkanlığı olduğu, sanığın ... olduğu, suçun tefecilik yapma suçu olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın faiz geliri elde etmek amacıyla katılana borç para verdiği ve üzerine atılı tefecilik sucunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına ve neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27/11/2024 tarihli ...esas ... karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin olmak üzere karar verildiği, kararın 27/11/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kambiyo senedi niteliğindeki bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip, karşı tarafa verildiğini ve bedelsiz olarak kullanıldığını ispat edebilmek için, kural olarak, yasal deliller (ikrar, yazılı delil) bulunmalı veya 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde, diğer bir ifade ile açık muvafakatle dinlenebilen tanık beyanları veya tefecilik yaptığı iddia olunan kişi hakkında açılmış ve mahkumiyetiyle sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır. 6098 sayılı TBK'nın 27. maddesinde "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur." hükmü düzenlenmiştir. Kambiyo senetlerinden olan bono arkasındaki temel ilişkiden bağımsız borç ikrarı içeren senetlerden olup, kural olarak bonoya dayalı bir alacağın ödendiğinin ispat yükü borçluya ait ise de, tefecilik nedeniyle düzenlenen bonolar TBK'nın 27. maddesine göre, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğundan kesin olarak hükümsüzdür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4083 Esas ve 2021/4099 Karar sayılı, 26/04/2021 tarihli ilamında da açıklandığı üzere ceza davası sonunda tefeciliğe ilişkin maddi vakıa kesinleştiğinden 6098 sayılı TBK’nın 27/1. maddesi hükmü uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı sözleşmeler geçersiz olacağından, dava konusu bononun hukuken geçerli olmadığı, dolayısıyla söz konusu bu belirleme doğrultusunda mevcut dosyanın konusunu oluşturan bononun tefecilik suçu kapsamında alındığına ilişkin maddi vakıa belirlemesinin yapıldığı, ceza mahkemesinde belirlenen bu maddi vakıanın hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olması nedeni ile bononun tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 27/1. maddesi gereğince kesin hükümsüz olduğu anlaşılmış olmakla bu hükümsüzlükten dolayı dosya davacısının davalı aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasının kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı yanın bu hususa ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2025 tarih,... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 4.690,57 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.172,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.517,92 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.12/02/2026 ... Başkan ...

... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2104, K. 2026/331, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2104-e-2026-331-k-c183da6d1619