İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/469 E. 2026/277 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/469
- Karar No
- 2026/277
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/469 Esas KARAR NO : 2026/277 DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2021 KARAR TARİHİ : 11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince tüm -------- --------- ili hariç taraflar arasında satış pazarlama ve servisini sağlanması, bu hizmetler karşılığında davacı şirkete komisyon ödenmesi temeline dayalı tekel hakkı veren acentelik sözleşmesi imzalandığını, tüm Türkiye'de davalının tarak tellerinin satışını dağıtımını ve satış sonrası servis hizmetini münhasıran yetkili acente olarak yapan davacının başka bir acenteliği veya başka bir sıfatla dava alınan ürünleri dışında mal satışı bulunmadığını TC tarafından sağlanan tarak tellerinin pazarlamasını yapan davacı şirketin yöneticilerin kişisel çabaları ve deneyimli çalışanlarının teknik bilgisi sayesinde kısa sürede büyük ticari başarılar elde ettiklerini,--------- tarafından satışı yapılan ve sonrasındaki kaliteli servis hizmeti ile TC tarafından sağlanan tarak tellerinin marka bilinirliği ve------- tekstil sektöründe bu markaya güven ve talebin arttığını, davacı şirket tarafından gerçekleştirilen servis ve bakım hizmetleri ile sözleşme konusu ürünlerin kısa sürede -------- pazarında tanınır ve yoğun talep edilir hale geldiğini, davacı şirketin acenteliğini başladığı , 2010 yılından itibaren tarak teli satış rakamları ve ciroları bilinçli bilirkişilerce yapılacak inceleme sonucunda tespit edilebileceğini son 5 yıla ait bilgilerin aşağıdaki gibi olduğu, davacı şirketin gösterdiği gayret sonucunda ---------- pazarında %50 oranında pazar payına sahip olduğu, Sorunsuzca devam eden acentelik sözleşmesi davalı TC tarafından --------- pazarına doğrudan ve dolaylı satışlar yapılması rakip firmalar kurarak davacı şirketin çalışanlarının ayrılması hesap mutabakatlarının da uyuşmazlıklar yaratılması fiili olarak mal sevkiyatının durdurulması gibi davranışlarla zedelendiğini, davalı şirket tarafından tacize arasında yapılan belirsiz süreli hale gelen acentelik sözleşmesini sona erdirme amacıyla gerek --------- kanunlarına gerek Türk kanunlarına gerekse sözleşmede öngörülen fesih şekline usulüne uygun olmayan beyanlarda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından sözleşmeyi sona erdirmeye yönelik e-mailler gönderilmesi bu maillere çelişen şekilde acentelik sözleşmenin ve hesap mutabakatlarının tadiline ilişkin görüşmelerin devam edilmesi akabinde mal sevkiyatlarının sorumlu bir şekilde olsa da devamlı ile acentelik ilişkisinin çekilmez bir hal aldığını, son olarak taraflar arasında acentelik sözleşmesi devam ederken davalı TC tarafından --------- mahkemelerine davacı şirkete karşı dava konusu acentelik sözleşmesinden kaynaklı cari hesap ilişkisi nedeniyle 2.212.975,94 Euro'nun ödenmesi talepli dava açtığını, bu davada 14/08/2018 tarihinden başlayarak 20/05/2019 ve en son 11/06/2019 tarihine kadar yapılan taraflar arasındaki tarak teli satışı ticaretinden kaynaklı borç alacak ilişkisi kabul edilmekte ve fesih beyanları öncesi ve sonrasında devam eden ilişkilerden kaynaklı sözde alacakların -------- mahkemelerinde dava edildiği, dava sırasında yapılacak incelemelerde açıkça ortaya çıkacağı üzere davacı şirketin münhasır acentelik sözleşmesi gereğince üzerine düşen tüm --------- genelinde satış dağıtım ve servis yükümlülüğünü kusursuz bir şekilde yerine getirdiğini, 10 yıldır kesintisiz devam ettiğini, davalı şirket tarafından herhangi bir fesih bildirimi yapılmadan hiçbir somut ihtar bulunmaksızın tekel bölgesindeki müşterilerine mal satışı yapıldığı, keyfi olarak mal sevkiyatının durdurulduğu yasal haklarını kullanmalarını engellediğini ve sözleşmeyi sona erdirmeye razı olmalarını sağlamak üzere baskılayıcı Alman mahkemelerinde oldukça yüksek rakamlarla asılsız alacak davaların açıldığını, davanın acentelik sözleşmesinde aykırı kusurlu davranışlarından bazıları olduğunu, davalı şirketin dava sadece çalışanlarından -------- ve ---------- istifa etmesini ve kendi bünyesinde kurulan firmasına geçmesine ve böylece bilgi ve tecrübe transferine yol açtığını beyan ederek; taraflar arasındaki münhasır acentelik sözleşmesinin haksız fesih nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik fesih dönemine uymaksızın yapılan fesih nedeniyle 3 aylık fesih önel tazminatı olarak şimdilik 1.000,00 Euro'nun dava tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine, haksız fesih nedeniyle davacının uğradığı maddi tazminat olarak şimdilik 9.000,00 Euro'nun dava tarihi itibariyle ticari faiziyle birlikte ödenmesine, denkleştirme tazminatı olarak şimdilik 190.000,00 Euro'nun dava tarihi itibariyle ticari faiziyle birlikte ödenmesine, ama orta edilemeyen yatırımların karşılığı olarak şimdilik 50.000 €dava tarihi itibariyle ticari faiziyle birlikte ödenmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, dava dilekçesinin bir numaralı ekinde yer alan sözleşmeye dayanarak iş bu davayı açtığını ve taleplerini de yine bu sözleşmeye dayandırdığını, İşbu sözleşmenin 7.2 nolu maddesinde bu sözleşmeden doğan tüm uyuşmazlıklara ilişkin olarak tarafların, Davalı ...'nın merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemelerin yetkili kılındığını, taraflar arasında, huzurdaki dava ile aynı konulu bir dava ---------- Ticaret Mahkemesinde --------- sayılı dosya ile görüldüğünü, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yetki klozu gereği yetkili mahkemenin--------- Mahkemeleri olduğunu ve zaten---------Ticaret Mahkemesi, 24/01/2022 tarihinde saat 11.30'da görülen davada, uluslararası yetkili olduğunu kabul ederek bahse konu davaya devam ettiğini, iş bu ara karar ve ---------- tercümesinin sayın mahkemeye sunulacağını, taraflar arasında imzalı sözleşmenin, ki bu sözleşme davacı tarafından hem delil olarak sunulmuş hem de bu sözleşmeye dayanılmaktadır, 7.1. Nolu maddesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlıklara --------- hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığını, yukarıda arz ettikleri üzere davacı şirkete karşı davalı şirket tarafından açılan ve ---------- Ticaret Mahkemesinde devam eden alacak davalarının bulunduğunu, davalı tarafından sözleşmeye göre, davacı tarafa satışı yapılan malların karşılığı faturalar davacı yanca zamanında ödenmediğini, ödeme hususu davacı tarafa iki kez e-posta ile bir kez de ihtarname ile hatırlatılmış olmasına rağmen sonuç alınmadığı için davalı şirketçe ---------- sayılı dava açıldığını, davanın derdest olduğundan, şimdilik karşı dava açmaksızın, fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydı ile müvekkilin 2.121.975,49 Euro alacağı için takas mahsup talebinde bulunduklarını, davacı şirketin temel olarak, münhasır yetkili acentelik sözleşmesinin davalı şirket tarafından haksız feshedildiğinden söz etmekte ise de davalı şirketin sözleşmeyi haklı nedenle ve usulüne uygun olarak feshettiğinin mahkeme kararı ile sabit olduğunu, zira derdestlik itirazımızda söz ettiğimiz ---------- Ticaret Mahkemesi, 24/01/2022 tarihli duruşmada, davalı tarafından yapılan, 28 Şubat 2019 tarihli münhasır acentelik sözleşmesinin feshinin geçerli olduğuna karar verildiğini, karar ve ---------- tercümesinin sayın mahkemeye sunulacağını, davalı şirketin davanın dayanağı olan sözleşmeyi, davacının akde aykırı eylemleri sebebiyle sonlandırdığını, davacının haksız fesih iddiasının tamamen temelsiz olduğunu, feshin haklı nedene dayandığını ve sözleşmeye aykırı davranan, davalı şirkete olan borcunu ödemeyerek davalı şirketi zarara uğratan tarafın bizzat davacı şirket olduğunu, ---------- Ticaret Mahkemesinin ---------- sayılı dosyasının incelenmesi halinde görüleceğini, davacı şirketin kendi sorumluluğundan kurtulmak için ya tutarsa mantığıyla, --------, -------- ve ---------- çeşitli davalar açtığını, davacı şirketin aynı taleplerini, --------- E. Sayılı davasına da konu ettiğini, davacı şirketin olmadık suçlar yarattığını, aslında hukuki bir ilişkiden suç duyuruları da çıkartmış ve çeşitli suç duyurularında da bulunduğunu, davacı şirketin ------- ve -------- ilgili ilgisiz, yetkili veya işçi ayrımı yapmaksızın16 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, bu durum açıkça dava açma hakkının kötüye kullanılması ve haksız şikayet teşkil etmekte, davalı şirketin bu nedenlerle uğradığı zararlar için tüm talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacının tazminat taleplerini ispat etmesi gerektiğini, delil sunmadıklarını, sunduğu delillerin tercüme de edilmediğini beyan ederek öncelikle usul ve yasaya aykırı olarak gerçekleşen arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen arabuluculuk tutanağının iptaline ve dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine, davanın yetki yönünden reddini ve -------- ---------- Mahkemelerinin yetkili olduğuna hem taraflar arasındaki anlaşmadan hem de HMK yetki maddeleri çerçevesinde karar verilmesine, Davanın tarafları ve konusu aynı olan yukarıda dosya ve mahkeme bilgilerini verdiğimiz davadan dolayı derdestlik nedeniyle reddine, esasa girilecekse uygulanacak hukuk bakımından itirazlarımızın kabulüne, neticeten davanın esastan reddi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasındaki münhasır acentelik sözleşmesinin haksız feshi iddiası ile fesih ihbar tazminatı, haksız fesih iddiasına dayalı maddi tazminat, denkleştirme tazminatı istemine ilişkin olup, davalı taraf, yetki sözleşmesine dayalı yetki itirazı, uygulanacak hukuka ilişkin itiraz,-------- Ticaret mahkemesinde görülen dava ile derdestlik olduğu itirazı ve arabuluculuk dava şartı itirazlarında bulunarak esas yönünden de feshin haklı nedene dayandığını iddia etmektedir. Uyuşmazlık; Mahkememizin yetkili olup olmadığı, ---------- Ticaret Mahkemesinde görülen dosya ile derdestlik olup olmadığı, uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olup olmadığı, uygulanacak hukukun hangi ülke hukuku olduğu, sözleşmenin haksız feshedilip feshedilmediği, fesihten dolayı davacının tazminat hakkı bulunup bulunmadığı, varsa zarar miktarı ve tazminat tutarının ne olacağı noktalarında toplanmaktadır. ------------ Soruşturma dosyası, Gümrükler Genel Müdürlüğü kayıtları celp edilmiş, talimat yazılmak suretiyle tanık beyanları alınmış, bilirkişi raporu alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 19/10/2025 tarihli raporda; 1- Somut uyuşmazlık bakımından Sayın Mahkemenizin milletlerarası yetkisinin bulunmadığı, -------Mahkemesi'nde yürütülen dava ile Sayın Mahkemeniz nezdinde yürütülen huzurdaki davanın dava konusu itibariyle ayniyet taşımadığı ve bu nedenle de derdestlik itirazının şartlarının oluşmadığı, Huzurdaki davada uyuşmazlığın esasına uygulanması gereken hukukun ---------- hukuku olduğu, 1980 tarihli Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın (CISG) ise uygulanmayacağı, Mahkemenin aksi kanaatte olması, Türk Mahkemelerinin Yetkili olduğu ve niza konusu olaya Türk Hukukunun Uygulanacağına kanaat edilmesi halinde, Fesih Öneli Tazminatı Bakımından, sözleşmenin ayakta kaldığı dönemde davacı acente tarafından karşı edimler edimler ifa edilmek şartıyla, davalı sağlayıcı tarafından 09/02/2019 sözleşme sonuna kadar çalışılması gerektiği, Dosyaya sunulan -------- Ticaret Mahkemesinde --------- sayılı kararına bakıldığında, ihbar öneli döneminde iken, davacı ile davalının çalışmaya devam ettiği, fakat bu dönemdeki 2.212.975,94 Euro” luk cari iş bedelleri davacı tarafından ödenmediğinden, davalı sağlayıcı tarafından çalışılmaya devam edilmediği, --------- Ticaret Mahkemesi” nce davalının davacıdan toplam 2.212.975,94 Euro Alacaklı Olduğuna Hükmedildiği, bu kapsamda ihbar öneli döneminde edimlerin ifa edilmemesi sebebiyle ödemezlik defiine biaen davalı sağlayıcının davacı acente ile çalışmayabileceği gibi ihbar önelinde ortaya çıkan asli edimin ifa edilmemesi sebebiyle sözleşmeyi haklı sebeple sözleşme sununu beklemeden de fesh edebileceği, bu durumda davacı acentenin fesih öneli tazminatına hak kazanamayacağı, denkleştirme Talebi Bakımından, taraflar arasındaki sözleşme ilk başta olağan fesihle sona erdiğinden davacının sona erme sebebi bakımından denkleştirme şartının oluştuğu, Mahkemece ihbar öneli döneminde davacının edimlerini süresi içinde ifa etmemesinin haklı bulunması halinde denkleştirme talebinin hakkaniyet şartının da gerçekleşeceği, bu durumda davacının hesaplanan denkleştirme tazminatını davalıdan talep edebileceği, mahkemenin aksi kanaatte olması ve ihbar öneli döneminde davacının edimlerini süresi içinde ifa etmemesinin haklı bulunmaması halinde denkleştirme talebinin hakkaniyet şartı yerine gelmeyeceğinden, davacının davalıdan denkleştirme talebinde bulunamayacağı, Komisyon Tutarı Bakımından, taraflar arasındaki sözleşme sona erse de, sözleşme süresi boyunca karşılıklı edimlerin ifasının gerekeceği, bu kapsamda mali incelemede tespit edilen tutarlar davalı tarafından davacıya ödenmemişse bedelinin davalıdan talep edilebileceği, Yatırım Zararları Bakımından, dosya çerisindeki taraflar arasındaki sözleşme metninde, yatırım zararları ile ilgili bir hükme rastlanmadığı, yine dosya içerisinde davacının davalıyı yatırama teşvik ettiğine dair bir veriye rastlanılmadığından mevcut verilerle davacının davalıdan yatırım zararlarını talep edemeyeceği, Mahkemece talep edilen bütün zararların davacı tarafından davalıdan talep edilebileceğine kanaat edilmesi halinde ise davacının davalıdan 20.700.035,84 TL karşılığı, 2.011.187,65 EUR alacaklı olacağı," görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Taraflar arasında 01/08/2010 tarihinde imzalanan Münhasır Acentelik Sözleşmesi'nin 7.1. maddesi ile taraflar arasında sözleşmeden doğabilecek uyuşmazlıklarda --------- hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığı, Sözleşmenin 7.2. maddesi ile taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı olarak ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda hangi Mahkemenin yetkili olacağına ilişkin belirleme yapıldığı, İlgili maddenin; İşbu Sözleşmeden ya da Sözleşme ile bağlantılı olarak ortaya çıkan her türlü anlaşmazlık, -------- işyeri üzerinde yetkisi olan mahkemeler tarafından çözümlenecektir. Ancak -------, --------- işyeri üzerinde yetkisi olan mahkeme nezdinde de ---------- dava etme hakkına sahiptir." şeklinde düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Tacir olan taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşma yapması mümkün olup, olayda kamu düzenine ilişkin münhasır yetki de söz konusu değildir. Sözleşmenin 7.2. maddesinde yer alan yetki sözleşmesinin borç ilişkisinden doğması, yabancılık unsuru taşıması, uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmaması nedeniyle MÖHUK 47. maddesindeki aranan koşullar sağlanmaktadır. Tarafların tacir olduğu ilişkide MÖHUK 47 madde koşullarına uygun bir yetki anlaşması TBK 27. madde kapsamında kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız bir sözleşme olarak değerlendirilememez. Somut uyuşmazlıkta, münhasır yetki veya kamu düzeninin söz konusu olmadığı, yetkili kılınan mahkemenin belirli olduğu, yetki şartında öngörülebilirlik koşulunun gerçekleştiği, yetki sözleşmesinin taraflarının tacir olduğu, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğinden TBK'nın 20.vd. maddelerinin genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasında tacirin özenli davranma borcunun da gözetilmesi gerektiği, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşımakta olduğu, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile; 5718 sayılı MÖHUK 47. maddesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin 7.2. maddesi gereğince sözleşmeye dayalı davalarda ---------- Eyalet Mahkmeleri'nin yetkili olduğu, bundan dolayı taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK'nın 114/1-a maddesi uyarınca Türk Mahkemeleri'nin yargı hakkının bulunmadığı tespit edilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 44.200,30-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-7) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olması nedeniyle başvurdukları --------- Arabuluculuk Bürosu ----------Dosya numaralı görüşmeler neticesinde belirlenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , diğer tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026