Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2034 E. 2025/1905 K.
Konu: Genel Kurul Kararının İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2034
- Karar No
- 2025/1905
- Karar Tarihi
- Konu
- Genel Kurul Kararının İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/2034
KARAR NO : 2025/1905
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10.10.2025
NUMARASI : 2025/815 Esas
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali İstemi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbirin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 27.06.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, kanunun emredici hükümlerinin ağır surette ihlal edilerek, dürüstlük kuralına aykırı şekilde azınlık haklarının gasp edilerek kararlar alındığını, genel kurul kararlarına karşı müvekkillerinin yazmak istedikleri muhalefet şerhinin tamamının tutanağa yazılmamasının başlı başına iptal sebebi olduğunu, kararların iptalinin talep edilmesinin ön şartı olan muhalefet şerhi konusundaki tutumun ortakların veya yönetimin iradesine bırakılmadığını, toplantıdaki en kritik madde olan ve şirketin içinin boşaltılması anlamına gelen 3. maddeye karşı olumsuz oy kullanıldığını, ancak muhalefet şerhinin tutanağa yansıtılmadığını, Beşiktaş 26. Noterliğinin aracılığıyla 10.07.2025 tarihli ihtarı ile davalı şirket ve çoğunluk hissedarından bu aykırılığın giderilmesinin istenmesine rağmen gerekli düzeltmelerin yapılmadığını, alınan tüm kararların çoğunluk hakkının kötüye kullanılarak alındığını, alınan 3. madde kararı ile yönetim kuruluna açık çek verilmek suretiyle şirket menfaatleri ile azınlık haklarının tehlikeye sokulduğunu, yönetime sınırları belirsiz ve denetimden uzak mutlak bir yetki verildiğini, verilen yetki dürüstlük kuralı, pay sahipleri arası eşitlik ilkesi ve yönetim kurulunun TTK'nın 369.maddesinden kaynaklanan özen ve sadakat yükümlülüğü ile yönetim kurulunun özen yükümlülüğü gibi temel prensiplerin ağır şekilde ihlal edildiğini, karar ile şirket varlıklarının belirsizliğe itildiğini, ciddi mal varlığının devri öncesinden SPK lisanslı gayrimenkul ve şirket değerleme uzmanlarından rapor alınması, benzer hastane ve ruhsat satışlarının piyasa rayiçlerinin araştırılması ticari hayatın ve kurumsal yönetimin asgari gerekliliği olduğunu, ancak bunun yapılmayarak satış hususunda yetki verildiğini, şeffaflık ve denetim taleplerinin kasten reddedildiğini, iktisadi bütünlüğün göz ardı edilerek şirketin bilerek zarara uğratıldığını, iktisadi bütünlük arz eden varlıkların bütünlüğünün bozularak değerinin yitirilmesine neden olunduğunu, sadece ruhsatın satılmasına imkân tanındığını, ruhsatın devri ile geriye kalacak olan ameliyathane ekipmanları, görüntüleme cihazları ve diğer tıbbi donanımların ancak hurda fiyatına satılabileceğini, bu kararların çoğunluk pay sahiplerinin kötü niyetli eylemleri ile alındığını, şirketin gerçek değerini bulacak satış imkanlarının kasten engellendiğini, son iki yıldı şirkete ait hastane için çıkan alıcılara satış yapılmayarak şirket ve ortakların aleyhine olacak şekilde daha düşük bedelle satışın imkanlarının hazırlandığını, finansal baskı amacıyla kar payı dağıtımından ısrarla kaçınıldığını, şirketin çoğunluk ortaklarının nihai amacının şirketin tüm paylarını ele geçirme olduğunu, telafisi güç ve imkansız zararların önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, genel kurulda alınan 3.nolu kararın yürütmesinin tedbiren durdurulmasına ve kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu 27/06/2025 tarihli olağanüstü Genel Kurul toplandısında alınan kararların ve hazirun cetvellerinin celbi için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, dava konusu genel kurul kararlarının ve hazirun cetvellerinin tesciline dair sicil kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, dava konusu genel kurul kararının dosyaya sunulmadığı, bu itibarla mevcut delil durumu itibarı ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanılmadığı, tedbir kararı verilmemesi ve alınan kararların icra edilmesi halinde davacıların hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı gibi ciddi bir zararın doğacağına dair emare ve delilinde bulunmadığı gözetildiğinde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden davacı vekilinin davalı şirketin 27/06/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3. maddenin ve bu karara dayalı olarak hastane ruhsatı ile diğer varlıkların devrine yönelik tüm idari ve hukuki işlemlerin, ... ile imzalanan ruhsat devir sözleşmesinin icrasının ve ruhsatın fiili devir işlemlerinin dava sonuna kadar durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar, verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece dosyadaki en temel delilin göz ardı edilerek karar verildiğini, şirketin iptali istenilen 27.06.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3. madde uyarınca, yönetim kuruluna şirketin sahip olduğu sağlık tesisleri, ruhsatlar ve faaliyet izinlerinin üçüncü kişilere devredilmesine ilişkin sınırsız ve denetimsiz yetkiler verildiğini, kararın şirketin faaliyetini ortadan kaldıracak nitelikte olduğunu, azınlık pay sahiplerinin haklarını ağır biçimde ihlal ettiğinini, şirketin tek ve en değerli malvarlığı olan hastane ruhsatının ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ile devrine ilişkin bir sözleşme imzaladığı bilgisi edinildiğini, bu devir işleminin gerçekleşmesi halinde, şirketin tek faaliyet konusunun sona ereceğini ve davacıların paylarının ekonomik değerinin fiilen ortadan kalkacağını, bu nedenle genel kurul kararının icrasının ve bu karara dayalı tüm ruhsat devir işlemlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasının talep edildiğini, mahkemece hatalı gerekçe ile talebin reddine karar verildiğini,Noter onaylı genel kurul tutanağının göz ardı edilerek kararın sunulmadığının belirtildiğini, dava dilekçesi ekinde 27.06.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutağının noter onaylı aslının sunulduğunu, mahkemenin bu belgeyi göz ardı ederek sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazdığı müzekkere cevabına dayanarak, tescil eksikliğini ve belgenin sunulmadığı yönündeki hatalı tespiti ile talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Ayrıca tescil eksikliği gerekçesinin hatalı olduğunu, bu durumun yaklaşık ispatta dikkate alınamayacağını, genel kurulun bu tür bir kararının tescilinin zorunlu olmadığını, dava konusu genel kurul kararının varlığı ve içeriğinin, genel kurul defterinin incelenmesiyle veya daha basiti veya sunulan tutanağın incelenmesiyle kolaylıkla tespit edilebileceğini, buna rağmen mahkemenin zorunlu olmayan bir tescil şartına dayandığını ve dosyadaki en önemli delil olan noter onaylı tutanağın görmezden gelinmesinin hatalı olduğunu, kararın icrası ile telafisi güç veya imkansız zararlar oluşacağını, dava sürerken ruhsatın üçüncü kişilere devir edilebileceğini iyi niyetili üçüncü kişinin de haklarının korunacağını, hastanenin İstanbul-Ümraniye gibi stratejik bir lokasyonda 29 yıldır faaliyet gösterdiğini, 55 yatak kapasiteli ve çok branşlı bir hastanenin devrinin, devir bedeli ve koşullarına ilişkin hiçbir objektif değerleme veya piyasa araştırması yapılmadan yapılması hususunda yetki verilmesinin iptal nedeni olduğunu, nitekim bu karara dayanılarak ... Sağlık Hizmetleri A.Ş. ile bir ruhsat devir sözleşmesi imzalandığı bilgisi edinildiğini, ayrıca ruhsatın yanı sıra binalar, tıbbi cihazlar ve ekipmanlarıyla bir iktisadi bütünlük arz ettiğini, kararın uygulanması ile ruhsat devredilmiş bir hastanenin bakiye mal varlığının hurda değerinde olacağını, bu durumun da telafisi imkansız zararlar oluşturacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 445 vd. maddeleri uyarınca davalı anonim şirketin 27.06.2025 tarihli genel kurulunda alınan 3 nolu kararın iptali istemine; istinaf ise dava konusu kararın yürütmesinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 10.10.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 445 vd. maddelerinde genel kurul kararlarının iptali düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 449/1. maddesine göre; genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir. Bu düzenleme, hukuki niteliği itibariyle ihtiyati tedbire ilişkindir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389/1. maddesine göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine aynı Kanunun 390/3 maddesine göre; Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir için yaklaşık ispat yeterli görülmüş olup sunulan belgelerle talep edenin, davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi ve diğer şartlarında varlığı halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.Davalı şirketin 26.07.2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 nolu karar ile, şirketin tek faaliyet konusu olan Afiyet Hastanesi binasının deprem yönetmeliğine ve sağlık mevzuatında istenilen şartlara uygun olmadığı, bu hususta Sağlık Bakanlığı ve ilgili idari makamlarca defaatle hastanenin yeni bir binaya taşınması hususunda uyarıldığı, en son 30/06/2025 tarihine kadar deprem yönetmenliğine ve sağlık mevzuatına uygun bir binaya taşınması için ön izin başvurusu yapılması hususunda süre verildiği, aksi takdirde yönetmenliğin geçici 2. maddesi gereğince 25.03.2026 tarihine kadar uyum süreci tamamlanmadığında hastanenin ruhsatının iptal edileceğinin bildirildiği bugüne kadar hastanenin yeni bir binaya taşınması hususunda yapılan girişimlerin bulunan binaların lejantının uygun olmaması, binanın fiziksel şartlarının uygun olmaması ,hastanenin özkaynaklarının yeni bir binaya taşınmak için gerekli olan yatırım tutarını karşılamaya elverişli olmaması, ortakların sermaye artışına taraftar olmaması nedeni ile taşınmanın gerçekleştirilemediği, gelinen aşama itibarı ile hastanenin bir bütün olarak devrinden veya bu mümkün olmazsa ruhsatının devrinden başka seçenek kalmadığı, aksi takdirde 25.3.2026 tarihinde hastanenin ruhsatının iptal edileceği divan başkanı tarafından toplantıda hazır bulunan ortaklara anlatıldığı, ortaklara hastanenin bir bütün olarak devri veya ruhsatının devri hususunda düşüncelerinin sorulduğu, söz alan ...'in öncelikle hastanenin bir bütün olarak demirbaşları ve personeli ile birlikte bir sağlık grubuna devri ile ilgili çalışmasını, bunun mümkün olmaması halinde kendi başına bir değer olan ruhsatın düşünülmesini, ruhsatın devri halinde hastanenin taşınır mallarının satılarak değerlendirilmesi ve en az zararla şirketin tasfiye edilmesinin doğru olacağını beyan ettiği hususunun toplantı tutanağına yazıldığı görülmüştür. Toplantı tutanağının devamında ise ortaklardan ... ... vekilinin, hastanenin gerek bir bütün olarak devri gerekse sadece ruhsatının devri ve tasfiyesi gibi konuların yönetim kurulu tarafından değil kurulacak tüm ortakların temsil edileceği bir komisyon tarafından yürütülüp karara bağlanmasının daha doğru olacağını beyan ettiği, diğer ortakların ise şirket ortağı ... tarafından dile getirilen görüşün kendileri içinde uygun olduğunu, hastanenin öncelikle bir bütün olarak devri ile ilgili çalışma yürütülmesini bu mümkün olmazsa ruhsatın devri ile ilgili çalışma yapılması gerektiğini beyan ettikleri görülmüştür. Toplantının devamında ise ortaklara şirketin iktisadi bütünlüğünün korunarak bir bütün olarak devri hususunda müzakere etmek konusunda yönetim kuruluna yetki verip vermeyecekleri oylamaya sunulmuş; ortaklardan ...'in şirketin ve şirketin sahibi bulunduğu hastanenin bir bütün olarak üçüncü kişilere satılması ve devredilmesi hususunda sadece müzakere yürütmeye yönetim kuruluna tam yetki verilmesi yönünde olumlu oy kullandıkları; davacılar ...'in olumsuz oy kullandığı ve şirketin iktisadi bütünlüğünün korunarak bir bütün halinde devri konusunda sadece müzakere etmeye yönetim kuruluna yetki verilmesine oy çokluğu ile karar verildiği görülmüştür.Maddenin (b) bendinde ise şirketin sahibi bulunduğu hastanenin ruhsatının devri, ruhsatın satışı, ruhsatın askıya alınması ve şirketin taşınırlarının değerlendirilmesi ve satışı hususunda yönetim kuruluna tam yetki verilmesi oylamaya sunulduğu ve bu kararın da ..., ...,...'un olumlu oyu ve...r, ...'in olumsuz oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, bu şekilde şirketin sahibi bulunduğu hastanenin ruhsatının devri, ruhsatın satışı, ruhsatın askıya alınması ve şirketin taşınırlarının değerlendirilmesi ve satışı hususunda yönetim kuruluna tam yetki verilmesine %77,66 oy çokluğu ile karar verildiği belirlenmiştir. Görüldüğü gibi yukarıdaki maddenin (a) bendinde şirketin tüm varlığının iktisadi bütünlüğü korunarak satışı konusunda yönetim kuruluna yetki verilmiş olup (b) maddesinde ise şirket ruhsatının satışı konusunda yetki verildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince ara kararın değerlendirildiği tarihte henüz şirket ve genel kurula ilişkin deliller tam olarak toplanmamıştır. Bu süreçte sunulan cevap dilekçesi ve şirketin faaliyet gösterdiği binanın deprem dayanıklılığının bulunmaması nedeniyle Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara uygun bir bina bulunmaması nedeniyle ruhsat devri dışında bir çare bulunmadığı hususu ileri sürülmüştür. Mahkemece genel kurul tutanağının dosyada bulunmadığı belirtilmiş ise de davacı tarafından dosya içerisine Üsküdar 3. Noterliğinin 07.07.2025 tarihli ... yevmiye nolu belgesinin sunulduğu ve burada genel kurul toplantı tutanağının bulunduğu görülmüştür. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan koşullardan bir tanesi de tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi güç ve imkansız zararların oluşacağının kanıtlanmasıdır. Cevap dilekçesindeki olgular dikkate alındığında bu aşamada belirtilen hususun davacı tarafından yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığından söz edilemez. Yargılamanın ilerleyen aşamasında davacılar tarafından, şirket ruhsatının başka bir şekilde devir imkanı varken yalnız başına devir edilerek ortak ve ortakların zararına neden olunduğu hususunda yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt sunulması halinde, mahkemece her zaman ihtiyati tedbir hususunda değerlendirme yapılarak karar verilebileceği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 04.12.2025
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.