Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1996 E. 2026/556 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1996
Karar No
2026/556
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1996 - 2026/556 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1996 KARAR NO : 2026/556

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :22/04/2025 NUMARASI :2022/115 Esas - 2025/229 Karar

DAVACI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Menfi Tespit DAVA TARİHİ :25/07/2014

KARAR TARİHİ :17/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ :17/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, davacı aleyhine, Gölcük İcra Dairesinin 2013/1538 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediğinden takipten haberdar olunamadığını, takibin kesinleştiğini ve kıymet takdiri yapıldığı, tebligat iptali için Gölcük İcra Mahkemesi nezdinde dava ikame ettiklerini, davacının, daha önce davalı kooperatif üyesi olan ...'nın dairesini bedelini peşin ödemek suretiyle satın aldığını, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, ödemeleri önce üyeliğini devralacağı ... adına kooperatif hesabına, kalan borcunu da kooperatif yöneticilerinin gösterdiği Temkay şirketinin Ing Bank Gölcük Şubesindeki hesaba gönderdiğini, davacının gerekli ödemeleri yapıp kooperatife herhangi bir borcu kalmadığından kooperatif üyeliğinden çıkmak için istifa dilekçesi verdiğini ve 2009/86 sayılı kararı ile istifasının kabul edildiğini, bu halde davalı tarafa hiçbir borcu olmamasına rağmen aleyhine icra takibi başlatılmış ve icra takibi ile diğer işlemlerden de haberi olmadığını, davacının tüm bu olanları kıymet takdiri için halen kirada bulunan evine gelinmesi sonrası kiracısının haber vermesi ile öğrendiğini, kendisinin kooperatife herhangi bir borcu olmamasına rağmen icra işlemi ile karşı karşıya kalmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın sebebinin birikmiş aidat borçları, trafo bedeli, tapu masrafı gibi alacak kalemlerinin tahsiline yönelik olduğu, kooperatif yönetim kurulunun 2013/231 sayılı ve 04/06/2014 tarihli kararı uyarınca icra takibi başlatıldığını, takipten haberdar olmadıkları ve ödeme emrinin usulüne uygun yapılmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kooperatif ödemelerinin üçüncü şahıs olan Temkay İnşaat'a yapıldığı iddialarının haksız olduğu, zaten kooperatifin böyle bir talimatının da bulunmadığını, davacının halen kooperatifin üyesi olup eşitlik ilkesi uyarınca aidat ödemelerinin tahsili için icra takibine başvurulduğu savunmaları ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacının Gölcük İcra Müdürlüğünün 2013/1538 esas sayılı dosyasında işlemiş faiz olarak talep edilen 30.605,98 TL'nin 18.779,54 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; düzenlenen bilirkişi raporunun yerinde olmadığını, davalı tarafından yapılan icra takibinde borcun konusunun varlığının söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda hesaplanan borcun, kooperatifin genel kurul tarafından onanmış bir kararına karşı alınmış mesnetsiz butlan kararı sebebiyle üyeliğin devam etmesi durumuna göre düzenlendiğini, davacı tarafından, kooperatif yöneticilerinin gösterdiği Temkay İnşaat ve Sanayi Ticaret Limited Şirketinin Ing Bank Gölcük Şubesindeki hesabına 14/06/2007 tarihinde yapılan 60.000,00-TL’lik ödemenin de nazara alınmadığını, Genel Kurul Kararının butlanı davasının ise tam bir hukuk garabeti olduğunu, çünkü yeni seçilen yönetim kurulunun butlan davası açtırdığını ve açılan bu davayı kabul ederek alınması hukuken mümkün olmayan bir kararı aldığını, butlan kararı ile hakları zayi olan üyelerin bu davadan hiçbir şekilde haberleri olmadığını, bu davanın asıl sorunlu tarafının bu karar olduğunu, davacının davalıya borcu bulunmadığını, o dönemde iyi niyetli olarak gösterilen ödemeyi yaptığını, yani herkesin ödediğinin çok fazlasını ödediğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/04/2025 tarih, 2022/115 Esas - 2025/229 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı aleyhine davalı kooperatifin aidat alacağının tahsili istemi ile başlatmış olduğu icra takibi nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı, davalı kooperatif üyesi olan ...'nın dairesini bedelini peşin ödemek suretiyle satın aldığını, davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, ödemeleri önce üyeliğini devralacağı ... adına kooperatif hesabına, kalan borcunu da kooperatif yöneticilerinin gösterdiği Temkay şirketinin Ing Bank Gölcük Şubesindeki hesaba gönderdiğini, müvekkilinin gerekli ödemeleri yapıp kooperatife herhangi bir borcu kalmadığından kooperatif üyeliğinden çıkmak için istifa dilekçesi verdiğini ve 2009/86 sayılı kararı ile istifasının kabul edildiğini, bu halde davalı tarafa hiçbir borcu olmamasına rağmen aleyhine icra takibi başlatıldığını ve davalı kooperatife borcu olmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği, davalı taraf davaya konu alacağın sebebinin birikmiş aidat borçları, trafo bedeli, tapu masrafı kalemlerinin tahsiline yönelik olduğu, kooperatif yönetim kurulunun 2013/231 sayılı ve 04/06/2014 tarihli kararı uyarınca icra takibi başlatıldığı, takipten haberdar olmadıkları ve ödeme emrinin usulüne uygun yapılmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, kooperatif ödemelerinin üçüncü şahıs olan Temkay İnşaat'a yapıldığı iddialarının haksız olduğu, zaten kooperatifin böyle bir talimatının da bulunmadığı, davacının halen kooperatifin üyesi olup, eşitlik ilkesi uyarınca aidat ödemelerinin tahsili için icra takibine başvurulduğundan bahisle davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf itirazı üzerine Dairemizin 07/02/2022 tarih, 2021/1873 esas ve 2022/272 karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda davacı; dairesini borçsuz olarak tapuda satın aldığını, bu satın alma sonrası 30.01.2009 tarihi itibarı ile kooperatif üyeliğinden ayrıldığını ileri sürmektedir. Bilindiği üzere Kooperatif üyesi, kooperatiften edindiği taşınmazı iade etmeden istifa etmesi halinde, istifadan önce veya sonra olmasına bakılmaksızın inşaat maliyetine ilişkin aidatlardan sorumludur. (Yargıtay 23. HD 2016/6738 Esas 2019/4723 Karar). Hükme esas alınan Bilirkişi raporunda; Haziran 2006 - Mayıs 2013 tarihleri arasında davacının 35.280,00-TL toplam aidat, 23.03.2006 tarihinde ödenmesi gereken 7.500,00-TL peşinat,10.000,00-TL kura çekimi, 20.000,00-TL anahtar teslimi, 30.6.2007 tarihli elektrik, su, doğalgaz aboneliği bedeli ve 30.9.2009 tarihi itibarıyla trafo bedeli 2000,00-TL olmak üzere toplam 76.530,00-TL borcu olduğu, yapmış olduğu 21.240,00-TL ödeme düşüldüğünde, kalan borcun 55.290,00-TL olduğu hesaplanmış ise de; davacının 30.01.2009 tarihinde, istifası Kooperatif Genel Kurulunca kabul edilerek, üyelikten ayrıldığı savunması ve taşınmazın da iade edilmediğinin anlaşılması karşısında, söz konusu Genel Kurul kararının iptaline yönelik dosyada herhangi bir bilgi olmadığı halde, raporda bu tarihten sonra davacı yönünden hesaba dahi edilen aidatlar ile takip talebindeki diğer alacak kalemlerinin Kooperatifin inşaat maliyetine ilişkin olup olmadığı araştırılmaksızın, takip tarihi olan 25.06.2013'e kadar Kooperatife emsal bir üyenin ödemesi gereken aidat ve sair borçlar esas alınarak hesaplama yapılmış olması isabetli olmamıştır. Bu durum da yerel mahkemece yapılacak iş dosyaya rapor sunan Bilirkişi Heyetinden, davacının istifasının kabul edildiği 30.01.2009 tarihi Genel Kurul kararının iptal edilip edilmediği araştırılarak, yukarıda yapılan açıklamalara ve davacının savunma ve itirazlarına göre inceleme ve hesaplama yapılmak üzere ek rapor aldırmak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır." gerekçesiyle kaldırıldığı, Mahkemece yeniden yapılan yargılamada; davalının davacıdan fazladan talep etmiş olduğu 18.779,54-TL'lik işlemiş faiz yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık; davacının davalı kooperatife borcu bulunup bulunmadığı noktasındadır. Mahkemece kaldırma ilamımızdan sonra alınan 16/05/2022 tarihli ek raporunda da belirtildiği üzere; BAM kararında, davacının 30.01.2009 tarihinde istifasının kooperatif genel kurulunca kabul edildiği ve bu kararın iptaline ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı belirtilerek yerel mahkeme kararı kaldırılmıştır. Böyle bir genel kurul kararı bulunmamaktadır. 30.01.2009 tarihli karar yönetim kurulu kararıdır. Bu yönetim kurulu kararının dayanağı da 30.06.2007 ve 30.11.2008 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararlardır. Bu kararlardan 30.06.2007 tarihli genel kurulda alınan karar iptal edilmiştir. 30.11.2008 tarihli genel kurulda alınan karara karşı Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2019/498 E. Nolu butlanın tespiti davası reddedilmiş olup, dava halen Yargıtay aşamasındadır. 30.11.2008 tarihli genel kurulda alınan kararın da batıl olduğu tespit edilirse, davacının üyelik sıfatı devam edeceği için, davacı daha önce mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarındaki borçlarını ödemek zorundadır. Ancak dava reddedilirse, davacının istifasının kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararı geçerli olacağı için davacının herhangi bir borcu kalmayacaktır. Bu nedenle, 30.11.2008 tarihli genel kurulda alınan kararın butlanının tespitine ilişkin Yargıtay aşamasındaki diğer davanın sonucunun mahkeme tarafından bekletici mesele yapılması gerekli olduğu yönündedir. Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/535 Esas ve 2024/51 Karar sayılı kararı ile; Mahkemelerince davanın daha önce reddine karar verilmesi üzerine kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2882 Esas ve 2023/3038 Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda; 30.11.2008 tarihli genel kurul kararının 4. Maddesinde 1. Etap aidatı devam eden üyeler 30.04.2009 tarihine kadar aidatlarını kapatanların kooperatifle ilişikleri kesilmesi hususu oy birliği ile kabul edilmiştir. 2.2 Bu genel kurul hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin amaçlarına, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar genel kurulun iptali ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı genel kurul kararları kanuna aykırılık nedeniyle geçersizdir. Kanunun emredici hükümlerine aykırılık her aşamada re'sen gözetilir. 2.3 Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam eder. Kooperatif; inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. 2.4 Bu gerekçeler doğrultusunda kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak düzenlenen genel kurul kararının iptal edilebilir olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu durumda mahkemece 30.11.2008 tarihli genel kurul kararının 4. maddesinde yer alan "1. Etap aidatı devam eden üyeler 30.04.2009 tarihine kadar aidatlarını kapatanların kooperatifle ilişikleri kesilmesi hususu oy birliği ile karar verildi" cümlesinin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulması üzerine Mahkemece davanın kabulü ile davalı kooperatifin 30.11.2008 tarihli genel kurul kararının 4. maddesinde yer alan "1. Etap aidatı devam eden üyeler 30.04.2009 tarihine kadar aidatlarını kapatanların kooperatifle ilişikleri kesilmesi hususu oy birliği ile karar verildi" cümlesinin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verildiği, verilen kararın 05/02/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Somut olayda; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Haziran 2006 - Mayıs 2013 tarihleri arasında davacının 35.280,00-TL toplam aidat, 23.03.2006 tarihinde ödenmesi gereken 7.500,00-TL peşinat,10.000,00-TL kura çekimi, 20.000,00-TL anahtar teslimi, 30.6.2007 tarihli elektrik, su, doğalgaz aboneliği bedeli ve 30.9.2009 tarihi itibarıyla trafo bedeli 2000,00-TL olmak üzere toplam 76.530,00-TL borcu olduğu, yapmış olduğu 21.240,00-TL ödeme düşüldüğünde, kalan borcun 55.290,00-TL olduğu hesaplanmış olduğu, davacının dosyada mevcut olan banka dekontlarına göre 14/06/2007 tarihinde dava dışı Temkay İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketine 60.000,00-TL ödediğini iddia etmiş ise de bu ödemeye ilişkin kaydın kooperatif defter kayıtlarında yer almadığı gibi kooperatif tarafından alınan genel kurul kararlarında da ilgili ödemenin Temkay İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ödeneceği yönünde bir karar alınmadığı, bu nedenle Temkay şirketine yapılan ödemelerin davalı kooperatife yapılmış sayılmasının mümkün olmayacağı yönündeki Mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/535 Esas ve 2024/51 Karar sayılı kararı ile de davalı kooperatifin 30.11.2008 tarihli genel kurul kararının 4. maddesinde yer alan "1. Etap aidatı devam eden üyeler 30.04.2009 tarihine kadar aidatlarını kapatanların kooperatifle ilişikleri kesilmesi hususu oy birliği ile karar verildi" cümlesinin mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verildiği, verilen kararın 05/02/2024 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla davacının davalı kooperatifte üyeliğinin devam ettiği ve bilirkişi raporu ile tespit edilen aidat borcundan sorumlu olduğu görülmekle Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/03/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1996, K. 2026/556, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1996-e-2026-556-k-9576a71d5b2c