Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2025/193 E. 2025/400 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/193
- Karar No
- 2025/400
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/193
KARAR NO: 2025/400
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/11/2024
NUMARASI: 2024/393 Esas 2024/879 Karar
DAVANIN KONUSU: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı ... Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.'nin tarafı olduğu Yalova 4.Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/2178 Esas, 2023/935 Karar sayılı dosyada 49.100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile birlikte, 2.689,40 TL yargılama gideri ve 12.577,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönünde hüküm kurulduğunu, mahkemece verilen karar İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada öncelikle ilamların icrası yolu denenmişse de herhangi bir sonuç alınamamış olup İİK m.43/2 uyarınca takibin iflas yolu ile yapılması talep edildiğini, bu nedenle alacağın tahsili için davalı nezdinde bulunan tüm malvarlığı, hak ve alacaklara ihtiyati haciz konulması ve davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından birden fazla kez takip şekli değiştirildiğini, müvekkiline karşı ikame edilen davanın kanunun ön gördüğü hak düşürücü sürelerde açılmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/853 esas sayılı dosyası üzerinden 25/09/2024 günü itibarıyla iflas kararı verildiği, verilen iflas kararı doğrultusunda iflas tasfiye işlemlerinin İstanbul ... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nun 331/1 maddesi gereğince davanın konusuz kalması halinde dava tarihindeki haklılık durumuna göre davacı yanın iflas talebinde haklı olduğu kanaatine varılarak davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Davalı vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf talebinde; Davacı alacağını icrai yoldan tahsil etmek açısından herhangi bir işlem yapmadan, yerel mahkeme huzurundaki davayı ikame ettiğini, icra dosyasında haciz ve başkaca işlem yapılmadan müvekkilin borca batık bir şirket olduğu iddiaları ile müvekkilin iflasının istenmesi, ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğu gibi, müvekkilin ticari itibarı zedelendiğini, hem kendisinden hizmet bekleyen başkaca kimselerin hem de bünyesinde çalışmakta olan personellerinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, ayrıca yargılamaya sebebiyet vermeyen müvekkil aleyhine ve sırf iflas takibini ve davasını tahsilat için zorlayıcı bir yol olarak benimseyen davacı lehine bu şekilde hüküm kurulması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, İİK 43/2 maddesi gereğince değiştirilen iflas yoluyla takipten kaynaklanan iflas davasıdır.2004 Sayılı İİK nun 154 vd maddelerinde iflas yoluyla takip düzenlenmiştir. Maddede, İflas yolu ile takipte yetkili merciinin, borçlunun muamele merkezinde bulunan icra dairesi olduğu, 154/3.fıkrada ise, borçlu ile alacaklının yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesinin dahi iflas takibi için yetkili sayılacağı, iflas davaları için yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, iflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağına yer verilmiştir. Maddedeki iflas davasının açılacağı yetkili yer mahkemesinin yetkisi, mutlak yetki olup, kamu düzenine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1- ç bendinde, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Yani aynı yasanın 115.maddesinde belirtildiği gibi, mahkemece, davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılması gerekir. Bu açıklamalar sonrasında somut olay değerlendirildiğinde, dava, davalı borçlunun sicil adresinin yetki çevresinde bulunan Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.Dosya kapsamına göre; davacı tarafça Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/09/2023 tarih 2022/2178 E. 2023/935 K. Sayılı ilamına istinaden davalı aleyhinde 20/11/2023 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilama dayalı icra takibi başlatıldığı, alacaklı vekili İİK 43/2 maddesi uyarınca sunmuş olduğu 05/12/2023 tarihli dilekçe ile takip yolunun değiştirilerek, takip yoluna ''iflas'' olarak devam etmek istediğini bildirirek, borçluya iflas ödeme emri gönderilmesini talep etmesi üzerine, bu talebe ilişkin olarak iflas yolu ile adi takibe ilişkin ödeme emrinin davalı şirkete tebliğe çıkartıldığı anlaşılmıştır.İİK’nın 43. maddesine göre, iflasa tabi borçlu aleyhine haciz veya iflas yollarından birinin seçilmesi mümkündür. Bu yollardan birini seçen alacaklı, bir defaya mahsus olmak üzere takip yolunu değiştirebilir. Bu imkanı kullanmak isteyen alacaklının takip yolunu değiştirdiğine ilişkin dilekçe vermesi yeterlidir. Başvuruyu alan icra müdürü, önceki takip talebi ve ödeme emrine uygun olarak bir ödeme emri düzenleyip borçlu veya borçlulara göndermelidir.İİK'nun 156/3. fıkrasında "Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.", İİK'nun 156/4.fıkrasında ise "İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer." düzenlemesi yer almaktadır. Davacı tarafından iflasın, ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde istenmesi gerekmektedir.Somut olayda, davacı, İİK 43/2 maddesi uyarınca haciz veya iflas yollarından birini seçen alacaklının bir defaya mahsus haciz yolunu değiştirmesi mümkün ise de davacı tarafından açılan ilama bağlı alacağa istinaden takip başlatıldıktan sonra, takip yolu değiştirilerek iflas yolu ile adi takibe geçilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2023 tarih 2022/2128 E. 2023/440 K. Sayılı ilamında ifade edildiği üzere, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurul'unun 10.07.2017 tarih ve 2017/2E., 2017/3 K sayılı Kararında, İcra mahkemesince itirazın kaldırılması talebi üzerine ya da mahkemelerce itirazın iptali davası sonunda ilama bağlanmış bir alacağın tekrar ilama bağlanmasının medeni usul hukuku ilkelerine uygun olmadığı, ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yarar bulunmadığı, dolayısı ile ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı yönündedir.Bu nedenle davacının ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmadığı, dolayısıyla ilamlı bağlı alacağın tekrar takip konusu yapılamayacağı, bu durumda usul ve yasaya uygun geçerli bir iflas takibinin bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına geçilerek akabinde davalı şirket hakkında iflas kararı verildiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin davalı üzerinde karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle; kamu düzenine ilişkin aykırılıklar gözetilerek davalı vekilinin istinaf nedenlerin incelenmesine gerek görülmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 355. ve 353/1.b-2 maddeleri uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1.Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2024/393 Esas 2023/879 Karar ve 21/11/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davanın Usulden Reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gerekli 615,40 TL istinaf harcından, yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsiline, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir ve tayin olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İstinaf giderleri yönünden; 1-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının ve istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 2-Davalı tarafça sarfedilen 1.683,10.TL istinaf başvuru harcı, 615,40.TL istinaf karar harcı ile 238,00 TL posta davetiye gideri olmak üzere toplam 2.536,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 164 maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/04/2025