Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1747 E. 2025/1896 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1747
Karar No
2025/1896
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2025/1747

KARAR NO: 2025/1896

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/05/2025

NUMARASI: 2025/375 E

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 10/07/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirket görevlilerince 25.10.2023 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketimi yapıldığı tespit edilmekle, ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 1.264.001,90 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarı bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış ise de bu takibin borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu beyanla;Davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haczine, akabinde; Davalının Küçükçekmece İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen borca vaki itirazının iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, Davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatı ile mahkûm edilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin "... Mah. ... Cad. No: ... Fatih- İstanbul" adresinde otel işlettiğini ve bu işletmesi ile ilgili aboneliğinin bulunduğunu, Bu abonelik kapsamında Temmuz ayında 99.874,00 TL, Ağustos ayında 104.686,00 TL, Eylül ayında 58.755,00 TL fatura borcunu ödediğini, Müvekkilinin bu otelde spa, masaj, hamam, sauna hizmeti verilmesi hususunda kira- cısı ile anlaştığını ve bir kira sözleşmesi akdedildiğini, kiracı tarafından sarfedilen elektrik borcunun ödenmediğini, davacının kiracının eylemi nedeniyle müvekkilini de sorumlu sorumlu tuttuğunu ve kiracı ile aynı yerde otel işleten müvekkilinin elektriğini kestiğini, Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığı halde davacı şirket çalışan- larının elektrik kesintisi baskısı altında müvekkilinden senet almaya ve kiracının elektrik borcunu müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını,Bu nedenle İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2023/759 e. huzurdaki dava dosyası üzerinden elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir talepli menfi tespit davası açtıklarını, bu dosyada tedbir kararı verildiğini, Davacı tarafın müvekkili hakkında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/ 425 d.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı aldığını, ancak ihtiyati haciz kararının İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/759 E. sayılı dosyası ile kaldırıldığını, yine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/700 D.iş sayılı dosyada verilen haciz kararının da mahkemeye sunulan itiraz sonrası kaldırıldığını, Dava dilekçesi ekinde alacağın varlığına ilişkin bir dayanak belge sunulmadığını, alacağın yargılama gerektirdiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın takip tarihinden önce müvekkili şirketi temerrüte düşürmediğini, faiz talep edilemeyeceğini, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının da oluşmadığını beyanla; Davanın reddini, kötü niyetle takip başlatan davacının %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 03.06.2025 tarihinde; "davacı şirketin davalı aleyhine düzenlediği tutanak ve faturaya dayalı olarak başlattığı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edildiği , kaçak elektrik kullanımı ve borç miktarının kabul edilmediği, dava dilekçesi ekinde sunulan tutanak ve faturanın tek başına yaklaşık ispata elverişli olmadığı, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunu- labileceği" gerekçesi ile " İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE " karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: davalının müvekkil kurumun dağıtımını sağladığı elektriği kaçak kullandığı hususunun dava dilekçesine ekli kaçak tespit tutanağı, Kaçak Tahakkuk Hesap Bülteni,, fatura ve kaçak tespit anını gösterir video görüntülerinden kesin olarak anlaşıldığını, 2024 tarihli güncel ve emsal İstinaf ve Yargıtay kararlarının da ekte sunulduğunu, somut olayda ala- cağın muaccel olduğunu ve borcun rehin ile temin edilmediğini, yaklaşık ispatın sağlandığını, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup alacak kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır. Alacaklı vekili , alacağı teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece "TALEBİN REDDİNE" karar verilmiş , bu ara karar istinaf edilmiş olmakla, istinafa gelen kararın niteliğine uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gere- ken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E- 2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı ,koşullarının bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da ,bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta; 1. Elektrik dağıtım şirketi olan ... çalışanları tarafından "... Mahallesi , ... Cad. No: ... Fatih- İSTANBUL" adresinde faaliyet gösteren işyerinde ,25.10.2023 tarihinde yapılan denetimlerde , "EPTHY'nin 42/1-a md göre , ilgili ikili anlaşma olmaksızın ,sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı" gerek- çesiyle davalı ... Anonim Şirketi adına 25.10.2023 tarih ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. (Tutanağa kullanıcının telefon numarası yazılmasına rağmen kimlik tespiti vs yapılmamış, imzadan imtina beyanı yazılmamış olmakla, davalı tarafın tespit anında mahalde hazır olup olmadığı tespit edilememiştir.) 2. İş bu tutanak ve tahakkuk doğrultusunda davalı şirket adına düzenlenen 1.264.001,90 TL bedelli ve 06.11.2023 son ödeme tarihli bedelli fatura ödenmediğinden davalı/ borçlu aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi'nın ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiği, Borçlu vekilinin icra dosyasına sunduğu dilekçe ile; "Müvekkillerinin karşı tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığını ,dava açıldığı takdirde tüm itiraz, delil ve belge sunma hakkını saklı tuttuklarını" beyanla "alacaklı sıfatına, takibe konu borcun tamamına , işlemiş faize , faiz oranına ve borcun tüm ferilerine" külliyen itiraz ettiği, takibin durdurulmasını talep ettiği ,icra müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verilmesi üzerine itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Kaçak kullanım şekli, süre, hesaplama usulü vs diğer hususlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur.Davacı taraf dava dilekçesinde delil olarak kaçak tespit tutanağı, fatura, hesap bülteni ve arabuluculuk son tutanağını sunmuştur. 4. Davalı taraf spa, sauna ,hamam işletmesinin dava dışı kişiye kiralandığını, kendisi tarafından işletilen otelin aboneliğinin ve ayrı sayacının bulunduğunu ve spa kısmının sayaçlarının farklı olduğunu ,kiracının borcunun kendisinden talep edildiğini iddia etmektedir. UYAP ortamından yapılan sorgulamada taraflar arasında dava konusu mahal ile ilgili çok sayıda tutanak tutulduğu ve dava kaydının bulunduğu, davacı tarafça davalı hakkında ihtiyati haciz talep edildiği, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/425 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı verildiği, bu kararın İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/759 E. Sayılı dosyası ile kaldırıldığı, yine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/700 D.İş sayılı dosyasında verilen haciz kararının mahkemeye sunulan itiraz sonrası kaldırıldığı, Taraflar arasında aynı yer ile ilgili olarak Dairemize yansıyan uyuşmazlıklarda, - İstanbul 3. ATM'nin 2024/66 E sayılı 29.01.2024 tarihli ilamı hakkında 2024/2828E. -2024/2697 K. 15.10.2024 tarihli ilamda ve - İstanbul 16. ATM'nin 2023/769 E. 13.06.2024 tarihli ilamı ile ilgili 2024/2308 E- 2024/2153 K. Nolu ilamda; " dava konusu mahalde davalı şirket tarafından kaçak elektrik kullanıldığı, davacının bu nedenle alacaklı olduğu ve davalının da bu nedenle sorumluluğunun doğduğu hususunun yargılamaya muhtaç olduğu, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığı" belirtilmiştir. Somut olay bazında da, kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen mahallin davalı tarafından işletilen otel kısmı mı , yoksa dava dışı kişiye kiralanan spa, hamam vs kısmımı olduğu, davalının kaçak elektrik tüketiminin bulunup bulunmadığı vs hususlar yargılamaya muhtaç olup iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimine, dosyada mübrez delillere ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre yaklaşık ispatın sağlanmadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/07/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1747, K. 2025/1896, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1747-e-2025-1896-k-7419c1c7efa0