İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1387 E. 2025/944 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1387
Karar No
2025/944
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLİ : Av. MEHMET SABRİ DÖNMEZ - [16827-28061-38709] UETS DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 25/03/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ :

Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tapuda müvekkili aleyhine davalı lehine Diyarbakır İli, Kayapınar İlçesi, ..... Ada, 4 Parsel kat 14 nolu bağımsız bölümde ipotek tesis edildiğini, akit belgesindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığını, ipotek işleminin baştan beri yok hükmünde olduğunu, dava dışı ...... Enerji İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilere teminat olarak davacı .....tarafından Diyarbakır İli, Kayapınar İlçesi, 186 Ada, 4 Parsel kat 14 nolu bağımsız bölümde dava adına banka lehine ipotek tesis edildiğini, aynı borca karşılık .....ve .....isimli kişilerin de aynı şekilde taşınmazlarını banka lehine ipotek tesis ettiklerini, ipoteğin tesis edilirken davacı ve eşinin imzası ve rızası bulunmamasına rağmen davacı ve eşi adına imza atılarak banka lehine ipotek tesis işlemi gerçekleştirildiğini, davacının eşinin okur yazarlığı olmadığını, davacının 87 yaşında olduğunu, ipotek tesis işlemi gerçekleştirilirken 75 yaşının üstünde olduğunu, taşınmazın aynına ilişkin mülkiyet sahibi tarafından yapılan tasarruf işlemlerinde müvekkilinin aklı melekelerinin yerinde olup olmadığına ilişkin rapor tanzim edilmesi gerektiğini, ipotek tesis işlemi sonrasında davalı banka tarafından Malatya İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı dosyasında ....., .....ve .....aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi takibiyle icra takibi başlatıldığını, açılan davalarda Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporlarda imzaların eşlere ait olmadığına dair karar verildiğini belirterek, Malatya İcra Müdürlüğüne ait .....Esas sayılı dosyasında icranın ve satışın tedbiren durdurulmasını ve neticeten ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılmış davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dışı .....İnş. Enerji İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredilere teminat olarak davacının eşi olan diğer davalı .....tarafından Diyarbakır İli Kayapınar İlçesi .....Ada 4 parsel Kat 14 nolu bağımsız bölümde müvekkili banka lehine ipotek verilmiş olduğunu, söz konusu ipotek işlemi için .....eşi olan davacıdan müvekkili bankanın Diclekent/Diyarbakır Şubesince ipotek işlemine izin verdiğine dair muvafakatname alındığını, dava dışı .....müvekkili bankaya olan borçlarını ödememesi sebebiyle Malatya İcra Müdürlüğü'nün .....esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapıldığını ve dosyanın halen derdest olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın eşi tarafından, aynı taşınmaza ilişkin Diyarbakır .....Aile Mahkemesi .....esas sayılı dosyaya kayden ipoteğin fekki davası açılmış olduğunu, bahse konu dava müvekkili banka lehine kesinleştiğini, davacı bu hususlara rağmen müvekkili bankanın alacağı için yaptığı takibi sürüncemede bırakmak amacıyla davayı açmış olduğunu, kötü niyetli olduğunu, davacı yanın eşi tarafından açılan ve kesinleşen bir dava olduğu dikkate alınması gerektiğini, haksız ve dayanaktan yoksun olan davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce dava konusu taşınmazın akit belgesi, tapu kaydı celp edilmiş, Malatya İcra Müdürlüğü'nün .....Esas sayılı icra takip dosyası uyap sisteminden eklenmiş, davacı tarafın imzaya itirazı nedeni ile imza asıllarının olduğu bir kısım belgeler celp edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Dava, ipoteğin kaldırılması (fekki) davasıdır. Uyuşmazlık konusunun ipotek tesisine esas belgelerdeki imza/imzaların davacıya ait olup olmadığı, imzaların davacıya ait olduğunun kabulü halinde davacının ipotek tesis tarihi itibariyle yaşı itibariyle ayırt etme gücünden yoksun olup olmadığı, ipotek tesisine esas davacının eşine ait imzaların davacının eşi .....ait olup olmadığı ve muvafakata ilişkin imzanın eşe ait olup olmamasının eldeki davada sonuca etkili olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre ipoteğin fekkine karar verilip verilemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili Kayapınar Tapu Müdürlüğü'nün .....tarihli .....yevmiye sayılı akit belgesinde ipotek veren sıfatı ile müvekkiline izafe edilen imzanın gerçekte müvekkiline ait olmadığını ileri sürmekle bu imzanın sahteliğini iddia etmektedir. Tapu Müdürlüğü'nden tasdikli imzanın inkarı nedeniyle açılan dava aynı zamanda 6100 s. HMK'nın 208/4. maddesi gereğince sahtelik iddiası anlamına gelmektedir. HMK'nun 204/2. maddesi uyarınca "ilgililerin beyanlarına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispat olununcaya kadar kesin delil sayılırlar". Böyle bir belgedeki imzanın sahteliği iddiası ise sözleşmenin diğer tarafına (davalıya) olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan tapu memuruna (Tapu Müdürlüğüne) karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup, iddianın sabit görülmesi halinde tapu memurunun ve müdürünün hukuki sorumluluğuna yol açabileceği gibi tapu memurunun ve müdürünün savunması, bu davanın sonucunu da etkileyebilir. Şu halde onaylı imzanın sahteliği iddiasının bu imzayı onaylayan tapu müdürlüğünün taraf olmadığı bir davada incelenip hükme bağlanması usul hukuku ilkelerine uygun düşmemektedir. HMK'nın 208/4. maddesi gereğince resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Nitekim, Tapuda ve Noterde atılan imzanın sahte olduğu iddiası ile açılan emsal davalarda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2016/12618 Esas 2017/8061 Karar ve 2016/11147 Esas 2018/3388 Karar sayılı içtihatları da bu yöndedir. Mahkememizce, .....tarihli celsenin (4) numaralı ara kararı ile davacı tarafa sahtelik davası açmak üzere kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları ihtar edilmiş ancak davacı taraf, kesin süre içinde dava açtığına dair dosyaya herhangi bir beyanda bulunmamış, .....tarihli celsede sahtelik davası açmadığını açıkça beyan etmiştir. İzah edilen nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. İşbu davada, görevsizlik kararı verilmeden önce Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .....Esas sayılı .....tarihli ara kararı ile davacı yararına adli yardım kararı verilmiş olması nedeni ile dava başında alınmayan harçların ve yargılama sırasında yapılan masrafların, hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına ise ipotek akit belgesindeki 260.000,00 TL'lik tutar üzerinden nıspi vekalet ücreti hesaplanmış ve Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiş ve Mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Adli yardım kararı bulunması nedeni ile daha önce davacıdan tahsil edilmeyen ve alınması gerekli başvurma harcı 427,60 TL ve karar-ilam harcı 615,40 TL olmak üzere toplam 1.043,00 TL harcın, hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Adli yardım ödeneğinden ödenen tebligat, posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 47,50 TL yargılama giderinin hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 41.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1387, K. 2025/944, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1387-e-2025-944-k-d12dec408394