Bölge Adliye Mahkemesi · Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/1613 E. 2025/1595 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1613
- Karar No
- 2025/1595
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1613 KARAR NO : 2025/1595
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/07/2025 NUMARASI : 2025/1170 Esas
DAVACI : ... -... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ... müvekkilin kardeşi olan ....'un resmiyette tek ortağı olduğu şirket olduğunu, şirketin faaliyet konusunu toz, talas, kapak, odun alım satımını oluştuğunu, davalı şirket temsilcisi olan aynı zamanda müvekkilin öz kardeşi olan ....'da 2019 yılının sonlarında bazı psikolojik rahatsızlıklar baş göstermiş ve bu rahatsızlıkları çalışmasına mani olduğunu, bu tarihte ekonomik sorunlar yasayan davalı şirketin yaklaşık 10 milyona yakın kredi borçları ve şahıs firmalarına borçları bulunmadığını, şüpheli sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz duruma gelince müvekkili İstanbul’dan Samsun'a çağırarak durumunu anlattığını, sağlık problemleri nedeniyle çalışamaz halde olduğunu bütün malvarlığını satarak banklara ve piyasaya olan borçları ödemesini istediğini, müvekkilin bu emeğine karşılık ise tüm borçlar kapandıktan sonra mülklerden ve taşıtlardan kalacak paranın %50 olacak şekilde paylaşılmasını veya kalan malların bu ortaklık çerçevesinde devrinin yapılacağını teklif ettiğini, müvekkil ise şirket mallarının satılmasının uygun olmadığını çalışarak borçları ödeyeceğini, davalı şirket temsilcisinin hasta olduğu dönemlerde şirket temsilcisi ....'un oğlu olan ....’ peyder pey 2.500.000 TL civarında ödeme yapıldığını, yine eşine bu dönemde yani yaklaşık 4,5 yıllık dönemde her ay düzenli olarak banka hesabına bir çok ödemede bulunduğunu, müvekkilin kendisi tarafından davalı şirketin borçlarının ödenmesi hususunda kendi cebinden bir çok ödeme yapıldığını, müvekkilin şirketin ortaklığına başladığı dönemden sonra aşağıda bilgileri verilen araçların yaklaşık 4-5 tanesi müvekkilin yönetimde olduğu dönemde satılarak şirket borçlarının ödenmesinde ve yeni araç alımlarında kullanılmış bir kısım araçlar ise davalı tarafından anlaşmalı şekilde elden çıkarılarak müvekkilin ortaklıktan pay almasının önüne geçilmesi amaçlandığını, taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesini, tasfiye sonucunda müvekkilin alacaklı olduğu miktarı tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artirilmak üzere, şimdilik asgari 10.000 TL tasfiye alacağının müvekkilin şirketten haksız olarak uzaklaştırıldığı tarih olan 01.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini; müvekkilin dava sonucunda belirlenecek zararının olanaksız hale gelmemesi için davalının taşınmaz malları,trafikte kayıtlı araçları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına; şirket adına kayıtlı bulunan malvarlığının devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Yerel Mahkemenin 28.07.2025 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin yasal şartların oluştuğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Talep, adi ortaklığın tasfiyesi ve alacak istemli davada ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Yerel Mahkemenin 28.07.2025 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin yasal şartların oluştuğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesinde: '(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.' hükmü düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257. Maddesinde: 'Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.' hükmü, Aynı yasanın 258/1. Maddesinde: 'İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.' hükmü düzenlenmiştir. Yasal düzenleme ve dosyaya ibraz edilen belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının alacak talebinin yargılamayı gerektirdiği ve ihtiyati hacze ilişkin yasal şartların oluşmadığı, davanın konusu ve dava değeri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının ihtiyati tedbir talebinin de yerinde olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE, 2.İstinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca alınmasına yer olmadığına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/10/2025
... Başkan ... ¸e-imza ... Üye ... ¸e-imza ... Üye ... ¸e-imza ... Katip ... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 08/10/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!