Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/1569 E. 2025/1429 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1569
Karar No
2025/1429
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1569 Esas 2025/1429 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1569 KARAR NO : 2025/1429

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :30/09/2025 NUMARASI : 2025/700 Esas (Ara Karar)

DAVA : Kredi Sözleşmesinden ve Adi Şirket Devrinden Kaynaklanan Alacak Davası DAVA TARİHİ : 18/09/2025 TALEP : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025

İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın takip borçlusu olan dava dışı ...'ın ortağı olduğu işletmenin ve işletmenin bütünlüğünü haiz mal varlığının davalı ... tarafından devralındığı, söz konusu devir işlemi sırasında İİK'nun 44. maddesinde belirtilen merasime riayet edilmediğini, bu nedenle 6098 sayılı TBK'nun 202. maddesi gereğince, işletmeyi devralan davalının da borçtan sorumlu olduğunu, borçlu ...'ın , müvekkili bulunan bankadan kullandığı kredilerin geri ödemelerini yapmayarak işletmesini davalıya devrettiğini, bu devir işleminin, bizzat davalının vergi dairesine sunduğu beyanlar ve müvekkil bankaya karşı açtığı istihkak davasında ibraz ettiği fatura ve yazar kasa devrine ilişkin belgeler ile sabit olduğunu, borcun doğumuna sebep olan kredi sözleşmelerinin, işletmenin 20/08/2024 tarihindeki devrinden önce olduğunu, dava dışı borçlu ... ile davalının 01/01/2013 tarihinde kurdukları adi ortaklık faaliyetlerinde kullanılan kredilerin ödenmeksizin, ortaklığın 12/08/2024 tarihinde sona erdirilerek tüm mal varlığının davalıya devredildiği, davalı ve dava dışı borçlunun bu devir işlemleriyle alacağın tahsilini imkansızlaştırmaya çalıştıklarını bildirerek, davalı ...'un, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin 2025/188216 Esas, 2025/232844 Esas, 2025/55856 Esas ve 2025/144342 Esas sayılı dosyalarındaki alacak ve ferilerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini temin maksadıyla, davalının mal kaçırma ihtimaline binaen taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının, dava dışı ...'ın bireysel olarak kullandığı kredi sözleşmesine taraf olmadığı, dava konusu iddiaların mevcudiyetinin, yargılama sürecinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilebileceği ve bu aşamada sunulan deliller doğrultusunda, davalının (dava dışı borçlunun taraf olduğu kredi sözleşmesi nedeniyle) borçlu bulunduğu iddiasının yaklaşık ispatı şartının yerine getirildiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı kanaatiyle; ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlunun sözleşme ve hesap kat ihtarname adresinde fiili haciz işlemi tatbik edildiğini, haciz esnasında davalı, borçlunun eski ortağı olduğunu, borçlunun da ortak olduğu işletmeyi ve tüm mal varlığını devraldığını beyan ettiğini, devir esnasında İİK m.44’te öngörülen merasime riayet etmediklerinin görüldüğünü, Türk Borçlar Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca, devralan kişi devredenin borçlarından tüm mal varlığıyla sorumlu olduğunu, dava konusu alacağın varlığı hususunda ise hiçbir şüphe ve itiraz olmadığını, icra takibi kesinleştiğini, yaklaşık ispatın da ötesinde bir ispatla haklılığı açık iken, ihtiyati haciz talebimizin reddi yasaya aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; İİK’nun 257 vd. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Somut olaya gelince, davacı banka tarafından davalının borçlu ... işletmesini devir aldığını bahisle ...'nın borçlarından sorumlu olduğunu ileri sürdüğü, davalı tarafça davacı bankanın alacağının ...'nın şahsi kredi borcu olup ortaklıkla ilgisi bulunmadığını savunduğu, dosya kapsamına sunulan belgeler ile ... işletmesinin davalıya devir edildiği sabit ise de davacı bankanın alacağının işletmeye ilişkin mi yoksa ...'ın şahsi borcuna ilişkin mi olduğunun incelemeye muhtaç olduğu, dikkate alındığında dosya kapsamındaki belgeler ve mahkemenin yaklaşık ispatı şartının yerine getirildiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesi isabetli olup ilk derece mahkemesince koşullar oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/12/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/1569, K. 2025/1429, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2025-1569-e-2025-1429-k-425a6d5dd1fd