Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1559 E. 2025/1624 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1559
Karar No
2025/1624
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1559 Esas

KARAR NO : 2025/1624 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/27 Esas - 2025/398 Karar

TARİHİ: 19/06/2025

DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 09/10/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkili şirketin aleyhine iflas yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, bu takibin usulsüz tebliğ ile kesinleştiğini, davalının Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/487 Esas sayılı dosyasından iflas davası açıldığını, işbu dosya ile birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/661 Esas sayılı dosyası yönünden tefrik edildiğini ve Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/49 Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını, müvekkili şirketin başlatılan takibi ve 2020/487 Esas sayılı dava dosyasını Mahkemenin dosya üzerinden verdiği tedbir kararı gereğince, müvekkili şirketin mevcut mal varlığının defterlerinin tutulması envanteri için görevlendirilen kişilerin 17/08/2020 tarihinde şirkete gelmeleri üzerine öğrendiğini, Bakırköy 8. İcra Hukuk Hakimliğinin 2020/216 Esas sayılı dava dosyasının kesinleştiğini, davacı tarafın takibin durması üzerine Bakırköy 2 ATM 2021/661 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali ve iflas davası açtığını, aynı icra dosyası ile ilgili olarak biri Bakırköy 1 ATM diğeri Bakırköy 2. ATM olmak üzere iki ayrı iflas davasının ortaya çıktığını Bakırköy 2. ATM nin kendisine açılan davayı birleştirirek 2022/49 E sayılı dosyası ile karar verildiğini, davalı firmanın Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında; 1.021.912,92 Usd asıl alacak ve 10.410,92 Usd temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.032.323,82 Usd alacak talebiyle müvekkili şirket aleyhine takip başlatıldığını, takibe konu 1.021.912,90 Usd asıl alacağın konusu müvekkili tarafından iade red edilen fatura alacağı olan 348.013,50-Usd ve siparişlerin iptalinden kaynaklı 673.899,40-Usd alacağın toplamı olduğunun belirtildiğini, dava ve icra takibi konusu 31/03/2020 tarihli e fatura önce sistem üzerinden 06/04/2020 tarihinde reddedildiğini, Bakırköy 4. İcra Müdürülüğünün ... E sayılı takibine konu asıl alacak ve ferileri yönünden müvekkili davacının sahte sevk irsaliyeleri ve faturalar ile borçlu kılınmaya çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflarca sulh ibra protokolü imzalandığını, protokol aslının mahkemeye sunulduğunu, taraflar arasında sulh olunduğunu ve davalı ... vekilinin bu protokolü mahkemeye sunmadığını, taraflarınca protokolün sunulduğunu ve protokol dikkate alınarak karar verilmesinin talep edildiğini, mahkemenin kararında protokolden hiç bahsetmeyerek hukuka ve kanuna aykırı bir karar verdiğini, davalı vekilinin imzalarına itiraz etmeyerek kabul ettiği protokole rağmen protokolde borcun sınırlandığı hususu da dikkate alınmayarak icra kapak hesabına göre depo emri ve karar verildiğini, protokolde davalı alacaklı tarafın dava konusu taraflarına teslim edilmeyen malların teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davalıya bir kısım ödeme yapıldığını malların gerekli yasal sağlık kontrol ve onayı yapılıp taraflarına teslimi ile protokolde kabul edilen miktar üzerinden ödeme yapılacakken malların taraflarına teslim edilmediğinden müvekkilinin davalıya hiçbir borcu ve ödeme yükümlülüğü olmadığını, zaten protokolde malların teslimi halinde ödeme yapılamayacağının açıkça ön görüldüğünü, icra dosya kapak hesabı değil protokol hükümlerinin geçerli olduğunu, işbu nedenle taraflar arasında geçerli protokol gereğince taraflarına mal teslimi yapılmadığından vadesi gelmiş bir borçlarının da bulunmadığını, bu nedenle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ara kararı gereğince dosyaya yatırılan 441.270,02-USD asıl alacak, 1.479,77-USD takip tarihine kadar işlemiş faiz, 71.887,72-USD takip tarihinden rapor tarihine kadar hesaplanan faiz 20.077,79-USD tahsil harcı ve 759.517,56-TL vekalet ücreti, 62,20-TL icra masrafları olmak üzere 18.360.358,84-TL (534.715,30-USD)+759579,76-TL=toplam 19.119.938,60-TL mahkeme veznesine depo edildiğinden teminatsız olarak öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve tüm icrai işlemlerinin durdurulmasına, mahkeme veznesine yatırılan depo bedelinin davalıya ödenmemesine karar verilmesini, protokol gereğince hükmü kalmayan Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından davalıya borçlu olmadıklarına karar verilmesini, davalı alacaklının kötü niyetli olmasından ötürü dava konusu alacağın %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili ... Kozmetik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş den olan ve ... tekstil in ödemede temerrüt halinde bulunduğu bir kısım alacaklarının tahsili amacıyla 10/07/2020 tarihinde Bakırköy 4 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlattıkları genel iflas yoluyla adi takipte ödeme emrine konu borca itirazı üzerine, 06/08/2021 tarihinde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/49 esas sayılı dosya ile İİK 156/3. Maddesi uyarınca itirazın kaldırılması ve iflas talepli olarak dava açıldığını, davacının menfi tespit davasında borçlu olmadığının tespitini talep ettiği 19.119.938,60-TL tutarın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında verilen 05/11/2024 tarihli depo emri uyarınca davalının 18/11/2024 tarihinde mahkeme veznesine depo ettiği 19.119.938,60-TL olduğunu, davacının huzurda ikame ettiği iş bu menfi tespit davasında ısrarla mahkeme veznesinde depo edilmiş tutarın ödenmesinin önlenmesi konusunda ihtiyati tedbir talep etmesine hukuken anlam veremediklerini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, huzurda açılan menfi tespit davası nedeniyle durdurulması talep edilen Bakırköy 4 İcra Müdürülüğünün ... E sayılı genel iflas yolu ile takibinin durdurulması halinde İİK 72. Maddesi uyarınca alacaklarını geç almaktan kaynaklanacak zararlarının tazminini teminen menfi tespiti talep edilen borç tutarının %20 sinden az olmayacak tazminatın davacı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 19/06/2025 tarih ve 2025/27 Esas - 2025/398 Karar sayılı kararında;".......Davacının mahkememizde ileri sürdüğü iddia ve talepler, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/49 esas, 2024/1290 karar sayılı ilamının istinaf nedenleriyle aynı olduğu, İstanbul BAM 17. Hukuk dairesinin 2025/369 esas, 2025/551 sayılı kaldırma kararında da, yargılama sırasında sunulan sulh protokolünün değerlendirilmeden karar verilmesinin doğru görülmediği, yine mahkemece hangi nedenle 348.013,50 USD bedelli fatura yönünden davalının borçlu olduğunun açıklanıp tartışılmadığı bu yönlerin açıklığa kavuşturulması açısından dosyanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesine iade edildiği, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesindeki yargılamada, davacının tüm iddia ve taleplerinin değerlendirileceği, mahkememizde dava açmakta davacının hukuki menfaati bulunmadığı anlaşıldığından, hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,''1-Hukuki menfaat yokluğundan davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme mevcut davayı "Hukuki Menfaat" yokluğu sebebiyle reddetmiş olsa da, dosyaya sunulan 21.04.2025 tarihli beyanda dilekçesinde de özellikle belirtmiş olduğu üzere hukuki yararın tespit edilmesi ve neticelendirilmesinin son derece teknik ve geniş çaplı bir hukuki değerlendirme yapmayı gerektirdiğini, bu tür bir ilkenin benimsenmediği düşünüldüğünde, hukuk genel teorisi bakımından ve yargılama hukuku yönünden önlenemez süreçlerin yaşanacağının son derece açık olduğunu, bu sebeplerle birlikte borçlunun hukuki durumunun güncel bir tehlike ile tehdit edilip, bu hukuki durumunun tereddüt içerisinde kalması ve açılacak dava ile verilecek karar sonucunda bu tehdidin ortadan kalma ihtimalinin bulunması halinde ‘hukuki yarar’ın mevcut olduğunun kabulü gerektiğini, İİK.m.72 hükmü uyarınca da borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında -borçlu bulunmadığının ispat için- menfi tespit davası açabileceğini, bu davada amacın “bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığını tespite” yönelik olduğunu, borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi, alacaklının takibe girişmesinden sonra - hatta takip kesinleştikten sonra - borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesinin mümkün olduğunu, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/49 Esas sayılı dava dosyasından karar verilmesinin işbu menfi tespit davasının açılmasına engel olmadığını, bunu gerekçe göstererek hukuki yarar bulunmadığının iddia edilemeyeceğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/49 Esas sayılı dava dosyasının yargılaması sırasında taraflar arasında sulh ve ibra protokolü yapıldığını, buna göre davalı ... vekilinin de imzaladığını ve imzasına itiraz edilmeyip kesin olan protokol nedeniyle artık protokol şartları / hükümlerinin geçerli olduğunu, Davalı ... vekilinin celse arası ibraname imzalayarak dava ve takip konusu borçlardan taraflarını ibra ettiğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/49 Esas sayılı dava dosyasında ise mahkemenin karar oluştururken taraflar arasında imzalanan Sulh Protokolü'nü dikkate almayarak adeta ayrı bir menfi tespit davasının konusu yapılmasına olanak verdiğini, kararın içeriğinde ve gerekçesinde protokolden söz edilmediğini, mahkemeye protokol aslını ibraz etmiş ve gerekli açıklamaları yapmış olmalarına rağmen sadece iflas davası yargılaması çerçevesinde depo kararı verilerek davanın neticelendirildiğini,Tarafların aralarında belirlenen edimlerin yerine getirilmesi kayıt ve şartı ile her türlü ticari ilişkiden kaynaklanan alacak - borçlardan, gizli ayıplar dışındaki her türlü yapılan - yapılmayan işlerden, alacak kalemleri ile diğer tüm konularda tarafların birbirlerini ibra ettikleri hususunda protokol yapabileceğini, mahkemece protokol şartlarının taraflarca yerine getirilip getirilmediğinin gerek bilirkişi incelemesi gerekse toplanan deliller ile değerlendirileceğini, protokol hükümlerine uymaktan kaçınarak haksız çıkar ve sebepsiz zenginleşme amacını taşıyan kötü niyetli davalı firmaya karşı dava açmakta hukuki yararları bulunduğunu,Davalı şirketin Bakırköy 4. İcra Md. ... Esas sayılı dosyasında; 1.021.912,90-USD asıl alacak ve 10.410,92- USD temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.032.323,82-USD alacak talebiyle müvekkil şirket aleyhine takip başlattığını, takibe konu 1.021.912,90-USD asıl alacağın konusunun müvekkil tarafından iade / red edilen fatura alacağı olan 348.013,50 USD ve siparişlerin iptalinden kaynaklı 673.899,40 USD alacağın toplamı olduğu belirtilmiştir. Davalı taraf hiçbir zaman teslim etmediği ürünleri, aslında alım satımın tarafı olmayan müvekkil şirkete teslim etmiş gibi göstererek ve onun adına fatura keserek müvekkili satış sözleşmesinin tarafı gibi göstermeye çalışmış, müvekkile herhangi bir mal teslim etmemiş olmasına rağmen kendi lehine delil yaratarak müvekkilden menfaat elde etme çabası içine girdiğini, Dava ve icra takibi konusu 31.03.2020 tarihli e-faturanın önce sistem üzerinden 06.04.2020 tarihinde reddedildiğini, ayrıca 15.04.2021 tarihli 07264 yevmiye nolu ihtarnameye ekli olarak da davalıya iade edildiğini, davalının Beşiktaş 14. Noterliği’nin 27.04.2020 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesinde alacak iddiasında bulunduğunu, bu ihtarnamede sözü edilen 348.013,50 USD bedelli ürünlerin müvekkil şirket tarafından davalıya sipariş edilmediğini ve teslim alınmadığını, sipariş edilmeyen bir ürünün üretilmesi ve Müvekkil şirkete teslimi söz konusu olamayacağından 348.013,50 USD alacakla ilgili talebin dayanaksız olduğunu, bu ihtarnameye karşılık Beşiktaş 5.Noterliği’nin 06.05.2020 tarih ve 07887 yevmiye ve Beşiktaş 5.Noterliği’nin 20.05.2020 tarih ve 08400 yevmiye sayılı ihtarnameleriyle cevap verildiğini, Davalı şirketin şayet bir alacak iddiası varsa buna ilişkin taleplerini sözleşmenin ve siparişin alıcısı olan United şirketine yöneltmesi gerektiğini, davalının ihtarnamesinde 348.013,50 USD bedelli olduğunu iddia ettikleri malların yine davalı tarafça kendi depolarında muhafaza edildiğinin kabul edildiğini, davalının bu beyanı ile de söz konusu malların müvekkil şirkete teslim edilmediği ancak buna rağmen 348.013,50 USD bedelli sevk irsaliyesi ve fatura düzenleyerek kötü niyetli davrandığının açık olduğunu, netice olarak müvekkil şirketin davacının iddia ettiği şekilde 348.013,50 USD tutarında bir borcunun doğmadığını, 673.899,40 USD bedelli siparişlerin iptalinden kaynaklı alacak iddiasının da haksız olduğunu, çünkü davalı tarafından üretilmiş ve müvekkile teslim edilmiş bir mal bulunmadığını, davalının tedarikine ve üretimine dahi başlayamadığı ürünler için müvekkilden menfaat sağlama çabasında olduğunu, davacının ödeme talep edebileceği bir ürün tesliminde bulunmadığını, bu ürünleri üretmediğini ve üretmesinin de mümkün olmadığını, netice olarak Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takibine konu asıl alacak ve fer’ileri yönünden müvekkil davacının sahte sevk irsaliyeleri ve faturalar ile borçlu kılınmaya çalışılmasının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu,Davalı tarafın müvekkil Şirket ile ticari iş yapmış bir firma olarak, müvekkilin güçlü mali durumunu çok iyi bilmesine rağmen müvekkil hakkında kötü niyetle iflas takibi başlattığını, usulsüz tebligattan da faydalanmak suretiyle gerçek dışı iddialarla tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, bankalara tedbir yazılarını da gönderilmek suretiyle müvekkili piyasada zor durumda bırakmak suretiyle borçlu olmadığı bir meblağı ödemeye zorlamayı amaçladığını,Taraflar arasında sulh olunduğunu ve davalı ... vekilinin bu protokolü mahkemeye sunmadığını, taraflarınca protokolün sunulduğunu, işbu protokol dikkate alınarak karar verilmesi talep edilse de mahkemece kararda protokolden hiç bahsedilmeyerek hukuka ve kanuna aykırı bir karar verildiğini, davalı vekilinin imzalarına itiraz etmeyerek kabul ettiği protokole rağmen, protokolde borcun sınırlandığı hususu da dikkate alınmayarak icra kapak hesasına göre depo emri ve karar verildiğini, protokolde davalı alacaklı tarafın dava konusu teslim edilmeyen malları teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davalıya bir kısım ödeme yapıldığını, malların gerekli yasal / sağlık kontrol ve onayı yapılıp taraflarına teslimi ile protokolde kabul edilen miktar üzerinden ödeme yapılacakken malların taraflarına teslim edilmediğinden müvekkil davacının davalıya hiçbir borcu ve ödeme yükümlülüğü olmadığını, zaten protokolde malların teslimi halinde ödeme yapılacağının da açıkça öngörüldüğünü, artık icra dosya kapak hesabının değil protokol hükümlerinin geçerli olduğunu, mahkemenin protokolü dikkate almayarak hatalı ve haksız karar verdiğini, davalı ... vekilinin kötü niyetli olarak protokolü mahkemeye sunmadığını, protokolün geçersiz olduğu ve zamanaşımına uğradığı gibi hukuk dışı bir savunma yaptığını, Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.11.2024 tarihli ara kararı gereğince rapordaki hesaba göre davacı müvekkil şirkete depo emri tebliğ edilmiştirmüvekkil şirkete depo emri tebliğ edildiğini, İİK.nun 158.maddesine göre 441.270,02 USD asıl alacak, 1.479,77 USD takip tarihine kadar işlemiş faiz, 71.887,72 USD takip tarihinden rapor tarihine kadar hesaplanan faiz, 20.077,79 USD tahsil harcı ve 759.517,56 TL vekalet ücreti, 62,20 TL icra masrafları olmak üzere 18.360.358,84 TL (534.715,30 USD) + 759.579,76 TL = Toplam 19.119.938,60 TL miktarın tebliğden itibaren 7 günlük kesin süre içerisinde davacıya ödenmesi veya bu meblağın mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi taktirde ilk oturumda davalı şirketin iflasına karar verileceğinin ara kararın tebliği ile ihtarına karar verildiğini, taraflarınca 19.119.938,60 TL'nin mahkeme veznesine yatırıldığını, İlgili kanunlar uyarınca ticari davalardan kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri için arabulucuya başvuru şartı getirildiğini, bu bağlamda işbu davaya ilişkin olarak Arabuluculuk Bürosu’na müracaat edildiğini ve yapılan görüşmeler sonucunda 20.12.2024 tarihli tutanak ile anlaşma sağlanamadığını, anlaşma sağlanamadığı için mahkemeye başvurmanın kaçınılmaz olduğunu,

Yerel mahkemenin, tüm bu belgeler, deliller, mahkeme kararlarına rağmen, yasaların amir hükümleri bu kadar açıkken davanın esasına girme gereği duymadan mevcut davayı "hukuki yarar bulunmadığından" gerekçesiyle reddetmesinin hukukun, yasaların ve ardından da müvekkil şirketin menfaatlerinin çiğnenmesine sebebiyet verdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından davalı/alacaklıya borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece, davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Hukuki yarar dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder (HMK. m.115/1-2). Somut olayda, işbu davadan önce Davalı ... Kozmetik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden olan alacaklarının tahsili talebiyle 10.7.2020 tarihinde Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile genel iflas yoluyla adi takip başlattığı, borca itiraz üzerine, 6.8.2021 tarihinde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/49 Esas sayılı (eski esas 2020/2/487 E ) dosyası ile İİK. 156/3 maddesi uyarında iflas talepli itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece 05/11/2024 tarihli ara karar ile;'' Gelen raporun ve rapordaki hesaba göre; davalı şirkete ve vekiline depo emrinin tebliğine, İİK.nun 158.maddesine göre 441.270,02 USD asıl alacak, 1.479,77 USD takip tarihine kadar işlemiş faiz, 71.887,72 USD takip tarihinden rapor tarihine kadar hesaplanan faiz, 20.077,79 USD tahsil harcı ve 759.517,56 TL vekalet ücreti, 62,20 TL icra masrafları olmak üzere 18.360.358,84 TL (534.715,30 USD) + 759.S79,16 TL olmak üzere TOPLAM 19.119.938,60 TL miktarın tebliğden itibaren 7 günlük kesin süre içerisinde davacıya ödenmesi veya bu meblağın mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi taktirde ilk oturumda davalı şirketin iflasına karar verileceğinin ara kararın tebliği ile ihtarına, '' karar verildiği, verilen ara karar uyarınca davalının depo emrine esas miktarı yasal süresi içerisinde mahkeme veznesine depo ettiği, Bakırköy 1 ATM.'ce yapılan yargılama sonucunda 19/12/2024 Tarih ve 2022/49 Esas - 2024/1290 Karar sayılı kararı ile; Depo emri kararının yerine getirilmesi sebebi ile konusuz kalan dava hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına yönelik karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 17 HD.2025/369 Esas, 2025/551 karar sayılı 17/04/2025 tarihli kararı ile;'' Somut davada kararın gerekçesinde, bir yandan 348.013,50 USD bedelli fatura muhteviyatı ürünlerin davalı tarafından teslim alınmadığının sabit olduğuna değinilmiş iken, diğer taraftan gerekçesi açıklanmadan davalının bu fatura nedeniyle de borçlu olduğu kabul edilmiş ve depo emrine esas tutar kapsamına, anılan fatura bedeli de dahil edilerek davalı borçluya depo emri tebliğ edilmiştir. Mahkemece hangi nedenle 348.013,50 USD bedelli fatura yönünden davalının borçlu olduğunun açıklanıp tartışılmaması ve bu konuda herhangi bir gerekçe gösterilmemesi karşısında kararın HMK'nın 297 ve Anayasanın 141. Maddesi gereğince gerekçe içermediği açık ve tartışmasızdır. Ayrıca yargılama sırasında sunulan sulh protokolü değerlendirilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.....,'' Gerekçesi ile İDM kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı taraf, itirazın iptali davasında karar verildikten sonra 13/01/2025 tarihinde açtığı istinafa konu menfi tespit davası ile; davalı şirkete icra takibi ve protokol gereğince vadesi gelmiş muaccel bir borcu olmadığı dikkate alındığında Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/49 Esas 2024/1290 Karar sayılı dava dosyasından verilen ara kararı gereğince borçlu olmadığı halde mahkeme veznesine yatırılan, (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla) toplam: 19.119.938,60 TL depo bedeli kadar “borçlu olmadığına karar verilmesini”, ayrıca Protokol gereğince hükmü kalmayan Bakırköy 4. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasından davalıya borçlu olmadığına (menfi tespit) karar verilmesini talep etmiştir. Davacının menfi tespit davasına konu talebi İstanbul BAM 17 HD.nin 2025/369 Esas - 2025/551 karar sayılı 17/04/2025 tarihli kararında da açıkça belirtildiği üzere itirazın iptali davasında tartışılıp karar verileceğinden iş bu dava ile yeniden tartışılamayacağı aşikardır. Dolayısı ile itirazın iptali davasından sonra davacının iş bu menfi tespit davasını açmasında hukuki yararı kalmamıştır. Bu tesbitler doğrultusunda İDM tarafından hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1559, K. 2025/1624, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1559-e-2025-1624-k-8d28741494a6