Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1526 E. 2025/1396 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1526
Karar No
2025/1396
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1526 Esas 2025/1396 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1526 KARAR NO : 2025/1396

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :30/09/2025 NUMARASI : 2025/758 (Ara karar)

TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 30/09/2025 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025

Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden dava dilekçesinde özetle; mahkemece, ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek daha önce davalı şirketin ... Bankasındaki hesabındaki paraya bloke konulduğunu, ancak gerek ... Bankası gerekse ... Bankasında yapılan görüşmelerde taşınmazlara tedbir konulması, hesaptaki paraya bloke konulması gibi hususların, kefaletle borçlandırmayı engellemediğinin öğrenildiğini, davalı şirketin, ... ve ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin borçlarına kefil olduğunu, davalı şirketin içini boşaltmak ve şirketin parasını bu yolla dışarı çıkarmak için davalı şirketin kefil yapıldığını ve davalı ... şirketinin kefaletine dayanarak yeni krediler çekildiğini, yeni çekilen krediler yönünden de, davalının ipotek edilen taşınmazlarıyla kefalet sözleşmesi kapsamında borçtan sorumlu tutulmaya devam edildiğinin anlaşıldığını belirterek bu nedenlerle ... Bankası, ... Bankası, ... Bankasında, davalı ... Petrol ... Limited Şirketinin daha önce imzaladığı kefalet sözleşmeleri ve sair sözleşmeler kapsamında limitleri dahilinde yeni krediler verilmemesi, daha önce ipotek koydurduğu taşınmazları ve tüm malvarlığı teminat olarak kabul edilerek yeni kredi sözleşmeleri yapılmaması, yeni krediler verilmemesi, ... Petrol ... Limited Şirketi'nin yeniden borçlandırılmasının engellenmesi, ... Petrol ... Limited Şirketinin her türlü borçlandırıcı işlem yapması ve kefalet borcunu sonlandırmayı engelleyecek her türlü işlem yapmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı vekilinin talep dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ilişkin yaklaşık ispata ilişkin delilleri sunulmadığı gibi iş bu davanın limited şirketin feshine yönelik olması ve davada taraf olmayan şirket müdürünün eski tarihli kefalet sözleşmelerinin bu davanın konusunu oluşturmaması gerekçesiyle; "ihtiyati tedbir taleplerinin reddine"30/09/2025 tarihli ilişkin karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, taleplerinin reddine ilişkin karar verilmişse de fesih davalarında her türlü tedbir alma yetkisinin mevcut olduğunu, davalı şirketin, mevcut kayyımlarından ...'ın yönetim kurulu başkanı olduğu ... İnşaat ... A.Ş.'nin kredi borçlarına, o dönem ki müdürü tarafından kefil yapıldığını, bu kefalet kapsamında yeni krediler çekilerek şirketin içinin boşaltıldığını, dava dışı ... şirketinin borca batık olup iflasının beklendiğini, böyle bir şirketin borçlarına kefil olunması nedeniyle bankalar nezdinde kredi kullanımının durdurulması gerektiğini, ... şirketinin iflası halinde borçların davalı şirket mal varlığından tahsili yoluna gidileceğini ve tasfiye kararı verilse bile talebin konusuz kalacağını, kötüniyetli davranışların sonlandırılması gerektiğini, talep edilen önlemlerin alınması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, davacı tarafın ileri sürdüğü sebeplere nazaran dosya kapsamında bu aşamada HMK'nun 389.maddesine göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre işbu davada ilk derece mahkemesinin, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/11/2025

Başkan - Üye Üye - Zabıt Katibi

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1526, K. 2025/1396, T. 28.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1526-e-2025-1396-k-a86c32da111c