Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1518 E. 2026/308 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1518
- Karar No
- 2026/308
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .. KARAR NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN V. : .. ÜYE : .. ÜYE :.. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI BİRLEŞEN .. DAVADA DAVALI : .. VEKİLLERİ : Av.. DAVALI BİRLEŞEN .. DAVADA DAVACI : .. VEKİLLERİ : Av... DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davad.. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .. karar sayılı kararın istinaf incelemesi taraflarca istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: - K A R A R - DAVA: Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında .. üzerinden satış sözleşmesi kurulduğunu, teamüller gereğince ödemelerin davalı şirket tarafından ödeme günündeki kur üzerinden yapıldığını, davalı tarafından yapılan TL cinsindeki ödemelerin ödeme tarihlerindeki kur üzerinden .. para birimine çevrildiğini ve bu nedenle de kur farkı alacağının ortaya çıktığını ancak kur farkı alacağının davalı tarafından davacıya ödenmediğini, .. içtihatlarında bu şekilde kur farkı alacağının ödenmesi gerektiğinin belirtildiğinden bahisle şimdilik .. TL kur farkı alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı . . San. ve Tic. A.Ş. vekili, davalı taraf müvekkiline ..Asliye Ticaret Mahkemesi .. Esas sayılı dosyası ile kur farkı alacağı iddiası ile dava açmışsa da tam aksine müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu belirterek .. TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada davalı vekili, yetki, derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taraflar arasında kur farkına ilişkin bir sözleşme bulunmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir. Birleşen davada davalı vekili, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacının gerçekte var olmayan alacaklara yönelik taleplerde bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. KARAR:... Asliye Ticaret Mahkemesi .. Karar sayılı kararında "...Taraflar arasında . para birimi üzerinde satış ilişkisi bulunduğu, davalı tarafından satıma konu malların bedelinin davacıya verilen .. adet TL para birimi üzerinden düzenlenen çekler ile ödendiği, çekler TL para birimi üzerinden düzenlenmesine rağmen yine de kur farkı talep edilebileceğine dair taraflar arasında ayrıca bir sözleşme veya anlaşma bulunmadığı sabittir. Dolayısıyla da burada davacının kur farkı talep etmesi hukuken mümkün değildir. Yine her ne kadar ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..esas sayılı dosyası iş bu dosya ile birleştirilmişse de; anılan dosyanın davacısının iş bu dosyada davalı konumunda olduğu ve yine o dosyada uyuşmazlığın taraflar arasındaki alışverişe ilişkin bakiye alacak talebine ilişkin olduğu; dolayısıyla her iki dosyanın uyuşmazlık konularının birbirinden farklı ve bağımsız nitelikte olduğu, ayrı ayrı görülmelerinde hukuken herhangi bir sakınca bulunmadığı, iş bu dosyanın karar aşamasına geldiği ve birleşen dosyanın yargılama gerektirdiği de göz önüne alındığında 6100 sayılı HMK m.30 hükmünde düzenlenen "Usul Ekonomisi İlkesi" de dikkate alınarak birleşen dosyanın iş bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir.Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın reddine" karar verilmiştir. Dairemizin .. tarihli kararıyla;.. yılında taraflar arasındaki ticari ilişkide 24 adet faturanın davacı tarafından ... cinsinden düzenlendiği ancak ödemenin davalı tarafından TL cinsinden çeklerle yapıldığı, ayrıca davacı tarafından "Kur farkı gelirleri" için..tarihli .. . ( ..tutarlı kur farkı faturasının düzenlendiği ve bu faturanın da davalının ticari defterlerine işlendiği,....Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere takibe ve davaya konu kur farkı faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ticari defterlerin münderecatı sahibi aleyhine delil sayılacağı, davalı tarafça akdi ilişki de inkar edilmediğine göre, taraflar arasında döviz cinsinden satış yapılacağına ilişkin bir sözleşme veya teamül bulunmasa da davalı bu fatura içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiği, davanın dayanağını oluşturan ..tarihli fatura davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olmakla davalının bu fatura içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiği, davalı taraf, dayanak kur farkı faturasını kabul ettiğine göre, fatura bedelinin ödendiğini ispat yükü davalıya ait olacağı, öte yandan dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda incelenen davalı ticari kayıtlarına göre, davalının .. yılı sonu itibariyle davacıdan .. TL alacaklı olduğu bildirilmiş olup, davalı tarafından bu alacağın tahsili için ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin..Esas sayılı dosyası ile alacak davası açılmış, mahkemece dosyaların bağlantılı olması nedeniyle birleştirme kararı verildiği, ne var k... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.. tarihli karar celsesinde anılan dosyanın bu dosyadan tefrikine karar verildiği, ödeme belgesinin hakkı ortadan kaldıran özelliği nedeni ile yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekeceği, bu nedenle davalı vekiline davacıya karşı tüm ödemelerine ilişkin bilgi ve belgeleri sunması için süre verilerek, gelecek bilgi ve belgelere göre ilgili bankalardan hesap ekstrelerinin getirtilmesi, gerekli görüldüğü takdirde çeklerin ödenip ödenmediğinin ilgili bankalardan sorulması, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak ve tefrik edilen dosya getirtilip incelenerek ve gerektiğinde dosyaların yeniden birleştirilmesi düşünülerek, kur farkı faturasının davalı tarafından ödenip ödenmediği hususunun, konusunda uzman hesap bilirkişisi tarafından hazırlanacak rapor ile tespit edilmesi ve sonucuna göre yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçeleriyle kararın kaldırılarak mahkemesine dosyanın iadesine karar verilmiştir. Mahkemece, kaldırma sonrasında yerel mahkemenin .. esas sayılı dosyalarının HMK'nın 166. maddesi gereğince birleştirilmesine, yargılamanın mahkemelerinin .. esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiş olup, asıl dava yönünden; davalı tarafa kaldırma ilamından sonra davaya konu edilen ve ticari defterlerinde kayıtlı olan kur farkı faturasından kaynaklı herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda varsa delilerini mahkemeye ibraz etmek üzere verilen kesin süreye rağmen davalı tarafça kur farkı faturasından dolayı ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir delilin ibraz edilmediği, davacı tarafın da kur farkı faturasından kaynaklı olan alacağı mali müşavir bilirkişi tarafından hesap edilen .. . karşılığı TL cinsinden ıslah edildiği, her ne kadar davacı tarafça ıslah dilekçesi ibraz edilirken .. USD'nin ıslah tarihindeki TL karşılığı .. TL olarak dava ıslah edilmiş ise de davacı tarafça dava açılırken davanın .. TL kısmi dava olarak açıldığı ve bu durumda davacının dava açılırken seçim hakkını TL'den yana kullandığı anlaşılmış olup, ıslah dilekçesi ile bu tercihinden dönerek alacağın yabancı para birimi üzerinden tahsilini talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığında..davacının dosya kapsamında belirlenen .. USD kur farkı alacağının dava açılış tarihindeki TL karşılığı üzerinden kısmen kabulü ile davanın kısmi dava da olduğu dikkate alınarak .. TL'lik kısmının dava tarihinden bakiye kısmın ise ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden ise birleşen dosyadaki davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinde yapılan mali müşavir bilirkişi incelemesinde; davalının ticari defter kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, her ne kadar alınan kök raporda davalı tarafın da davacıya .. TL borçlu olduğu tespit edilmiş ise de taraflar arasındaki ticari münasebetin yabancı para birimi .. üzerinden dikkate alınarak bu defa ticari münasebete konu faturaların ve yapılan ödemelerin ödeme tarihlerindeki yabancı para birimi .. dikkate alınarak rapor hazırlanması istenildiğinde davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığı aksine asıl dosyada davaya konu edilen kur farkı faturasından dolayı alacaklı olduğu anlaşılmış olup bahsi geçen HMK madde .. hükümlerine göre davacı tarafça davaya konu alacağın varlığı ispat edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesi üzerine Dairemizin .. Karar sayılı kararında " Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir. Taraflar arasında kur farkı alacağını öngören sözleşme bulunmamakla birlikte dosyada bulunan satış faturalarının incelenmesinde malların döviz karşılığı satıldığı ve TL karşılığının da gösterildiği görülmektedir. Bu durumda davalı birleşen davacı kur farkı alacağından dolayı sorumlu olacağından, davacının kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece kaldırma ilamımıza uygun olarak kur farkı alacağına hükmetmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Davalı birleşen davacının bu yöndeki sair istinaf sebepleri yerinde değildir. Ancak, davalı birleşen davacı vekili rapora itirazlarında asıl davaya dayanak teşkil eden ..TL bedelli faturanın mahsup suretiyle defterlerine işlendiğini, dolayısıyla birleşen davadaki alacak taleplerini işbu bedeli mahsup ederek ileri sürdüklerini, aksi halde mükerrer tahsilatın söz konusu olacağını ileri sürmüşse de, mahkemece bu itiraz üzerinde durulmamıştır. Mevcut alınan bilirkişi raporlarında taraf defterleri arasında mukayese yapılarak defter kayıtları arasındaki farklılığın nedenleri üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkemece yeni bir .. bilirkişi marifetiyle her iki taraf defterleri incelenerek;.. maddesi gereğince gerektiğine bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de tanınarak) tarafların defter kayıtları, ödeme ve yukarıda belirtilen mahsuba yönelik itirazları üzerinde etraflıca durularak İstinaf ve .. denetimine elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Sonuç olarak ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle her iki taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. " karar verilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. Kaldırma ilamımız doğrultusunda yapılan yargılamada mahkemece "...Her ne kadar davacı tarafça kaldırma ilamından önce mali müşavir bilirkişi tarafından hesap edilen .. USD karşılığı TL cinsinden ıslah etmiş ve ıslah tarihindeki TL karşılığı .. TL olarak dava ıslah edilmiş ise de davacı tarafça dava açılırken davanın .. TL kısmi dava olarak açıldığı ve bu durumda davacının dava açılırken seçim hakkını TL'den yana kullandığı anlaşılmış olup, ıslah dilekçesi ile bu tercihinden dönerek alacağın yabancı para birimi üzerinden tahsilini talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından .. davacının dosya kapsamında belirlenen .. USD kur farkı alacağının dava açılış tarihindeki TL karşılığı üzerinden kısmen kabulü ile davanın kısmi dava da olduğu dikkate alınarak .. TL'lik kısmının dava tarihinden bakiye kısmın ise ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın ise reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl dava yönünden; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-.. TL'nin .. TL'lik kısmının dava açılış tarihi olan .. tarihinden bakiye kısmının ise ıslah tarihi olan 1..tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ... Birleşen dava yönünden; 1-Davanın REDDİNE ..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı taraflar istinaf isteminde bulunmuştur. Davacı Birleşen Davada Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesinde talep sonucu Türk Lirası cinsinden belirtilmiş olmasına rağmen, yabancı para cinsinden talepte bulunulduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, yabancı para cinsinden talepte bulunulup, seçimlik hakkından dönülemeyeceği kabul edilirse, bu durumda fazla yatırılan harcın tarafımıza iadesi ile dava tarihi dikkate alınarak kısmen kabul ve kısmen ret kararı verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edildiği şekilde alacağın reeskont avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı Birleşen Davada Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava dayanağı .. TL bedelli fatura ticari defterlere mahsup yolu ile işlendiğinden, aslında mahsup işlemi ile asıl davanın davacısına ödenmiş olduğundan, "birleşen davadaki alacaklarımız saklı olmak üzere " ilk derece mahkemesi'nin asıl dava yönünden kararı davalı şirketten mükerrer tahsilat yapılması anlamına geldiğini, davacı-birleşen davada davalı olan .. ticari defterleri kendi aleyhine delil teşkil ettiğini, gerçekten de; davalı şirketin sipariş avansı ön ödemelerinin .. ticari defter kayıtlarında da "sipariş avansı" olarak işlendiği, fakat malların davalıya teslim edilmemesinden dolayı davalı şirketin .. alacaklı olduğunu, uzman raporunda da asıl dava dayanağ.. tarihli .. tl bedelli faturanın mahsup suretiyle işlendiğinin tespit edildiğini, taraflar arasında yıllara dayanan ticari ilişki içerisinde kur farkına ilişkin bir sözleşme olmadığı halde, bir kur farkı faturasının davalıca sehven kaydedilmiş olması, taraflar arasında kur farkı teamülünün olduğu anlamına gelmeyeceğini, zira kur farkı alacağının oluşması için taraflar arasında kur farkı alacağına ilişkin sözleşme olması gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır. Dava, kur farkı faturasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. ... Asliye Ticaret Mahkemesi .. tarih, ..Karar sayılı ilamıyla asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraflar istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Mahkeme tarafından ..sayılı dosyada verilen karar Dairemizin .. .sayılı ilamıyla kaldırılmasına, kaldırma sonrası mahkeme tarafından verilen.. .sayılı kararı Dairemizin...sayılı kararıyla kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma sonrası yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kaldırma ilamımız doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması nedeniyle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Tarafların vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacı . . . ve Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Asıl davada davalıdan alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan . TL harcın mahsubu ile bakiye . TL harcın davalı . . . ve Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Birleşen davada davalıdan alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye . TL harcın davalı . . .. ve . . Şirketi'nden tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine, 7-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 8-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce yanlara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 353/1-b-1, HMK'nın 361/1. ve 362. maddeleri gereğince, kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .. temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2026
¸e-imzalıdır .. Üye .. ¸e-imzalıdır . . Üye .. ¸e-imzalıdır . . . Katip .. ¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."