Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1225 E. 2025/1278 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1225
- Karar No
- 2025/1278
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1225 Esas
KARAR NO : 2025/1278
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/07/2025 (Ara Karar)
NUMARASI : 2025/62 Esas
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:
İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... holding grubu şirketlerinden olduğunu, Türkiye'deki bağlı şirketi ... Kimya Tic. Ltd. Şti. olduğunu, müvekkilinin Türkiye'deki eski distribütörü davalının, müvekkili şirketlerin “..." ve "...” markaları altında taklit ürünler satışa sunulduğu tespit edildiğini, müvekkili tarafından İstanbul 4. FSHHM'nin 2024/144 D.İş nolu dosyası altında delil tespiti yapıldıüını, davalının deposunda tespit edilen ürünlerin sahte ürünler olduğunu davalı fiillerinin devam etmesinin müvekkiller açısından çok ciddi zararlar doğuracağını ileri sürerek, müvekkillerinin “...” ve “..." markalarına tecavüz ve haksız teşkil eden ürünlere ve bu ürünlerin üretiminde kullanılan makinelere, araçlara, kalıplara, ambalajlara, etiketlere iş belgelerine, kataloglara ve her türlü tanıtım ve reklam materyaline işbu dava kesinleşinceye kadar HMK m. 389/1 uyarınca el koyulmasına, davalının ticari faaliyetlerinin ve kazançlarının tespiti için davalının 09.12.2014 tarihinden dava tarihine kadar her türlü ithalat, ihracat, imalat, ardiye, depolama, nakliye, fatura ve ticari kayıtlarının bir sureti dosyada muhafaza edilip iade edilmek üzere SMK'nın 150/3. maddesi gereğince tedbiren el konulmasına ve davalının üretim, satış ithalat, ihracat kapasitesine ilişkin bilgi ve belgelerin talep edilmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI:
İlk derece mahkemesince 23/05/2025 tarihli ara karar ile; davacı tarafça dava açılmadan önce tecavüz oluşturduğu iddia edilen kullanımların tespiti yönündenstanbul 4. FSHHM'nin 2024/144 D.İş sayılı dosyasından delil tespiti ile bilirkişi raporu alındığı, davacı vekilince açılan bu davada da kullanımların tespiti yönünden delil tespiti talebinde bulunulduğu, delil tespitinin kabul edilerek davalıya ait depolarda ve internet sitesi incelenip kullanımların tespit edildiği bilirkişi raporu alındığı, değişik iş dosyasında ve mahkeme dosyasında delil tespiti kapsamında alınan raporlardaki tespitler kapsamında ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul edilerek, 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesi, davalı tarafa davacının muhtemel zararlarını karşılamak üzere mahkemece uygun görülen teminatın yatırtılmasına karar verilmesi ters teminata hükmedilmesi dosya ve delil kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle, davacı tarafın sair ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ile, 400.000-TL teminat ile k SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca ters teminat tedbirine karar verilmiştir.
DAVACININ İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZI:
Davacı vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; davalının deposunda tespit edilen toplamda 80.000-EUR değerinde, 24.400 kg. “...” markalı ürüne ilişkin olarak gerek tespit dosyasına gerekse işbu dava dosyasını fatura sunamadığını, müvekkilden ve müvekkilinin markasından haberdar olarak kötü niyetli olarak müvekkilinin ürünleri ürettiği/ürettirdiği, mahkeme tarafından belirlene 400.000-TL'nin ticari hayatta ve ilgili ürünlerin cinsi hayatın ve işbu ticaret alanın olağan akışına göre çok düşük bir değer olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararının üzere kullanımın önlenmesine ilişkin verilmesini, bu hususun kabul edilmemesi halinde ise davalı tarafça ödenmesine karar verilen ters teminat tutarının hak ve nefasete uygun şekilde 4 milyon TL'den az olmamak üzere arttırılmasını talep etmiştir.
DAVALININ İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZI:
Davacı vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; karşı tarafın müvekkili aleyhine tüm iddialarını reddettiklerini, zortada hukuka aykırı bir kullanım veya marka hakkına tecavüz teşkil eden bir eylem bulunmadığını, 2024/144 D.iş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunun, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığını, bilirkişi raporundaki eksik ve hatalı incelemenin bir sonucu olan aleyhe değerlendirmelerin dikkate alınması hukuka aykırılık teşkil ettiğini, "Instagram, Facebook, Linkedln" isimli sosyal medya platformlarında ki ve müvekkil şirketin web sitesindeki tüm paylaşımlar kaldırıldığını, dolayısıyla mevcut durumda herhangi bir kullanım bulunmadığını ileri sürerek, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN KISMEN KABULÜ KARARI:
İlk derece mahkemesince 10/07/2025 tarihli ara karar ile; tüm dosya kapsamı uyuşmazlığa ilişkin mevzuat kapsamında bir bütün olarak değerlendirildiğinde, teminatın taraf menfaatleri arasında denge unsuru oluşturacağı kanaatine varılarak mevcut durumun muhafazası ve davanın etkinliğinin sağlanması bakımından davacının itirazının kabulü ile, mahkememizce verilen 28/01/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına ilişkin olarak HMK'nın 394/4 mad. ve 395/2. maddeleri uyarınca takdir olunan 400.000-TL nakdi teminat bedelinin 2.000.000-TL'ye yükseltilmesine, bu hususta davalı vekiline 1 hafta kesin süre verilmesine, davalı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesi ve itiraz dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; ilk derece mahkemesinin ara kararının, gerekçe içermediğini, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, ihtiyati tedbir kararının hukuki dayanağı bulunmadığını, HMK ve SMK uyarınca zorunlu ihtiyati tedbir şartlarının somut olay bakımından oluşmadığını, 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun, tecavüzü veya tecavüz tehlikesini yaklaşık olarak ispat edici mahiyeti bulunmadığını, ihtiyati tedbir kararının, müvekkil açısından geri döndürülemez zararlara yol açacak olup tedbirde "ölçülülük" ve "menfaat dengesi" ilkelerinin açıkça ihlal edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, dava dilekçesi ve itiraz dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek; davalının sahte biyosidal ürünleri sanki müvekkilinin ürünleriymiş gibi piyasaya sürdüğünü, davalı şirket sahibi hakkında İstanbul 1. FSHCM'nin 2025/295E. sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat yükümlülüğü kuralının fazlasıyla yerine geldiğini, hükmedilen 2.000.000-TL teminatın menfeatler dengesine aykırı olduğunu, davalının ticari defter ve kayıtlarına, bir sureti dosyada muhafaza edilmek üzere suretinin alınması amacıyla el konulması yönündeki, kanuni dayanağı bulunan ve yargılamanın etkinliğini sağlayacak nitelikte haklı taleplerinin reddinin de usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacının ihtiyati tedbire yaptığı itirazın kısmen kabulüne, davalının ihtiyati tedbire yaptığı itirazın reddine dair 10/07/2025 tarihli ara karara ilişkindir. Karar taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince 23/05/2025 tarihli ara karar ile SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilerek, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verildiği, söz konusu red kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacının, itiraz üzerine verilen 10/07/2025 tarihli ara karara karşı istinafında, 23/05/2025 tarihli ara karar ile reddedilen fazlaya ilişkin tedbir taleplerine ilişkin istinaf talebinde bulunamayacağı, somut uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesinin 2024/144 D.İş sayılı dosyasından yapılan delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporu ile yaklaşık ispatın sağlandığı, yargılamanın başında henüz ön incelemesi duruşması yapılıp tahkikata geçilmediği mevcut durumda, ters tedbire karar verilmesinde, davacının itirazı sonrası teminat miktarının artırılmasında davalının ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sırasında değişen delil durumuna göre, tedbirin kaldırılmasının, değiştirilmesinin ya da yeniden tedbir talep edilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,3-Taraflardan harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.22/10/2025