Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/276 E. 2025/1284 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/276
- Karar No
- 2025/1284
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/276 Esas
KARAR NO : 2025/1284
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/11/2023
NUMARASI : 2021/90 Esas, 2023/251 Karar
DAVA: Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Men ve Ref'i
DAVA TARİHİ: 02/07/2018
- BİRLEŞEN 2021/199 ESAS SAYILI DOSYA -
DAVA: Tasarım Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 11/11/2019
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TPE nezdinde 2013/... tescil numarası ile tescil ettir ttasarımın, davalı tarafından hiçbir hakkı olmadığı ve müvekkilden izin almadığı halde üretimini yaptığını, davalının üretimini yaptığı şeker ve çikolata kutusu modeli, müvekkilin tescilli tasarımı ile birebir aynı olduğunu ileri sürerek, tasarıma tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve tecavüzün kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirketin üretmiş olduğu, tasarımın hem kalıp itibariyle hem de ürün itibariyle davacı tarafça tescil edilmiş bulunan tasarım ile aynı olmadığını, davacı tarafça iddia edilen hususlar tamamen kötü niyetli olarak yapılmış gerçek dışı beyanlar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı adına ... tescil numarası ile tescil edilen endüstriyel tasarım tescilinin hiçbir şekilde yenilik içermeyen ve yıllardır piyasaya arz edilmiş durumda olan bir ürün olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirket aleyhine bu usul ve yasaya aykırı tescilli hakkı kapsamında tespit talebinde bulunduğunu ileri sürerek, davalı tarafın endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bilirkişilerce res'en araştırma yükümlülüğü çerçevesinde bulunan 08/05/2011 ve 25/07/2012 tarihli görseller ile davaya konu tasarım kıyaslanmış, tasarımların köşe yuvarlatmaları, aşağıya doğru daralma açıları, kenar yükseklikleri ve genel oran-orantı bakımından bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olarak algılandıklanın, hükümsüzlük talebine konu 2013/... tescil numaralı tasarım, genel geometrik yapısı itibariyle tekniğin ve yaratıcılığın gerektirdiği en basit forma sahip bir tasarım olduğu, tekniğin kullanıldığı zamandan beri üretilen plastik kapların benzer şekilde üretildiği, bu anlamda, 2013/... tescil numaralı tasarımın yenilik niteliği olmamasının yanısıra ayırdedicilik vasfının da bulunmadığı kanaatine ulaşıldığı, yenilik vasfını haiz olmayan tasarım yönünden birleşen davanın kabulüne karar vermek gerektiği, yenilik ve ayırdedicilik kriterini karşılayamayan davacı-birleşen dosya davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesi dolayısıyla, söz konusu hükümsüzlük kararının geçmişe etkili mahiyeti nazara alınarak asıl davadaki aynı tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti ve tazminat talebine yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; asıl davada davalı tarafın tasarım hakkı ihlali gerçekleştirdiğinin bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, davalının asıl davada tahkikat aşaması biterken davayı uzatma amacıyla karşı davayı ikame ettiğini, birleşen- davada davalı/karşı davacının delil sunmadığını, mahkemece atanan bilirkişi heyetinin, davalı/karşı davacı taraf yerine delil araştırması yaptığını, resen araştırma ilkesinin aşıldığını, davalı/karşı davacı yerine delil toplandığını, bilirkişi heyetince bulunan delillerin de tasarım hukukunun ruhuna aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Asıl dava tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması, ortadan kaldırılması; birleşen dava, tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu asıl davada davacı, birleşen davada davalı adına tescilli olan ve 07/10/2013 tarihinde başvurusu yapılan 2013/... numaralı tasarımın başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığının, başvuru tarihinden önce 08/05/2011 ve 25/07/2012 tarihinde kamuya sunulduğunun tespit edildiği, tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz bulunup bulunmadığının mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, bilirkişilerce mutlak yenilik kriterine ilişkin re'sen araştırma yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken toplam 1.230,80 TL ( 615,40 x 2) harçtan, peşin alınan toplam 697,45 TL ( 269,85 + 427,60) harcın mahsubu ile bakiye 533,35 TL harcın asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısından alınarak hazineye irat kaydına, 3-Asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/10/2025