Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1218 E. 2025/1392 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1218
Karar No
2025/1392
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1218 KARAR NO : 2025/1392 KARAR TARİHİ : 25/08/2025

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2025 NUMARASI : 2025/623 Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz - İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 25/08/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/08/2025

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, dava konusu alacağa konu taşıma hizmetlerinden istifade ettiğini, faturalara itiraz etmemiş olmasına rağmen, müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, ayrıca davalının diğer servis sahiplerine yaptığı ödemeleri yalnızca şahsi banka hesabından değil, eşi ve babası gibi üçüncü kişiler üzerinden gerçekleştirdiğinin bilindiğini, bu durumun, davalının alacaklılardan mal kaçırma iradesiyle hareket ettiğini ve ödeme gücü olduğu halde sorumluluktan kaçındığını gösterdiğini, davalının müvekkili gibi çalışan başka servis sahiplerine de ödeme yapmaktan kaçındığını ancak servis komisyonculuğu işine devam ettiğini, müvekkilinin alacağının tahsilininin tehlikeye düştüğünü beyan etmekle, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacağın tahsilinin güvence altına alınabilmesi için davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 406/2. fıkrasında "İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen fıkranın gerekçesinde "özellikle uygulamada farklı geçici hukuki korumaların birbirinin yerine kullanılmasının hatta -ihtiyati tedbir zımmında ihtiyati haciz kararı verilmesi- gibi aslında kanuna tamamen aykırı geçici hukuki koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır." denilmektedir. İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257.maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği anlaşılmaktadır. Yine 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 265.maddesinde; ''Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.'' hükmü bulunmakta olup, maddenin 5.fıkrasında ihtiyati haciz kararına itiraz sonucunda verilen karara karşı istinaf yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur. İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 258/1. maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. Nitekim 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 260/3. maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır. Tüm dosya kapsamı, davacı tarafın iddiaları ile dosyada bulunan sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlendiği üzere rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep konusu alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerektiği, her ne kadar talep eden vekilince aleyhinde ihtiyati haciz talep edilen şirkete taşıma komisyonculuğu hizmeti verildiğinden bahisle düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak ve işlemiş faiz bedellerinin ödenmediğinden bahisle alacaklı olduğu iddiası ile borçlunun borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de; faturanın, tek taraflı olarak ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan belgelerden olması sebebiyle tek başına alacağın varlığını göstermeye yeterli delil kuvvetini haiz olmadığı, faturalara konu hizmetin aleyhinde ihtiyati haciz talep edilene verilip verilmediği hususunu ispata elverişli herhangi bir belgenin bulunmadığı, ayrıca icra takibinde yer alan ödeme emrinin itiraza uğradığı da gözetildiğinde alacağın davalı tarafça kabul edildiği hususunun yaklaşık ispat ölçüsünde sağlandığından bahsedilmesinin mümkün bulunmadığı, alacağın muaccel ve talep edilebilir nitelikte olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat kuralına uygun mahkememizde kanaat oluşturacak nitelikte ve yeterlilikte delil ve belge sunulmadığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 257. vd. maddelerinin ruhuna uygun ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediğinden yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. "gerekçesiyle, Davacı vekilinin davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin reddine, dair karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat yükünün yerine getirildiğini, müvekkilin, 2024’ten itibaren davalı ile taşıma işlerini üstlendiğini, 30.09.2024 tarihli 152.270 TL ve 31.10.2024 tarihli 20.370 TL bedelli faturaları düzenlediğini, faturalara TTK 21/2 gereği 8 gün içinde itiraz edilmediğini, bu durumun zımni kabul niteliğinde olduğunu, Torbalı Vergi Dairesi’nin 01.07.2025 tarihli cevabında, davalının müvekkille olan ticari ilişkiyi beyan ettiğini, faturaların kayıt altına alındığını ve 299.700 TL tutarın bildirildiğinin açıkça görüldüğünü, anılan resmi belgenin alacağın varlığını ve yaklaşık ispat koşulunu fazlasıyla sağladığını, davalının, bazı ödemeleri üçüncü kişiler üzerinden yaptığını, tarafları dahil birçok alacaklıya ödeme yapmadığını, mal kaçırma kastını gösterdiğini. bu davranışın, ihtiyati haczin zorunluluğunu ortaya koyduğunu, Yargıtay kararlarının, faturanın ve BA-BS formlarının ihtiyati haciz bakımından güçlü delil teşkil ettiğini ortaya koyduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davalı hakkında lehlerine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE : Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davacı vekilince, davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak fabrika okul vs ile imzaladığı bir kısım taşıma işlerini müvekkiline yaptırdığı, müvekkili ile belli bir ücret karşılığı taşıma hususunda anlaştıkları müvekkili taşıma hizmetini yerine getirdiği halde bu hususta kestiği fatura bedellerinin ödenmediği, başlatılan icra takbine itiraz edildiği, davalının faturalara itiraz da etmediği, davalının mal kaçırma amacıyla hareket ettiği, ödeme güçlüğü içinde bulunduğu beyanı ile ihtiyati haciz talep edilmiştir. Mahkemece " her ne kadar talep eden vekilince aleyhinde ihtiyati haciz talep edilen şirkete taşıma komisyonculuğu hizmeti verildiğinden bahisle düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacak ve işlemiş faiz bedellerinin ödenmediğinden bahisle alacaklı olduğu iddiası ile borçlunun borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de; faturanın, tek taraflı olarak ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan belgelerden olması sebebiyle tek başına alacağın varlığını göstermeye yeterli delil kuvvetini haiz olmadığı, faturalara konu hizmetin aleyhinde ihtiyati haciz talep edilene verilip verilmediği hususunu ispata elverişli herhangi bir belgenin bulunmadığı, ayrıca icra takibinde yer alan ödeme emrinin itiraza uğradığı da gözetildiğinde alacağın davalı tarafça kabul edildiği hususunun yaklaşık ispat ölçüsünde sağlandığından bahsedilmesinin mümkün bulunmadığı" gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır. İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur. Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre fatura alacağının mevcut olup olmadığı, hizmetin verilip verilmediği hususlarının yargılamaya muhtaç olmasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/623 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz konulması talebinin reddine ilişkin olarak verilen 30/06/2025 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 25/08/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1218, K. 2025/1392, T. 25.08.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1218-e-2025-1392-k-c272a6c934d0