Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1128 E. 2025/1012 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1128
Karar No
2025/1012
Karar Tarihi

T.C. KONYA BAM 7. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO : .... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/08/2025 NUMARASI : ... ESAS ... KARAR DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 29/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2025 Yukarıda tarih ve numarası yazılı ilk derece mahkeme kararı merci tayini için mahkememizce gönderilmiş olmakla, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda dosyadaki belgeler okundu, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜDÜ: İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, yer altı su kuyusu açan, açılan kuyulara pompa yerleştirme işlemlerini yapan, sulama sistemi kuran ve sondaj işi ile iştigal olan basiretli sorumluluk sahibi bir tacir olduğunu, davalı taraf ile kuyu açma ve pompa yerleştirme işi için bir anlaşma sağlandığını, yapılan anlaşma neticesinde müvekkilinin yüklenmiş olduğu edimi yerine getirdiğini ancak davalının bu hususta ödeme yapmaktan kaçınarak borcunu ifa etmediğini, böylece taraflar arasında uyuşmazlık doğduğunu ve dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuru yapılmışsa da anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple dava sonundaki alacaklarının tahsil imkanının kalmama ihtimali sebebiyle davalı tarafların araç ve taşınmazları üzerinde alacaklarına yetecek oranda ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulü ile taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı şimdilik 100,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde;yetki ve görev itirazlarının bulunduğunu, davanın bu şekilde belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını, eldeki davanın 'Ticaret Mahkemesi' sıfatıyla açılmış olup HSK ve sair kararlarla birlikte ticaret mahkemeleri görevine giren işlerde ilçe adliyelerinin değil Konya Merkez Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, bu sebeple işbölümüne göre Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, söz konusu kuyunun yapıldığı yerin mülkiyeti bile davalı kooperatife ait bir yer olmadığını, taraflarının neden ve nasıl sorumlu tutulmuş olduğunun anlaşılamadığını, davacının köye ve kooperatife gelip su bulacağını/çıkaracağını, bu işin uzmanı olduğunu ileri sürerek kendi kendi bir kısım çalışmalar yapıp reklamının yapılmasını istediğini, kooperatif yetkililerinin de kendisine misafirperverlik yapıp meraktan ve iyilikten bir kısım iyilikler yaptığını, davacının kuyu yaptığı dediği yerin bile kooperatife ait bir taşınmaz olmadığını ve davacının kendi kendine ön çalışmalar yapıp sonrasında da bırakıp gittiğini, söz konusu yerin pejmürde ve insan ve mal güvenliğine aykırı olması nedeniyle de davalı kooperatifin kendi cebinden bir kısım çalışmalar yapıp kum, çakıl vs getirtip burayı ıslah edip korumaya çalıştığını, bizzat bu tüm masrafları davalı kooperatifin yapmış olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davacının bir kısım ön çalışmalar yaptığı kabul edilse bile o zaman en fazla bu yaptığı çalışmaların bedelini istemesi gerektiğini, adalet ve hakkaniyetin bunu gerektirdiğini, davacının burada kötüniyetli olup kendisinin hiç yapmadığı iş ve imalatların tümünün bedelini talep ettiğini, yaptığını ileri sürdüğü işlerin ayıplı ve eksik ifa kapsamında olup vaat ettiği suyu bulamadığını ve yarım bırakıp gittiğini, sonradan davalı kooperatifin ve bir kısım köylülerin mecburen ortalığı toparlayıp söz konusu kuyuyu ve etrafını güzelleştirmesi üzerine de şimdi çıkıp gelip böyle bir alacak isteminde bulunduğunu, öncelikle usuli itirazları (görev, yetki, belirsiz alacak davası, ispat, husumet vs) konusunda bir değerlendirme yapılmasını, devamında haksız açılan davanın usulden ve esastan olmak üzere ayrı ayrı nedenlerle reddine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. talep etmiştir.

Karapınar....Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gerekçeli kararında; davacı tarafça huzurdaki davanın asliye ticaret mahkemesi sıfatı ile açıldığı, mahkemece tarafların tacir sıfatının bulunup bulunmadığına ilişkin Vergi Dairesi'ne ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazıldığı, yazılan müzekkere cevaplarının incelenmesinde; davacının 03/02/2022 tarihinden itibaren birinci sınıf tacir sayılıp bilanço hesabına göre defter tuttuğu ve faaliyet kodunun 422102 "su kuyusu açma ve septik sistem kurulum faaliyetleri - kuyu, artezyen vb." olduğu, davalının ise kooperatif olduğu ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 12/11/2021 tarih ve 2020/2 Esas sayılı kararı uyarınca kooperatiflerin tacir olduğuna karar verildiği, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan somut uyuşmazlıkta dava, nispi ticari dava olduğundan mahkememizin görevli olmadığı, söz konusu uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu, HSK Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı ile Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yargı çevresinin Konya İlinin mülki sınırları olarak belirlendiği ve kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği, bu tarihten sonra açılan davalar yönünden mahkememelerinin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapmasının mümkün olmadığı ve huzurdaki davanın 25/04/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmakla mahkemenin görevsizliğine karar verildiği görülmüştür.

Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçeli kararında; HMK'nun 138/1. maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, davacı yanın tacir olduğu eldeki davanın da alacak davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK. 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı, TTK. 4.5. maddeleri gereğince mahkemelerinin görevli olmadığı, (Y. HGK 10.02.2016, 2014/17-2389 E, 2016/129 sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu görülmüş, (özü; Ticaret Mahkemesi'nin görev alanını belirleyen ilam),

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI 2016/4075 E, 2016/14395 K, SAYILI İLAMI. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI 2016/12111 E, 2016/16642 K, SAYILI İLAMI: "1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa Tabi Tarımsal Amaçlı Kooperatifler; tarım ve Köy işleri Bakanlığınını görev alanında bulunan ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa göre kuruluşları yapılan tarımsal amaçlı kooperatif tüzel kişilikleridir. Türlerine göre tarımsal amaçlı kooperatifler: 1-Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 2-Sulama Kooperatifi Tarımsal amaçlı kooperatiflerin amacı; yeteri derecede iktisadi güce sahip olmayan gerkçek kişilerin meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle rasyonel bir şekilde ve ekonomik olarak karşılamak ve temin etmektir. Tarımsal Amaçlı Kooperatifler kapsamında yer alan; Sulama Kooperatiflerinin Amaçları ise; Devletçe ikmal edilmiş veya edilecek sulama tesislerinden alınacak veya her ne suretle olursa olsun tarım sahalarından çıkarılacak suyun ziraatta kullanılması ile ilgili arazi tesviyesi, tarla başı kanalları, tarla içi sulama ve drenaj gibi zirai sulama tesislerini kurmak veya kurulmuş olan sulama tesislerini işletmek, işlettirmek ve bakımını yapmak ve yaptırmak, amacıyla kurulup faaliyet göstermektedir. Bu durumda Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şeklide karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır" şeklindeki emsal kararlar da dikkate alındığında davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkemelerinin görevsizliğine, Karapınar .... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE: Talep, merci tayinine ilişkindir. TTK'nun 4. maddesi; "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2)(Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; davacının 03/02/2022 tarihinden itibaren birinci sınıf tacir sayılıp bilanço hesabına göre defter tuttuğu ve faaliyet kodunun 422102 "su kuyusu açma ve septik sistem kurulum faaliyetleri-kuyu,artezyen vb." olduğu, davalının ise kooperatif olduğu ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 12/11/2021 tarih ve 2020/2 Esas sayılı kararı uyarınca kooperatiflerin tacir olduğuna karar verildiği, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan somut uyuşmazlıkta dava, nispi ticari dava olduğundan söz konusu uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu, HSK Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı ile Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yargı çevresinin Konya İlinin mülki sınırları olarak belirlendiği ve kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 21 ve 22. maddeleri gereğince Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 23/2 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2025

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1128, K. 2025/1012, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1128-e-2025-1012-k-cc1a2a58ae9c