Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1092 E. 2026/51 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1092
Karar No
2026/51
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1092

KARAR NO : 2026/51

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/03/2025

NUMARASI : 2024/132 Esas - 2025/270 Karar

DAVA: Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026

Taraflar arasındaki Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkinin, inşaat yapım işlerinde kullanılmak üzere temin edilen iş makinelerinin imalat, tamirat ve teknik destek hizmetinden ibaret olduğunu, ticari ilişkiler neticesinde davacı tarafından 30.09.2021 tarihinde 100.000 TL bedelinde ... ve ... seri numaralı 2 adet çek ve 31.12.2021 tarihli bir adet senet keşide edilerek hamil ... ...'a teslim edildiğini, davacı tarafından keşide edilen çeklere ve senede dair ödemelerin yapılmadığını, bunun üzerine davalının belirtilen iki adet çeke dayanarak İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatılırken, anılan 31.12.2021 tarihli senede dair de İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, taraflarca iş bu icra dosyalarının takip aşamasında bir araya gelinerek çek ve senet borçlarının ödenmesine ilişkin "20.04.2024 tarihli Şartlı İbra Belgesi" düzenlendiğini, söz konusu şartlı ibra belgesine göre 349.399,08 TL'lik toplam borcun son taksiti ödendiğinde, borçlunun yukarıda anılan 2 adet çek ve senet yönünden tüm borcunu ibra etmiş sayılacağını, ilgili şartlı ibra belgesinden açıkça anlaşılacağı üzere mevzu bahis borç çeklere ve senede ilişkin olduğunu, 30.09.2021 tarihli 100.000'er TL bedelindeki iki adet çek borcunun son ödemesi protokolden bağımsız olarak 09.11.2023 tarihinde İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasına yapılmış olup dosya infaz edildiğini, bunların yanı sıra taraflarca düzenlenen şartlı ibra belgesine binaen ilgili protokol dekont açıklamasına yazılarak davacı tarafından toplam 160.000 TL tutarında ödeme yapıldığını, davacının, şartlı ibra belgesine binaen yaptığı ilk taksit ödemesini 29.04.2022 tarihinde, dördüncü takside ilişkin ödemeyi ise 16.08.2022 tarihinde yaptığını, ödemelerin yedi taksitte son bulması öngörüldüğünden, şartlı ibra belgesi 8. maddesine göre art arda iki taksit bedeli ödenmediği sebebiyle belgenin geçersiz olduğunu, yapılmış olan ödemelerin toplam borçtan mahsup edilmesi gerektiğini beyan ederek, taraflar arası yapılan 20.04.2024 tarihli şartlı ibra belgesine binaen yapılan 160.000 TL tutarındaki ödeme ve hesaplanacak faizler bakımından davacı müvekkilin şimdilik 100 TL yönünden olmak üzere borçlu olmadığının tespitine, borçlu olunmadığına yönelik tespiti yapılan tutarın İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi ... E. sayılı dosya hesabından mahsup edilmesine ve aşkın bedel kalması durumunda taraflarına iadesine, icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yapılmayan tutarın ve hesaplanacak faizin %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen şartlı ibra belgesi dolayısıyla davalıya 160.000 TL ödeme yaptığını aynı zamanda da İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasına ödeme yaparak dosyanın infaz edildiğini ve herhangi bir borcu kalmadığını belirtmişse de, yapılmış ödemelerin borcu kapatmadığını, davaya konu ibra belgesinde borçlu taraf olarak davacı ve grup şirketi olan .... A.Ş yer almakta olup iş bu ibraname İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile 31.12.2021 tarihli 149.399,08 TL'lik senede ilişkin İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasını ve .... A.Ş'nin borçlu olduğu İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyalarını kapsadığını, davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığını, zira İİK madde 71 gereği, borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiği gerekçesiyle takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebileceğini, dolayısıyla da davacının borcu ödediğini kabul etmemekle beraber davacının menfi tespit davası yerine icranın iptalini talep ederek icra mahkemelerinde davasını ikame etmesi gerektiğini, açıkça belirtikleri üzere şartlı ibra belgesi, davacı borçlunun İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile 31.12.2021 tarihli 149.399,08 TL'lik senede ilişkin başlatıldığını, davaya konu İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasını ve diğer borçlu .... A.Ş aleyhine başlattıkları İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyalarını kapsadığını, iş bu ibra belgesinin her iki borçlu tarafından imzalandığını ve belge gereği gerekli ödemeler yapılmadığından icra dosyalarına devam edildiğini, yapılan ödemelerin dosya bedellerinin karşılamadığını beyan ederek, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, İİK m.72/4 uyarınca, davacı borçlunun alacağın %20'sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava, İstanbul Anadolu 23.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasındaki takip yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığına yönelik menfi tespit davasıdır.Tüm dosya kapsamından, her ne kadar davacı tarafça menfi tespit talepli dava açılmış ise de, sunulan beyanlardan icra dosyasının haricen tahsil ile kapatıldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Ayrıca, davacı tarafça icra dosyasına ödemelerin yapıldığı ve haricen tahsil ile icra dosyasının kapatıldığı anlaşıldığından, yargılama giderleri, yapan üzerinde bırakılmış ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Ayrıca her ne kadar davacı tarafça icra takibinde mahsup talebinde bulunulmuş ise de, bahse konu talebin İcra Mahkemelrinde ayrı bir eda davasına konu edilmesi gereken talep olduğu, iş bu davanın ise tespit davası olduğu nazara alınarak bahse konu talep hakkında herhangi bir karar verilmemiştir. Öte yandan her ne kadar davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, yasal koşullar oluşmadığından talebin reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Keşide edilen iki adet çek borcunun son ödemesi protokolden bağımsız olarak 09/11/2023 tarihinde İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasına yapılmış olup, dosyanın infaz edildiğini, bunların yanı sıra taraflarca düzenlenen şartlı ibra belgesine binaen davacı müvekkil tarafından toplam 160.000 TL tutarında haricen ödeme yapıldığını, Şartlı İbra Belgesindeki borcun 2 adet çek ve senet borcuna ilişkin olması, çeklere dayanılarak açılan icra takibinin dosyaya ödeme yapılarak dosyanın infaz edilmesi sebebiyle Şartlı İbra Belgesi'ne binaen yapılan 160.000 TL'lik ödemenin senet borcuna yönelik bir ödeme olarak kabul edileceğini, yapılan bu ödemenin, hiçbir icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirilmemiş olup ayrıca hiçbir borçtan da mahsup edilmediğini bilirkişi raporunda müvekkilinin yalnızca 846,34 TL borçlu bulunduğunu, rapora davalı tarafından itiraz edilmediğini, oysaki icra dosyasında takipte kesinleşen miktar 166.033,45 TL olduğundan ıslah talepleri ile borçlu olmadığının tespit edilmesini istediği miktarın 165.187,11 TL'ye yükseltildiğini, davanın bu aşamasında davalı tarafından dava konusu icra dosyasına 165.187,11 TL'lik haricen tahsil bildirimi gönderilmiş olup, icra takibinin bilirkişi raporunda borçlu olduğu tespit edilen 846,34 TL üzerinden takibin devamının talep edildiğini, bir anlamda davalı tarafın davanın haklılığını kabul ettiğini ancak davayı konusuz bırakarak vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden "bir ihtimal de olsa kurtulma" hesabı yaptığını, davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden tarafları lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ödemelerin icra dosyasına değil "haricen" yapıldığını, ilgili icra dosyası kapatılmamış olup, 846,34 TL yönünden devam ettiğini, haricen tahsil bildiriminin yaklaşık 3 yıl gecikmeli şekilde, dava açıldıktan ve hatta dosyaya bilirkişi raporunun eklenmesinden sonra yapılmış olması olduğunu, borçlu olmadığının tespitini istemiş oldukları miktarın ıslah ile arttırılmış olup, harcı ödenmiş olduğundan vekalet ücretine hükmedilirken miktarın dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiğini, yargılama gideri veya vekalet ücreti hesaplamalarının dosyanın son durumuna göre yapılacağının izahtan vareste olduğunu, davalı tarafın icra dosyasına ilişkin borcun ödendiğini bilmesine rağmen haricen tahsil bildirimi göndermemiş olduğundan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın davalı taraf yaklaşık 2 yıl boyunca icra dosyası borcuna istinaden yapılan 160.000 TL'lik net ödemeyi dosyaya bildirmemiş olduğundan ikame edilmek zorunda kalındığını, bu likit alacağa ilişkin haricen tahsil bildirimi sebepsiz yere yapılmadığından lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davaya konu ödemenin likit alacak olarak değerlendirilmese dahi davalının basiretli bir tacir olması gerektiğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay istikrarlı içtihatlarında menfi tespit davasında hükmedilecek olan kötü niyet tazminatı için paranın likit olma koşulunu aramadığını, davanın, yapılan ödemelerin faizlerinin ayrı ayrı hesaplanıp son dosya hesabından tenzil edilmesi gerekliliğinden ötürü talep konusunun miktarı belirli olmadığından takdir edileceği üzere ileride esas değeri ve harcı tamamlanmak kaydıyla kısmi dava olarak ikame edildiğini, bu hususun davalı tarafın icra dosyasına bildirmek zorunda olduğu alacağın likit olmadığı anlamına gelmediğini, davalının ilgili icra dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunması aleyhine sonuçlanacağından emin olduğu davanın konusuz kalmasına sebebiyet vermesinin, davalı tarafın işbu davanın ikame edilmesine kusuruyla sebebiyet vermiş olduğunu kabul ettiği gerçeğini de doğuracak olup aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedileceği gerçeğini sabit hale getireceğini, davalı tarafından itiraz edilmeyen bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere ilgili icra dosyasında haksızlığı anlaşılan tutar 165.187,11 TL olup, kötü niyet tazminatının da bu tutar üzerinden tarafları lehine hükmedilmesi gerektiğini beyanla İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/132 E. 2025/270 K. sayılı kararının yargılama giderleri, vekalet ücreti ve kötü niyet tazminatına ilişkin hükümleri yönünden kaldırılmasına, borçlu olmadıkları tespit edilen 165.187,11 TL'nin %20'sinden fazla olmak üzere lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile 165.187,11 TL

üzerinden nispi olarak hesaplanacak vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, şartlı ibra belgesine binaen yapılan ödemeler nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti ve borçlu olunmadığına yönelik tespiti yapılan tutarın İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyadan mahsup edilmesi ve aşkın bedel olması durumunda iadesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur .Davalı tarafından davacı hakkında İstanbul Anadolu 21.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, keşidecinin davacı, lehtarın ve hamilin davalı olduğu, 06.10.2021 tarihinde yapılan ibraz üzerine karşılıksız çıkan 30.09.2021 keşide tarihli ... seri nolu 100.000 TL tutarlı çek ile keşidecinin davacı, lehtarın ve hamilin davalı olduğu, 06.10.2021 tarihinde yapılan ibraz üzerine karşılıksız çıkan 30.09.2021 keşide tarihli ... seri nolu 100.000 TL tutarlı çeke dayalı olarak çek bedelleri 194.660 TL , iki adet çek için işlemiş faiz 7.057,10 TL , iki adet çek için komisyon masrafı 583,98 TL, iki adet çek için çek tazminatı 19.466 TL olmak üzere toplam 221.767,08 TL alacağın tahsili istemiyle 24.12.2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmış ve davacı tarafça yapılan ödemeler sonrasında dosyanın infazen kapatılmasına karar verilmiş; yine davalı tarafından davacı hakkında İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, 01.09.2021 keşide tarihli 31.12.2021 vade tarihli 149.399,40 TL bedeli, keşidecinin davacı, lehtarın davalı olduğu senede dayanarak bono bedeli 149.399,40 TL, ödememe protestosu masrafı 304,73 TL, işlemiş faiz 15.881,12 TL, komisyon masrafı 448,20 TL olmak üzere toplam 166.033,45 TL alacağın tahsili istemiyle 03.09.2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmıştır. Taraflar arasında imzalanan ve davacı şirketin borçlu olduğu, davalının alacaklı olduğu 29.04.2022 tarihli şartlı ibra belgesine göre tarafların 349.399,08 TL üzerinden anlaşarak ödemelerin tamamının yapılması halinde davacı şirket tarafından tanzim edilen 2 adet 30.09.2021 tarihli 100.000 TL'lik çek ve 31.12.2021 tarihli 149.399,08 TL'lik senet yönünden borçlunun ibra edileceği, 349.399,08 TL'nin her ay 50.000 TL olacak şekilde 7 taksit halinde ve ilk taksitin 29.04.2022 tarihinde ödeneceği, kalan taksitlerin her ayın 30. günü ödeneceği, yedinci taksitin 30.10.2022 tarihinde ödenmesi halinde tarafların birbirini ibra etmiş sayılacağı, son taksitin ödenmesiyle icra dosyalarındaki borcun kalanından alacaklının feragat edeceği, bakiyesinin tahsil edilmeyeceği, her taksit tarihinden 10 gün geçmesi ve art arda iki taksit ödenmediğinde bu belgenin geçersiz olacağı ve icra dosyasına devam edileceği, yapılmış olan ödemelerin toplam borçtan mahsup edilerek işlemlere devam edileceği kararlaştırılmıştır.Taraflar arasında imzalanan 20.04.2022 tarihli şartlı ibra belgesinden sonra davacı tarafından davalıya 29.04.2022 tarihinde 50.000 TL, 15.06.2022 tarihinde 25.000 TL, 07.07.2022 tarihinde 25.000 TL, 07.07.2022 tarihinde 10.000 TL, 16.08.2022 tarihinde 10.000 TL,16.08.2022 tarihinde 40.000 TL olmak üzere toplam 160.000 TL ödeme yapıldığı ihtilafsızdır. Dosya kapsamına alınan 16.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda, şartlı ibra belgesi gereğince yapılan ödemelerin, İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasına konu edilen 01.09.2021 düzenlenme tarihli 31.12.2021 vade tarihli 149.339,40 TL tutarlı senet borcundan mahsup edileceğinin kabulü halinde 31.12.2021 vade tarihinden, ödemelerin yapıldığı tarihlere kadar işleyecek temerrüt faiz oranına göre ve Türk Borçlar Kanunu'nun 100.maddesi gereğince kısmi ödemeler öncelikle işlemiş faizden mahsup edilerek yapılan hesaplamada, davacının davalıya 839,82 TL asıl alacak, 6,52 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 846,34 TL borçlu olduğu belirtilmiştir. Eldeki menfi tespit davasında davacı tarafça, borçlu olunmayan tutarın İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından mahsup edilmesi talep edilmiş, başlangıçta 100,00 TL harca esas değer bildirilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Menfi tespit davalarının niteliği itibariyle kısmi dava olarak açılması mümkün olmadığından davaya tam dava olarak devam edilmek üzere davacıya borçlu olmadığının tesbitini istediği dava değerinin açıklattırılması, bu değer üzerinden eksik peşin harcın ikmal ettirilmesi, yargılamaya bu suretle devam edilmesi gerekmekte olup, (Yargıtay11. Hukuk Dairesi'nin 2020/6424 Esas ve 2022/415 Karar sayılı kararı) Mahkemece bu doğrultuda 24.12.2024 tarihli duruşmada davacı vekiline harç ikmali yapmak üzere süre verildiği ve verilen süre içinde bilirkişi raporu ile davacının borçlu olmadığı belirlenen değer üzerinden davacı tarafça ıslah dilekçesi verilerek 165.187,11 TL üzerinden harcın tamamlandığı gözetildiğinde dosyaya sunulan ıslah dilekçesinin, dava değerinin belirlenmesine ilişkin olup, dava değerinin 165.187,11 TL olduğunun kabulü gerekir.Davalı tarafından 30.12.2024 tarihinde İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasına verilen dilekçede, takibe konu alacağın 160.000 TL'lik kısmının, taraflar arasındaki 20.04.2022 tarihli şartlı ibra belgesi gereği haricen ödenmek suretiyle tahsil edildiği, 16.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan bakiye 846,34 TL için takibin sürdürüldüğü beyan edilmiş, icra müdürlüğünce 07.01.2025 tarihli tensip kararı ile dosya hesabının yapılması ve hesabın kaydedilmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince de davacı tarafça icra dosyasına ödemelerin yapıldığı ve haricen tahsil ile icra dosyasının kapatıldığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, yasal koşullar oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacı yararına kötüniyet tazminatına ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekip gerekmediği noktasındadır. İİK'nın 72/5. maddesinde, davanın borçlu lehine hükme bağlanması halinde, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği ve takdir edilecek zararın, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olamayacağı düzenlenmiştir.Eldeki davada, davacı tarafından tanzim edilen iki adet çek hakkında davalı tarafça başlatılan icra dosyasına ödeme yapılarak dosya infazen kapatıldıktan sonra bono bedeli yönünden derdest olan icra takibine bilirkişi raporu alıncaya kadar davalı alacaklı tarafından bildirimde bulunulmamış ise de şartlı ibra belgesinde yükümlülüklere uyulmaması nedeniyle davacı aleyhine bonoya dayanılarak takip başlatılmasında davalının haksız ve kötüniyetli olduğu söylenemez.Bu durumda davacı, davalının takibi kötüniyetli olarak başlattığını ispatlayamamış olmakla davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesinin koşulları oluşmamıştır. Buna göre mahkemece davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.6100 sayılı HMK’nın 326/2. maddesi gereğince; kural olarak yargılama giderleri, davadaki haklılık oranına göre haksız çıkan tarafa yükletilir. Yine aynı Kanun'un 331/1. maddesinde de; "...Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder..." biçiminde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayda davacının İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına 10.05.2023 tarihinde 220.718 TL ve 09.11.2023 tarihinde 77.443,28 TL ödeme yaptığı ve icra müdürlüğünce aynı tarihli reddiyat makbuzlarıyla davalı alacaklıya ödeme yapıldığı açık olup, gerek bu ödemelerin gerekse şartlı ibra belgesi kapsamında yapılan ödemelerin varlığından haberdar olan davalının, dava tarihine kadar icra dosyasına herhangi bir bildirimde bulunmadığı gözetildiğinde davanın açılmasına davacının sebebiyet vermediğinin kabulü gerekir. Bu durumda yargılama gideri ile vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerekirken mahkemece aksi şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince kurulan hüküm isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2-İİK 72/5 maddesindeki yasal şartlar oluşmadığından davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harçtan peşin alınan 427,60 TL harç ile 2.820,00 TL ıslah harcının toplamı olan 3.247,60 TL harcın mahsubu ile arta kalan 2.632,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafça yatırılan başvurma harcı ve peşin harç olmak üzere 1.043 TL harç gideri ile 3.160 TL tebligat, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.203 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

6-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına

8-Karar kesin olduğundan bakiye gider avansının HMK'nın 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesi uyarınca yatırana iadesine,

9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.683,10 TL, posta ve tebligat gideri 305,00 TL olmak üzere toplam 1.988,10 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1092, K. 2026/51, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1092-e-2026-51-k-6fd5ccea216f