Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1055 E. 2025/1212 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1055
- Karar No
- 2025/1212
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1055 Esas
KARAR NO : 2025/1212
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2025
NUMARASI : 2025/467 Esas, 2025/535 Karar
DAVALI : HASIMSIZ
DAVANIN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Talep eden ... vekili konkordatonun tasdiki talepli dilekçesinde; müvekkili ...'ın, ... ... Hafriyat Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağı olduğunu ve şirket ile birlikte tüm borçlardan kefil, ciranta vb. şekillerde sorumlu olduğunu, şirketin dövizdeki dalgalanmalar, enflasyon ortamının etkisi, yükse banka faizleri, piyasalardaki daralma, bölge ve çevresindeki kargaşa ortamı nedeniyle sektörde yaşanan sıkıntılardan etkilendiğini ve finansman sıkıntısının artarak devam ettiğini, işbu konkordato projesinin başarıya ulaşması halinde alacaklıların alacağına kavuşabileceğini, şirketin iflası halinde ise alacaklıların alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün olmadığını, müvekkili ...'ın şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolunun konkordato olduğunu, daha önce yaptıkları konkordato başvurularının İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/756 Esas sayılı dosyasından reddedildiğini, önceki konkordato başvurusunda yaşanan eksikliklerin telafi edilmesi ve şirketin mali durumunun yeniden, titizlikle incelenmesi gerektiğini belirterek müvekkilleri bakımından geçici mühlet verilmesine, Mahkemece öngörülen gerekli tedbirlerin alınmasına, kesin mühlet verilmesine, akabinde konkordato talebinin kabulü ve tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:
İlk derece mahkemesince; dosya kapsamı ve komiser heyeti raporlarına göre yapılan değerlendirmede, davacı gerçek kişinin konkordato talep eden davacı şirketin %100 ortağı olduğu, şirketin bir kısım borçlarına kefil olduğu, konkordato talep etme gerekçesinin de bu olduğu, gerçek kişinin ön projesinde şirkete ait taşınmaz bilgilerine yer verildiği, ancak komiser heyetince TAKBİS üzerinden yapılan sorgulama neticesinde davacı şahsa ait 9 taşınmaz olduğu, bu malvarlığına ön projede yer verilmediğinin tespit edildiği, gerçek kişinin konkordato projesinde kaynaklar tablosunda taşınmaz satışına yer verilse de bunun şirkete ait taşınmaz satışından mı yoksa gerçek kişiye ait taşınmazlardan mı elde edileceğinin anlaşılamadığı, konkordato kaynakları arasında yer alan huzur hakkının konkordato talep eden şirket tarafından ödenecek olması ve huzur hakkı ile gerçek kişinin geçimini temin edecek olması gözetildiğinde huzur hakkının tamamının kaynak olarak gösterilmesinin gerçekle bağdaşmadığı, gerçek kişinin konkordato projesinin şirket konkordatosuna bağlı bir proje olduğu ve şirket projesinden bağımsız, kendi kaynaklarını ortaya koyup buna göre ödeme teklifi öngören bir proje olmadığı, kefalet nedeniyle asıl borç yanında bağımsız bir borç doğduğundan kefilin kendi kaynakları ile kaynaklarıyla orantılı bir teklif yapması ve kaynaklar tablosu ile borcun ne zaman ve nasıl ödeneceğinin somut bir şekilde ortaya konması gerektiği, bu minvalde gerçek kişinin projesinin revize edilmesi gerektiğinin komiser raporlarında belirtildiği, komiser raporlarının davacı tarafa tebliğ edildiği, ancak davacı gerçek kişinin komiser raporunda belirtilen hususlarla ilgili projesini revize etmediği, bu nedenle gerçek kişinin projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı gerekçelerine istinaden ...'ın kesin mühlet talebinin reddine karar verlmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Karar yasal süresinde talep eden ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.Talep eden ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili hakkında kesin mühlet kararı verilmesinin projenin başarıya ulaşması için elzem olduğunu, müvekkilinin borçlarının tamamının şirket borçlarına olan kefaletten kaynaklandığını, borçlarının sebebinin şirket tarafından keşide edilen ve ödenemeyen çek ve kredi sözleşmeleri olduğunu, hakkındaki takiplerin hepsinin de şirket borçlarından kaynaklı olduğunu, ayrıca müvekkilinin, şirkete olan borçlarının tamamının da şirkete kazandırılan gayrimenkullerden kaynaklandığını, bu nedenlerle müvekkili gerçek kişi ile şirketin ayrı değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, projenin başarıya ulaşması için gerçek kişinin konkordato koruması altında şirkete hizmet vermesi gerektiğini, ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolunun ilgili kesin mühletten kendisinin de yararlanması olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Talep, davacı gerçek kişi hakkında, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Talep eden ... ile ... ... Hafriyat Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan konkordatonun tasdiki talepli dava Mahkemenin 2025/21 Esas sırasına kaydedilmiş olup bu esas üzerinden 09/01/2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, daha sonra 09/04/2025 tarihli duruşmada, geçici mühletin bu tarihten itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, 30/05/2025 tarihli duruşmada ise şirket yönünden 09/06/2025 tarihinden itibaren 4 ay süre ile kesin mühlet verildiği, talep eden ... yönünden dosyanın tefriki ile Mahkemenin işbu esas sırasına kaydedilerek neticede istinaf başvurusuna konu karar ile kesin mühlet talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı gerçek kişinin vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Geçici komiser heyeti 19/02/2025 tarihli ön raporunda; talep eden ...'ın, şirketin bankalardan kullandığı kredilere şahsen kefaletinden kaynaklı borç tutarının 591.466.598,00 TL olduğu, sunulan projeye göre ...'ın temel gelir kaynağının şirketten olan temettü geliri ve 30.000,00 TL huzur hakkı geliri olduğu, ancak şirketin içinde bulunduğu mali kriz sebebiyle temettü gelirlerinden yoksun kaldığının ifade edildiği, ön projeye göre tasdik tarihinden itibaren alacaklıların alacaklarının %100'ünün %24 faiz ile 36 ay içinde eşit taksitlerle ödeneceğinin teklif edildiği, ayrıca ön projede şirkete ait taşınmaz bilgilerine yer verilmiş olup TAKBİS üzerinden yapılan sorgulama neticesinde ...'a ait 9 taşınmaz olduğu, bu malvarlığına ön projede yer verilmediği, gerçek kişinin konkordato projesinde kaynaklar tablosunda taşınmaz satışına yer verilse de bunun şirkete ait taşınmaz satışından mı yoksa gerçek kişiye ait taşınmaz satışından mı elde edileceğinin anlaşılamadığı, huzur hakkının konkordato talep eden şirket tarafından ödenecek olması, huzur hakkı ile gerçek kişinin geçimini temin edecek olması sebebiyle huzur hakkının tamamının kaynak olarak gösterilmesinin gerçekle bağdaşmadığı, ...'ın konkordato projesinin şirket konkordatosuna bağlı bir proje olduğu, şirket projesinden bağımsız ve kendi kaynaklarını ortaya koyup buna göre ödeme teklifi öngören bir proje olmadığı, kefalet nedeniyle asıl borç yanında bağımsız bir borç doğduğundan kefilin kendi kaynakları ile kaynaklarıyla orantılı bir teklif yapması gerektiği, kaynaklar tablosu ile borcun ne zaman ve nasıl ödeneceğinin somut bir şekilde ortaya konması gerektiği, bu minvalde gerçek kişinin projesinin revize edilmesi gerektiği bildirilmiştir.Geçici komiser heyeti 26/05/2025 tarihli geçici mühlet sonu raporunda; şirketin revize proje ile, borçların tamamını 2 yıl (24 ay) vade ile, aylık eşit taksitler halinde %24 ek faiz ödemesi ile yapmayı teklif ettiği, ...'ın ise projesinin revize edilmediği, mevcut konkordato projesinin ise şirket projesinden bağımsız ve kendi kaynaklarını ortaya koyup buna göre ödeme teklifi öngören bir proje olmadığı, kefalet nedeniyle asıl borç yanında bağımsız bir borç doğduğundan kefilin kendi kaynakları ile orantılı bir teklif yapması gerektiği, kaynaklar tablosu ile borcun ne zaman ve nasıl ödeneceğinin somut bir şekilde ortaya konması gerektiği, projenin revize edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen revize yapılmadığı, neticeten gerçek kişi projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı bildirilmiştir.Uyuşmazlık, konkordato talep eden gerçek kişi hakkında kesin mühlet talebinin reddine yönelik tesis edilen kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. "...Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacılar ... ve ... ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir. Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/571 Esas 2022/4223 Karar sayılı ilamı)Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148).Dosya kapsamından, talep eden ...'ın, ... ... Hafriyat Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. ile birlikte konkordato talebinde bulunmuş olup daha sonra hakkındaki dosya tefrik edilerek işbu esasa kaydedilmiştir. Anılan şirketin, sunduğu proje ile borçlarının tamamını, 3 yıl (36 ay) vade ile, aylık eşit taksitler halinde %24 ek faiz ödemesi ile yapmayı teklif ettiği, talep eden ...'ın teklifinin de aynı şekilde olduğu, ancak şirketin sonradan sunduğu revize proje ile borçlarının tamamını, 2 yıl (24 ay) vade ile, aylık eşit taksitler halinde %24 ek faiz ödemesi ile yapmayı teklif ettiği, buna karşın gerçek kişi ...'ın mevcut projesini revize etmediği anlaşılmıştır. Somut olayda, talep eden ...'ın borcunun, şirketin bankalardan kullandığı kredilere şahsen kefaletinden kaynaklandığı, talep edenin, ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... Hafriyat Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'den bağımsız bir projesi bulunmadığı gibi projesinin başarısının da, yine bu şirketin projesinin başarısına bağlı kılınarak tamamen bu şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, geçici komiser heyeti raporlarında projesinin revize edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen şirket tarafından revize proje sunulmuş ise de, talep eden gerçek kişiye ilişkin bir revize projenin de sunulmadığı, mevcut projenin ise kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği dikkate alındığında bağımsız ve kendine özgü tedbir içermeyen konkordato projesi başarıya ulaşamayacağından Mahkemece, iflasa tabi olmayan talep eden gerçek kişi yönünden kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/467 Esas, 2025/535 Karar sayılı ve 30/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/10/2025