Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2025/1052 E. 2025/1211 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1052
- Karar No
- 2025/1211
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1052 Esas
KARAR NO : 2025/1211
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/05/2025
NUMARASI : 2024/826 Esas, 2025/444 Karar
DAVANIN KONUSU: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 3 ayrı ilama müstenit borcunu icra emrine rağmen ödemediğini, bu durumda İİK'nun 177/4 maddesi uyarınca başka herhangi bir husus araştırılmaksızın iflas kararı verilmesi gerektiğini, ilamlara dayalı Ankara 7. Genel İcra Dairesinin ... Esas ve Ankara 2. Genel İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan ilamlı icra takipleri kesinleşmesine rağmen bir ödeme yapılmadığını belirterek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:
İlk derece mahkemesince; yapılan yazışmalar neticesinde Ankara 2. Genel İcra Dairesinin... Esas ve Ankara 7. Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyalarına konu borçların ödenerek dosyaların infazen kapatıldığının anlaşıldığı, taraf vekillerinin de 29/05/2025 tarihli duruşmadaki beyanlarında ilgili icra dosyalarının infazen kapatıldığını belirttiğinden bahisle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olup davacının dava tarihi itibari ile dava açmakta haklı olduğu kanaati ile davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın açıldığı tarihte davacıların haklı olduğuna ilişkin kabulün yerinde olmadığını, zira ilamlara ilişkin başlatılan icra takibine konu borçların dava açılmadan önce ve dava açıldığı sırada fiilen icra takibi kapsamında tahsil edilmekte olduğunu, davacıların bu tahsil sürecini beklemeden ve icra aşamasındaki tahsilatları gizleyerek doğrudan iflasa başvurmalarının kötü niyetli ve haksız olduğunu, ayrıca talimat dosyasında haczedilen tablolar satış aşamasında olduğu hâlde davacının satışa gitmeden doğrudan iflas yoluna müracaat ettiğini, bu nedenlerle yargılama gideri, harçlar ve vekâlet ücretinin müvekkiline yüklenmesinin açık adaletsizlik olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını, zira davacıların halihazırda yürüyen icra takipleri aracılığıyla alacağını tahsil etme imkanına sahip olduğunu, davacıların elinde de tahsile elverişli hacizli mal bulunduğunu, davacının, alacağını tahsil etmek amacıyla iflas müessesesini bir cebir aracı gibi kullanması ve ödeme bilgilerini mahkemeye sunmayarak 3.310,62 TL'lik tahsilatı da gizlemesi sebebiyle davacının dürüstlük kuralına aykırı olarak kötüniyetli davrandığını, davanın konusuz kalmasına rağmen davacı taraf lehine 30.000,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesinin isabetsiz olduğunu, icra dosyasında yer alan haczedilmiş ve kıymet takdiri yapılarak satışa hazır hale getirilmiş malvarlığı mevcutken bu belgelerin hiç değerlendirilmeden karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 177. maddesi uyarınca doğrudan iflas istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacılar vekili, ilama dayalı borcun icra emrine rağmen ödenmediğinden bahisle İİK'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi uyarınca davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.Davanın yetkili asliye ticaret mahkemesinde açıldığı, davacının iflas avansı ve masraflarını yatırdığı, ilanların yapıldığı anlaşılmıştır.
Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/02/2020 tarih ve 2018/268 Esas 2020/88 Karar sayılı kararının incelenmesinde, davacının...İnşaat Kimya Turizm Tarım İç ve Dış Tic. San. Ltd. Şti. (eldeki davanın davalısı), davalıların ise ... (eldeki davanın davacısı) ile ... (eldeki davanın davacıları olan ..., ... ve ... 'ın murisi) olduğu, alacak istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile, 710.000,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 700.000,00 TL'sinin harç tamamlama tarihi olan 31/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 09/11/2020 tarih ve 2020/1221 Esas 2020/1217 Karar sayılı kararı ile, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, işbu kararın da taraflarca temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25/01/2022 tarih ve 2021/1186 Esas 2022/272 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği, akabinde Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/03/2022 tarih ve 2022/91 Esas 2022/184 Karar sayılı kararı ile, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23/01/2024 tarih ve 2022/3553 Esas 2024/334 Karar sayılı ilamı ile, onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Ankara 7. Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının eldeki davanın davacıları, borçlunun ise eldeki davanın davalısı şirket olduğu, 29/11/2022 tarihinde başlanan ilamlı icra takibi ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25/01/2022 tarih ve 2021/1186 Esas 2022/272 Karar sayılı ilamına konu vekalet ücreti ile Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/03/2022 tarih ve 2022/91 Esas 2022/184 Karar sayılı kararına konu ilam vekalet ücreti ve yargılama gideri ile işlemiş faiz alacağından kaynaklı toplamda 59.802,97 TL'nin tahsilinin talep edildiği, icra emrinin 12/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, Mahkemece sorulması üzerine 26/05/2025 tarihinde yapılan dosya hesabına göre dosya borcunun 110.394,86 TL olduğunun bildirildiği, 27/05/2015 tarihinde ise borçlu tarafından 107.084,24 TL yatırıldığı, 28/05/2025 tarihinde yapılan dosya hesabına göre dosya borcunun bulunmadığı, aynı tarihli reddiyat makbuzuna göre ise alınması gereken harçların düşülmesinden sonra alacaklıya 99.593,99 TL ödeme yapıldığı, 28/05/2025 tarihi itibariyle borcun bulunmadığı, dosyanın infazen kapatıldığı hususunun Mahkemeye bildirildiği anlaşılmıştır.Ankara 2. Genel İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının eldeki davanın davacıları, borçlunun ise eldeki davanın davalısı şirket olduğu, 04/04/2024 tarihinde başlanan ilamlı icra takibi ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23/01/2024 tarih ve 2022/3553 Esas 2024/334 Karar sayılı ilamına konu vekalet ücreti ile işlemiş faiz alacağından kaynaklı toplamda 17.390,00 TL'nin tahsilinin talep edildiği, icra emrinin 19/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, Mahkemece sorulması üzerine duruşma tarihi olan 29/05/2025 tarihi itibariyle dosya borcunun 29.981,00 TL olduğunun bildirildiği, 26/05/2015 tarihinde ise borçlu tarafından 29.981,00 TL yatırıldığı, 27/05/2025 tarihinde dosyanın infazen kapatıldığı hususunun Mahkemeye bildirildiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde, "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında alacaklının talebi ile evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas halleri maddenin 1. fıkrasında 4 bent halinde "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa; 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa; 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,.." şeklinde sayılmıştır. Bu maddedeki ilam kavramından her türlü ilamı değil, para ve teminat alacaklarına ilişkin ilamları anlamak gerekir. İİK'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek olmasa da, takibin dayanağı ilam için icranın geri bırakılması kararı alınması halinde ilamın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekir. Somut olayda, icranın geri bırakılması yönünde bir kararın bulunmadığı gibi davalının da aksini iddia etmediği, yukarıda ayrıntıları açıklanan ilamlara konu alacakların tahsili amacıyla başlatılan ilamlı icra takibi kapsamında icra emri tebliğine rağmen borcun ödenmediği, buna göre İİK'nun 177/1-4 maddesinde belirtilen doğrudan doğruya iflas halinin gerçekleştiği, alacaklının icra dosyası kapsamında alacağın tahsiline yönelik haciz ve satış işlemi yapmadan işbu eldeki davayı açmasına yasal olarak bir engelin bulunmadığı, icra takiplerine konu alacakların işbu dava açıldıktan sonra ödenmesi sebebiyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamakla birlikte ayrıca davalı, dava tarihinde dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davacı lehine vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinde ve harcın davalı tarafa yükletilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Aynı yönde Yargıtay 23. HD'nin 2015/4842 Esas 2016/3663 Karar sayılı ilamı).Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/826 Esas, 2025/444 Karar sayılı ve 29/05/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/10/2025