Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1037 E. 2025/1409 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1037
Karar No
2025/1409
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C.T.T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1037 KARAR NO : 2025/1409

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.06.2025 NUMARASI : 2025/765 Esas 2025/674 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.12.2025

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı dava dilekçesinde; 06.05.2022 tarihinde, davalı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan araç sürücüsünün tam kusurlu hareketi sonucu, davacıya ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bilirkişi raporuna göre aracında kazaya bağlı olarak 35.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğunun tespit edildiğini, bu tespitin, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1374 Esas sayılı önceki dosyada sunulan bilirkişi raporunda yer almakta olduğunu, ancak söz konusu davada, davalı cevap dilekçesi bile vermemesine rağmen, davacı (kendisinin) vekilinin duruşmalara mazeretsiz katılmaması nedeniyle 2025/25 sayılı kararla davanın açılmamış sayıldığını, davanın esasına girilmeden sonuçsuz kaldığını, bu nedenle yeniden dava açma hakkını saklı tutarak iş bu başvuruyu bizzat açtığını, araçtaki güncel değer kaybının 71.673,54 TL seviyesine ulaştığını, davalı ... şirketinin, söz konusu kazada sigortalı olan aracın kasko poliçesi kapsamındaki sorumluluğu gereği zararını karşılamakla yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı bedeli olmak üzere şimdilik 71.673,54 TL tutarındaki değer kaybı tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu; davaya konu değer kaybı talebinin dayanağı olan kazanın 06.05.2022 tarihinde meydana gelen kaza olduğu, daha önce davanın 27.12.2023 tarihinde açıldığı ve 09.01.2025 tarihinde karara bağlandığı, dosyanın taraflarca takip edilmeyerek ikinci kez müracaata bırakılması sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesindeki düzenleme ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; işbu dosya ile mahkemenin 2023/1374 Esas sayılı dosyasının taraflarının ve dava konusunun aynı olduğu, ilk davanın 2023/1374 esasına kayıtlı dava olduğu, bu davanın açılmamış sayılması ile sonuçlandığı ancak henüz kararın kesinleşmediği, bu sebeple derdest olduğu, işbu davanın ise daha sonra açıldığı, her iki davada talep sonucu, dava konusu ve tarafların aynı olduğu ve verilen kararın kesinleşmediği görülmekle, bir davanın açılmasından sonra, aynı davanın bir kez daha mahkeme önüne getirilmesinde davacının herhangi bir hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerektiği, gerekçesiyle; “Dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine,” karar verilmiş hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı, istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, mahkemece daha önce açılan davanın henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle açılan davanın usulden reddine karar verildiğini, bu durumun usul ekonomisine açıkça aykırı olduğunu, önceki kararın taraflara tebliğ edildiği ve süresi içinde istinaf edilmediğinden hukuken kesinleştiğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, söz konusu kararın kesinleştiğini ve eldeki dosyada derdestlik teşkil etmeyeceğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı nedeniyle, maddi tazminat istemidir. İlk derece mahkemesi tarafından davacının, aynı tarafa karşı aynı talep nedeniyle dava açtığı ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, söz konusu kararın henüz kesinleştirilmemiş olması nedeniyle, davanın derdest olduğu, bu nedenle, dava kesinleşmeden aynı taleplerin dava konusu yapılamayacağı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, aynı taraflar arasında aynı talepler çerçevesinde açılan davanın, açılmamış sayılmasına karar verilmesinden sonra, yeniden dava açılması için kararın kesinleşmesinin aranıp aranmayacağına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-ı bendinde derdestlik, dava şartları arasında yer almıştır. Bir davanın derdest olması demek, davanın görülmekte olmasıdır. Derdest olan dava, yeniden açılamaz. Derdestlik dava şartı nedeniyle, davanın usulden reddedilebilmesi için şu üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: 1) Aynı davanın iki kere açılmış olması, 2) Birinci davanın görülmekte olması, 3) Birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olmasıdır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında daha önce açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği durum açısından, derdestlik değerlendirildiğinde; davanın açılmamış sayılması kararı ile (davanın) açılmasıyla meydana gelen sonuçlar ortadan kalkar. Davanın açılması ile doğmuş olan derdestlik durumu, açılmamış sayılması kararının kesinleşmesi ile son bulur. Bu nedenle, aynı taraflar açısından aynı talepler çerçevesinde daha önce açılmamış sayılmasına karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği durumda, aynı taraflar arasında yanı konuda açılan davada derdestlik söz konusu olacaktır. Ancak; derdestlik dava şartı olumsuz dava şartı olup, (davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte (derdest) olmaması yönündeki olumsuz dava şartı), HMK'nın 115/2 maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." denildiğinden, taraf iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle, olumsuz nitelikte olan dava şartı noksanlığının giderilip giderilmeyeceği, değerlendirilmelidir. (Davanın açılmamış sayılmasına yönelik karar kesinleşmemişse, kesinleşmesinin sağlanması için taraflara süre verilip sonucunun beklenmesi gibi) Bu yöndeki uygulama; HMK'nın 115/2 maddesindeki düzenleme ve HMK'nın 30. maddesindeki “Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” düzenlemesinin değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, davacı eldeki davaya ilişkin olarak dava dilekçesinde, aynı talepler çerçevesinde daha önce açılan ve mahkemece takip edilmemesi nedeniyle, açılmamış sayılmasına karar verilen ve henüz kesinleşmeyen davayı takip etme iradesi olmadığını açıkça ifade etmiştir. Söz konusu davada verilen kararın kesinleşmesi halinde, daha önce açılan dava bütün sonuçları ile ortadan kalkacağından, davacının davayı bir karar olmaksızın (kararın kaldırılması gibi) tek taraflı iradesi ile takip etme imkanı olmadığı da gözetildiğinde, öncelikle davacıya, daha önce açılmamış sayılmasına karar verilen davayı kesinleştirmek üzere gerekli işlemleri yapması için makul bir süre verilerek, verilen süre içerisinde davacının gereğini yerine getirmemesi halinde, davanın bu takdirde dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, davacının verilen süre içerisinde, sürenin gereğini yerine getirmesi ve kararın kesinleşmesi halinde olumsuz dava şartındaki noksanlığın giderildiği kabul edilerek yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-(4).(6) maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklanan hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 17.06.2025 tarih 2025/765 Esas 2025/674 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-(4).(6). maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf eden davacı tarafından yatırlan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacıya iadesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 4-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ...

Üye ...

.

Katip ...

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/1037, K. 2025/1409, T. 14.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1037-e-2025-1409-k-867ae0ba8f2b