Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/102 E. 2026/1068 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/102
Karar No
2026/1068
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/102 KARAR NO : 2026/1068

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/486 KARAR NO : 2024/771 DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 08/11/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kay. Zarar Nedeniyle) DAİRE KARAR TARİHİ : 22/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/05/2026

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2024 Tarih ve 2023/486 Esas 2024/771 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında 24.943.018,25 TL’si kaçak elektrik bedeli, 133.029,43 TL’si gecikmiş gün faizi ve 23.945,30 TL’si faizin KDV’si olmak üzere toplam 25.099.992,98 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takipte dayanak olarak 100204961630 sözleşme hesap numaralı kaçak enerji tüketim bedeli gösterilmiştir. YANIT : Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile alacaklı tarafın takibe konu faturayı tebliğ etmediğini, temerrüte düşmediğini, işletilen faizin hukuki dayanağının bulunmadığını, faturayı, fatura içeriğini kabul etmediğini ileri sürerek, tüm borca, faize, faize oranına itiraz etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; İzmir 18. İcra Müdürlüğü’nün 2023/762 sayılı dosyasında davalının 8.549.477,17 TL’si asıl alacak, 25.529,69 TL’si faiz ve 4.595,34 TL’si faizin KDV’si olmak üzere toplam 8.579.602,20 TL borca itirazının iptaline, Takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin isteğin reddine, tarafların koşulları oluşmayan tazminat isteklerinin reddine, dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -şirketçe tahakkuk ettirilen faturalar doğru hesaplanmış olup EPDK mevzuatına uygun olarak düzenlendiğini, son bilirkişi tarafından yapılan tespitin hatalı olduğunu, -kaçak enerji kullandığı tespit edildiğini ve K/34780 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek 610001307473 Kod numaralı 24.943.018,25 TL tutarlı fatura oluşturulduğunu, -çalışma saati dikkate alınarak (180 x 721,14 kW x 21 = 2.725,909,200 kWh) kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesinin "1,5" katı ile çarpılması sonucu elde edilen tutar, 19.06.2022 tarihi ile 21.12.2021 tarihi arası 180 günlük kaçak kullanıma bağlı ek tüketim için 721,14 kW tespit gücü üzerinden 21 çalışma saati dikkate alınarak 180 x 721,14 x 21 = 2.725.909,200 kWh'lık tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi ile çarpılmasıyla, elde edilen tutar ile toplanarak 24.943.018,25 TL lik fatura oluşturulduğunu, - mevzu bahis kaçak kullanımda, kullanım yerinde mevcut abonenin şebekeden gelen branjman kablosuna müdahale ederek, üç fazını kontaktör sistemine bağlamak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildiğini, müdahalenin branjman kablosuna yapıldığı, hem tespit hem de dosyaya sunulu görseller ile sabit olduğunu, - davalının da açıkça belirttiği üzere branjman kablosu dağıtım sistemi sayılmakta olup davalının hem dağıtım sistemine müdahale ederek harici hattını kondaktör sistemine bağladığı hem de yasal tesis edilmiş sayacından geçirmediği elektriği kullanması sebepleriyle yönetmeliğin harici hatlara uygulanan yönetmeliğin 42/1-b maddesinin uygulanacağı kabul edilmeli iken 42/1-c maddesi ve devamı hükümlerine göre hesaplama yapılmış olması yönetmeliğe aykırı olduğunu, - kaçak kullanım uyuşmazlıklarında çözümleyici nitelikteki yönetmeliğin ilgili maddelerinin hiçbir yerinde fiili olarak kullanılan kablo kesitinin hesaplamalara dahil edilerek göz önüne alınmasına dair hüküm bulunmadığını, tespit sonrası değerler üzerinden hesaplama yapılması yönetmelikte mevcut olsa da kaçak kullanım şekline uymaz iken kablo kesitinin hesaplamaya baz alınması ise yasal mevzuat gereği uygulama alanı bulunmadığını, - uzunca bir süredir kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildiğinden, 180 günlük kaçak kullanım tahakkuku yapıldığını beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır. Yapılan yargılama sırasında alınan elektrik mühendisi bilirkişiden alınan rapor benimsenerek davanın kısman kabulüne karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK.nun 266 ve devamı maddeleri uyarınca; Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK.'nun 278-279.maddesine göre, bilirkişi raporu; Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. Hükme dayanak alınan tek kişiden oluşan elektrik mühendisi bilirkişi raporuna her iki taraf vekili de nedenlerini açıklayarak itiraz etmişler ancak mahkemece itirazların karşılanması sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmiştir. Mahkemece, üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna rapor hazırlatılması, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili hükümlerine göre hesaplama yaptırılması, taraf ve dairemiz denetimine elverişli, tarafların tüm itirazlarını karşılayan bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, itiraza uğrayan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı tarafça bildirilen istinaf talebinin bu sebeple kabulü ile, kararın 6100 sayılı Hmk 353-1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2024 Tarih ve 2023/486 Esas 2024/771 Karar sayılı kararının 6100 sayılı 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Belirtilen eksiklikler giderilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi için dosyanın mahkemesine İADESİNE, İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince kurulacak hükümde dikkate alınmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 22.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/102, K. 2026/1068, T. 08.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-102-e-2026-1068-k-b1bc2cc7ec98