Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1016 E. 2025/1123 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1016
- Karar No
- 2025/1123
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1016
KARAR NO: 2025/1123
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/02/2025
NUMARASI: 2023/780 E.2025/94 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 29/05/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/02/2025 tarih ve 2023/780 E - 2025/94 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; İş bu dava ile istirdatı istenen Halk Bankası ... Şubesi'nin ... Seri nolu 150.000,00-TL bedelli 15/06/2023 tarihli çek ile ... müvekkilinin ve mezkur çekin keşidecisi olan ... hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin tedbiren durdurulması gerektiğini, keza işbu davalarının neticesinde çekin istirdadına karar verilmesi halinde kötüniyetli davalı şirket çek bedelini çoktan tahsil etmiş olacağını, müvekkilinin ayrıca bedel için de bir başka istirdat davası açması gerekeceğini, bu nedenle hem usul ekonomisi gereği hem de taraflarınca belgeler ile yaklaşık ispat kuralı sağlanmış olduğundan öncelikle teminatsız olarak Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasını talep etiklerini müvekkilinin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/532 Esas sayılı dosyasında çek iptali için teminat yatırdığını, ancak davalı şirket mezkur dosyaya çeki ibraz etmeyerek kanunu dolanma yoluna gittiğini, müvekkili ve keşideci hakkında icra takibi başlattığını, kendinden önceki ciranta olan ...'ne karşı icra takibi başlatmadığını, hal böyle iken davalı şirketin müvekkili ve keşideci ... hakkında başlatmış olduğu icra takibinin işbu dosyada alınacak ihtiyati tedbir kararı ile takibin durdurulması halinde davalı şirketin hiçbir maddi zararı bulunmayacağını, keza ciro silsilesi gereği davalı şirket iyi niyetli olması halinde kendinden önceki cirantaya karşı da takip başlatması gerektiğini ve bunun sonunda alacağını daha da garanti altına alabileceğini mamafih Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası hakkında sayın mahkemenizce tüm borçlular yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesi halinde davalı şirket kolaylıkla kendinden önceki cirantaya başvurarak alacağını tahsil edebileceği hukuki bir gerçek olduğunu, davalı şirketin de çok iyi bildiği üzere müvekkilinin adına atılmış sahte ciro ile çekin iptal edileceği hususunda bir şüpheleri bulunmadığını, bu nedenledir ki istirdatı istenen çekin hakkında ödeme yasağı konulduğunu 15/06/2023 tarihinde öğrenmelerine karşın yasağı koyan mahkemeyi de bilmelerine rağmen istirdatı istenen çeki ellerinde 2 ay kadar bekletildiğini, daha sonra ise çeki mahkemeye ibraz etmek yerine icra takibi başlatarak tabiri caizse çek bedelinden vurgun yapıp kaçmayı hedeflediklerini, açıkladıkları nedenlerle husumetli oldukları müvekkiline zarar verme amacı taşıdıklarının aşikar olduğunu, son olarak davalarının haklılığının bir an önce tespiti için istirdatı istenen çekteki sözde müvekkiline ait olan ciro ile müvekkilinin yazı karşılaştırmasının yapılması için tensiben karar verilmesini talep etiklerini, müvekkilinin sayın mahkemenin talep edeceği her an yazı örnekleri vermek üzere hazır edebileceğini açıklanan nedenlerle ve sayın mahkemenizce resen nazara alınacak hususlar nedeniyle Öncelikle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tüm borçlular yönünden takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, müvekkilinin elinden rızası dışında çıkan Halk Bankası ... Şubesi'nin ... Seri nolu 150.000,00-TL bedelli 15/06/2023 tarihli çekin istirdadına, müvekkilinin Halk Bankası ... Şubesi'nin ... seri nolu 150.000,00-TL bedelli 15/06/2023 tarihli çekin meşru hamili ve alacaklısı olduğunun tespitine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin zayi olmadığını, ödeme kastı ile müvekkili şirkete verildiğini, zayilik durumunun rıza olmaksızın elden çıkmayı anlattığını, yine bir diğer şart ise çeki elinde bulunduranın çeki, kötü niyetli veya ağır kusurlu iktisap etmiş olması durumu olduğunu, görüleceği üzere davaya dair hiçbir koşulun gerçekleşmediğini, davacı yanın borçtan kurtulma gayesinde kötü niyetli ve mahkemeyi yanıltma hali içerisinde olduğunu, bu suretle işbu davanın reddi gerektiğini, ayrıca mevcut ihtiyati tedbir nedeniyle alacağını alamayan ve dahi icra işlemlerine devam edemeyen müvekkilinin alacağının semeresiz kalma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, yargılama neticesinde davacının haksızlığının ortaya çıkacağını, kaldı ki semeresizlik riskinin dışında ödeme yapılsa dahi mevcut ekonomik koşullar göz önünde bulundurulduğunda paranın değer kaybı karşısında 15/06/2023 vadeli 150.000,00-TL alacağın eriyeceğinin yadsınamaz bir gerçek olduğunu, takip faiz oranıyla karşılanamayacak derecede müvekkilinin mağdur edileceğini, bu doğrultuda öncelikle ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarını tekrarla güncel takip kapak hesabı üzerinden teminat yatırılmasını talep ederek, takibin durdurulması içerikli ihtiyati tedbir ara kararından sarfı nazar edilerek bu aşamada takip dosyasının kaldığı yerden devamına, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin kuvvetle muhtemel mağduriyeti göz önünde bulundurularak takip dosyasının güncel kapak hesabı üzerinden çıkan tutarın dosyaya yatırılarak alacağın güvence altına alınmasına; aksi halde takibin kaldığı yerden devamına, davacı yan haksız ve kötü niyetli olup haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama giderleri, masraflar ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre dava konusu çekteki birinci ciro imzasının davanın el ürünü olmadığı, davacı adına ciranta imzanın takliden atıldığı, davalının bu çeki davacıdan ödeme amaçlı aldığını savunduğu halde arada dava dışı ... Ltd. Şti.'nin cirosunun olduğu ve bu şirketin cirosundan sonra çekin davalıya geçtiği, davalının eser sözleşmesi nedeniyle davacıdan alacağının olup olmamasının eldeki davanın konusu olmadığı, davalının eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacıdan bir alacağı varsa bile ciro silsilesi kopuk ve davacı adına ciranta imzanın takliden atılmış çeke dayanarak alacağının tahsili amacının da iyiniyet kapsamında değerlendirilemeceği görüş ve kanaatine varılmış ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davanın kabulü ile dava konusu Türkiye Halk Bankası ... Şubesi'nden verilme, keşidecisi ... olan, 15/06/2023 keşide tarihli, ... seri numaralı, 150.000,00-TL bedelli çekin meşru hamilin davacı olduğunun tespiti ile bu çekin davalıdan istirdatına ve davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı şirket vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı yanca, 01/06/2023 tarihinde Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/532 Esas sayılı dosyası ile davaya konu çekin iptali yönünde başvuru gerçekleştirilmiş olup taraflarınca söz konusu dosyaya da müdahale talebinde bulunulduğunu, Keşidecisi ... olan Halk Bankası ... Şubesi’nin ... Seri nolu ve 150.000,00 TL bedelli 15/06/2023 tarihli çekinin kaybedildiği; nerede ve ne zaman kaybedildiği hususunun ise bilinmediği belirtilmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, yine davacının mezkur çeki tedavüle çıkarmak gibi bir amacı bulunmadığından çekin cirolanmadığı hususunun da gerçeği yansıtmamakla söz konusu çekin müvekkili şirkete davacı tarafından verildiğini, ancak davacı yanın menfaatinin kasıtlı kötü niyetli hareket edildiğini, müvekkili şirketin, inşaat işleri yapımı üzerine kurulmuş bir şirket olup davacıya ait Kayseri ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan ... ada ve ... parsel no'lu taşınmaz üzerine inşaa edilen villa tipli meskenin kapı, mermer, merdiven gibi inşaat işlerini yaptığını, esasında taraflar arasında eser ilişkisinin mevcut olduğunu, bu hususa dair yapılan işler yönünden davacı yana faturanın da kesilmiş olup davacının işbu faturaya herhangi bir itirazının da bulunmadığını, müvekkilince gerçekleştirilen işlerin bahse konu faturada açıkça yazılmış olup yüklenilen işin müvekkilince eksiksiz bir biçimde yerine getirildiğini, ritekim dosyada mevcut 16.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirketin defter tasdiklerinin zamanında yapıldığı ve tasdiklerin usulüne uygun olduğunun belirtildiğini, gerekirse iş görülen ilgili yerde keşif yapılarak üstlenilen iş ve işlemlerin tespitinin yapılmasının da mümkün olduğunu, müvekkilince gerçekleştirilen işlerin bahse konu faturada açıkça yazılmış olup yüklenilen işin müvekkilince eksiksiz bir biçimde yerine getirildiğini, nitekim söz konusu faturadan görüleceği üzere müvekkili şirketin yüklendiği işin karşılığında ise iş sahibi davacının; toplamda 608.673,50 TL bedel ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, işbu alacağın bir kısmının davacının da kabulünde olduğu üzere başkaca çekler ile ödenmiş olup yine 150.000,00 TL'lik kısmı için ise söz konusu çek davacı yanca müvekkiline verildiğini, ayrıca bir kısım alacağın ise henüz ödenmemiş olup tahsili yönünde tüm haklarının saklı olduğunu, bir kısım ödemelerini çek ile yapan davacının işbu çeki de müvekkili şirkete ödeme amaçlı vermiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, çekin müvekkilince ele geçirildiği gibi söylemlerin asılsız, art niyetli ve mahkemeyi yanıltma kastı içerdiğini, dosyaya sunulu yazışma içeriklerinin incelendiği vakit çeki müvekkili şirkete davacının verdiğinin açıkça görüleceğini, nitekim davacı yanca dava dilekçesi ekinde sunulan araç içerisinde çekildiği görülen ve birisinin bacağının üzerinde görülen çek görüntüsü fotoğrafının; müvekkiline aynı şekilde whatsapp isimli konuşma uygulaması üzerinden 16.03.2023 tarihinde gönderildiğini, davacının müvekkiline veyahut da başka birisine söz konusu çeki verme niyetinin bulunmaması halinde müvekkiline fotoğrafını gönderme maksadının muallak kalacağını, bu durumun ise davacı yanın iddialarının hayatın olağan akışı ile uyum içerisinde olmadığını açıkça gösterdiğini, davacı yanın borçtan kurtulma maksadı içeren davası hukuka ve hakkaniyete aykırılık içerdiğini, kaldı ki dosya içerisinde yer alan, söz konusu telefon numarası sorgusundan telefon numarasının davacı adına kayıtlı olduğunun görüldüğünü, davacı yanın ödeme hususunda mevcut çeki cirosuz teslim ettiğini, akabinde bu durumun fark edilmesi üzerine kendisine bilgi verildiğini, eksikliğin giderilmesinin istendiğini, ancak davacı yanın çek cirolamanın nasıl yapılacağını bilmediğini belirttiğini, bunun üzerine de müvekkili tarafından ne şekilde yapılacağının anlatıldığını, bunun üzerine davacı yanın, ''o dediklerini sen yap gönder, ben imza atayım'' diyerek çeki geri istediğini, müvekkili yanca çek geri iade edildiğini, aradan kısa bir süre sonra çekin müvekkili şirkete geri verildiğini, zira yazışmalarda da bu hususun görüldüğünü, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere taraflar arasında akrabalık ilişkisinin söz konusu olup müvekkilince iş bu imzanın davacı yanca atılmadığı kanaati doğmamakla birlikte hiçbir şüphe duyulmadığını, ancak gelinen süreçte ve davacı iddialarının karşısında şüphesi kuvvet içerir ki bilinçli olarak ismini müvekkiline yazdırdığını, davanın çek istirdadı davası olup bilindiği üzere davacının, müvekkilinin çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerektiğini,
her ne kadar taraflarının çeki edinme nedenini veyahut aradaki alacak borç ilişkisini açıklama mecburiyeti bulunmasa da davanın aydınlatılması amacına binaen taraflar arasındaki eser ilişkisine açıklık getirildiğini, bu hususun çekin “mücerretlik” vasfından kaynaklandığını, 6102 Sayılı TTK’nın 792. maddesinde “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünün düzenlendiğini, oysa söz konusu çekin taraflarına davacı yanca inşaat işleri karşılığında ödeme maksatlı verildiğini, ticaret hükmü gereğince ispat yükümlülüğü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olmakla da kalmamakta; davacının bu hususların yanı sıra ayrıca taraflarınca çekin kötüniyetle iktisap edilmiş olduğunu veya taraflarının iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiğini, işbu davanın ön şartı çekin zayiliği olup dava konusu çekin zayi olmadığını, ödeme kastı ile müvekkili şirkete verildiğini, zayiliğin ise rıza olmaksızın elden çıkmayı anlattığını, davacı ... tarafından müvekkili şirkete verilen çekin; müvekkili şirketçe de işbu... isimli şirkete borcuna karşılık verildiğini, ancak cironun unutulduğunu, ... isimli şirket ile müvekkili şirket arasında da ticari ilişki mevcut olup müvekkili şirketin... isimli şirkete olan borcunu olarak ödemesi üzerine çekin ilgili firmadan geri alındığını, her ne kadar davacı yanca bu hususta art niyet ithamlarında bulunulmuşsa da açıklandığı üzere esasen ilgili şirketin müvekkili şirkete borcunun bulunmayıp müvekkili şirketin ilgili şirkete borcu olduğunu ve bu borcun ödenmesi ile de çekin geri alındığını, burada sadece evrak verilirken cironun unutulması durumunun söz konusu olup müvekkili şirkete art niyet olarak yüklenebilecek bir hususun söz konusu olmadığını, zira iş bu çekin müvekkili şirket tarafından ... firmasına verilmek suretiyle kullanıldığını, ancak tahsil edilemeyen çek karşılığı müvekkili şirketçe ... firmasına ödenmek suretiyle geri alındığını, davaya dair hiçbir koşulun gerçekleşmemiş olup davacı yanın borçtan kurtulma gayesinde kötü niyetli ve mahkemeyi yanıltma hali içerisinde olduğunu, bu suretle davanın reddi gerekir iken mahkemece kabulü yönünde kurulan kararın hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2025 tarih ve 2023/780 E. - 2025/94 K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı Keşidecisi ... olan Halk Bankası ... Şubesi’nin ... Seri nolu 150.000,00 TL bedelli 15/06/2023 tarihli çekin kaybedildiğini, kaybolan çekin cirolanmadığını, dava dışı ... arasında bila tarihli tadilat sözleşmesi yapıldığın bu sözleşme kapsamında tadilat bedelinin büyük kısmını nakit olarak ödediklerini hatta bu ödemenin bir kısmını, ...dan alacaklı olması hasebiyle ... tarafından ...' e çeşitli banka havaleleri ile yapıldığını,...in tadilat işlerinde sözleşmeye uygun davranmadığını ve tadilatı yarım bırakarak sorumluluklarını yerine getirmediğini, tahminince dava dışı ... tarafından keşide edilen çeklerin ...'e teslimi tarafından yapıldığı esnada iptali istenen çekinde ...'in eline geçtiğini keza Halk Bankası ... Şubesi’nin ... Seri nolu 150.000,00 TL bedelli 15/06/2023 tarihli çek diğer çeklerden farklı olarak lehtarı ... olarak tanzim edildiğini kendileri tarafından bu çekin asla cirolanmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Davalı şirket; davacıya ait Kayseri ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan ... ada ve ... parsel no'lu taşınmaz üzerine inşaa edilen villa tipli meskenin kapı, mermer, merdiven gibi inşaat işlerini yapılması hususunda taraflar arasında eser ilişkisi mevcut olduğunu bu hususa dair yapılan işler yönünden davacı yana fatura da kesilmiş olup davacının işbu faturaya itiraz etmediğini, davacının toplamda 608.673,50 TL bedel ödeme yükümlülüğü altında olduğunu bu alacağın bir kısmı davacının da kabulünde olduğu üzere başkaca çekler ile ödendiğini yine 150.000,00 TL'lik kısmı için ise söz konusu çekin davacı yanca verildiğini, davacı yan ödeme hususunda mevcut çeki cirosuz teslim ettiğini akabinde bu durumun fark edilmesi üzerine davacıya bilgi verildiğini eksikliğin giderilmesinin istendiğini, ancak davacının çek cirolamanın nasıl yapılacağını bilmediğini belirtmesi üzerine kendileri tarafından ne şekilde yapılacağının anlatıldığı bunun üzerine davacı yanın, ''o dediklerini sen yap gönder , ben imza atayım'' diyerek çeki geri istediğini bunun üzerine çekin geri iade edildiğini aradan aradan kısa bir süre sonra çekin tekrar kendilerine geri verildiğini, taraflar arasında akrabalık ilişkisi söz konusu olduğunu iş bu imzanın davacı yanca atılmadığı kanaatinin doğmadığını, davacının çekteki ismi bilinçli olarak kendisine yazdırdığı şüphesi uyandığını davacı ... tarafından kendilerine verilen çekin ...isimli şirkete borçlarına karşılık verildiğini ancak ciro unutulduğunu, ... isimli şirket ile şirketleri arasında ticari ilişki mevcut olduğunu kendi şirketlerinin... isimli şirkete olan borcun ödenmesi üzerine dava konusu çekin firmadan geri alındığının beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Dava konusu Halkbank ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... olan, ... emrine düzenlenmiş 15/06/2023 keşide tarihli "..." çek numaralı "150,000,00" TL meblağlı çek örneğinin incelenmesinde; davacının çekin lehtarı ve birinci cirantası olduğu, davacıdan sonra dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ikinci ciranta olduğu ve üçüncü cirantanın ise davalı ...Limited Şirketi olduğu görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nun 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder.
TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı). ( Yargıtay 11. HD 2024/4276 Esas 2024/6607 Karar)
Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. (Yargıtay 11. HD 2021/5597 Esas 2023/274 Karar)
Çekte ciro imzasının sahte olduğu, sahteciliğin ise mutlak def'ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebilecektir. (Yargıtay 11. HD 2023/76 Esas 2024/1721 Karar, 2023/3871 Esas 2024/5836 Karar; 2021/5597 Esas 2023/274 Karar; 2020/5093 E. 2021/5318 K.)
6102 sayılı TTK'nun 677. Maddesinde ; Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." amir hükmü mevcut olup bu dunumda dava konusu çekteki ciro silsilesi düzenli olduğuna göre TTK.'nın 677. maddesi uyarınca, davalının çeki iktisap anında kötü niyetli olduğunun ispatı gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD 2010/11173 Esas 2012/2787 Karar; 2018/2827 Esas 2018/5223 Karar )
Davacı lehtar çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı ise çekin yetkili hamili olduğunu savunmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi gereğince ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Ayrıca, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu yoktur. Somut olaya gelince, dava konusu çekte de mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamakta olup, ayrıca ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzası sahte olsa bile bu durum davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Davalı tarafın ancak TTK’nın 792. maddesinde öngörüldüğü üzere, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Mahkemece aldırılan 05.08.2024 tarih ve 05.12.2024 tarihli bilirkişi raporları incelendiğinde; dava konusu edilen Haikbank ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... olan, ... emrine düzenlenmiş 15/06/2023 keşide tarihli "..." çek numaralı "150,000,00" TL'lik çekin arka bölümünde 1. ciranta hanesinde bulunan "... ..." isim yazısı ve ... adına atılı bulunan ciranta imzasının, mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasen ...'ın elinden çıkmadığının (ciranta imzanın takliden atıldığı) belirtildiği görülmüştür.
Davalı ... Numaralı telefonla yapılan yazışma örnekleri sunmuş olup Numaranın ... TC kimlik numaralı ...'a ait olduğu UYAP üzerinden alınan kayıtlardan anlaşılmıştır. Davalı tarafça sunulan yazışmalar incelendiğinde; dava konusu edilen Haikbank ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... olan, ... emrine düzenlenmiş 15/06/2023 keşide tarihli "..." çek numaralı "150,000,00" TL'lik çekin ön yüzünün fotoğrafının gönderildiği görülmüştür.
Dinlenen tanıklar çekin davacının evinin tadilatı karşılığında dava dışı ...'e teslim edildiğini beyan ettikleri görülmüştür.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, çekin davacının elinden rızası hilafına çıkmadığı, davalının çeki kötü niyetle iktisap edip etmediği, iktisabında ağır kusurlu olmadığı, eldeki davanın menfi tespit davası olmadığı davacının imzanın kendisine ait olmadığı şeklindeki mutlak defiyi açacağı menfi tespit davasında ileri sürebileceği, eldeki davanın çek istirdadı davası olduğu, davacıya ait gözüken ciro imzasının davacıya ait olmamasının imzaların istiklali ilkesi gereği diğer imzaların sıhhatine zarar vermeyeceği, çekin istirdadına karar verilmesi durumunda davacının kendinden önceki cirantaya çeke dayanarak alacak talebinde bulunamayacağı gözetilip davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu çekte ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmamasına rağmen, davacının ciro imzasının taklit edildiği ve ciro zincirinin kopuk olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Açıklanan sebeplerle, istinaf yoluna başvuran davalının istinaf başvurusunun kabulü ile "davanın reddine " şeklinde HMK 353/1-b-2 md uyarınca düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
2-HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğice KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 03/02/2025 tarih ve 2023/780 E - 2025/94 K sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA,
Düzeltilerek yeniden karar verilmesine, buna göre;
3-"1- Davanın reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL ilam harcının,davacıdan tahsil edilen 269,85 TL peşin harç ve tamamlama harcı 2.291,77 TL'den mahsubuna, artan 1.946,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 4.509,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde istinaf başvurusunda bulunan davalıya iadesine,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan 550,00 TL istinaf tebligat/posta giderinin ve 1.683,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025