Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/978 E. 2026/420 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/978
Karar No
2026/420
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/978 - 2026/420 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/978 KARAR NO : 2026/420

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2024 NUMARASI : 2022/193 Esas 2024/471 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11.03.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.08.2021 tarihinde, davalı ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, kazada davacının kusurunun olmadığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davacının kaynakçı olduğunu, asgari ücretin çok üzerinde aylık ücret aldığını belirtilerek, HMK'nın 107. Maddesi gereğince şimdilik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10,00-TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminatı olmak üzere toplam 110,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 06.05.2024 tarihili ıslah dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatını 313.468,12-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin davalı tarafından düzenlendiğini, davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, ATK'dan maluliyet raporu alınması ve poliçe genel şartlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olay nedeniyle davacının İstanbul Adli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 10.01.2024 tarihli raporda kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının % 6 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in, meydana gelen kazanın oluşumunda %80 davacı ...'ın ise meydana gelen kazanın oluşumunda % 20 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin zarardan sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağı, kaza neticesinde davacının maluliyeti ve gerçek zararının TRH 2010 hayat tablosu ve iskonto yöntemi esas alınarak davacı lehine 313.468,12-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı belirtilerek, davanın Kısmen kabulü ile 313.468,12-TL daimi iş göremezlik tazminatının dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas olan bilirkişi tarafından hazırlanan raporun gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının başvuruya konu maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, bir önceki raporda davacıya ilişkin maluliyet çıkmazken ikinci raporda % 6 maluliyet oranı gösteren raporun gerçeği yansıtmadığını, maluliyet oranının ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından tespiti gerektiğini, hangi durumda hangi yönetmeliğin kullanılacağı konusunda tartışmalar bulunduğunu, yeni genel şartlar kapsamında yapılan son yasal düzenlemeler ile sağlık hizmet bedelleri ve geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve tedavi giderleri sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanacak olup sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K.) Bu kapsamda, mahkemece hükme esas alınan ve davacının maluliyetine esas teşkil eden Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 10.01.2024 tarihli raporda davacının 01.08.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında kas-iskelet sistemi, alt ekstremiteye ait sorunlar nedeniyle kişinin tüm vücut engellilik oranının % 6 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiş olup, söz konusu rapor anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 TBK'nın 54. maddesinde özel olarak hükme bağlanarak tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, bedensel zararlar kapsamında sayılmış, ZMSS Genel Şartlarında da sakatlık nedeniyle ayrı, tedavi giderleri nedeniyle ayrı teminatlar verilmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu ile TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant formülü esas alınarak, bilinen / bilinmeyen aktif ve pasif dönem ayrımı yapılıp, aktif çalışma süresi dikkate alınarak tespit edilen son gelir üzerinden bilinen ve bilinmeyen/işleyecek dönem ile asgari ücret üzerinden pasif devre hesabı yapılmak suretiyle belirlenen tazminatın hüküm altına alınmasında ve istinaf kanun yoluna başvuran taraf aleyhine değerlendirme yapılmamasına göre bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, trafik kazasından kaynaklı iş görmezlik zararı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 21.413,01 TL istinaf harcından peşin alınan 5.780,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.632,16 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın usulüne uygun taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/978, K. 2026/420, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-978-e-2026-420-k-770ec1ae53f8