Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/466 E. 2025/1394 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/466
- Karar No
- 2025/1394
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/466 Esas
KARAR NO : 2025/1394
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİ
TARİHİ: 30/11/2023
NUMARASI : 2021/188 Esas, 2023/321 Karar
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 12/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkiline ait konusu deseni kendisine göre çoğaltıp, kopyalayıp, farklı renklerde üretip ürünlerinde kullandığını, davacıdan sadece numune oranımda ilgili desenlere ait dantel alımı yapılmış olmasına rağmen uzun yıllardır bu desenlere ait farklı birçok renkte de üretim yapılarak satış gerçekleştirerek, haksız kazanç sağladığını, bu hususta İstanbul Anadolu 1.FSHHM nin 2021/34 D.İş dosyası ile tespit yaptırıldığını ileri sürerek, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, men ve refine, şimdilik 10.000-TL maddi, 20.000-TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek ticari yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dantel, desen, kumaş vb. üretim tesisi olmadığını, bunları iş ortaklarından satın alıp, son ürün haline getirip ve sattığını, kendisine göre çoğaltma, kopyalama, farklı renklerde üretip satmak gibi bir olanağı, anlayışı, amacı olmadığını, bilirkişilerin deklil tespiti sırasında müvekkili şirket showroom odasından aldıkları numunelerin, tespit isteyen şirketin dantellerinden üretildiğini, dava dilekçesinde 1 numaralı desenin ne zaman kamuya sunulduğu bilgisi olmadığı için, 3 yıllık koruma süresinin dolduğunu, desenin yeni ve ayırt edici bir desen olmadığını, 2 no'lu desenin daha önce kamuya sunulduğunu ileri sürerek, asıl davanın reddini, karşı davanın kabulü ile davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, öncelikle hükümsüzlük talebi yönünden yapılan değerlendirmede davaya konu asıl davacı adına tescilli DM 97724 numaralı tasarımın çoklu tasarım belgesi olduğu, karşı davacı tarafından iki numaralı tasarımın hükümsüzlüğünün talep edildiği, işbu tasarıma ilişkin ürün ve görsellerin 16/02/2015 tarihli faturadan başlamak üzere asıl davacı tarafından karşı davacıya satıldığının tespit edildiği, alınan tanık beyanlarından da karşı davacının işbu dantel tasarımlarının asıl davacıdan satın aldığı daha sonra işleyip ürün haline getirip satışını yaptığı, ilk fatura tarihi itibariyle tescil tarihi olan 08/05/2017 tarihinden yaklaşık 26 ay önce karşı davacıya satılmakla tasarımın kamuya sunulduğu, bu sebeple 12 aylık hoşgörü süresinin aşıldığı ve tasarımın yenilik özelliği taşımadığı, bu sebeple hükümsüz kalınması gerektiği, her ne kadar tasarımın yenilenmemesi sebebiyle tasarım hükümsüz kılınmış ise de hükümsüzlük talebi bakımından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmediği,SMK'nın 69/6.maddesinin yenilenmeyen tasarımlara ilişkin tasarım hakkı koruma süresinin bittiği tarihte sona erer hükmü gereği, yenilenmeme sebebiyle tasarım hakkından kaynaklanan hakların geçmişe yönelik olarak değilde koruma süresinin sona erdiği takdirde hüküm ifade edeceği, SMK'nın 79/1 maddesi uyarınca ise tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kararın geçmişe etkili olduğu, up tasarıma bu kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır" denilmek suretiyle hükümsüzlüğün geçmişe etkili olduğu, aynı zamanda asıl dava da tasarım hakkına tecavüz iddiası da yer aldığından mahkememizce tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilerek bu şekilde geçmişe etkili olacak şekilde tasarımın daha önce kamuya sunulduğu ve bu sebeple yeni olmadığı anlaşıldığından hükümsüzlük davasının kabulüne asıl dava yönünden ise asıl davacıya ait DM 097724 numaralı tasarımlardan (2) nolu tasarımın dava tarihi itibariyle tescilli olduğu fakat işbu tasarıma ilişkin ürün ve görsellerin asıl davacı tarafından tescil tarihinden yaklaşık 26 ay önce davacıya satılmak suretiyle tasarımın yenilik özelliğinin ortadan kalktığı bu sebeple tescilli tasarımların korumasından faydalanamayacağı, tecavüz iddiasına konu (1) numaralı tescilsiz tasarım yönünden ise asıl davacı tarafından işbu tescilsiz tasarımın ilk olarak hangi tarihte ve nerede kamuya sunulduğunun bildirilmediği, bu sebeple tescilsiz tasarımlara ilişkin hükümlerden faydalanıp faydalanılmayacağı yönündeki ispat yükünün davacıda olmasına rağmen tescilsiz tasarımın 3 yıllık koruma süresine ilişkin kamuya sunulduğu tarih ve buna ilişkin bilgi ve belgeler sunulmadığından bilirkişi heyetince de tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı hususu bu nedenle incelenemediğinden işbu tescilsiz tasarım olarak SMK 56 kapsamında yeni ve ayırt edici olmadığı anlaşıldığından tescilsiz tasarım korumasından faydalanamayacağı bu sebeple tecavüz iddiasında da bulunamayacağı gerekçesiyle, bu tescilsiz tasarım yönünden de asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı- karşı davalı adına tescilli DM 097724 (2) numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde, karşı dava yönünden ; müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, bilirkişiler tarafından farazi tarihler ile varsayım ile tescilsiz tasarımının koruma tarihlerininve ihlal tarihlerinin saptanması ile tarih itibariyle tasarımın koruma kapsamında kalmadığı değerlendirmesinin yerinde olmadığını, ... Ltd. 'den satın alınan tasarımın derhal kamuya sunulduğu varsayımının yerinde olmadığını, mahkeme aksi kanaatte olacak ise ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ilk satışın ne zaman yapıldığının tespitini talep etmelerine rağmen bu talebin değerlendirilmediğini, davalının tasarım haklarını ihlal tarihinin keşide ettikleri ihtar tarihi olarak tespitinin de yerinde olmadığını, bilgisayar mühendisi tarafından davacının ürünleri ne zaman internet üzerine satış için koyduğu hususunun da tespit edilmediğini, ihlal tarihi hakkında yeniden inceleme yapılmasını gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte 3 yıllık koruma süresinin geçmiş olduğu bir an için varsayılsa bile bu tasarımın korunmayacağı anlamına gelmediğini, davacının ve davalının iş yeri kayıtları ve defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile davaya konu tasarımlara ilişkin ilk kamuya sunulma ve ihlal tarihinin belirlenmesi ile yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını gerekirken, subjektif rapora itibarla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafa yapılan satışın kamuya sunulma tarihi olarak kabulünün de mümkün olmadığını, sınırlı sayıda bir satışın kamuya sunma olarak adlandırılamayacağını, asıl dava yönünden; davanın reddine dair kararı yerinde olmadığını, davalı WhatsApp mesajlarında üretimin Çin'de yapıldığı belirtilmekle birlikte, dava konusu ürünleri ürettikleri beyan edilerek iletilen özür mesajı ile iktibas, üretim, kopyalama ve çoğaltma hususlarının böylelikle de ikrar yolu ile ispatlanmış bulunduğunu, internet üzerinden davalı tarafından taklit edilen ürünler satın alındığını, buna ilişkin internet satın alma çıktılarının dava dilekçemiz ekinde sunulduğunu, bilirkişiler tarafından davacıya ait Desen no 1 ve Desen no 2 olarak adlandırılan tescilli tasarım ile dosyada mübrez davalıya ait kullanımlara konu görsellerin şekil, biçim, yerleşim olarak birebir benzer olup iktibas yarattığının tespit edildiğini, buna rağmen davamızın reddi kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Asıl dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, men ve ref'i ile tazminat, karşı dava tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı-davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur.” şeklindeki SMK'nın 55/4.maddesinde, tescilsiz tasarımın korunmasının şartlarının belirtildiği, buna göre; tasarımın kamuya ilk kez sunulmuş olması ve bu sunumun Türkiye’de yapılmış olması şartlarının sağlanması ile tescilsiz tasarımım SMK kapsamında korunacağı, davacı-karşı davalının "Desen no 1" olarak isimlendirdiği tescilsiz tasarımın İngiltere’de... Ltd. adlı şirketten satın alındığını ileri sürerek, buna ilişkin 30/11/2016 tarihli faturayı ibraz ettiği, söz konusu faturaya göre tasarımın İngiltere’de mukim bir şirketten satın alındığı, ancak ilk olarak ne zaman ve nerede kamuya sunulduğunun anlaşılamadığından, tasarımın yenilik ve ayırt ediciliği yönünden inceleneme yapılamadığı, bu nedenle davacı-karşı davalının tescilisiz tasarıma dayalı tecavüz iddiasını ispat edemediği, davacı-karşı davalının "Desen no 2" olarak isimlendirdiği DM 097724 tescil no'lu ve 08/05/2017 tescil tarihli tasarıma konu ürünlerin ilk kez davacı-karşı davalı tarafından 16/02/2015 tarihli fatura ile, tescil tarihinden yaklaşık 26 ay önce davalı-karşı davacıya satıldığı, buna göre davacı-karşı davalının tescilli tasarımının SMK'nın ) 57/2. hükmünde düzenlenen 12 aylık hoşgörü süresinin sona ermesinden 14 ay sonra tescil başvurusu yapıldığı, bu nedenle söz konusu tasarımın yenilik unsurunun bulunmadığı, ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken toplam 1.230,80 TL (615,40 x 2) harçtan, peşin alınan toplam 855,20 TL (427,60 X 2) harcın mahsubu ile bakiye 375,60 TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025