Bölge Adliye Mahkemesi · Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2024/37 E. 2025/538 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/37
Karar No
2025/538
Karar Tarihi

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ... KARAR NO : ...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/11/2023 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/03/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13/02/2018 tarihli yüklenici sözleşmesi düzenlendiğini, buna göre Konya, Karatay, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmazın yangın, kalorifer, doğalgaz, çeşme, malzeme ve işçilik yapım işleri konusunda anlaşma sağlandığını, davacı şirketin sözleşme kapsamında bir kısım işleri yaptığını, ancak taraflar arasında ihtilaf çıkıp davalının başka bir şirketle anlaşmaya girdiğini ve kendilerinin işi tamamlamasına engel olduğunu, davacının yapılan işlerden dolayı herhangi bir ücret alamadığını, davacının ayrıca sözleşme kapsamı dışında işler de yaptığını beyan ederek, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafın kusuru nedeniyle feshi ile davacının sözleşme kapsamında yaptığı işlerden dolayı 1.600.000 TL. ve sözleşme dışı işlerden dolayı 1.000 TL. olmak üzere toplam 1.601.000 TL'nin ilk ihtarname tarihi olan 24/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 1610/2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 1.793.527,45 TL olarak belirlemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sözleşme gereğince yapması gereken işi yarım bıraktığını, iddialarının doğru olmadığını, kendilerinin de takas mahsup taleplerinin bulunduğunu, davacının işi yarım bırakması nedeniyle asıl kendilerinin zarara uğradığını beyan ederek davanın reddini istemiş, 8 adet çek ile 160.000 TL.'lik ödeme yapıldığını beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"...Dava, "Alacak" davasıdır. Somut olayda ; taraflar arasında 13/02/2018 tarihli yüklenici (eser sözleşmesi) düzenlendiği, davacı şirketin Konya.... Noterliğinin 24/10/2019 gün ve ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesi ile taraflar arasındaki bu sözleşmeyi feshettiği ve fesih ihtarnamesinin davalı tarafa 01/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiştir. Davacı tarafın Konya ...Noterliğinin 27/05/2020 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile de, davacı taraftan yapılan işlere ilişkin 2.000.000 TL.'lik alacak talebinde bulunduğu, ihtarname tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödeme yapılmasının istenildiği, bu ihtarnamenin davalı tarafa 29/05/2020 tarihinde tebliğ edilip, tebliğden itibaren 3 iş günlük sürenin 04/06/2020 tarihinde dolduğu ve bu tarihte temerrüt gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından tavzih dilekçesiyle, alacak taleplerinin dışında ayrıca sözleşmenin feshine yönelik taleplerinin de bulunduğu beyan edilmiş ve buna ilişkin harç yatırılmış ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin bizzat davacı tarafça Konya.... Noterliğinin 24/10/2019 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedilmesi ve fesih ihtarnamesinin davalı tarafa tebliğ edilmesi karşısında davacının ayrıca sözleşmenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Hukuki yararın 6100 s. HMK'nin 114/1-h maddesi gereğince dava şartı olması ve 115/1. maddesi gereğince de her aşamada ve re'sen değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle sözleşmenin feshine ilişkin talebin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Sözleşmenin davacı tarafından feshedilmiş olmasına rağmen yapılan işlerin bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmış, keşif yapılmış, taraflarca 3 ayrı tespit dosyası delil olarak gösterilmiş ve Mahkememizce de 3 ayrı bilirkişiden raporlar ve ek raporlar alınmıştır. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve hazırlanma yöntemi itibariyle diğer 2 rapora karşı üstünlük tanınan 3. bilirkişi heyetinin 21/01/2023 tarihli rapor ve 30/05/2023 tarihli ek raporuna göre; davacının davalı tarafa sözleşme kapsamında yaptığı işlerin oranının %26,63 olduğu, sözleşmede ücretin KDV dahil 3.800 olarak belirlendiği, sözleşmeye göre davacının yaptığı işlerin tutarının KDV dahil 1.011.940 TL. olduğu, sözleşme dışında yapılan işlerin ise KDV dahil 23.651,85 TL. olduğu belirlenmiştir. Davacının alacak talebinin, belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu sonucuna varılmış, davacı tarafa 6100 s. HMK'nin 107/2. maddesi gereğince tanınan süre içerisinde davacı taraf 16/10/2023 tarihli talep arttırım dilekçesini sunarak ve 1. ve 2. bilirkişi heyeti raporlarını esas alarak, alacak taleplerini sözleşme kapsamında yapılan işler yönünden 1.793.527,45 TL.'ye yükseltmiş, sözleşme harici yapılan işler nedeniyle talep arttırımında bulunmamıştır. Talepten fazlaya karar verilemeyeceğinden sözleşme kapsamı dışında yapılan işler nedeniyle sadece 1.000 TL. istenildiği kabul edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin rapor ve ek raporuna göre de; davalı tarafın 8 adet çek ile davacı tarafa toplam 160.000 TL. ödeme yaptığı anlaşılmış, davalı tarafa bu ödemeden daha fazla ödeme iddiası var ise davacı tarafa yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmuş, davalı taraf kesin süre içerisinde yemin konusunda beyanda bulunmadığından davalının yaptığı toplam ödemenin 160.000 TL. olduğu kabul edilmiş, bu bedel davacı alacağından mahsup edilmiştir. Davalı taraf, bu ödemenin dışında da kendi alacaklarına istinaden takas mahsup talebinde bulunmuş ise de; davalı tarafın davacıya karşı Mahkememizin ...... E. sayılı dosyası üzerinden ayrıca alacak davası açtığı anlaşıldığından, takas mahsup talepleri kabul edilmemiş, bu dosya içerisinde takas mahsup yönünden incelemeye geçilmemiştir. Davacı her ne kadar sözleşme kapsamında yapılan işler nedeniyle 1.793.527,45 TL. istemiş ise de; 3. bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporu esas alınarak sözleşme kapsamında yapılan işler yönünden talebin kısmen kabulü ile sözleşme kapsamında yapılan işler nedeniyle KDV dahil 1.011.940 TL. ve sözleşme dışı işler nedeniyle KDV dahil 1.000 TL. olmak üzere toplam KDV dahil 1.012.940 TL.'ye hak kazandığı anlaşılmış, bu bedelden davalının yaptığı 160.000 TL.'lik ödemenin mahsubundan sonra davacının kalan alacağının KDV dahil 852.940 TL. olduğu tespit edilerek, bu bedele hükmedilmiştir. Davacı taraf alacağına 24/10/2019 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini istemiş ise de; yukarıda açıklandığı gibi temerrütün 04/06/2020 gerçekleşmesi nedeniyle faize 04/06/2020 tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak, maddi hata sonucu kısa kararda faiz başlangıç tarihi 02/06/2020 yazıldığından gerekçeli kararın kısa karar ile uyumlu olması zorunluluğu nedeniyle gerekçeli kararda da faize 02/06/2020 tarihinden itibaren hükmetmek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; davacının taraflar arasındaki 13/02/2018 tarihli sözleşmenin feshine yönelik talebinin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının alacak talebine ilişkin olarak ise, davacının taraflar arasındaki 13/02/2018 tarihli sözleşme kapsamında yaptığı işlerden dolayı KDV dahil 1.011.940 TL. ve bu sözleşme kapsamı dışında kalıp yaptığı işlerden dolayı KDV dahil 1.000 TL. olmak üzere toplam 1.012.940 TL.'den, davalı tarafın 8 adet çek karşılığı yaptığı toplam 160.000 TL.'lik ödemenin mahsubundan sonra geriye kalan 852.940 TL.'nin, temerrüt tarihi olan 02/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının (sözleşme kapsamında yapılan işlere yönelik) fazlaya ilişkin alacak talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının doyurucu ve hukuken tatmin edici gerekçeden yoksun olduğunu, Mahkemece dava dilekçesinde bulunmayan talepleri (sözleşmenin feshine yönelik) yönünden hüküm kurulduğunu, aleyhe vekalet ücreti vs tesis edildiğini, davanın bir alacak/tazminat istemine ilişkin olup, yerel mahkemece kendi kendine zorlama yoluyla yaptığı duruşma beyanları ile 'sözleşmenin feshine' yönelik bir dava varmış ve talepte bulunulmuş gibi yani ikinci bir dava varmış gibi hüküm kurularak aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini, mevcut raporlar içinde en düşük olanının neden hükme esas aldığının sebebinin yazılmadığını, raporlar arasında birden çok çelişki bulunduğunu, bunlardan hangisinin neden üstün tutulduğunun belli olmadığını, mahkemece 160.000,00 TL ödeme yapıldığı kabul edilerek mahsup yapıldığını, ancak taraflar arasında geçmişte birden çok iş ve imalatlara yönelik sözleşme ilişkisi bulunduğunu, cevap dilekçesi ve davalı tarafça yaptırılan iki ayrı D.İş tespit raporuna göre dava konusu imalatların davacı tarafça yapıldığını ve bedellerinin ödenmediği açıkça kabul edildiğini, yapılan iş ve imalatların bedelini alamadıklarını, bu bedellerin değerinin çok düşük hesaplandığını, inşaat bitirme oranının çok düşük hesaplandığını, işin tam olarak bitirilmemiş olması nedeniyle yarım kalan işlerin piyasa rayiç değerlerinin verilmesi gerekirken, bir de kısmi ödemeyle birlikte bu şekilde bedele hükmedilmesini kabul etmediklerini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacının işi yarım bıraktığını, işi tamamlama seviyesinin dosya kapsamında karara esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen oran olmadığını, davacının işin tamamlanmasına davalı şirket tarafından engel olunduğuna yönelik iddiasını ispatlayamadığını, aksine davacının hiçbir sebep bulunmaksızın işi yarım bıraktığının ispatlandığını, davacının sözleşme harici fazladan yapmış olduğu iş bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kabul etmemekle birlikte olası durumda takas-mahsup taleplerinin olduğunu, mahkemenin bu talebin reddine karar verdiğini, davacı tarafından tespit dosyalarında yapılan masrafların davalıdan alınarak kendilerine verilmesine yönelik herhangi bir talepte bulunulmadığını, yapıldığı iddia olunan masrafların tamamının davacıdan alınmasına karar verilmesi gerektiğini, aksi halde davanın kabul/red oranına göre bölüştürülmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava ; eser (taşeron) sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ve sözleşme dışı yapıldığı iddia olunan fazla iş bedeli alacağı istemine dairdir. Davacı vekili, 22.09.2023 tarihli beyan dilekçesi ile alacak ve tazminat istemi yanında sözleşme ilişkisinin feshine yönelik de ayrıca talepte bulunduklarını ve bu ek istem için ayrıca maktu harç yatırdıklarını bildirmiş ise de ; davacı vekilinin sözleşmenin feshine ilişkin dava dilekçesinde açık talebi bulunmadığı gibi davacı vekilinin 22.09.2023 tarihli dilekçesi HMK 180. Maddesi uyarınca sunulan tam ıslah dilekçesi niteliğinde de değildir. Şu halde, sözleşmenin feshine dair usulüne uygun bir dava açıldığı kabul edilemeyecektir. Bu nedenle Dairemiz kabulüne göre ; bu yönde ayrıca bir hüküm tesis edilmesi hatalıdır. Zira sözleşmenin feshedilip feshedilmediği, feshin haklı olup olmadığı gibi hususlar - tazminat istemi var ise- ön mesele olarak değerlendirilmesi gereken bir husustur ki, eldeki dosyada tazminat istemi de bulunmamaktadır. Bu izahla ; sözleşmenin feshine dair talep yönüyle ayrıca bir hüküm tesis edilmeksizin yalnızca dava dilekçesindeki iş bedeli alacağı değerlendirilmeli ve verilecek kararda sözleşmenin feshine dair yatırılan ayrıca bir harç var ise davacıya iade edilmesi gerektiği gözetilmelidir. Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin gerekçesine ve sözleşmenin feshine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde ; Nakit bedel karşılığı eser sözleşmeleri yönünden sınırlayıcı istisnai bir kural bulunmadığından mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönme mümkündür. Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2006 tarih 2006/15-702 Esas, 2006/691 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 6 HD'nin 04.06.1998 tarih 1998/513 Esas, 1998/2377 Karar sayılı kararında da bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsenmiştir. Eldeki dosyada davacı tamamlanan kısım oranında iş bedeli alacağı talep ettiğinden (ayrıca bir zarar tazmini talebi bulunmadığından) işbu dosya için sözleşmeden hangi tarafın döndüğü, dönmenin haklı nedenle olup olmadığı, bu kapsamda yüklenicinin iş sahasını terk edip etmediği, iş sahibinin iş alanına girilmesine mani olup olmadığı gibi hususların değerlendirilmesinde hukuken fayda ve gereklilik bulunmamaktadır. Nitekim ; sözleşmenin feshinin ( dönmenin) haklı olup olmadığı hususu önem arz etmeksizin yüklenici, tamamladığı oranda iş bedeline herhalukarda hak kazanacaktır. Davalı tarafın takas -mahsup talebine ilişkin yapılan değerlendirmede ; eldeki dosya için eksik işler gözetilerek işin tamamlanma oranı üzerinden iş bedeli belirleneceğinden eksik iş ve eksik bedeline dair ayrıca bir hesap yapılmasında fayda ve imkan bulunmadığı, ayrıca dava dışı ...... Ltd Şti'nin davacıdan olan alacağının davalıya temliki nedeniyle takas talebine dair davalının Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... E sayılı dosyası ile ayrıca dava ikame ettiği, Dairemizce uyap üzerinden yapılan dosya incelemesi ile de teyit edildiği üzere takası talep edilen alacağın ...... E sayılı dosyasında değerlendirildiği ve davalının davasının kabul edildiği görülmekle; mahkemesince takas talebinin işbu dosyada ayrıca dikkate alınmamış olması yerindedir. Yine ilk derece mahkemesinin, davalı tarafça yapıldığı sabit 160.000 TL'lik çek ile ödemenin alacaktan mahsup edilmesi gerektiği kabulü de doğrudur. Taraflar arasında 13.02.2018 tarihinde adi yazılı şekilde "Yüklenici Sözleşmesi" başlıklı eser sözleşmesi ile bir kısım blok ve otoparkların yangın-kalorifer-doğalgaz- çeşme montaj malzeme ve işçilik bedeli işinin davacı yüklenici tarafça yapılmasına karar verildiği, sözleşmenin 3.800.000,00 TL götürü bedelli olarak düzenlendiği, bu ödemeye hasren 300.000,00 TL nakit kalan kısmın ise toplamda 10 adet bağımsız bölüm verilmesi suretiyle yapılacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Yargıtay kapatılan 15 HD ve Yargıtay 6 HD'nin yerleşik içtihatları uyarınca ; Eser sözleşmesinde, kural olarak sözleşmenin feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bu kabul fiili karine niteliğinde olup, iş sahibi bunun aksini iddia ediyorsa ispat etmesi gerekir. Bir başka anlatımla iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. ( Yargıtay 6 HD 2022/3076 E- 2024/175 K sayılı ilamı) Eldeki dosyada ; davacı yüklenicinin 24.10.2019 tarihli sözleşmeden dönme ihtarnamesinin davalı yana tebliği olan 01.11.2019 tarihi itibariyle davacının sözleşmeden döndüğü ve bu tarih itibariyle işten el çektiği hususunda uyuşmazlık söz konusu değildir. Bu noktada uyuşmazlık ; sözleşmenin davacı tarafça fesholunduğu 01.11.2019 tarihi itibariyle işin hangi seviyede tamamlandığı ve bu tamamlanma oranı dikkate alınarak davacının ne kadarlık iş bedeline hak kazandığıdır. Dosyada yer alan raporların incelenmesinde ; 1-Konya.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İŞ sayılı dosyasında aldırılan 21.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda ; işin tamamlanma seviyesinin %51,45 olduğu tespit ve rapor edilmiştir. 2-Konya.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İŞ sayılı dosyasında aldırılan 21.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda ; işin tamamlanma seviyesinin yine %51,45 olduğu tespit ve rapor edilmiştir. 3- Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İŞ sayılı dosyasında aldırılan 09.12.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; işin tamamlanma seviyesinin % 44,3 olduğu tespit ve rapor edilmiştir. 4-İlk derece mahkemesince aldırılan 12.11.2021 tarihli bilirkişi kök heyet raporunda ; işin tamamlanma seviyesinin yine %51,45 olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Aynı bilirkişi heyetinden aldırılan 22.03.2022 tarihli ek raporda ; blok blok ayrı tamamlanma oranı belirlenerek A-B-C Blok için %75 tamamlanma oranı, D-E-F ve G blok için ise inşaatların hiç başlamadığı tespit ve rapor edilmiştir. 5- İlk derece mahkemesince bu defa başkaca bir heyetten aldırılan 05.07.2022 tarihli bilirkişi kök heyet raporunda ; işin tamamlanma seviyesinin % 47,2 olduğu tespit ve rapor edilmiştir. ( Davacı vekilince işbu rapora istinaden 1.793.527,45 TL üzerinden talep arttırım talebinde bulunulmuştur) 6- İlk derece mahkemesince 3.kez ve farklı bir heyetten aldırılan 21.01.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; işin tamamlanma seviyesinin % 26,63 olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesince 21.03.2023 tarihli son bilirkişi heyet raporu esas alınarak işin tamamlanma seviyesinin %26,63 olduğu kabul edilerek ve 160.000 TL'lik çek ile yapılan ödemeler de mahsup edilerek hüküm tesis edilmiştir. Yargıtay 6 HD'nin yerleşik uygulamalarına göre ; işin tamamlanma oranının tespiti fenni olarak ve fiilen yapılan işin teknik seviyesi (geçmiş tarihli d.iş tespit dosyaları-ihtarnameler gibi yazılı deliller) gibi tespitler ışığında hesap edilmelidir. Eldeki dosyada aldırılan heyet raporlarında olduğu gibi "yapılan işin TL karşılığı bedeli / yapılması gereken işin tam bedeli" oranlanması suretiyle iş seviyesi tespiti Yargıtay 6 HD içtihat ve uygulamalarına uygun değildir. Bu noktada sözleşme ile kararlaştırılan işin tamamı 100 puan kabul edilerek, öncelikle her bir iş kaleminin bütünde yüzde kaç oranı işgal ettiği belirlenmeli, akabinde her bir iş kaleminin fiilen teknik ve fenni olarak kaçta kaçının tamamlandığı hesap edilmelidir. (Örneğin konut içi dekorasyon yapım işine dair bir eser sözleşmesi üzerinden izah edilecek olunur ise ; bilirkişilerce işin tamamı gözetilerek "duvar kağıtları %20- zemin döşeme %40 - mutfak dolapları %40 orana isabet etmektedir" şeklinde öncelikle her bir iş kaleminin bütün iş içinde işgal ettiği oranlar tespit edilmelidir. Akabinde fenni ve teknik incelemelere istinaden "duvar kağıdı döşeme işinin yarısı imal edildiğinden duvar kağıdı işi yönüyle 20/2'den %10 oranda işin yapıldığı kabul edilmeli ve her iş kalemi için bu şekilde ayrı ayrı tamamlanma yüzdeleri üzerinden neticede toplam işin tamamlanma oranı bulunmalı ve bu oran götürü bedele uyarlanarak, tamamlanan iş bedeli bu şekilde hesaplanmalıdır.) İlk derece mahkemesince yapılması gereken ; 21.01.2023 tarihli bilirkişi heyetine 2 bilirkişi (işin niteliğine uygun uzmanlıkta) dahil edilerek oluşturulacak 5 kişilik heyetten ; a) bir üst paragrafta izah edildiği şekilde fenni ve teknik olarak işin tamamlanma seviyesinin tespiti ( blok blok değil işin tamamı için seviye belirlenmek suretiyle) b) daha evvel aldırılan raporlardan farklı bir iş seviyesi tespiti yapılacak olunur ise, gerekçeli ve detaylı şekilde bu çelişkilerin izahı c) götürü bedelin çelişkileri giderir şekilde tespit edilecek iş seviyesine uyarlanması ile yapılan iş kısmına isabet eden ve davacı tarafça talep edilebilir iş bedeli alacağının hesabı için ek rapor aldırılmasıdır. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca .Konya... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2023 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harçlarının ilk derece mahkemesince talep halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yatırılan 14.296,23 TL istinaf karar ve ilam harçlarının ilk derece mahkemesince talep halinde kendisine iadesine, İlk derece mahkemesi kararı kaldırıldığından; İİK'nun 36/5. maddesi uyarınca Konya.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yatırılan 187.002,49 TL nakdi teminatın ilgilisine iadesine, gerekli işlemin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, İstinaf karar tebliği ve harç iade işleminin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/03/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ...... Katip ... ¸e-imzalıdır

¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸

Atıf: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/37, K. 2025/538, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/konya-bolge-adliye-mahkemesi-5-hukuk-dairesi-2024-37-e-2025-538-k-6ffce344e172