Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/26433 E. 2021/10580 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/26433
- Karar No
- 2021/10580
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2025/77 KARAR NO:2025/49 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:05/12/2024 NUMARASI:2024/728 E DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:13/01/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket görevlilerince yapılan kontrollerde; EPTHY madde 42/1 (a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketimi yaptığı tespit edil- mekle, ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden 137.987,31 TL bedelli kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura son ödeme tari- hinde ödenmediğinden davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin 2024/26433 E. sayılı dosyası üze- rinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu , borçlunun takibe itirazı ile zaman kazanmaya çalıştığını ve müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediğini, tespit anında yapılan çevre araştırması ile inşaatın bir yıldır faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığını, tüm bu hu- susların kaçak elektrik tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, dava konusu alacağa ilişkin tüm bilgi ve belgelerin, tutanak ve faturaların dosyaya sunulduğunu beyanla;Öncelikle ,davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, Yargılama sonunda; davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin 2024/26433 Esas sayılı dos- yası üzerinden takibine girişilen borca itirazının iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;Müvekkilinin kaçak elektrik faturası tanzim edilen "..." adresinde herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, bahse konu kaçak elek- trik tespit tutanağında sayaç olmadan kaçak elektrik kullanıldığının açıkça belirtildiğini, yine müvek- kilinin tacir sıfatını haiz olmadığını,davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülmesinin gerektiğini, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsiz olduğunu,Diğer yandan, hukukun en temel ilkelerinden biri olan 'cezaların şahsiliği' ilkesinin, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmaması anlamına geldiğini, dava konusu faturanın kesildiği adresin müvekkiline ait olmadığını, müvekkili adına herhangi bir kira sözleşmesi bulunma- dığı gibi müvekkilinin bu adreste mülkünün de bulunmadığını, bahse konu şantiyenin kime ait olduğu tespit edilmeden müvekkili adına kaçak elektrik faturası kesilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, Netice itibariyle; müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, kaçak elektrik tüketim ve kullanım bedeli talebine dayanak olarak ileri sürdüğü haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispatla yükümlü olan davalının bu hususta herhangi bir delil sunmadığını,Somut uyuşmazlığın tarafı ve özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirket tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının, aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belge olmadığını, müvekkilinin mezkûr kullanım yerinde kaçak elek- trik kullanmadığı, davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığı hususunun uzman bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, Müvekkili aleyhinde dava konusu elektrik faturasının tanzim edilmesi üzerine Büyük- çekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/383 E. Sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açıldığını ve bu davanın halen derdest olduğunu beyanla;davanın reddini ,İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası başlatılan takibinin iptalini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce: İhtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Müvekkil kurum ekiplerince 09.08.2024 tarihinde yapılan kontrollerde davalının ... kaçak tutanağı ile davacının EPDK Tüketici Hizmetleri Yö- netmeliği'nin 42. maddesinin 1/a bendine göre "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tükettiği" nin tespit edildiğini ve Elektrik Piyasası Tü- ketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda davacı adına 22.08.2024 son ödeme tarihli 137987,31 TL bedelli kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, karşı tarafın iş bu fatura borçlarını ödememesi ve kaçak elektrik tüketimine devam etmesi neticesinde alacağın sürüncemede kalmaması ve borçlunun karşılıksız yararlanmasının önüne geçmek amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, aynı zamanda da müvekkil kurumun ala- cağını teminat altına alabilmek maksadıyla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/728 E dosyası dava açılış tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, salt bir dilekçe ile itiraz edilerek icra dosyasının durdurulması hakkına sahip olan davalının mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu , ala- cak muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, somut olaya bakıldığında davacının dağıtım siste- mine müdahale ederek, elektrik tüketim miktarının ölçülmesini engelleyecek şekilde kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiğinin dosyaya sunulan fotoğraf ve ilgili evraklar ile kayıt altına alındığını, aynı zamanda kaçak tespit anının dosyaya ibraz edildiğini, kaçak elektrik kullanan davalının, müvekkili şirket tarafından sunulan kamu hizmetinin ifasını ve alacağını tahsil etmesini engellediğini, aynı za- manda kamu zararına neden olduğunu, elektrik faturalarını düzenli ödeyen bütün elektrik kullanı- cılarını da mağdur ettiğini, elektrik dağıtım şebekesi, ilgili bölgede yer alan abone sayısına göre tesis edildiğinden kaçak elektrik kullanımının şebekedeki yükü artırarak elektrik kesintilerine, gerilimin düşmesine ve elektrik kalitesinin düşmesine neden olduğunu, bu durumun ise diğer elektrik kulla- nıcıları için zarar oluşturduğunu ve hayati tehlike arz ettiğini, ayrıca Yerleşik Yargıtay içtihatları uya- rınca kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispat oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, somut olay bazında yaklaşık ispatın sağlandığını ve diğer ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava itirazın iptali talebine ilişkin olup davacı vekili alacağı teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.Takip ve dava konusu borç kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Sonuçta;her talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsa- mına göre değerlendirileceği gerçeği, mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir.Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, zabıt münzi tanık anlatımlarına dayanmaktadır.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut olayda;1.Davacı ... görevlilerince "... (...)" adresinde 09.08.2024 tarihinde yapılan kontrollerde; EPTHY madde 42/1 (a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müda- hale edilerek elektrik enerjisi tüketimi yapıldığı tespit edilmekle davacı adına ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği,tespit sırasında davalının mahalde hazır bulunduğu, tutanakta "imzadan imtina" ve "abone engeli nedeniyle elektrik kesilemedi" şeklinde açıklamaya yer verildiği , 2. İş bu tutanağa istinaden takip ve dava konusu 137.987,31 TL bedelli kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiği, söz konusu fatura son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine 137.987,31 TL asıl alacak + 8.693,20 TL gecikmiş gün faizi +1.738,64 TL faizin KDV'sin- den ibaret toplam 148.419,15 TL alacağın tahsili talebiyle İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı,3. Davalı vekilinin İcra Müdürlüğü'ne ibraz ettiği dilekçe ile "Yukarıda dosya numarası yazılı bulunan müdürlüğünüz dosyasında icra ödeme emri müvekkilimize11.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yasal süresi olan 7 gün içerisinde borca ve yetkiye itirazlarımızı sunuyoruz.Müvekkilin dosya alacaklısına takip tarihi itibarıyla hiçbir borcu yoktur. Faiz oranı çok yüksek gösterilmiştir. Faiz başlangıç tarihi yanlış hesaplanmıştır. Faiz miktarı yanlış hesaplanmıştır Müvekkilin bu miktarda bir borcum bulunmamaktadır.Bu sebeple borca, faize ve her türlü fer’ilerine itiraz ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduğu, 4. Davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı,5. İtirazın iptali talebiyle açılan iş bu davada yargılamanın ön inceleme aşamasında ve ön inceleme duruşmasının 24.03.2025 gününe erteli olduğu anlaşılmıştır.Dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflarda göre tespit anında tutanakta belirtilen mahallin şantiye olduğu görülmektedir.** Davalının cevap dilekçesinde dava konusu fatura ile ilgili olarak Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/383 E. Sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açıldığı, davanın derdest olduğu ve eldeki dava ile birleştirilmediği anlaşılmıştır. Davalı" ... (...)" adresinin kendisine ait olmadığını, herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığı gibi , mülkiyetin de olmadığını, bahse konu şantiyenin kime ait olduğu tespit edilmeden kendisi adına kaçak elektrik faturası kesilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ettiğine göre, mevcut delil durumuna ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre somut olay bazında ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın sağlanmadığı, diğer ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvuru- sunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. K A R A R :Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/01/2025