Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/25 E. 2024/126 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/25
- Karar No
- 2024/126
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 01/06/2021 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 01/10/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,müvekkili davacı şirketin gıda ve yemek sektörü üzerinde faaliyette bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirket ile olan ticari ilişkisi sonucunda hak etmiş olduğu alacağını alamadığını, bunun sonucunda müvekkili şirketin iki ayrı fatura alacağı dolayısıyla davalı şirket hakkında Denizli 1. icra Müdürlüğünün .... Esas ve Denizli 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın müvekkili davacı şirkete borçlu olmasına rağmen mezkur takiplere kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takipleri durdurduğunu, davalı şirketin her iki itiraz dilekçesinde taraflar arasında bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmede hak ediş alacağının ödenmesi için üye iş yerlerinde çalıştırılan personelin tüm özlük haklarının ödenmesini, SGK'dan borcu yoktur ve ilişiksiz belgesinin alınmasını ve davalı şirkete ibraz edilmesi koşullarını içerdiğini, ayrıca iddia edilen bu sözleşmede yetkili icra dairesi olarak yetkili istanbul icra dairelerinin belirlendiği belirtilerek borca faize ve yetkiye itiraz edildiğini, ancak, müvekkili şirketin davalı şirket ile iddia edildiği gibi bir sözleşme imzalamadığını, davalı firmanın müvekkil şirketten yemek istediğini, müvekkili şirketin de davalının kurumsal bir firma olmasına güvenerek faturalara konu yemekleri verdiğini, davalının çeşitli bahanelerle borcunu ödemediğini, davalı tarafın iddia ettiği gibi bazı şartların müvekkili şirket tarafından kabul edilip imza altına alınmadığını, davalı şirketin, Denizli 7. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında borcunu ikrar ettiğini, ancak müvekkili şirketçe imzalanmayan bazı şartları öne sürerek bu borcun ödenemeyeceğini ileri sürdüğünü, yetkili icra dairesi olarak İstanbul icra daireleri olduğunu belirterek, Denizli icra dairelerinin yetkisiz olduğunu belirttiklerini, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığını, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla alacaklarının tahsili için davalı borçlunun Denizli 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve Denizli 7. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyalarına vaki kötü niyetli itirazlarının iptalini, davalı aleyhine her iki dosya için %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ,yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Taraflar arasında Network Üye Kuruluş Sözleşmesi imzalanarak yemek hizmeti verilmesinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmenin 6. maddesinde “İşbu sözleşmeden ötürü doğabilecek uyuşmazlıkların çözümü için İstanbul Mahkemeleri yetkili yer mahkemesi olarak belirlenmiştir” hükmünün olduğunu, ayrıca taraflarca imzalanan ek protokolün 5. maddesinde de yetkili yer mahkemesinin İstanbul Mahkemeleri olacağının kararlaştırıldığını, Davacı tarafın, Denizli 1. İcra Müdürlüğünün .... E. ve Denizli 7. İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyalarına dayanarak itirazın iptali davası açıldığını, usul hukuku bakımından her bir icra takibi yönünden ayrı dava açılmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle davacı tarafa 2 haftalık süre verilerek huzurdaki davasının hangi icra takip dosyası bakımından devam ettiği hususunun açıklanmasını ve davacının açıklamasına göre diğer evrakın dava dosyasından tefrik edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının, yemek hizmetlerini, taraflar arasında imzalanan Network Üye Kuruluş Sözleşmesi ve Ek 1-2-3 sözleşme hükümleri ile Ek Protokol hükümlerine göre yerine getirmeyi yüklendiğini, dolayısıyla davacı tarafından verilen tüm yemek hizmetleri, akdedilen bu sözleşme ve eki protokol hükümlerine göre yerine getirildiğini, yapılan sözleşme hükümleri dikkate alındığında davacının her iki takip dosyası ile talep ettiği alacakların ödenebilmesi için gereken şartların oluşmadığını, Denizli 7. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası bakımından, davacı tarafın 9.103.98 TL. üzerinden müvekkili şirket aleyhine takip başlattığını, Ancak takibin başlatılmasından önce davacının müvekkilinin müşterisine ait işyerlerinde yemek servisi verirken istihdam ettiği personelin maaşlarının ödenmediğini, davacı şirkete Beyoğlu 19.Noterliğinin 20.02.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderilerek " personele ait 7.675 TL. tutarında olan maaşın ödenmesi ; aksi halde bu maaşların müvekkil şirketçe ödenerek hakediş alacağından mahsup edileceği " bildirildiğini, aynı yönde davacı şirkete e-mail de gönderilerek ilgili personel maaşlarının ödenmesinin talep edildiğini, noter ihtarına ve e-maile rağmen davacı tarafın personel maaşlarını ödemediği gibi, müvekkil şirket aleyhine haksız yere takip başlattığını, başlatılan takibe itiraz edilerek davacının 9.095,29 TL. hakediş alacağının bulunduğunu, ancak personel maaşları ödenmediğinden maaş alacaklarının müvekkil şirketçe ödeneceğini, ödenecek personel maaş miktarı mahsup edildikten sonra cari hesapta 720,27 TL. kalacağı bildirilerek, 720,27 TL. alacak aslı üzerinden tahakkuk eden dosya borcu 1.050 TL. olarak icra dosyasına ödendiğini, bakiye alacağın tamamına itiraz edildiğini, Denizli 1. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası bakımından; davacı tarafın, ilk icra takibini başlattıktan sonra 1.598 TL. bedelli yeni bir hizmet faturası düzenleyerek müvekkili şirkete gönderdiğini, söz konusu fatura alacağı kabul edilerek cari hesaba kaydedildiğini, ancak kabul edilen bu fatura alacağı üzerinden taraflar arasındaki Network Üye Kuruluş sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket lehine 272 TL. komisyon alacağı tahakkuk ettiğini, dolayısıyla davacı alacağından 272 TL.lik bu komisyon alacağının mahsup edilmesinin gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin, davacının verdiği hizmetleri 17.03.2017 tarihi itibariyle sona erdirdiğini, sözleşmeye göre hakediş alacağının ödenebilmesi için üye işyerlerinde çalıştırılan personelin tüm özlük haklarının ödenmesi, SGK'dan alınacak borcu yoktur ve ilişiksiz belgesinin müvekkili şirkete ibraz edilmesinin şart koşulduğunu, ancak davacı tarafın sözleşmenin sona ermesine rağmen ilgili belgeleri müvekkili şirkete ibraz etmekten kaçındığı gibi, bugüne kadar SGK’dan ilişiğinin kalmadığına dair belge de ibraz etmediğini, bu nedenlerle öncelikle sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle İstanbul mahkemeleri yetkili olduğundan yetki itirazının kabulüne, her bir icra takibi bakımından ayrı ayrı dava açılması zorunlu olduğundan davanın tefrik edilmesini, sözleşmeye, yasaya aykırı olan davanın reddedilmesini, kötüniyetle takip yapan davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatından sorumlu tutulmasını, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... tarafların ticari defterlerine bakıldığında davacı tarafça icra takibine konu edilen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşıldığından faturalar içeriğindeki hizmetin davalı tarafa verildiğinin kabulü gerekir. Ancak her ne kadar davacı tarafça Network Üye Kuruluş Sözleşmesindeki imza inkar edilerek mahkememizce imza incelemesi yaptırılmış ise de mahkememizce sözleşmedeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmasa bile taraflarca benimsendiği ve hükümlerinin yerine getirildiği kanaatine varılmıştır. Zira sözleşme ve ek protokol hükümleri uyarınca ödenmeyen ücret alacaklarının davalı tarafça yapılan ödemeler karşılığında davacı şirketin kendi defterlerinde dahi ödeme yapılmış gibi yansıtıldığı, sonuç olarak davacının iddia ettiği alacağın kendi defterlerine dahi yansımadığı, defterlerin sahibi aleyhine delil niteliği taşıdığı düşünüldüğünde davacının kendi defterlerinde dahi bulunmayan alacak talebinin reddine karar verilmiş olup, İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre, davacı tarafın kötü niyetinin sübut bulmadığı kanaati ile yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebi reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ödeme yapmamasına rağmen, ödeme iddiasında bulunarak borçtan kurtulmak için network sözlemesini sunduğunu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında müvekkile borçlu olduğunun kayıtlı olduğunu, ödeme iddiasında bulunan davalının bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile birden fazla fatura tanzim edildiğini, bir kısım faturaların ödendiğini, takibe konu faturaların ödenmediğini, kayıtlarda fatura tarihinden sonra her hangi bir ödeme söz konusu değil iken müvekkilin davalı taraftan alacak bakiyesinin bulunmadığına yönelik değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkilin kayıtlarının yeniden incelenmesini talep etmesine rağmen talebinin ve rapora itirazının kabul edilmediğini, davalı tarafın ticari kayıtlarında da müvekkile yapılan bir ödemenin bulunmadığını, müvekkili şirketi kayıtlarının eksik ve hatalı incelenmesi neticesinde müvekkilinin borçlu bulunduğu yönündeki tespitin çelişkili olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının sunmuş olduğu sözleşmedeki imzanın ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 02/05/2019 tarihli rapora göre davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edilmesi, sözleşmenin davacı tarafça benimsendiğine ilişkin davacının ticari defter ve kayıtlarında bir kayıt bulunmadığının anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesinin sözleşmenin davacı tarafından benimsendiği gerekçesi ile davanın reddine karar vermesi isabetli bulunmamıştır. Takibe konu faturadaki hizmetlerin verildiği taraflar arasında ihtilaflı değildir, taraflar arasında takibe konu faturaların ödenip ödenmediği ihtilaflıdır. Davalı faturalara yönelik ödeme iddiasında bulunmuş olup davacının ticari defter ve kayıtlarında davalı tarafından yapılan ödeme nedeni ile alacak bulunmadığının kayıtlı olması karşısında davacının davasının reddine, davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince değişik gerekçe ile davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/06/2021 tarih ve ... Esas, .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE; Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE; a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin olarak yatırılan 137,77 TL harcın mahsubuyla bakiye 289,83 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, c-) Davalı tarafından yatırılan 1.512,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, d) Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. Madde uyarınca karar kesinleştiğinde İADESİNE, e) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden (istinaf kanun yoluna davacı tarafın başvurması nedeni ile aleyhe bozma yasağı bulunduğundan) 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; A-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 73,50 TL posta masrafı, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 235,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 01/10/2024