Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/2408 E. 2025/1514 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2408
Karar No
2025/1514
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2408 - 2025/1514 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2408 KARAR NO : 2025/1514

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02/05/2024 NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... Sigorta Anonim Şirketi VEKİLLERİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) KARAR TARİHİ : 19.06.2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19.06.2025

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.05.2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 28/02/2020 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, kazada araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili 06.02.2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini 216.328,25 TL'ye ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalısı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, mahkeme aksi kanaatteyse Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporunun aldırılmasının gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporunun düzenlenmesinin gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına haiz uzman bilirkişilerce yaptırılmasının gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile; 216.328,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan maluliyet oranına itirazları bulunduğunu ve davacının güncel muayenesi ile yeni bir düzenlenmesinin gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla ıslah edilen tutar yönünden faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlenmiş olduğunu, aleyhlerine hüküm kurulması halinde bu hususun dikkate alınmasının gerektiğini, aktüer raporunun hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 ile 29.12.2020 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin eldeki uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması yapılması indirimi yapılmasının gerektiğini, bu taleplerinin cevap dilekçesinde bildirilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece kararda incelenmemiş olduğunu, dava öncesinde müvekkili şirkete yapılan başvurunun usulsüz olduğundan geçersiz olduğunu ve bu nedenle aleyhlerine hüküm kurulması halinde faizin başlangıç tarihinin dava açılışında bildirilen miktar yönünden dava tarihi olmasının gerektiğini ve ıslah edilen kısım yönünden ayrıca beyanlarının bulunduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilinin usulüne uygun başvuru ve faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde; Dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı, bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir. Davalı vekilinin kusur, maluliyet ve hesap raporuna yönelik istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde; Somut olayda; 28/02/2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının bedensel zararlarından davalının 2918 sayılı Yasanın 85/1, 88 ile 91. vd. maddeleri gereğince sorumlu olduğu, ilk derece mahkemesince kusur oranının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, denetime açık ve usulüne uygun olarak alınan ve objektif olarak hazırlanmış, kaza gerçekleşme bicimi ve kaza tutanağı ile uyumlu ile uyumlu şekilde değerlendirilen kusur bilirkişi raporunda sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında hükme esas alınmasının yerinde görülmüştür. Davacının maluliyetinin tespiti için alınan ATK 2. İhtisasa kurulu ve itirazen alınan üst kurul raporunda; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında yönetmeliğe göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının, kaza ile illiyet bağı kurulacak biçimre %2 olduğu ve 4 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici işgücü kaybı oluştuğu, bu nedenle oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alınması yerinde görülmüştür Dosyanın tazminat hesabı için aktüerya bilirkişiye tevdii edildiği, 25/01/2024 tarihli raporda; davacının 216.328,25TL kalıcı iş göremezlik zararının olduğunu, hesaplanan tazminatın poliçe teminatı içerisinde olduğunun tespit edildiği, raporun güncel değişiklikler dikkate alınarak düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alındığı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları doğrultusunda, TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılarak, davanın 216.328,25 TL kalıcı iş göremezlik üzerinden kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) Açıklanan nedenlerle iş bu hususlarda yapılan istinaf başvuruları haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin müterafik kusur ve hatır taşıması indirimine yönelik istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde; Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmakta ise de; bu indirimin yapılabilmesi BK.'nun 44. maddesi uygulamasındaki gibi resen gözetilmeyip davalının savunmasında bu hususu ileri sürmesi icap eder. (Yargıtay 17. Hd. 2016/14352 esas ve 2019/6316 karar sayılı ilamı) Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, keza davalı vekili tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesinde hatır taşıması iddiasınada bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacı ile araç sürücüsünün ... ile aynı sendikaya üye olmaları nedeni ile tanıştıkları ve kaza esnasında menfaat karşılığında bir taşımanın söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda Yargıtay İçtihatları doğrultusunda gerçekleşen zarardan %20 hatır taşıması indirime yapılması gerekmektedir. Öte yandan somut olayda dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre: 28.02.2020 günü saat 11.15 sıralarında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... Yardımlaşma Vakfı ve Özel Eğitim Merkezi önünden Sahil yolu istikametine seyrettiği sırada yolun keskin virajlı kısmında aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek seyri istikametine göre sol tarafından yoldan çıkıp Fındık bahçesi olan uçurumuna düşmesi ve burada yüz metre kadar taklalar atarak fındık ağacına dayanıp tekerlekleri üzerinde durabilmesi neticesi ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacı ...'ın araçtan fırlayarak yaralanması ile sonuçlanmıştır. Dosya kapsamı incelendiğinde davacının kazaya karışan ... plakalı aracın arka koltuğunda yolcu olarak bulunduğu, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının dosya içeriğinden tespit edilemediği, davacının maluliyet raporuna göre yaralanmasının vücudun belirli bölgelerinde oluşan kemik kırıktan kaynaklanmakta olup araçtan fırlama durumunda göz önüne alındığında, davacının gerçekleşen kazada emniyet kemeri takmayarak araçtan fırladığı ve kaza neticesinde oluşan yaralanmaların artmasına neden olduğu kanaat edilmiştir. Buna bağlı olarak yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda gerçekleşen zarardan %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir. Netice itibariyle; davacının 216.328,25 TL kalıcı iş göremezlik zararının bulunduğu bundan önce %20 oranında hatır taşıması indirimi akabinde, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonucu, davalının sorumlu olduğu zarar miktarının 138.450,08 TL olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.05.2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davanın kısmen KABULÜ ile; 138.450,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Harç yönünden: 3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 9.457,52 TL karar harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 819,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.637,82 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 02.05.2024 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, c-)Harcın tahsil edilmiş olması halinde ise dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harç miktarının 8.637,82 TL olduğu, ilk derece mahkemesince tahsiline karar verilen miktarın 13.957,68 TL olduğu dikkate alınarak fazla tahsil edildiği anlaşılan 5.319,86 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davalı tarafa iadesine, 4-a)Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, b-İlk derece mahkemesince 02.05.2024 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, Yargılama giderleri yönünden: 5-Davacı tarafından yapılan toplamda 900,40 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 167,50 TL tebligat gideri, 188,00 TL müzekkere gideri, 6.423,00 TL Adli Tıp gideri, 2.700,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 9.478,50 TL'nin takdiren tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, Vekalet ücreti yönünden: 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi nedeniyle reddedilen kısma ilişkin olarak takdiren davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İstinaf giderleri açısından; 10-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davacının avansından karar sonrası yapılan tebligat gönderim ücreti 9,69 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacılının avansından yapılan karar sonrası tebligat ve dosyanın istinafa gönderim ücreti toplamı 468,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 14-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 19.06.2025

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Atıf: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2408, K. 2025/1514, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/adana-bolge-adliye-mahkemesi-3-hukuk-dairesi-2024-2408-e-2025-1514-k-052c1a4cbeaf