Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2024/1734 E. 2025/282 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1734
Karar No
2025/282
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1734 Esas

KARAR NO: 2025/282

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/03/2024

NUMARASI: 2023/515 E. - 2024/174 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak alacaklı davalı taraf tarafından dosyaya alacaklarına dayanak her hangi bir dayanak belge sunulmadığını, müvekkili hakkında yürütülen takipte müvekkilinin itiraz etmesine rağmen icra müdürlüğünce itirazın süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle takibin kesinleştiğini, icra dosya borcunun tarafımıza ait olmadığının tespiti amacıyla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/584 Esas numarası ile Menfi Tespit davası açıldığını, açılan dava da müvekkilin ev hanımı olduğu, okuma yazmasının olmadığı, davacı taraf ile borç doğuracak her hangi işlem yapmadığını, bu hal şartlar altında tacir olan davalı taraf ile borç doğuracak işlem yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın borcun dayanağı herhangi bir belgeyi icra dosyasına sunmadığını izah ettiklerini, davalı tarafça davanın ilerleyen safhasında borca dayanak belge olarak bir adet bonoyu dosyaya ibraz ettiklerini, bonodaki yazının ve imzanın müvekkiline ait olmadığı itirazları üzere İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince, kamu kurum ve kuruluşlarından ve mahkeme huzurunda müvekkiline ait imza örnekleri alındığını, imza örnekleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde imzaların müvekkiline ait olmadığının saptandığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek dava dosyasının kapandığını, bu sebeple tekrar bu davayı açtıklarını, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, ticaret ile uğraşmadığını, tüzel kişi tacir davalı alacaklı ile hiçbir ticari ve tüketici alışveriş olmadığı ve borcunun bulunmadığını, diğer borçlular lehine borca kefil olma durumunun da olmadığını, müvekkil okur yazar olmadığı için davalı taraf ile sözleşme tanzime etme ve düzenleme durumunun da olmadığını, bonodaki imza ve yazının da müvekkiline ait olmadığının bilirkişi raporu ile saptandığını, kesinleşen takipte müvekkilinin menkul, gayrimenkul mallarına ve haklarına haciz konulduğunu, davalı tarafça müvekkiline ait taşınmazın satışa çıkarıldığını, taşınmazın müvekkilin aile konutu olduğu, satışının yapılması durumda müvekkile ve ailesi bakımından telafisi imkansız sonuçlara yol açacağını, bu nedenlerle dosyaya belli miktarda teminat yatırılması ya da dosya borcunun tamamının dosyaya depo edilmesi karşılığında icra satış işleminin durdurulmasına ihtiyaten karar verilmesini, öncelikle teminatsız, aksi takdirde İİK.md.72 gereğince takdir edilecek bir teminat karşılığında İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibin ve icra satış işleminin durdurulması hususunda İhtiyati Tedbir Kararı Verilmesini, davanın kabulü ile takibe konu borç açısından borçlsuzluğa karar verilmesini, kötü niyetli davalı aleyhine bono miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın HMK 114/i Maddesi gereğince dava şartı noksanlığı-derdestlik-kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının bir dava şartı olduğu hususuna yasal çerçevede açıklık kazandırdığını, kesin hüküm itirazı da, “ne bis idem” kuralını temel aldığını, kesin hüküm itirazı, karara konu kılınan uyuşmazlığın yeni bir davanın konusunu oluşturamaması oluşturmuşsa böyle bir davanın dinlenmeyip usulden reddedilmesini aynı nedenlere kanunen dava şartlarından olduğunu, dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşul olduğunu, davacı vekilinin soyut ve belgelenemeyen, gerekçesiz ve dinlenilmeyecek dilekçe içeriğine değinilmeden davanın usulden reddini, davanın usulden reddini, öncelikle davanın HMK114/İ bendi uyarınca dava şartı noksanlığından usulden reddini, davanın açılmasında tamamen kötü niyetli olan davacının İİK md 72/4 uyarınca alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; ''Davanın kabulüne," karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili 08/11/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunarak, mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı asil ...'nin 04/02/2025 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyanla; feragat nedeniyle karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK 311. Madde de "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmü düzenlenmiştir. HMK m.310/2 maddesinde; "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir." hükmünü haiz olmakla davacı asil tarafından 04/02/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğinden 6100 Sayılı HMK'nın 307/1, 309, 310, 311, 312 maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği kanaati ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin, davadan feragat edilmesi sebebiyle İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA 2-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2024 tarih,2023/515 E.-2024/174 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi gereğince feragat sebebiyle REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 539,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 76,09-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi davadan feragat sebebiyle incelenmediğinden davalı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 340,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 1/02/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1734, K. 2025/282, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2024-1734-e-2025-282-k-98540458bf26