Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/1696 E. 2025/1662 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1696
- Karar No
- 2025/1662
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:19/07/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucunda davalı yana bir takım tekstil ürünlerinin satışının yapıldığını, satışı yapılan ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafa satışı yapılan ürünler teslim edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafın ürünlerin bedelini müvekkiline ödemediğini, bahse konu tekstil ürünlerinin bedeli müvekkiline ödenmemiş olması nedeniyle davalı taraf aleyhine Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine yasa ve usule aykırı olarak borcu bulunmadığı iddiasıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, zira müvekkili tarafından satışı gerçekleştirilen malların davalı tarafa teslim edildiğini, davalı yanın iddia ettiği şekilde haksız bir takip gerçekleştirilmediğini, müvekkilince gereği gibi edim yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, buna karşın davalı tarafından bahse konu ürünlerin bedeli müvekkiline ödenmediğini, bu nedenlerle alacaklarının tahsili için davalı borçlunun icra takibine vaki kötü niyetli itirazının ... Euro asıl alacak yönünden iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk görüşmelerinden kaynaklanan 1.080,00 TL maktu arabuluculuk vekalet ücreti ile HMK'nın 329. maddesi uyarınca müvekkili ile akdedilen vekalet sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan vekalet ücreti de dahil edilmek suretiyle ücreti vekaleten karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı taraf ile müvekkili arasındaki ilişki, belirli niteliklere sahip bir takım tekstil ürünlerinin satımından ibaret olduğunu, müvekkilinin bahse konu bu ürünleri Fransa'nın ... kentinde yerleşik ... isimli firmaya satmak üzere aldığını, bu hususun taraflar arasındaki anlaşmanın sağlanması anından itibaren davacı tarafça bilindiğini, müvekkili ile davacı arasında uyuşmazlığa konu tekstil ürününün türü, niteliği, kalitesi ve rengi hususunda anlaşıldığını ve davacı tarafça ürünün paketli bir şekilde müvekkiline teslim edildiğini ve direkt olarak Fransız ... firmasına gönderildiğini, ödemenin ne zaman yapılacağı hususunda davacı ile müvekkili arasında anlaşma yapıldığını, davacı tarafından satılan ürünlerdeki ayıbın gizli ayıp olduğunu, uyuşmazlığa konu tekstil ürününün müvekkili tarafından direkt olarak yurt dışına gönderileceği için paketli olarak teslim edildiğini, davacının uyuşmazlığa konu üründeki ayıba ilişkin ağır kusurlu olduğunu, davacı tarafın giriştiği icra takibinin ve ikame ettiği işbu davanın da haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile takibin iptaline, borcun %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafından satılan tekstil ürünlerinin davalıya teslim edildiği uyuşmazlık dışıdır. Uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya satılan malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı olduğu ispatlanır ise ayıbın niteliği ve niteliğe göre ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ürünler ayıplı ise davalının fatura bedelini ödemek zorunda olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Tarafların bildirdikleri tanıklar, davalı tarafın ayıp iddiası kapsamında dinlenmiştir. Bu kapsamda davalının, davacıdan satın aldığı ve ayıplı olduğunu ileri sürdüğü kumaşları kendisi tarafından kabul edildikten sonra gerekli incelemeyi yapmadan yurt dışındaki müşterisine ihraç ettiği, ayıbın yurt dışında belirlenmiş olduğu, davalı tarafından davacıya ayıp bildiriminin WhatsApp mesajı yoluyla bildirildiği şeklinde beyan edilen ayıp ihbarının yukarıda açıklandığı üzere tacirler arasında yapılacak ihbarı düzenleyen yasa maddesine uymadığı, bu nedenle ayıp ihbarınında süresi içerisinde yapılmadığı kanaatine varıldığı, ayıplı olduğu iddia edilen kumaşların bilirkişi incelemesine tabi tutulabilmesi için şahit numunenin davalı tarafça ibraz edilmesi gerektiği ancak davalı tarafından bunun yerine getirilemediği, ürünlerin yurt dışına sevk edilmesi nedeniyle de bilirkişi incelemesi yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalının ayıp iddiasının ispatlanamadığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunda davacının davalıdan ... Euro alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Takipten önce ihtar gönderilerek davalının temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığından, davalının icra takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmış; icra takibine konu edilen asıl alacak yönünden davanın kabulüne, işlemiş faiz yönünden reddine, alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz satış kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden dava değerinin belirlenmesi gerektiğinden bu miktar üzerinden dava değeri belirlenmiş, davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise kabul edilen asıl alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hükmedilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, takibin ... Euro asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ve işlemiş faize ilişkin talebin reddine, asıl alacak olan ... Euro'nun takip tarihindeki TCMB efektif döviz satış kuru karşılığı olan 20.435,07 TL'nin % 20'si oranında 4.087,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu ürünlerin ayıplı olduğunu, müvekkiline başka yollarla ayıbı ispat imkanının tanınması gerektiğini, zira ayıbın ispatı halinde, üretici, yapılan masraflardan sorumlu olacağı için ürünleri isterse masrafını karşılayarak geri getirtebileceğini, aksi halde küçük ölçekli işletmenin adil yargılanma hakkının elinden alınmış olacağını, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, ayıbın gizli ayıp olarak değerlendirilmesi ve bu sürenin olaya uygulanması gerektiğini, alacağın likit bir alacak olmadığını, davanın kabulünün ve kabule göre icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edememesine, davalı taraf ayıplı olduğu iddia edilen kumaşlara ilişkin numune verememesi nedeniyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik talebin mahkemece reddi kararında bir isabetsizlik bulunmamasına, takip ve dava konusu alacak faturaya dayalı likit bir alacak olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.656,34 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 414,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.242,24 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...