Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1534 E. 2025/1319 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1534
Karar No
2025/1319
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1534

KARAR NO : 2025/1319

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/05/2024

NUMARASI: 2022/859 Esas, 2024/254 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 18/11/2025

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili, İstanbul 23 İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyası ile davalının müvekkiline olan cari hesap sözleşmesi borcundan kaynaklı davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, söz konusu icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, davacının ... ... adında restaurant ve kafe işlettiğini, davalı davalı şirket tadilat, dekorasyon işleri yaptığını, taraflar arasında Sarıyer sahilde yer alan ve Boğaz ön görünümünde olan ... ... restaurant ve kafe isimli iş yerinin baştan sona konsept değişikliği, tadilat ve dekorasyon işlemi için 750.000,00 TL üzerinden anahtar teslimi şeklinde anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği müvekkilinin davacıya 630.000,00 TL değerinde çek (8 adet) ile 92.070,00 TL elden ödeme yaparak toplamda 730.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak müvekkilinin ticari defterlerine davalıya yapılan ödemelerin toplamda 696.120,00 TL kadarını işlediğini, ilgili bankadan müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen hesap hareketlerinin celbi talep edildiğinde çek ve nakit ödemelerinin görüleceğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibinde ticari deftere işlenmiş olan ödeme miktarı ve davalının ödemiş olduğu miktarın esas alındığını, müvekkili tarafından ödemelerin yapılmış olmasına rağmen, davalı tarafından müvekkilinin işlerinin bitirilemediğini, 13.12.2019 tarihinde Beyoğlu 16. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarı ile davalıya ihtar çektiklerini ancak işlerin bitirilmediği, 25 güne kadar tesliminin yapılmaması üzerinde anlaşma yapmış olmalarına rağmen üzerinden 8 aylık süre geçtiğini, işlerin bitirilemediğini, yapılmış olan işlerinde ayıplı olduğu, iş yerinin kapalı olmasından dolayı ticari kaybının olduğunu, 730.000,00 TL ödeme yapılmasına rağmen işin tamamlanamadığına ilişkin ihtar çekildiğini, söz konusu ihtara davacı tarafından cevap verilmediğini, davalının Müvekkilinin kendisine yapmış olduğu ödeme karşılığı gereken hizmeti vermediğini, yapmış olduğu işleri de hatalı ve ayıplı yaptığını, müvekkilinin daha sonra söz konusu hatalı ve eksik işleri dava dışı 3. kişilere yaptırdığını, davalı tarafça hizmetin eksik olarak yapıldığını, 596.120,00 TL fatura kesildiğini, davalı tarafın müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak maksadı ile takibe itiraz ettiğini, İstanbul 23 İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptalini, alacağın likit olması gerekse tahsili uzatmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz eden borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak şartı ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında yazılı olarak yapılan cari hesap sözleşmesi olmadığını, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, kendisinin tek taraflı tutmuş olduğu hesap listesini dosyaya sunduğunu, taraflar arasında, davacıya ait ... ... Restoran Kafe isimli iş yerinin bazı bölümlerinin giyotin cam, tente, seramik, camlar, tuvaletler ve dekor yapılmak üzere v.d. tadilatının yapılması hususunda 2019 yılı mayıs ayında sözlü olarak sözleşme düzenlendiğini, sözleşmede tadilat işinin 40-50 gün civarında tamamlanacağı, işin başlangıcında sözleşmede belirtilen bedelin 150.000,00 TL nin peşin olarak ödeneceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşmede belirtilen tadilat ve dekorasyon işlerini yapmak üzere çalışmalara başladığını ve kafenin gerekli tüm tadilat dekorasyon işlerini tamamladığını, haziran ayında tüm işlerini bitirerek kafeyi tadilatı yapılmış olarak davacıya teslim ettiğini, davacının da haziran ayı itibariyle kafeyi işletmeye açtığını, ekte sunduğu fotoğraflardan da anlaşıldığı gibi müvekkilinin üzerine düşen edimini tam olarak yerine getirdiğini, söz konusu kafenin 2019 Haziran ayında açıldığının yazarkasa fişleri, faturalar, banka çekimleri ve tanık beyanlarından ispatlanmış olacağını, davalının ayıp ihbar iddiasının bu davada dile getirildiğini, müvekkili davalıya çektiği iddia edilen ihbarın müvekkiline ulaşmadığını, iddia edilen ihtarın, müvekkilinin yapılan işi teslim tarihinden çok sonra çekilmiş olduğunun anlaşıldığını, davacının müvekkiline eksik yapıldığı iddia ettiği işlerle ilgili olarak hiçbir bildirimde bulunmadığını, müvekkili tarafında iş tamamlanıp, kafenin eksiksiz tesliminden ve işletme açıldıktan sonra müvekkiline ödeme yapıldığını, müvekkilinin dava konusu bedel için fatura kesmek istediğini, davacının kabul etmediğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle öncelikle usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Mahkeme, dava, eser sözleşmesinden ve faturadan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında sözlü eser sözleşme ilişkisi kurulduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi hükmünce açık ayıplarda iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, 477/son maddesi hükmüne göre de gizli ayıplarda iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, davada, davacı yapılan ödeme rağmen işin gereği gibi yapılmadığından bahisle Beyoğlu 16.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 13.12.2019 tarihli ihtarnamesini keşide ettiği taraf ve tanık beyanları ile Mahkememizce yapılan keşif kapsamında iddia edilen ayıbın gözle görülebilir olduğu anlaşılmakta ve taraflarca da bu hususun ihtilaflı olmadığı, iş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği, Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade ettiğini, davalı yanca yüklenilen işin tesliminden sonra ayıplar ortaya çıktığına yönelik tespit ya da delil sunulmadığı, dinlenen davacı tanığının beyanlarından işin yapımından sonra ayıplar çıktığı ve dava dışı üçüncü kişilere yaptırıldığı belirtilmiş ise de dava dosyasında bunu destekler delil ya da yeniden yapılan işlere yönelik somut deliller dosyamıza sunulmadığı, davalı yanca bildirilen tanık anlatımlarından işin tamamlandığı, tanık beyanları ile davalı yanca sunulan fotoğraf ve delillerin birbirini tamamlar nitelikte olduğu, yapılan imalatların davalı yanca yapıldığı, davalı yanca hazırlanan fatura içerikleri ile yapılan işlerin örtüştüğü Mahkememizce yapılan keşifte de görüldüğünü, taraflar arasında 2019 yılı Mayıs ve Haziran aylarında davacının yapmadığı ödemeler nedeniyle anlaşmazlık çıktığı, tanık anlatımlarından işin bir kaç ay sonra tamamlandığının belirtildiği ancak davalı yanca ayıp ve eksik işlere yönelik ihbarın aylar sonra Beyoğlu 16.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 13.12.2019 tarihli ihtarı ile yapıldığı görülmekle, ayıp ihbarının da süresin de yapılmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddi ne karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eser sözleşmesinden ve faturadan kaynaklı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası açıldığını, davacının işletmekte olduğu cafe/restaurantın tadilat ve dekorasyon işleri için anahtar teslimi şeklinde davalı ile anlaştıklarını, yapılan bu anlaşma gereği müvekkil davalıya 630.000,00 TL değerinde çek (8 adet) ile 92.070 TL banka kanalı ile ödeme, 7.930 TL ise elden ödeme yaparak toplamda 730.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı yanca tüm ödemeler alınmasına karşın verilen anahtar teslim iş gereği gibi ve eksiksiz yerine getirilmediğini, 13/12/2019 tarihinde Beyoğlu 16. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarı ile davalıya ihtar çekildiğini, 25 günde anahtar tesliminin yapılması üzerinde sözlü anlaşma yapmış olmalarına rağmen ve üzerinden 8 aylık bir süre geçmiş olmasına rağmen işlerinin bitmediğini, yapılmış olan işlerin de ayıplı olduğu, iş yerinin kapalı olmasından dolayı yüksek miktarda ticari kaybının olduğunu, 730.000,00 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen işin tamamlanamadığını; müvekkilin iş yerinin uzun süre kapalı olmasından dolayı ticari hayatı bozulmuş ve alacaklıları tarafından müvekkil icraya verildiğini, davalı, müvekkil ile yapmış olduğu anlaşmaya aykırı davranmış müvekkilin iş yerinin uzun bir süre kapanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilin kendisine yapmış olduğu ödeme karşılığı vermesi gereken hizmeti anlaşılan sürede vermemiş, yapmış olduğu işleri ise hatalı ve ayıplı yaptığını, müvekkil tarafından daha sonra söz konusu hatalı ve eksik yapılan işleri dava dışı 3 kişilere yaptırıldığını, müvekkilce 730.000 TL ödeme yapılıp, davalı yanca 596.120 TL'lik iş yapılmasından dolayı davalı yana karşı icra takibi başlatıklarını, davalı yanca söz konusu icra takibine itiraz edildiğini, müvekkil yapılacak tadilat ve dekorasyon işleri için davalı yana 730.000,00 TL ödeme yapıldığı, ancak davalı yanca 596.120,00 TL'lik fatura kesildiğini, fazla ödenen bedelin tahsili gerektiğini, davalının kestiği faturalar ile yapılan işin uyuşmadığını mahkemece kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, davada yalnızca eksik ifa için dava hakkımızı kullanmış, ayıplı ifa için dava hakkımızı saklı tutmuş olsak da yerel mahkemece ısrarla ayıplı ifa yönünden tespitler yapıldığını ve yalnızca ayıplı ifanın bildirim süresinde ihbar edilip edilmediği hususu üzerinde durulduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet eksik ifanın yanında ayıplı ifa sebebiyle de huzurdaki davayı ikame etmiş olsa idik; burada da eser sözleşmelerinde ihbara gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde seçimlik hakkımızı kullanabileceklerini, Yargıtay ilamları ile de sabit olduğunu, TBK'nın 474. Maddesinde göre; gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği. iş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabileceğini, (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 tarih, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları), eser sözleşmelerinde ihbar zorunluluğu söz konusu olmaksızın açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içerisinde seçimlik hak kullanılabileceği gibi, dava da açılabileceğini, TBK madde 478 ise Zamanaşımını düzenlemekte olup "Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." olduğunu, davada yanlızca eksik iş sebebiyle açıldığını, ayıplı ifadan dolayı dava hakkımız saklı tutulduunu, mahkemenin buna rağmen davanın reddine karar vermesi hatalı olduğunu, daalı eksiksiz olarak yerine getirmediğini, eksik işlerden dolayı tarafımızca davalı yana icra başlatılmış, icraya itiraz sonucunda da itirazın iptali davası açıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. Taralar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davada davacı, taraflar arasında davacıya ait Davacı ile davalı arasında, Sarıyer’de Boğaz ön görünümünde yer alan “... ... Restaurant Cafe” adlı işletmede, konsept tadilat ve dekorasyon işleri için 750.000 TL bedel ile yapılması konusunda anlaştıklarını, bu bedelin 630.000 TL’sini çekle (8 adet) ve 92.070 TL’sini banka kanalıyla (toplam 730.000 TL) ödendiğini, davalı tarafından yapılan işlerin eksik ve ayıplı olduğunu, işletmenin uzun süre kapalı kalmasına yol açtığını, bu nedenle uğradığı zararlar ve üçüncü kişilere yaptırdığı tamiratlar için dava hakkını saklı tuttuklarını, davalı taahhüt ettiği hizmeti tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediği gibi ayıplı ve eksik bıraktığını, davalı tarafından toplam 596.120,00 TL fatura kesildiğini, davaclı tarafından verilen hizmet ve kesilen faturaların içeriği kabul edilmiş olsa bile davacı fazla ödeme sebebiyle 121.020,00 TL alacaklı olduğunu, icra takibine başladıklarını ancak takip itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında 2019 yılı Mayıs ayında sözlü olarak tadilat sözleşmesi yapıldığını, davacıya ait ... ... Restoran Cafe bölümünde edimler tamamlandığını, Haziran 2019 tarihinde işi tamamlamak suretiyle teslim ettiklerini, davacı Haziran ayında işyerini açarak kullandığını, ayıp ve eksik iş iddiaları doğru olmadığını, uzun yıllar sonra ayıp iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında yazılı eser sözleşme yapılmadığını, çeşitli ödemeler ile birlikte davacı tarafından iş bedeli olarak davalıya ödeme yapıldığı, 13.12.2019 tarihinde davacı tarafından ayıp ihbarı yapıldığını, yapılacak işlere ilişkin herhangi bir iş kalem listesi, metraj, malzeme ve fiyat bilgisi bulunmadığını, eksik ve ayıplı kısımların teknik olarak tespiti mümkün olmadığı, tanık anlatımları çelişkiler olduğu, davacı iddiasını ispat edemediğini anlaşıldığı, davacının davasının reddini talep etmiştir. Taraflar arasında sözlü eser sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Davacı tarafından davalı tarafa Beyoğlu 16. Noterliğinin 13.12.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, " ... Tarafıma ait... Adresindeki iş yerinin tadilat ve talimatı üzerine muhatap ile anlaşılmış ve 19.04.2019 tarihinde yapılan ilk ödeme ile işe başlanılmıştır. Yapılan anlaşma gereğince işin başlamasından itibaren 20 gün içerisinde eksiksiz teslim edilecek yer halen muhatap tarafından tamamlanmamıştır. ..... Eksik, kusurlu ve ayıplı tadilat ve işlerin halen tamamlanmaması nedeniyle iş yeri açılamamış ve büyük zarar meydana gelmiştir. İş yeri tadilatın tamamlanmamasına rağmen inşaat halinde açmak zorunda kalınması nedeni ile ticari kayıbın, iş yerinin nam ve ünvanın zedelenmesi dolayısıyle ileriye dönük de kazanç kaybına sebebiyet vermiştir.... Mahataba banka aracılığıyla 722.070,00 TL gönderilmiştir. Halbuki muhatap yaklaşık 250.000,00 TL bedelinde tadilat ve iş yapımışlar, yapılan bu işler de eksik yapılmış ayıplı malzeme kullanılmış, işçiliği kusurlu olmuştur.." bildirilmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, edimlerini tamamlamak suretiyle Haziran 2019 ayında teslim ettiğini beyan, davacı gerek beyanlarında gerekse göndermiş olduğu ihtarnamesi ile edim teslim edildiği ancak eksik işler ile birlikte iş yeri çalışmaya devam ettiğini beyan etmektedir. Mahkeme dosya kapsamı, davacının Haziran 2019 tarihinden sonra çek ödemelerin devam etmesi, ibraz edilen fotoğraflar itibariyle davalı edimini Haziran 2019 tarihinde teslim edildiğini kabul etmiştir. Yüklenici edimini tamamlamak suretiyle teslimi ispat etmek zorundadır. Davalı Haziran 2019 tarihinde teslim ettiğini beyan etmiş, davacı ihtarname ile teslim aldığını ancak tadilat tamamlamadan teslim aldıklarını beyan etmiştir. Dinlenen tanık beyanları ve çek ödeme belgeleri itibariyle, edim davacı tarafından tamamlanarak teslim edildiği ancak davacı tarafında bir kısım eksiklikler ile teslim alarak iş yerini çalıştırmaya başladığı anlaşılmış olup, teslim edilme tarihi itibariyle mahkemece Haziran 2019 tarihi esas alması doğru olmuştur. Davacının iddiasını oluşturan ayıplar itibariyle 13.12.2019 tarihinde yani yaklaşık teslimden 6 ay sonra ayıp ihbarında bulunulduğu ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, mahallinde keşif itibariyle davacının ayıp olarak belirttiği hususlar ispat edilememiştir. Mahkemece, ayıp yönünden ve eksik imalat yönünden iddialarını ispat edemediği açıktır. Bununla birlikte davacı dava konusu icra takibini özellikle fazla ödenen iş bedelin tahsili amacıyla açılmıştır. Davacı, 730.000,00 TL ödeme yaptıklarını ancak kendilerine yapılan iş olarak 596.120,00 TL yapılan iş bedeli davalı tarafından kesildiği belirterek, fazla ödemenin tahsili için icra takibine başladıklarını beyan etmiştir. Taraflar arasında sözlü eser sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Davalı yüklenici piyasa rayiç bedel üzerinde gerçekleştirdiği edimin bedelini talep edebilir. Davalı dava dosyasına yansıyan beyanlar itibariyle, davalı yüklenici 730.000,00 TL tahsil etmesine rağmen 596.121,00 TL iş bedeline ilişkin fatura kesmiştir. Eser sözleşmelerinde kesilen fatura alacağın varlığını ve yokluğunu tam ispat vasıtası değildir. Yapılan iş belirlenmesi gerekmektedir. Ancak mahallinde yapılan keşifte bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. Bilirkişi heyeti her nekadar yapılan iş metraj ölçü vb. Bulunmadığından inceleme yapılmadığını beyan etmekte ise de, yapılan işin belirlenmeden karar verilmesi doğru değildir. O halde, taraflardan iş yerinde yapılan işleri gösterir varsa fotoğraf, yazışma vb. Deliller ile ibraz etmelerinin istenmesi ile, gerekirse mahallinde tanıklar davet edilmek suretiyle yapılacak keşif ile, bilirkişi incelemesi yaptırılması, davacı ve davalı beyanları ile tanık anlatımları itibariyle işin yapıldığı tarih ve yapılan edim tespit edilerek, yapıldığı tarihteki piyasa rayiç bedeli hesaplanması, davalı tarafından kesilen fatura kapsamında edimlerin yapılıp yapılmadığı belirlenmesi ile yüklenicinin alacaklı olduğu bedelin belirlenmesi, varsa iş sahibi tarafından yapılan tüm ödemeler çıkartılarak fazla ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2024 tarih, 2022/859 Esas, 2024/254 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1534, K. 2025/1319, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1534-e-2025-1319-k-d54f4a515e71