Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/152 E. 2026/467 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/152
- Karar No
- 2026/467
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2024/152
KARAR NO:2026/467
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/09/2023
NUMARASI:2020/408 E. - 2023/942 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkilinden haksız kazanç elde edebilmek amacıyla anlaşmalı olarak Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin sadece Sultangazi No:... adresinde faaliyet gösterdiğini, diğer bağımsız bölüm olan 737/2-3-4-5 de faaliyet göstermediğini, diğer katlarda müvekkili gibi başkaca şirketlerin bulunduğunu, şirketlerin birbirinden bağımsız olduğunu, aralarında organik hiçbir bağ bulunmadığını, icra dosyasında yazılan talimat üzerine Gaziosmanpaşa 6.İcra Müdürlüğü ... Talimat dosyasından alacaklısı davalı ... borçlusu davalı ... şirketi olan 205.000,00 TL bedelli adresi ... için haciz işlemi gerçekleştirildiğini, borçlu şirketin adresten ayrıldığını, 1-5 katlarda farklı farklı şirketlerin bulunduğu, kat 2 de ve bir kısım katlarda kendilerinin bulunduğunu bildirildiğini ancak haciz işlemlerine devam edildiğini, müvekkiline ait ... Bankası ... şubesi ... çek nolu 30/04/2020 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli müvekkil şirket yetkilisinin de avali bulunan çeki davalı ... adına yazıp teslim ettiğini, haciz baskısı altında davalı ... şirketinin diğer davalı ...'a olan borcuna mahsuben müvekkilinden alınan 200.000,00 TL bedelli çekin davalı ... tarafından cirolanarak diğer davalı ... şirketine geri verildiğini, ortada gerçek bir alacak ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davalı ... ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, beyanla ödemeden men ve icra takibini engeller mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu çekin iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının da belirttiği üzere davacı şirketin Sultangazi ... adresinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin adına ... şirketi tarafından 205.000,00 TL değerindeki bonoda da borçlunun adresinin aynı olduğunu, bononun ödenmemesi dolayısıyla hacze çıkıldığını, hacze çıkılan adreste ...Tekstil olduğu görülüp ... ile aralarında organik bağ bulunduğunu, haciz sırasında ... bankasına ait ... çek nolu 30/04/2020 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli ...'ın da avali bulunan çekin müvekkili adına yazılıp vekili olarak tarafına imza karşılığında teslim edildiğini, haczin yapıldığı adres borçlu ... adresi olup ...Tekstil bünyesinde olması itibariyle yani ...'ın paravan olarak kurduğu şirket olması neticesinde haciz esnasında alınan çekin de borca karşılık alındığını, haciz esnasında ...'dan konu edilen çekte ise müvekkilinin bankaya çeki ibraz ettiğinde banka tarafından İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesince ödeme yasağı konulduğunu bildirildiğini, çekin arka yüzüne ödeme yasağı şerhi düşülerek çek müvekkiline iade edildiğini, ödeme yasağının müvekkili ve dosyayla hiçbir alakası olmayan ... Tekstil tarafından koydurulduğunu, sırf borcun ödenmemesi saiki ile huzurdaki davayı açtığını, ihtiyati tedbir kararı talebinin reddini talep ettiklerini, beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...'ne usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi kararıyla; davacı tarafından davalıların anlaşarak Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin yapıldığı, davalı ...'ın diğer davalı ...'dan alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından; alacağın tahsili amacıyla kendisine ait iş yerinde haksız haciz işleminin yapıldığı, haciz baskısı altında davaya konu çekin davalı ...'a verilmek zorunda kalındığı ve bu nedenle çekin bedelsiz olduğu iddia edilmişse de haczedilen mallara ilişkin istihkak prosedürünün malın borçlu ile birlikte üçüncü kişi elinde bulunma haline göre işletildiği, istihkak davasına ilişkin Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı davasında üçüncü kişi konumundaki davacının istihkak davasının reddine karar verildiği, davacı şirket yetkilisi ile davalı ... şirketi çalışanlarından aynı soy isme sahip olanlarla birlikte her iki şirkette çalışmış aynı kişilerin bulunduğu, vergi yoklamasına ilişkin farklı tespitlerde davacı adresinin hem bir hem de iki numara olarak belirlendiği, davalı ...'ın haciz sırasında almış olduğu çeki, diğer davalı olan ...'ya ciro etmesinin davalıların anlaşarak davacı aleyhine hareket ettiği iddiasını tek başına ispatlamayacağı gerekçesiyle;Davanın reddine,İİK 72/4 uyarınca davalı lehine 40.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından verilen ret kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, icra tehdidi ve haksız haciz baskısı altında keşide edilen çekle ilgili açılan menfi tespit davasında yerel mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında davacı ...Tekstil ile borçlu ...Tekstil şirketlerinin ortaklarının ve yetkililerinin tamamen farklı olduğunu, binaları aynı olsa da katlarının ve kapı numaralarının ayrı bulunduğu ve aralarında organik bağın mevcut olmadığının açıkça saptandığını, yerel mahkemenin salt çalışanların soyadı benzerliğine dayanarak organik bağ kurmasının hatalı olduğunu, davalı alacaklı ile davalı borçlunun muvazaalı işlemler tesis ederek müvekkilini haksız yere borçlandırmaya çalıştığını, alacaklı tarafından tahsil edilen çekin tekrar borçluya ciro edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı bir iş birliğini gösterdiğini, taraflar arasında çeki gerektirecek bir ticari ilişki bulunmadığını, 2020 yılı kayıtları incelenmediği için müvekkilinin alacaklı olduğu gerçeğinin göz ardı edildiğini, müvekkilinin davalıların haksız eylem ve işlemlerinden kaynaklı olarak maddi ve manevi oldukça büyük zarara uğradığını, bilirkişinin ... Tekstil ile borçlu şirket arasındaki asıl önemli ticari ilişkiyi incelemek yerine müvekkiliyle olan ilgisiz kayıtları tetkik ettiğini, yerel mahkemenin henüz kesinleşmemiş başka bir mahkeme kararını dayanak yaparak davanın reddine karar verdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalıların istinafa cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı ... tarafından diğer davalı hakkında başlatılan Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu takipten dolayı davacı işyerine hacze gelindiği sırada haciz baskısı ile verildiği iddia olunan dava konusu ...'na ait 30/04/2020 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığına ilişkin İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi 30/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" takip borçlusu ... Şti. ile davacı ... Şti.'nin ticari ortak ve yetkililerinin farklı olduğunu, yine ticaret odasındaki kayıtlarına göre, her iki şirket aynı binada yer almakla beraber, takip borçlusu şirketin binanın bir ve ikinci katında katında, davacı şirketin ise binanın ilk etapta ikinci sonra 4'üncü katında yer aldığını, ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarına göre organik bağın bulunduğuna dair tespit yapılamadığını, ancak hukuki niteliği itibariyle bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, ticari defter, kayıt ve belgelerin incelemesinde ise; davacı ... ile davalı borçlu ... arasında 2018 ve 2019 yıllarında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, 2019 yılı itibariyle 2.161.771,40 TL bakiye borcun bulunduğunu, davacı şirket ile dava dışı ... Tekstil arasında 2017 yılından süre gelen ticari ilişkinin mevcut olduğunu, 2017 yılından faturaların tanzim edildiği, bununla beraber ticari defterlere faturaların çek şeklinde bir açıklamayla kayıt yapıldığının görüldüğü, ancak, kayıt detaylarından, sunulan faturalardan ve Bs formlarından çek gibi kayıt yapılan işlemlerin faturalara ilişkin olduğunun anlaşıldığınu, bununla beraber ... şirketinin Ba-Bs formlarında ... şirketi adına düzenlenmiş olan faturaların yer almadığının görüldüğünü, icra dosyasında mübrez dava konusu işyerlerinin bulunduğu binaya ilişkin kira sözleşmesi fotokopisi incelendiğinde, sözleşmenin binanın 1, 2, 3, 5 ve 6'ıncı katları için düzenlendiğini, sözleşmenin başlangıç tarihinin 1.1.2020 olduğu, sözleşmenin "genel şartlar" başlıklı kısmının 6'ıncı maddesinde, kiracının kiralananı kısmen veya tamamen üçüncü kişilere kiralayamayacağı, alt kiraya veremeyeceği, devir ve temlik edemeyeceğinin belirtildiğini, davacı vekili ile yapılan görüşmede, 1 no.lu katın müvekkili tarafından davalı ... şirketine alt kiralamasının yapıldığını beyan edildiği, bunun üzerine, davalı vekilinden bu kiralamaya ilişkin sözleşmenin ibrazı istenmişse de, beklenik makul süre içerisinde bu belge ibraz edilmediği, ancak ibraz edilen vergi yoklamalarında ilk etapta (18.10.2019 - 5.2.2019 döneminde) ...'nın 1 iç kapı no.lu yerde, 19.2.2019-30.6.2020 tarihi arasında 2 iç kapı no.lu yerde bulunduğu, 30.6.2020 tarihinde resen terkinin yapıldığı" belirtilmiştir.Bakırköy 5. İcra Mahkemesi'nin ... sayılı istihkak davasında, davacı üçüncü kişi tarafından mülkiyet karinesinin aksinin güçlü deliller ile ispat edilemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.Bakırköy 5. İcra Mahkemesi'nin ... sayılı istihkak davasında,18/06/2020 tarihli hacze ilişkin açıldığı ve mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/286 esas sayılı dosyasında; dava dışı ... Tekstil tarafından davalı ...'a yöneltilen davaya konu edilen çekin istirdadına ilişkin davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. GOP 6. İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı dosyasında, 18/06/2020 tarihinde haciz işlemi gerçekleştirildiği alacaklı tarafından haciz ve muhafaza talebinde bulunulduğu daha sonra muhafaza talebinden vazgeçildiği, ... tarafından 150.000,00 TL., yi 08/07/2020 tarihinde ödeyeceğini beyan ve imza ettiği anlaşılmıştır.Üçüncü kişinin haciz baskısı altında borcu ödemesi ya da borcun üstlenilmesi halinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarih 2022/3-80 E. - 2022/107 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, koşulları bulunması halinde üçüncü kişi tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak menfi tespit ve istirdat davası açma hakkı bulunmaktadır.Bakırköy 5. İcra Mahkemesi'nin ... sayılı istihkak davasında, icra mahkemesi kararı ile yapılan haciz işleminin yerinde olmadığına karar verilmiştir.Somut olayda, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından alacağın tahsili amacıyla kendisine ait iş yerinde haksız haciz işleminin yapıldığı, haciz baskısı altında davaya konu çekin davalı ...'a verilmek zorunda kalındığı ve bu nedenle çekin bedelsiz olduğunu iddia etmiş ise de, davacının haciz mahallinde dava konusu çeki düzenlemesinin TBK 196.maddesi kapsamında 3. Kişinin borcunun üstlenilmesi niteliğinde olduğu, bu nedenle senedin bedelsiz olduğu iddiasının ve söz konusu senedin haciz baskısı ile verildiği davacının iradesi sakatlanarak baskı ile alındığı iddiasının dosya kapsamındaki delillere göre ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığı bu nedenle davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2023 tarih ve 2020/408 E., 2023/942 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026