Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1464 E. 2026/126 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1464
Karar No
2026/126
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1464 - 2026/126 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1464 KARAR NO : 2026/126

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :10/05/2024 NUMARASI :2023/565 Esas - 2024/216 Karar

DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... - Av. ... - ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ :24/11/2023

KARAR TARİHİ :30/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ :19/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı 41 ... 520 plakalı araç ile ilgili olarak davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Anonim A.Ş. ile davacı firma arasında ... Poliçe nolu Karayolları Mottorlu Araçlar ZMSS poliçesi ile Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi (Genişletilmiş Kasko) yapıldığını, davacı firma adına kayıtlı sigortalı aracın 02.05.2014 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle zarar gören dava dışı 3. kişi tarafından müvekkil aleyhine 24.11.2017 tarihinde Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/674 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, davacı tarafından dava müvekkile karşı açılmış olup sigorta şirketi taraf olarak gösterilmediğini, taraflarınca dava sigorta şirketine ihbar olunduğunu, ilgili dosyanın 2017/674 E. 2022/146 K. numarası ile 26.04.2022 tarihinde karara çıkmış olup davacı aleyhine tazminata hükmedildiğini, karar taraflarınca istinaf edilmiş ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 11.10.2023 tarih, 2022/1531 E. - 2023/1313 K. sayılı ilamı ile istinaf taleplerinin reddedildiği ve dosyanın kesinleştiğini, bu sürede davacı aleyhine ilama dayalı takibe geçildiğini ve davacı tarafından Kocaeli İcra Dairesinin 2022/56702 sayılı dosyasına 20.07.2022 tarihinde işbu borcun ödendiğini ve icra dosyasının kapatıldığını, taraflarınca yapılan ödemenin ihbar edilen davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili için 26.08.2022 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu fakat görüşmelerin anlaşmama olarak sonuçlandığını, davanın kabulüne, davacı tarafından yapılan 168.723,19-TL tutarındaki ödemenin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihinden (20.07.2022) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; "...Davanın Reddine..." karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin ticari faaliyetlerinde kullandığı bir aracı kasten bilerek ve isteyerek veya öngörmesine rağmen umursamayarak kazaya ve zarara sürüklemesi hayatın olağan akışına aykırı olup davacı şirketin kastı veya ağır kusuru söz konusu olmadığını, dosya kapsamında alınmış olan ve ilk derece mahkemesi kararının dayandığı bilirkişi raporu hayatın olağan akışıyla hiçbir şekilde bağdaşmamakta, önceki yargılamada tespit edilmiş kusur incelemesi ile çelişmekte olup tamamen hatalı bulunmakla kastı ve ağır kusuru olmayan davacı şirketin genel şartlar uyarınca ödediği tutarı rücuen tahsil hakkı bulunduğunu, davacı şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 41 ... 520 plakalı araca ilişkin ... poliçe no.lu Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS poliçesi ile Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi bulunup, davalı sigorta şirketinin söz konusu poliçeler kapsamında ödemekle yükümlü olduğu tazminat, davalı sigorta şirketi Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2017/674 Esas numarası ile görülen dava sonucunda alınan ilamın icraya konması suretiyle davacı şirket tarafından ödenmek durumunda kaldığını, davalının bu davada ihbar edilen olduğunu, bu hali ile davalı sigorta şirketi poliçeler kapsamında ödemekle yükümlü olduğu tutardan kurtulmuş olup sebepsiz zenginleştiğini beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/05/2024 Tarih - 2023/565 Esas - 2024/216 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının dava dışı üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatı sigorta poliçesi kapsamında davalıya rücu edip edemeyeceği hususunun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı davacı adına kayıtlı 41 ... 520 plakalı aracın 02.05.2014 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası sebebiyle zarar gören dava dışı 3. kişi tarafından davacı aleyhine Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/674 E. 2022/146 K. numarası ile davacı aleyhine tazminata hükmedildiği, Kocaeli İcra Dairesi 2022/56702 sayılı dosyasına davacı tarafından 20.07.2022 tarihinde borcun ödendiği ve dosyasının kapatıldığı, yapılan ödemenin sigorta şirketinden tahsili için eldeki davanın açıldığı, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 74. maddesi hükmüne göre "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz." Dolayısıyla ceza mahkemesince verilen beraat karar'ı; kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacaktır. Bir başka anlatımla, Hukuk hakimi ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgular dışında vereceği karar ile bağlı değildir.

Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/467 E., 2017//11 K. sayılı kararında, davacıya ait aracın sürücüsü dava dışı Sanık ...'ın taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın gerekçesi ile araca ait lastiklerin ayrıntılı olarak incelendiği, lastiklerin trafiğe çıkamayacak kadar kötü, kabak, olduğunun tespit edildiği görülmüş ve sanığın da bu durumu denetim ve kontrol ile yükümlü olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle lastiklerin araçta kullanılamayacak şekilde olduğunun hukuk hakimince de kabulü gerekir. T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 24.07.2014 tarihli raporda “Şüpheli sürücü ...'ın ve müteveffa sürücü ... 'ın kusursuz olduğu, Lastik patlamasının, teknik arıza niteliğinde olup olayın meydana gelmesinde tamamen etken olduğu” belirtilmiştir. Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/467 E., 2017//11 K. sayılı dosya kapsamında alınan 27.07.2016 tarihli Bilirkişi Raporunda 41 ... 520 plaka no'lu çekicinin sahibi ve işletmecisi Özmarmara Loj. Loj. Dep. Gıda Nak. İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asli derecede kusurlu olduğu, 41 ... 520 plaka no'lu çekicinin sürücüsü ...'ın tali derecede kusurlu olduğu ve 41 ... 119 plaka no'lu çekici sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu Madde 85 “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.,..., İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerinde, aracın işleteninin aracın sürücüsün kusurlarında kendi kusuru gibi sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir. Olay esnasında Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 41 ... 520 plakalı çekicinin sol ön lastiğinin patlaması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmiş ve araç otoyolun karşı şeridine geçerek, karşı yönde seyir halinde olan 41 ... 119 plakalı çekiciye çarpmıştır. Mahkemece alınan 28/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde 41 ... 520 plakalı araç maliki ve işleteni davacı Özmarmara Loj. Dep. Gıda Nak. İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %80 oranında kusurlu olduğu, 41 ... 520 plakalı araç sürücüsü ... ’ın %20 oranında kusurlu olduğu, 41 ... 119 plakalı araç sürücüsü ...’ın kusurunun bulunmadığı, davaya konu olan kaza neticesinde Sürücü ...’ın ve araç sahibi Özmarmara Loj. Dep. Gıda Nak. İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kaza sonucu doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı konumda bulunan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 (2) a maddesi gereğince sorumlu olmadığı belirtilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 4/a maddesine göre Tazminatı gerektiren olay sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise sigortacının rücu hakkı bulunmaktadır. Davacının yapmış olduğu kazada ihmali olduğu, sürücünün kusurundan işleten sorumlu olduğundan, meydana gelen kazada sigortalı aracın %100 oranında kusuru bulunduğu, davacıya ait aracın üzerinde bulunan tüm lastiklerin ve çekiciye ait sol ön lastiğin trafiğe çıkamayacak kadar eski ve yıpranmış olduğu, davacının ve sürücünün bu şekildeki lastiklerle trafiğe çıkmasının kazaya sebebiyet verdiği ve bu nedenle sürücünün taksirle ölüme neden olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu nedenlerle sigortalı aracın işleteninin ve sürücüsünün ağır kusurlu kabul edilmesi gerektiğinden, davalının da rücu hakkı bulunduğundan, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 304,40-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1464, K. 2026/126, T. 30.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1464-e-2026-126-k-9109130e7bf6