Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1375 E. 2025/138 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1375
Karar No
2025/138
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1375 Esas

KARAR NO: 2025/138

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/06/2024

NUMARASI: 2023/783 Esas, 2024/455 Karar

DAVANIN KONUSU: Mülkiyet (Tespit İstemli)

KARAR TARİHİ: 30/01/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin 2004 yılında, ... unvanlı İsveç'li şirketten davaya konu 1994 model yılı, ..., ..., ..., No:... marka ve model özellikteki matbaa makinesini 200.000,00 TL euro bedelle satın aldığını, söz konusu makineyi taşıma ve ithalat belgelerinden de anlaşılacağı üzere 15/10/2004 tarihinde ithal ettiğini, davacının anılan makineyi 2011 yılında dava dışı ... San. İç ve Dış Tic.Ltd.Şti unvanlı şirkete kiraladığını, söz konusu kiralama sözleşmesini Bakırköy ...Noterliğinin 01/10/2011 tarih ve ... yevmiye sayısında tasdik ettirdiğini; kiralama sözleşmesinin süresinin bitiminden sonra da taraflar arasında kiracılık ilişkisinin 2014 yılına kadar devam ettiğini; ... San.İç ve Dış.Tic.Ltd.Şti ile olan kiracılık ilişkisi devam etmekteyken bu şirketin sahibi ... tarafından dava dışı ... Dış.Tic.Ltd.Şti'nin makineyi kiralamak istediğinin davacıya bildirildiğini; hatta 2013 yılının Temmuz -Ağustos aylarında makinenin bakım ve onarım için bu şirkete bırakıldığının söylediğini, kısa bir süre sonra ilk kiracıyla olan kiralama ilişkisi bittikten sonra dava dışı ... Dış.Tic.Ltd.Şti ile de 10/07/2014 tarihinde aylık 6.000,00 TL+KDV bedelle yeni bir kiralama sözleşmesi akdedildiğini ve bu kiralama sözleşmesinin aynı tarihte noterden tasdik ettirildiğini, daha sonra makinenin davalı tarafından alıkonulduğunun öğrenildiğini; makinenin iadesi için davalıya yapılan ihtarın sonuçsuz kaldığını bildirerek, mülkiyeti davacı şirkete ait olan 1994 model yıllı, ..., ..., ..., ... marka ve model özellikteki matbaa makinesinin, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde alıkonmuş olmasından dolayı söz konusu makinenin davacıya aidiyetinin tespiti ile davacıya iadesine, dava konusu makinenin davalı tarafından iade edilmemesi/edilememesi halinde davalının, makineyi alıkoyduğu tarih olan 2014 yılının Temmuz ayındaki emsallerinin en yüksek değeri üzerinden tazminata mahkum edilerek söz konusu tazminata alıkoyma tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faiz yürütülerek tazminatın davacıya ödenmesine, bu dahilde olmak üzere fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin ödenmesine, davalının haksız ve hukuka aykırı iş ve eylemlerinden dolayı makinenin alıkonduğu tarih olan 2014 yılının Temmuz ayından itibaren yoksun kaldığı kiralama/icar getirisinin davalıdan tahsiline karar verilerek ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine, bunun için de fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalması kaydıyla şimdilik 6.000,00 TL'nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın fatura ile satışı yapılan menkul mal ile ilgili açılan alacak davası olduğunu, davacının, dava konusu malın ihtiyati tedbir kararı ile fiili olarak alındığını en geç 17/01/2014 tarihinde öğrendiğini, davacının anılan tarihte Bakırköy ...Noterliğinden ... yevmiye numarası ile ihtarname keşide ettiğini ve dava konusu malın kendilerine ait olduğundan iade edilmediğini, müvekkilinin davalının iyi niyetli olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: "...-Davanın kısmen kabulüne, -593.430,00 TL makine bedelinin davadan itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte; -133,000,00 TL olarak hesaplanan kazanç kaybının 01/07/2014 tarihinden itibaren her ay sonundan itibaren ödenmesi gereken 6.000,00 TL kira bedeline Mayıs 2016 dönemine ilişkin 1.000,00 TL kira bedeline ait olduğu dönem sonundan itibaren kademeli yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline," şeklinde karar vermiştir.

DAİREMİZİN KARARI: "1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, 3-İstanbul 25.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2017 gün, 2016/201 Esas, 2017/414 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4-Davanın kısmen kabulüne, a-593.430,00 TL makine bedelinin dava tarihi olan 04/05/2016 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte; b- Toplam156.940,00 TL (KDV dahil) olarak hesaplanan kazanç kaybının, 01/07/2014 tarihinden itibaren her ay sonundan itibaren ödenmesi gereken 7.080,00 TL kira bedeline, ait olduğu dönem sonundan itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan tahsiline, c-Fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir.

YARGITAY BOZMA İLAMI: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2022 tarihli 2022/3504 Esas-2022/9202 Karar sayılı kararıyla; "...Somut uyuşmazlıkta; her iki tarafın tacir olup davanın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olduğu, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaların nispi ticari dava sayılacağından, eldeki davaya bakmak görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu, bölge adliye mahkemesince; uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken; bu husus göz ardı edilerek ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılıp yeniden davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmiş olmasının, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirdiği" gerekçesiyle Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin 05/04/2023 tarih ve 2023/179 Esas, 2023/599 karar sayılı ilamı ile; "...-Resen gözetilen sebeplerle, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin KABULÜNE, -İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07/12/2017 gün, 07/12/2017 gün, 2016/201 Esas, 2017/414 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA," şeklinde karar verilmiştir.

DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...-Davanın KISMEN KABULÜNE, A-593.430,00 TL makine bedelinin dava tarihi olan 04/05/2016 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte; -Toplam 156.940,00 TL (KDV dahil) olarak hesaplanan kazanç kaybının, 01/07/2014 tarihinden itibaren her ay sonundan itibaren ödenmesi gereken 7.080,00 TL kira bedeline, ait olduğu dönem sonundan itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan tahsiline," şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kira bedelleri yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini yerinde olmadığını, hesaplamanın doğru yapılmadığını, dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı şirketin imzaladıkları Finansal Kiralama Sözleşmesinde her bir ay için kiralama bedelleri olarak 8.181,34 TL kararlaştırıldığını, Dolayısıyla hükmedilmesi gereken kazanç kaybının da bu bedel olması gerektiğini, ayrıca 36 ay yerine 22 ay üzerinden hüküm tesis etmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Dava konusu makina, davacının elinden rızasıyla çıkmış olduğundan ve makinanın emin sıfatıyla zilyedinden iktisap edildiğinden, müvekkili şirketin iyiniyetli sayılması gerektiğini, mahkemenin müvekkilinin iyi niyetli olup olmadığı üzerinden bir değerlendirme yaparak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik kararlarında; emin sıfatıyla zilyetten menkul bir malın iktisabında, alıcının karineten iyi niyetli olarak kabul edildiği, mal üzerinde hak iddia eden kişinin, alıcının “kötü niyetli olduğunu” ispat etmesi gerektiğine karar verildiğini, (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.01.2019 tarih, 2016-5494 Esas, 2019-372 Karar sayılı , Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.10.2018 tarih, 2018-1859 Esas, 2018-6342 Karar sayılı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.09.2020 tarih, 2018-1110 Esas, 2020-3002 Karar sayılı kararı) dava konusu olayda müvekkil şirketin karineten iyi niyetli olarak kabul edilmesi, davacı bunun aksini iddia ediyor ise kötü niyetli olduğunu ispatlaması gerektiğinin dikkate alınması gerektiğini, Bir an için, yapılan işlemde müvekkilinin iyi niyetli olarak hareket ettiğinin ispat yükünün müvekkiline ait olduğu kabul edilse dahi müvekkili şirketin, iyi niyetli olarak hareket etmek suretiyle makinanın mülkiyetini iktisap ettiğini, dava konusu makinanın, ikinci el olarak ithal edilmiş 1994 model bir matbaa makinası olduğunu, Davacı tarafından dosyaya sunulan belgelere göre 2004 yılında, İsveç’ten ithal edildiğini, Müvekkili şirketin, dava konusu makinayı 05.08.2013 tarihinde Finansal Kiralama işlemine konu ettiğini, önce, Makina Mühendisi ve Sigorta Eksperi ... tarafından makina yerinde (... Makinanın adresinde) görülerek incelenmiş ve 30.07.2013 tarihli rapor ile müvekkil şirkete bilgi verilmiş olduğunu, Dava dışı ... Makina, Makinayı kimden aldığına dair fatura sunmuş ve bu fatura dava dışı ... Makinanın defterlerinde kayıtlı olduğunu, Dava konusu, menkul bir olup, alımı, satımı bir şekle bağlı olmayıp herhangi bir sicile kayıtlı olmadığını, malın mülkiyetinin mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği şekilde tespiti, oldukça zor ve ticari hayatın gerçekleri ile bağdaşmayan bir kabul veya talep olduğunu, müvekkil şirketin basiretli bir tacirden beklenen tüm işlemleri yerine getirdiğini, Malı satın almadan önce bir uzman göndererek malı yerinde görmüş, inceletmiş ve rapor aldırmış olduğunu, Malın; kiracının kullanımında olduğu, çalışır vaziyette olduğu, kiracının iştigal konusu ile ilgili olduğu görülmüş, fotoğraflanmış ve raporlanmış olduğunu, Malın kiracıdan önceki malikini gösteren fatura alındığını, faturanın sahteliğini bilmenin mümkün olmadığını, makinanın üzerinde, davacıya ait olduğu veya onun tarafından kiralandığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge, ibare veya nişane de bulunmadığını, malın bedeli ödenmek suretiyle finansal kiralama işlemine konu edilmiş ve dava dışı ... Makina’ya kiralanmış olduğunu, Dava konusu malın değerini tespit ederken taleple bağlılık ilkesine riayet etmediğini, Mahkemece davacının talebinden uzaklaşılmış ve davacının talep etmemiş olmasına rağmen dava konusu makinenin 2016 tarihindeki değerini Euro üzerinden hesaplamış ve Euro üzerinden hesaplanan tutarı ıslah tarihi olan 8.06.2017 tarihindeki kur üzerinden Türk lirasına çevirerek tazminatta hükmedilmiş olduğunu, dava tarihi olan 04.05.2016 tarihi esas alınması gerekirken ıslah dilekçesinde belirtmiş olduğu 07.06.2017 tarihindeki Euro kuru üzerinden Türk Lirasına çevirilerek tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, Bu nedenle 99.930 TL’lik bir hesaplama hatası yapıldığını, dava konusu makinanın değeri ile ilgili hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalı olduğunu, makinenin 2014 yılının temmuz ayındaki değeri tespit edilmediğini, bilirkişinin makinenin değeri konusunda sadece bir emsal makine gösterdiğini ve bu emsal makinenin de dava konusu makine ile bir çok yönden farklılıklar gösterdiğini, mahkeme, işleminin gerçekleştirilmesi sırasında müvekkil şirketin hatalı yararlandığını kabul etmekte ise de, makinenin mahkeme kararı ile dava dışı kiracıdan geri alınmasından sonra yaptırılan bilirkişi raporu ve bu çerçevede makine 10 Ekim 2014 tarihinde “sahibinden.com.” üzerinden 215.000 TL üzerinden satışa çıkartılmış, İlan 1 ay süreyle yayımlanmış, 1 aylık sürede makinaya alıcı çıkmamış ve ilan 10 Kasım 2014 tarihinde yayımdan kaldırılmış olduğunu, makinanın 2 yıl sonra 150.000 Euro değerinde olacağı ve bu fiyata alıcı bulabileceğini kabul etmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Yerel mahkemece hesaplanan kazanç kaybı tutarı hatalı olduğunu, hem malın mülkiyetinin kaybedildiğini kabul ederek mülkiyetin yerine geçmek üzere tazminata hükmetmek ve hem de mülkiyet hakkının kaybedildiği tarihten itibaren hem tazminata hem de mülkiyet hakkı devam ediyormuş gibi kira alacağına hükmetmek açık bir şekilde hukuka aykırı olduğunu, Davacının kira alacağı hakkını kabul etmemekle birlikte bir an için bunun mümkün ve hukuka uygun olduğu kabul edilse dahi bu tutara KDV ilave edilmesi hatalı olduğunu, Islah edilen tutarların zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Davacı, davaya konu matbaa makinesinin mülkiyetinin aidiyetinin tespiti ile aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde ise; bedeli kadar tazminata ve mahrum kalınan kar kaybına hükmolunmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece davaya konu malın, davacı tarafça yurt dışından ithal edildiği daha sonra dava dışı şirketlere kiralandığı ve mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğu yerinde olarak tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesinin kararında; proforma faturanın 01/08/2013 tarihli, ekspertiz raporunun 22/09/2014 tarihi olduğu, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tedbiren teslim kararından sonra olduğu, ... İnş..Ltd. Şti. Tarafından düzenlendiği ileri sürülen fatura örneği sunulmadığı, kiralama sözleşmesine konu malın matbaa baskı makinesi olup, faturasında ... markalı olduğu, yabancı menşeli olduğunun anlaşıldığı, fatura bedelleri de dikkate alındığında makinenin ithalat belgelerinin ve malikinin araştırılması gerektiği, mala sadece dava dışı şirketin zilyet olmasının ve proforma fatura düzenlenmesinin yeterli olmadığı, davalı tarafın basiretli tacirden beklenen dikkat ve özeni göstermediği gerekçeleri ile davalının iyiniyetli olmadığına yönelik kabulünün yerinde olduğu, bununla birlikte mahkemece davalının iyi niyetli olmadığı tespit edildiğinden, TMK 991. Madde gereğince, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi de yerinde olduğu dikkate alınarak bu hususlardaki istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. Davaya konu taşınır malın davalının elinde bulunduğu, ancak değer tespiti ve yoksun kalınan kar hesabı yönünden, bilirkişi incelemesine imkan verilmediği, bilirkişinin dosya üzerinde inceleme yaptığı, emsal araştırması yaparak rapor ekinde dosyaya sunduğu, emsallerin dava konusu makineye göre üstün taraflarının bilirkişi tarafından değerlendirildiği, davalı tarafça yaptırılan ekspertiz raporunun ve faturanın tek başına dikkate alınamayacağı anlaşılmakla yeterli nitelikteki bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas alınması yerindedir. Bununla birlikte mahkememin ilk kararında da makine bedeli yönünden 593.430TL'ye hükmedildiği, bu tutarın davacının ıslahına konu bedel olduğu, davalı vekilinin ilk karara yönelik istinaf dilekçesinde hesaplamaya esas alınan kur tarihi yönünden herhangi bir istinaf sebebi ileri sürmediği de dikkate alındığında mahkemece ıslah olunan tutar yönünden davanın kısmen kabulünde talep aşımı söz konusu olmadığından mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davacı vekili istinafında davanın kısmen reddinin yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de; mahkemece, davacının kendi akidi olan dava dışı ... Makine şirketi ile arasındaki kira sözleşmesinde belirlenen bedelin esas alınması yerinde olduğu gibi, hesaplamaya esas dönem olarak sözleşmenin geçerli olacağı 01.07.2014 'ten dava tarihi olan 04.05.2016'ya kadarki sürenin esas alınması yerinde görülmüştür. Kazanç kaybı yönünden davacı yanca noter onaylı kira sözleşmesi sunulmuş olup bedel 6000TL+KDV ki toplam 7.080TL olarak belirlenmiştir. Makinenin mülkiyetinin davacıya ait olduğu, makinenin iade edilmemesi nedeni ile bedeline hükmedilmesinin yerinde olduğu, keza davacı yanca delil olarak noter onaylı kira sözleşmesi sunulduğu da görülmekle mahkemece hem malın değerine hem de kazanç kaybına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin kazanç kaybına yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Alınması gereken 51,257,77TL harçtan, peşin alınan 12.814,44TL harcın mahsubu ile bakiye 38.443,33TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1375, K. 2025/138, T. 30.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1375-e-2025-138-k-f69a056c92a6