Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1237 E. 2025/463 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1237
- Karar No
- 2025/463
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:06/12/2022 DAVANIN KONUSU:Tanıma Ve Tenfiz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 21/04/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin ...'te faaliyet gösteren ve uçak motorlarının onarım ve bakımı konusunda uluslararası alanda tanınmış bir şirket olduğunu, ... Turizm ile ... kodlu uçak motorunun onarımı için bir teklif çerçevesinde anlaşıldığını, tenfize konu kararda ele alınan uyuşmazlığın, sözleşme gereği müvekkili şirketin borcunu ifa etmesine rağmen davalı şirketin sözleşme bedelini eksik ödemesinden kaynaklandığını, iki şirket arasında 31/01/2018 tarihli usulüne uygun şekilde imzalanan bir teklif metni olduğunu, teklif uyarınca müvekkili şirketin söz konusu uçak motorunun onarımını yapacağını, bunun karşılığında davalının da toplam onarım bedeli olan ... ABD Dolarını üç taksitte ödeyeceğini, müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, davalının onarım bedelinin sadece bir kısmını ödediğini, kalan bakiyenin ... ABD Doları olduğunu, sürekli ödeme sözü verilerek sürecin kötü niyetli uzatmaya çalışıldığını, müvekkili şirketin 04/03/2021 tarihinde Sor-Rogaland Bölge Mahkemesi nezdinde ... Turizm'e karşı dava açtığını, 03/11/2021 tarihli karar ile müvekkili şirketin haklılığının belgelendiğini, kararın apostil şerhli Norveççe sureti ile onaylı Türkçe tercümesinin dilekçe ekinde sunulduğunu, kararın kesinleştiğini, kararın hüküm kısmının özetle; ... Turizm'in müvekkili şirkete: ... ABD Doları ödemesine ve bu ödemeye 23 Kasım 2018 tarihinden(vade tarihi) itibaren ödeme yapılana kadar gecikme faizi eklenmesine, 148.245 (yüz kırk sekiz bin iki yüz kırk beş) ... Kronu tutarında tazminatı vade tarihinden ödeme gerçekleşene kadar gecikme faiziyle birlikte ödemesine, 25.500 (yirmi beş bin beş yüz) ABD Doları tutarında tazminatı, vade tarihinden itibaren ödeme gerçekleşene kadar gecikme faizi ile birlikte ödemesine, Bölge mahkemesi nezdindeki davanın masrafı olarak KDV hariç 96.000 (doksan altı bin - ... Kronu) ödemesine karar verildiğini, MÖHUK 51. maddesi ve HGK'nın 15 Haziran 2016 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle davaya bakmakla görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi olan ticaret mahkemesi olduğunu, MÖHUK 54. maddesinde sayılan tenfiz şartlarının somut olayda sağlandığını beyan ederek, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla açıklanan nedenlerle haklı ve hukuka uygun ihtiyati haciz talebi ile tenfiz başvurularının kabulünü, müvekkilinin alacağının mahkeme kararına dayandığından ve alacağın vadesi geçtiğinden, karşı tarafça ödenmediğinden ihtiyati haciz talebinin kabulünü, karşı tarafın borca yeter miktarda menkul ve gayri menkul malları ile ayrıca 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczini, haklı ve hukuka uygun ihtiyati haciz talebinin teminat aranmaksızın kabulünü, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı tesis edilmesini, 3 Kasım 2021 tarihli ... Krallığı Sor Rogaland Bölge Mahkemesi'nce tesis edilen ... numaralı kesinleşmiş kararın tenfiz edilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davanın her şeyden önce asliye mahkemesinde (MÖHUK m. 51) ikame edilmesi gerektiğini, tenfiz davasında esastan inceleme yapmayan mahkemenin genel görevli asliye hukuk mahkemesi yerine (uzman olan) asliye ticaret mahkemesi olarak seçilmesi bir an için mümkün olsaydı dahi bu durumda yargılama öncesi (ticari dava olarak kabul edilerek asliye ticaret mahkemesinde görülen davanın ticari olması nedeniyle) arabuluculuk kurumuna başvurulmaması nedeniyle dava şartında eksiklik oluştuğunu, Stavanger Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03/11/2021 tarihli ... dosya numaralı kararı yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin olup söz konusu yabancı mahkeme kararının önündeki tenfiz engelleri bulunduğunu, yabancı davanın konusunun müvekkilinin sahibi bulunduğu uçak motorlarının revizyonuna ilişkin Uçak Motorlarının Revizyonu sözleşmesiyle ilgili olup, söz konusu sözleşme uyarınca yetkili mahkemenin Sola Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun ... Hukuku olarak belirlendiğini, ancak davada karar veren mahkemenin (davanın açıldığı mahkeme) Sola Mahkemesi değil Stavanger Mahkemesi olup, yetki hususundaki itirazlarının ileri sürüldüğünü, davacının beyan ettiği üzere “yetki itirazında bulunulmadığı” hususunun asılsız ve mesnetsiz olduğunu, yetkili mahkemenin sözleşme taraflarınca tayin edildiğini, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda uluslararası hukuk kuralı (MÖHUK hükümleri başta olmak üzere) olarak kesin yetki belirlenen mahkemeye ait olup, bu husus Türk Hukuku’na göre kamu düzenine ilişkin olduğunu, olayda iki ihtimal bulunmakla; ya Sola Mahkemesi var olduğu ve kesin yetkili olduğu, ancak dava, yetki itirazına rağmen bu mahkeme huzurunda görülmediğinden kesin yetki kuralının kamu düzeninden olma ilkesi nedeniyle hüküm kamu düzenine açıkça aykırı olacağını ya da Sola Mahkemesi olmadığından ve taraflar mahkemenin belirlenmesinde hataya düştüklerinden bu belirlemenin geçersiz olacağını, bu durumda yetkili mahkemenin genel yetki prensiplerine göre belirlenmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin, Antalya Ticaret Mahkemesi olacağını, her iki ihtimalde de hükmün kamu düzenine açıkça aykırı şekilde verildiği ve başlı başına bu hususun tenfiz engeli (MÖHUK m. 54) teşkil ettiğini, yabancı mahkeme kararının konusu olan sözleşmenin türü ve niteliği ve tarafların tacir sıfatı nedeniyle söz konusu uyuşmazlığın çözümüne ilişkin davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerekirken Stavanger Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmüş olmasının. yani kararı veren mahkemenin görevsiz olmasının Türk Hukuku’nda kamu düzeninden olan görev kuralının ihlali anlamına geldiğini, bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını, kamu düzenini açıkça ihlal eden bu yabancı mahkeme kararının tenfizi kabil olmadığını(MÖHUK m. 54), davacının, Antalya 2. İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı dosyasında yasal işleme başlayarak icra takibi ikame ettiğini, takibe yaptıkları itiraz üzerine takibin durduğunu, ancak davacı (alacaklı) halen dosyadan resmi olarak feragat etmediğinden dosyanın açık ve takip edilebilir durumda olduğunu, davacının dosya ile ilgili olarak herhangi bir işlem yapmadığı gibi söz konusu itirazların haksızlığı iddiasıyla bir dava dahi ikame etmediğini, dosyayı yasal işlem yapmadan açık şekilde bekleten davacı dosyayı ne olumlu ne de olumsuz şekilde kapatacak herhangi bir beyanda bulunmadığını, yabancı mahkemeye sunulan derdestlik itirazlarının söz konusu davayı görülemez hale getirdiğini, Türk Hukuku'nda derdestlik kuralının kamu düzeninden olmakla, bu kuralın ihlalinin kamu düzenine açık aykırılık yarattığından, hükmün Türkiye’de tenfizinin de mümkün olmadığını(MÖHUK m. 54), davacının (alacaklı) özel yetkili mahkeme ve icra daireleri seçim hakkını, genel hükümlerdeki yetki prensibini ve Antalya Mahkemeleri/İcra Dairelerini tercih ve kabul ederek, kaybetmiş olduğundan bir an için geçerli bir özel yetki bulunduğu kabul edilse bile özel yetki sözleşmesinden doğan seçimlik hakkını da yitirdiğini, takibe yapılan itirazın, halen davacıya (alacaklıya) tebliğ edilmediğinden, itirazın iptali davasındaki bir yıllık hak düşürücü sürenin de işlemeye başlamadığını, hal böyleyken davacı vekilinin aksi yöndeki haksız ve kötüniyetli beyanı ile yabancı mahkemenin yanıltıldığını, huzurdaki davada tenfiz engellerinden belki de en vahiminin söz konusu yabancı mahkemede görülen davada taraf teşkilinin sağlanmadan verilmiş olması olduğunu, zira bütün tebligatların, Türk Hukuku'na göre düzenlendiğini ve vekillik bakımından sadece Türkiye’de geçerli olan vekaletnamesi olan Av. ...’na yapıldığını, yabancı mahkeme tarafından davaya 3. kişi durumunda olarak nitelendirilen Av. ...’nun vekilliğinin yabancı mahkeme tarafından bizzat reddedilmişken, asilin mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmadığını, asilin o mahkemede temsil edilmediğini ve kanunlara aykırı şekilde gıyabında hüküm verildiğini, bu sebeple, tenfiz itirazlarının dikkate alınmasının MÖHUK m. 54/1-ç hükmünün bir gereği olduğunu, davacı tarafından açıkça Türk Hukuku'na ilişkin yanlış yönlendirmeler ile yanıltılan yabancı mahkemeye söz konusu kötüniyetli yönlendirmeler başta olmak üzere ileri sürülmüş de olsa mahkemenin, davalının vekilini ne vekil ne temsilci ne de tanık olarak dinlemeyi kabul etmediğini, bu hususun Türkiye’de ayrıca bir tenfiz engeli olduğu hususunun yabancı mahkemeye hatırlatıldığını, mahkemenin, davalının ... Barosu’na kayıtlı avukat tutması için gereken süre taleplerinin (davalının Türk şirket olduğu da göz önünde bulundurulmaksızın) görmezden gelerek davayı neticelendirdiğini, davalı müvekkilinin adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı ile silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmek suretiyle tenfizi kabil olmayan bir hüküm kurulduğunu beyan ederek, itirazlarının kabulüyle tenfiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...MÖHUK 53. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak dosyaya ibraz edildiği ve davacı yanca dosyaya sunulan belge ile ... Devleti ile fiili mütekabiliyetin geçerli olduğu, tüm tebligatların ... Krallığı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu 15 Kasım 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayriadli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi’ne uygun olarak yapıldığı, son olarak yabancı mahkeme kararının Türk Adalet Bakanlığı aracılığı ile 7 Nisan 2022 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği, davalı yanca ... usul yasalarına göre bir ay içerisinde karara itiraz edilmediği, kararın kesinleştiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmakla birlikte Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi tenfiz talebini içeren davanın TTK'nın 5/A maddesinde öngörülen arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, alacak ile ilgili olarak daha önce icra takibi başlatılmış olmasının yabancı mahkeme kararının tenfiz talebine yasal engel oluşturmadığı, derdest bir davanın söz konusu olmadığı, yabancı mahkeme ilamının tetkikinden; alacak ve tazminata ilişkin eda hükmü niteliğinde olduğu, hükümde kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı ve MÖHUK 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarını taşıdığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile, ... Krallığı, Sor-Rogaland Bölge Mahkemesi'nin 03/11/2021 tarihli ve ... numaralı kararının MÖHUK 50. ila 57. maddeleri uyarınca tenfizine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tenfizine karar verilen mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, ticaret mahkemelerinin davaya bakmaya görevli olduğunu, Stavanger Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davaya bakmakta görevli olmadığını, görev kurallarının Türk Hukuku'nda kamu düzeninden olduğunu, taraflar arasında yapılan yetki anlaşması ile Sola Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun belirtildiği ancak karar veren mahkemenin Stavanger Mahkemesi olup, kesin yetki kuralının da ihlal edildiğini, davacı alacaklının Antalya 2. İcra Dairesi'nde müvekkili aleyhine takip başlattığını, müvekkilinin itirazı ile takibin durduğunu, davacının bu takiple ilgili başkaca işlem yapmadığını, bu takip varken, yabancı mahkemede dava açılmasının Türk kamu düzeninden olan derdestlik kuralına aykırılık oluşturduğunu, yine dava eğer itirazın iptali ise bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, ayrıca yargılama esnasında taraf teşkilinin sağlanmadığını, tüm tebligatların Türk Hukuku'na göre düzenlenmiş ve vekillik bakımından sadece Türkiye'de geçerli kabul edilecek vekaletnamede yer alan avukat ...'na yapıldığını, kaldı ki bu avukatın vekilliğinin yabancı mahkeme tarafından bizzat kabul edilmediğini, davalı asilin usulüne uygun şekilde çağrılmayıp, mahkemede temsil edilmediğini, bu hususun MÖHUK'un 54/1-ç maddesine aykırı olduğunu, ...'nun, ... hukuk sisteminde avukat sıfatının bulunmadığını, yine tanıma tenfiz davasında dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulmadan davanın açıldığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yabancı devletin usul hukukuna tabi olarak verilmiş olan bir mahkeme kararında, mahkemenin görev ve yetkisinin kendi usul hukukuna göre tayin ve tespit edilecek olmasına (lex fori ilkesi), bu sebeple yabancı mahkemenin görevine ve yetkisine ilişkin kendi usul kurallarının, Türk Usul Hukuku'ndan farklı olmasının, Türk Kamu Düzeni'ne müdahale olarak nitelendirilemeyeceğine (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19/09/2024 tarih, 2023/435 Esas -2024/2809 Karar sayılı ilamı), mahkemenin gerek dava dilekçesi ve eklerini gerekse nihai kararın tebliğine ilişkin hazırladığı evraklarda, tebligat adresi olarak davalı borçlu şirketin adresinin gösterilmesine, tebligatın, her iki ülkenin de taraf olduğu 1954 tarihli Lahey Sözleşmesi uyarınca Türkiye'de merkezi makam olarak kabul edilen Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla gönderilmesine, Adalet Bakanlığı'nın tebligatı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla usulüne uygun şekilde tebliğ etmesine, tebliğ tebellüğ belgelerinde imzası bulunan Av. ... ve Av. ...'in, davalı şirketi Türkiye'de temsile yetkili olduklarına ilişkin vekaletnamelerinin dosya arasında bulunmasına, bu vekillerin Türkiye'de tebligatı davalı şirket adına tebliğ almalarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı şirketin de bu şekilde davadan haberdar olarak Türk vekili aracılığıyla yabancı mahkemeye hitaben dilekçeler sunmasına, Türk vekillerin, yabancı mahkemede vekil olarak kabul edilmemesinin yabancı ülke usul kurallarıyla ilgili olmasına, somut olayda, yabancı mahkemenin verdiği ara karar ile Türk vekilin, vekilliğinin kabul edilmeyip, davalıya ...'te temsil edilebilmek üzere ... vekili tayin edebilmesi konusunda süre verdiğinin anlaşılmasına, tanıma tenfiz davalarının arabuluculuk dava şartına tabi olmamasına, kararın bu yönlerden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin bu yönlere ilişen istinaf başvurusu haklı görülmemiştir. Ancak, eldeki dava yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının eda davası değil, tespit davası niteliğinde olması nedeniyle, maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davalı aleyhine nispi harca ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğundan, re'sen gözetilen nedenlerle, davalı aleyhine maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2022 tarih, 2021/2326 Esas - 2022/7723 Karar sayılı ilamı ). Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen nedenlerle KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜYLE; ... Krallığı, Sor - Rogaland Bölge Mahkemesi'nin 03/11/2021 tarihli ve ... numaralı kararının MÖHUK 50. ila 57. maddeleri uyarınca TENFİZİNE, a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin olarak yatırılan 80,70 TL peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan 756.986,26 TL harçlardan mahsubu ile fazladan yatırılan 756.451,56 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, b-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, c-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile peşin alınan 615,40 TL harç toplamı 696,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 36,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 757.100,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 91,00 TL posta masrafı, 9,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 592,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...