Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1166 E. 2026/54 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1166
- Karar No
- 2026/54
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1166 Esas
KARAR NO: 2026/54
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/03/2024
NUMARASI: 2023/400 Esas, 2024/184 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 19/01/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin keşide ettiği çeki davalı ......'e gönderdiğini, çekin kaybedilmesi sonucunda diğer davalılar tarafından çek üzerinde ...... yazmasına rağmen çeki tahrip ederek ... yazmak suretiyle tahrifat yaparak, sahte imza ile ciro etmek suretiyle bankaya ibraz edildiğini ve yazıldığını, çek üzerindeki imzanın, çıplak gözle dahi sahte olduğu görülebilecek şekilde müvekkilin imzasıymış gibi atılarak ciro silsilesi kurulduğu, çekte sahtecilik ve tahrifat yapıldığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/57725 soruşturma numarasında şikayetçi olunduğunu, söz konusu çekin kaybolması nedeniyle ... 'ne 13.1.2023 tarihli çek teslim bordrosu ile alacağı karşılığında yeniden çek vermek suretiyle borcun kapatıldığını, davalıların, iyi niyetli üçüncü kişi yaratmak amacıyla kötü niyetli ve durumu bilen kişiler olarak ve zarar vermek kastı ile bir birine ciro yaparak, bankaya ibraz etmek suretiyle çeki haksız bir şekilde hamil sıfatıyla yazdırması sonucu müvekkilinin zarar gördüğünü, diğer davalı ...'in Bakırköy 3. Ticaret Mahkemesi 2023/502 dosyasında dava açmış olduğunu, lehtar olarak dava açan davalının çekin kendisi tarafından ciro edilmediğini, imzanın sahte olduğunu iddia ettiğini, bu nedenlerle, Davalı lehtar ...olarak düzenlenen 16.05.2023 tarih 250.000,00TL bedelli ... numaralı çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, çekin iptaline ve iadesine, haksız ve kötü niyetli olup ağır kusurlu olarak çeki eline geçiren davalıların icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılar süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
"...Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ; davacının çekin keşidecisi olduğu, davacı tarafça kendilerinin imzasının sahte olduğuna ilişkin bir iddiada bulunulmadığı, lehtarın çeki kaybettiğinden,imzasının sahte olduğundan ve çek üzerinde tahrifat yapıldığından bahisle davaya konu çek sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptalinin talep edildiği,keşidecinin bu sebeplere dayanarak tedbir talebinde bulunamayacağı çekin bir ödeme aracı olduğu,tedavüle girdikten sonra lehtarın imzasının sahteliğine dayanılamayacağı kaldı ki tarafça ibraz edilen belgelerin anlaşıldığından; Davanın REDDİNE, " şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde özetle;
Müvekkilinin keşide ettiği çeki ......'e gönderdiğini, çekin kaybedildiğini, çekin tahrip ederek ... yazmak suretiyle tahrifat yapılarak, sahte imza ile ciro etmek suretiyle bankaya ibraz edildiğini, imzanın sahte olduğunu çıplak gözle görülebileceğini, ... tarafından İstanbul 46 icra mahkemesinin 2023/693 dosyasında mahkemenin itirazı haklı bularak takibi durdurduğunu, ciro silsilesinin koptuğunu, müvekkilinin alacaklıya karşı sorumlu olmadığını, iyiniyetli üçüncü kişi yaratılmaya çalışıldığını, çekteki lehtar tarafından da dava açıldığını, lehtar cirosu sahte olduğundan geçerli bir ciro zincirinden bahsedilemeyeceğini ,YHGK bu yönde olduğunu, hak sahipliğini ispat edemeyen hamilin keşideciye başvuramayacağının yasada açıkça düzenlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı keşideci çekteki imzasını inkar etmemiş, lehtar cirantanın imzasının sahte olduğunu, ciro silsilesinin kopuk olduğunu, çekin kötüniyetle takibe konulduğunu ileri sürmüştür. Çekte görünürde düzgün ciro silsilesi mevcut olup imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı keşidecinin çekten sorumludur. Bu durumda mevcut delil durumuna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/01/2026