Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1076 E. 2025/1262 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1076
Karar No
2025/1262
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1076 - 2025/1262 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1076 KARAR NO : 2025/1262

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2024 NUMARASI : 2023/378 Esas - 2024/409 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 16/10/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 20/10/2025

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.08.2021 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olarak davacıya ait yabancı plakalı ... araca çarparak, aracın hasarlanmasına neden olduğunu, davacının aracını yurt dışında onarmak durumunda kaldığını, davacıya ait araç hasar tutarının da 5.585,44 Euro olarak belirlendiğini, davalı tarafça davacıya ait araç hasar bedeli için herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesinin de anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu belirtilerek, davalı sigorta şirketinden şimdilik kaydıyla 100,00 TL hasar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın 13.06.2021-13.06.2022 tarihleri arasında Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS (Trafik) poliçesiyle davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun ise sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında 43.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dolayısıyla da kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, tek taraflı olarak Almanya'da fahiş olarak düzenlenmiş olan eksper raporunun taraflarınca kabul edilebilir olmadığını, anlaşmalı tamir servisi indirimi uygulanması gerektiği gibi davacıya ait aracın eşdeğer parça kullanımına da uygun olduğunu, tamir faturası ibraz edilmediğinde hasar bedeline KDV ilavesinin de yapılmamasının gerektiğini, davacının TL olarak düzenlenmiş ve teminat verilmiş bir poliçe için Euro cinsinden talepte bulunmasının taraflarınca kabul edilebilir olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davacıya ait park halindeki araca davalı sigorta şirketine sigortalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı aracının hasarlandığı, araç hasar giderim tutarının KDV dahil 55.857,75 TL olduğu, sigortalı araç sürücüsünün olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, hesaplama yöntemi ile zarar hesabının dosyaya uygun olduğu, yabancı plakalı araç yönünden davacının aracı Türkiye'de veya yurt dışında tamir ettirmekte tercih hakkının bulunduğunun kabulü gerektiğinden, Karayolları Trafik Kunun hükümlerince davalı sigorta şirketinin araçtaki hasardan sigorta şirketinin teminat kapsamında sorumluluğunun kabulü gerektiği, bu nedenlerle olaya tam kusurla sebep olmuş araç sürücüsünün kusurundan teminat limitlerinde sigorta şirketi sorumlu olacağından, kazada dava dışı sigortalı araç sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalının hasar bedeli şeklindeki zarardan sorumlu olduğu, davalının teminat ile sınırlı sorumluluğunun kabulünün gerektiği dikkate alınarak bu halde 21/12/2022 tarihi olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek sigortalı araç hususi olmakla yasal faizden sorumlu tutulmasına karar verileceği gerekçesiyle; "Davanın kabulü ile 43.000,00 hasar bedeli şeklinde maddi tazminatın 21/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; başvuru koşulları gerçekleşmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, huzurdaki başvurunun “belirsiz alacak davası” şeklinde ikame edilmesi HMK’nın ilgili maddelerine açıkça aykırı olduğunu, başvurunun bu gerekçe ile reddini talep ettiklerini, anlaşmalı veya anlaşmasız, indirimli/iskontolu veya indirimsiz/iskontosuz olarak onarımı yapılmış bir aracın teslim alınmasından sonra anlaşmaya aykırı bir onarım varsa bunun için başvurulacak yer, onarımı gerçekleştiren dava dışı onarım servisi olduğunu, sigorta şirketi ile anlaşmalı servisin indirimli tamir ücreti ile, eksper bilirkişilerin, anlaşmasız servislerin indirimsiz/iskontosuz ücretlerini baz alarak yaptıkları hesaplamalar sonunda buldukları tamir ücreti arasındaki farkın, başvuranın hasar zararı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket aleyhine hükmedilen hasar tazminatında KDV’nin hariç tutulması gerekirken, KDV dahil hasar bedeline hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, aracın marka, modeli, parça tedarikçilerinin piyasadaki sayısı ve rekabet koşulları, parçaların bulunabilme kolaylığı vb. hususlar göz önüne alındığında iyiniyet kuralları çerçevesinde ilgili markanın orijinal parçalarında %20 iskonto uygulanabileceğinin piyasa şartları hususunda genel kabul gördüğünü, Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile müvekkili şirkete müracaat tarihinden öncesinde temerrüdün söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) işgünü içinde, usulüne uygun bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, araç hasarının tazmini istemine ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde, davalı vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir. 6762 sayılı TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olan iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanması doğru değildir. Bu nedenle bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1. maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabi olup, davalı sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulamayacağına ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir. Belirsiz alacak davasına ilişkin olarak ise, 6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. maddesinde; "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Davacıya ait araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı, hasar nedeni ile araçta değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli değildir. Esasen araçta kaza sonucu oluşan hasar tutarının tespiti, yapılacak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi sonunda belli olacaktır. Bilirkişi trafik kazasına karışan davacıya ait aracın hasar sonrası durumunu inceleyerek belirleyip, yapacağı değerlendirme üzerine davalı taraftan talep edilebilecek alacak miktarını saptayacaktır. Bu durumda dava konusu talep miktarının taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmadığının anlaşılması karşısında, belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabulü gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/6447 Esas, 2016/7994 Karar sayılı ilamı). Davalı sigorta şirketi, kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Somut olayda, davadan önce başvuru gerçekleştiğinden faiz başlangıcına yönelik istinaf başvurusu da yerinde değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 2.937,33 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 750,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.187,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1076, K. 2025/1262, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1076-e-2025-1262-k-7e8f3cc91d9d