Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1044 E. 2025/989 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1044
- Karar No
- 2025/989
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1044 - 2025/989 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1044 KARAR NO : 2025/989
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.03.2024 NUMARASI : 2023/567 Esas - 2024/215 Karar
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... VEKİLİ : Av...
DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av...
DAVALILAR : 2-... 3-...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) BAŞVURU TARİHİ : 07.05.2024 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 25.06.2024 KARAR TARİHİ : 16.05.2025 İLAM YAZIM TARİHİ : 23.05.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;16/02/2020 günü saat 16.50 sıralarında, davalılardan ...'ün sürücüsü ve ...'ün maliki olduğu ve Sompo Sigorta tarafından kaskolanan ... plakalı aracın seyir halinde iken sokak kesişimine geldiğinde, yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan davacının babası ...'ye çarparak kazaya neden olduğunu, kaza sonucunda yaralanan ...'nin Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı, ancak tedavisi devam ettiği sırada 19/02/2020 tarihinde hayatını kaybettiğini, Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/193 Esas, 2021/170 Karar sayılı dosyasında sürücü ...'ün tam kusurlu olduğunun, müteveffanın ise herhangi bir kusuru bulunmadığı belirlenerek ...'ün cezalandırılmasına karar verildiğini, müteveffa ...'nin her yıl Ekim ayında oğlunun yanına gelip nisan ayına kadar kalarak davacıya hem manevi hem de maaşının yarısını vererek maddi destek sağladığını, yılın yarısını diğer çocuklarıyla değil, hep davacıyla geçirdiğini, davacının bu zamana kadar babasının yokluğuna alışamadığını,diğer çocukları ile değil özlem ve hasretiyle acılara elem ve ızdıraba derc olduğunu, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat alacağı sebebiyle arabulucuya başvurulduğunu, fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sompo Sigorta vekili cevap dilekçesinde; dosyaya konu ... plakalı aracın kaza tarihinde ... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile teminat altına alındığını, işbu poliçe ile 100.000,00 TL limitle sınırlanmış olmak üzere manevi tazminat teminatı verildiğini, kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle ve verilen teminatlarla sınırlı olduğunu, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince davacı yanın sigortalı araç işleteni ya da sürücüsünden talepte bulunup bulunmadığı ya da bu hususta davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı yönünde inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini, mütevvefanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı kurulamadığını, bu hususta Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın dava dışı desteklerinin bulunup bulunmadığı hususunda da araştırma yapılmasını talep ettiklerini, talep edilen manevi tazminat miktarı somut olaya göre fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nefaset kuralları çerçevesinde, zenginleşmeye de mahal vermeyecek bir sonuca varılması gerektiğini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 16/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den, temerrüt tarihi olan 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sompo Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, (davalı Sompo Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminatın varlığındaki temel nedenin, meydana gelen olay sebebiyle duyulan elem, acı, keder ve ızdırabın kısmen de olsa giderilmesi olduğunu, amacın zenginleşmek olmadığı gibi meydana gelen olayın yarattığı sonuçlar bakımından da zarara uğrayanda huzur duygusunu doğurmaya elverişli olması gerektiğini, manevi tazminatnz, bir cezalandırma aracı olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediğini, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, ölenin kusurunun derecesi ve olay tarihine göre paranın alım gücü de göz önünde tutularak, hak ve nefaset kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesince verilen kararda talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın 30.000,00 TL'ye indirilmesinin nedenlerinin açık olarak belirtilmediğini, ayrıca davalı Sompo Sigorta A.Ş vekiline ödenecek 17.900,00 TL vekalet ücreti de göz önünde bulundurulduğunda hükme konu manevi tazminat miktarının, manevi tatmin fonksiyonunu karşılamaktan ziyade davacıya ödenecek bir sadaka niteliği kazandığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre her ne kadar manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmışsa da hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşullarını tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı vb. özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranla olması gerektiğini, bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, haksız eylemden (trafik kazası) kaynaklı ölüm nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu ve 16.02.2020 tarihinde yaya'ya motorlu araç çarpması şeklinde gerçekleşen kazada, davacının babası ...'nin yaşamanı kaybetmiş olduğu, olayın ... 'ye davalılardan ...'ün sürücüsü, ...'ün ise maliki/işleteni olduğu diğer davalı Sompo Sigorta A.Ş.'nin ise Kasko Sigortacısı olarak manevi tazminata ilişkin 100.000,00 TL limitli İMM teminatı sunduğu sigortalı ... plaka aracın çarpması nedeniyle meydana geldiği, eldeki davanın 50.000,00 TL manevi tazminat talepli olarak sürücü, işleten ve sigortacıya karşı yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse ile ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Toplumsal hayatın bir parçası olarak Hakim, manevi tazminat talepleriyle ilgili karar verirken; kendi yaşantısından edindiği tecrübeleri ve gözlemlediği sosyolojik vakaları da birlikte değerlendirerek; nesnel bakış açısını da kaybetmeden hakkaniyete uygun bir kar vermelidir. Bu esaslar çerçevesinde, dosyaya kazandırılan belgelere göre davaya konu trafik kazası nedeni babasını kaybeden davacının duyacağı üzüntü açık ve anlaşılırdır. Bu açıdan değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli ve yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. Somut olayda; olay tarihi ve oluş şekli, davalının tam kusurlu eylemi ile davacının babasının hayatını kaybettiği de dikkate alınıp; yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminatın az olduğu, davacı yararına talep gibi 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin olaya ve hakkaniyete uygun düşeceği kanaatine ulaşılmış olup; bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı az bulunmuş ise de; manevi tazminat miktarının arttırılması için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf talebinin ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, davacı yararına 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle davanın kabulü yönünde yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.03.2024 tarih ve 2023/567 Esas 2024/215 sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden; A)DAVANIN KABULÜNE; 50.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 16/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den, temerrüt tarihi olan 06/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sompo Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B)Alınması gerekli 3.415,50 TL nispi ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.145,65 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, C)Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalılar aleyhine açılan davanın kabul edilmesi nedeniyle davalılardan tahsili için Hazineye yazı yazılmasına, D)Davacı tarafından yapılan 539,70 TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, E)Davacı tarafından yapılan toplam 1.222,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, F)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, G) Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan 394,00 TL istinaf giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5- İlk Derece Mahkemesince yazılan 04.06.2024 tarih 2024/430-431-432 sayılı harç tahsil müzekkerelerinin işlemsiz olarak iadesinin istenmesine, 6-Kullanılmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 7-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/05/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*