Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/797 E. 2026/512 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/797
Karar No
2026/512
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/797

KARAR NO:2026/512

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:07/12/2022

NUMARASI:2014/2547 Esas - 2022/1016 Karar

DAVA:İstirdat, Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:16/12/2014

BİRLEŞEN DAVADA ( İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2015/1922 ESAS SAYILI DOSYASI)

DAVA:İstirdat

DAVA TARİHİ:08/12/2015

BİRLEŞEN DAVADA;(İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/736 ESAS SAYILI DOSYASI)DAVA:İstirdat-Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekili ve davalı ... A.Ş vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ ASIL DAVA DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait olan nama yazılı geçici ilmühaber uyarınca öncelikle davalı şirketin ...adına kayıtlı görünen %33,4 oranındaki B grubu hissesi üzerine devir yasağı niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama sonunda ise ...adına kayıtlı %33,4 oranındaki B grubu hissenin davacı adına hükmen tescili ile davacı tarafından davalı şirkete ortak yapıldığı inancı ve sermaye artırımı yapılacağı gerekçesi ile ödenen 636.000-TL'nin ödeme tarihi itibariyle işlemiş ticari avans faizi ile birlikte istirdadı taleplerinin sunulmasından ibaret olduğunu, davacının bedelini ödemek suretiyle davalı şirketin ortağı ...'a ait %33,4 oranındaki hisseyi satın aldığını, karşılığında on adet nama yazılı geçici ilmühaber şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı ...tarafından bizzat ciro edilerek teslim edildiğini, pay defterine kayıt yapıldığı inancı ile hareket eden davacının, ilmühabere yazılı payların adına şirket pay defterine kaydedilmediğini iş bu davanın açılmasından bir ay önce öğrendiğini, davacının tüm taleplerine rağmen davalı şirket tarafından şirketin pay defterinin gösterilmediğini, pay defterine konu hisselerin davacı adına tescilinin yapılmadığını, davalı şirketin pay defterinde ...adına kayıtlı olan %33,4 oranındaki B grubu hissesinin üzerine devir ve sınırlayıcı bir hak tesisinin önlenmesi maksadıyla tasarruf yasağı niteliğinde ihtiyati tedbir konularak söz konusu hisselerin üçüncü kişilere devri ile üzerine sınırlayıcı bir hak tesisinin önlenmesi için İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna ve Davalı Şirket'e hızlı tebligat ile müzekkere gönderilmesine, yargılama sonunda ise haklı davalarının kabulü ile davalı şirket kayıtlarında ...adınua kayıtlı görünen ve fakat davacıya ait olan %33,4 oranındaki B Grubu hisselerin davacı adına pay defterine hükmen tesciline, davacı tarafından verilen 636.000,00-TL'lik meblağın, ödeme tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

CEVAP:Davalı .... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bedelini ödemek suretiyle “...A.Ş.'nin ortağı bulunan ...'a ait %33,4 hisseyi satın aldığını iddia ettiğini, satın aldıklarını iddia ettikleri hissenin ...'a ait hisse olduğunu öne sürmekte iseler, davanın neden davalı şirket aleyhine açıldığını anlamadıklarını, şirket aleyhine dava açılabilmesi için davacının da belirttiği gibi ellerinde bulunan nama yazılı geçici ilmühaberlerin pay defterine tescili yapılmadan alım satımdan söz edilemeyeceğini, geçici nama yazılı ilmühaberlerin alınması ya da verilmesi şirket hissesinin belirli bir oranının mülkiyetinin geçmesi anlamına gelmeyeceğini, alım-satım bedelinin ne olduğu belirtilmeden açılan davanın hem 10 adet nama yazılı geçici ilmühaber içerikleri incelendiğinde 1.000.000,00-T. bedelden bahsedilerek ve hem de istirdattan bahsedilerek 636.000,00-TL üzerinden dava harcı ile dava ikamesinin yasal olmadığını, açılan davada davacının istemine bakıldığında, davalı şirkete ait bulunan şirket adına kayıtlı hisselerin %34,5'nin davacı adına tescili talep ve dava edildiğini, davanın tarihinin 16.12.2014 olduğunu, bu tarihte ve davalı şirket adına kayıtlı olan hisselerin %34,5'ini dava eden haşka bir davacı daha olduğunu, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahıkemesi'nin 2014/1456 E. Sayılı dosyasında görülmekte olan davda da davanın davacısı farklı, hir hükmü kişi olarak ...Şti. göründüğünü, ve müvekkil şirket ile davalı arasında imzalanan 30.10.2013 tarihli sözleşme uyarınca 19.12.2013 tarihinde davalıya şirketteki %33,4 hissenin devri talep edilmekte olduğunu, burada davacının şirket olması ve huzurdaki davada ise gerçek kişi bulunması, her iki davanın ikame tarihinin aynı bulunması ve konularının ve de sayın avukatlarında aynı olmasının düşündürücü old uğunu, her iki davanın birbiri ile ilişkili olduğunu birleştirilmesi gerektiğini,” beyan edip davacının davalı şirkete karşı aktif dava açma hakkının bulunmaması, açılan davanın eksik harç ile ikame edilmesi, kötü niyetle açılan haksız ve mesnetsiz iş bu davanın dava şartlarını da taşımaması nedeniyle gerek usulden ve gerekse esastan reddine, masrafların ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/1922 ESAS SAYILI DOSYA DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait 10 adet nama yazılı geçici ilmuhaber uyarınca öncelikle ... A.Ş nezdinde hissesi bulunan tüm davalılar adına kayıtlı hisseler üzerine, mümkün olmaz ise davalı şirketin(... AŞ.)...veya ... AŞ.veya ... AŞ.adına kayıtlı görünen ve şirketin %33,4 oranındaki B Grubu hissesi üzerine devir yasağı niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına, akabinde açılan bu davanın İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2547 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama sonunda ise ... AŞ.nin %33,4 oranındaki B Grubu hissenin davacı adına hükmen tesciline, davalı ...tarafından İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2547 esas sayılı davasını etkisiz kılmak amacıyla ... AŞ nezdinde sahip olduğu hisseleri diğer davalılar ... AŞ.ve... AŞ. Ye devrine dair hisse devir işlemleri ile buna dayanak genel kurul ve yönetim kurulu kararları ile sair tüm hukuki işlemlerin iptaline, mümkün olmadığı takdirde hisselerin dava tarihindeki rayiç değerlerinin davacıya ticari faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle harcın eksik olduğunu tamamlatılması gerektiğini, davacı ... vekilinin birleşen dava dilekçesindeki taleplerinin yerinde olmadığını, davacının iddialarını ispatla mükellef olduğunu beyan edip davanın husumet itirazı göz önüne alınarak reddine tüm mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmişleridir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle davacının davalı aleyhine dava ikame etmesinin yerinde olmadığını, ihtilaf konusu talep yönünden davalının muhatap olmadığını, davalı şirketin ...'deki mevcut hisselerinin tamamını 22.02.2016 tarihli hisse devir sözleşmesine istinaden ... A.Ş.ye devir ederek ... hissedarlığından ayrıldığını, davalı şirketin davalılardan ...'ın veya başkasının ...'deki hisselerini doğrudan devir alarak hissedar olmadığını, Sermaye artırımına iştirak etmek sureti ile hissedar olduğundan davacının taleplerine muhatap olmadığı gibi ihtilaf konusu hisseler ile ilgisi olmadığını, davacının iddialarına konu hisselerin davalılardan ...'a ait hisseler olduğunu, daha sonra ...tarafından diğer davalı ... A.Ş.ye devir edildiğini, ...'ın 17.04.2015 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantı tutanağında da açıkça görüleceği üzere sermaye artırımı yolu ile şirketteki yeni hisselerin sahibi olduklarını, ...'in kuruluş sermayesinin 1.000.000-Ti.kuruluş sermayesi üzerine 10.300.000-TL sermaye artırım yoluna gidildiğini, söz konusu sermaye artırımının 4.650.000-TL ...tarafından 5.650.000-TL nin ise davalı şirket tarafından taahhüt edilerek ödendiğini, davacının birleşen dosya kapsamında genel kurul iptali talebinin süresi içerisinde olmadığını, genel kurul iptali isteminin genel kurut tarihinden 3 ay içinde talep edilebileceğini beyan edip husumet itirazlarının kabulü ile davanın reddine, davanın davalı yönünden konusuz kalması nedeniyle reddinc, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar veritmesine talep etmiştir.Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ... A.Ş.nin kayıtlı sermayesinin 11.300.000,00-TL olduğunu, bu bedel üzerinden eksik harcın öncelikle tamamlanması gerektiğini, yine açılan davada ihtilafın tarafı ve hasmı olmayan 3. Şahısların davalı olarak gösterildiğini, dosyanın birleştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... A.Ş'nin sermayesinin 11.300.000-TL olduğunu, söz konusu sermaye artışının 10.300.000- TL nakit olarak artırıldığını, sermaye artış gerekçesinin şirketin TFK.324 maddesine göre yapıldığını, şirketin münfesih duruma düşmesine engel olmak için yapıldığını, ...'in 2.850.000 USD nakit ödeyerek şirketin %50'sine ortak olduğunu, kalan kısmı davalı ...4.650.000-TL nakit koyduğu sermaye ile karşıladığını, davacı ...'ın 636.000-TL banka havalesi ile gönderdiği paranın şirketi teknik iflastan kurtarmaya yeterli olmadığını, davalının davacıdan defaten şifahi olarak para istediğini, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, önce babası ve kardeşi adına Elazığ'da kurduğu ... Şti. adına davalıya ve yöneticisi olduğu şirketlerle sözleşmeler yaptığını, daha önce borç olarak senet karşılığı verdiği 300,000-USD parayı ortaklık sözleşmesi gereği ödemesi gereken paraya mahsup konusunda anlaştığını, buna rağmen ...'ın şahsi senedini bugün yarın diye oyalayarak ide etmediğini, elinde tuttuğunu, akabinde davacının bizzat gelerek “Babam ve kardeşimle aram açıldı siz resmiyette ortak olan şirket ... adına değil benim adıma nama yazılı hisse senetlerini verin” diyerek ikna ettiğini, tüm şifahi taleplere rağmen nama yazılı hisse senetlerini teslim aldığı gün barç senedini yanıma almayı unuttum Ankara'ya gidince kargoyla gönderirim” diyerek davalıyı atlattığını, davalı ...nama yazıtlı hisseleri şirket pay defterine yazdığı halde 300.000 USD bedelsiz kalmış borç senedi aslı iade edilmediği için imzalamadığını, davacının uzun süre hem babası ve kardeşinin adına kurup resmi olarak sözleşmede imzası bulunan ... ŞTİ. olarak edimlerini yerine getirmediğini, nama yazılı hisse senetlerinin pay defterinin imzalanması için baskı kurduğunu, bu sürede davalının fabrikanın faaliyete geçmesi için kendi şirket ve şahsi kefaletleri ile kredi kullandığını ve davacından para istediğinde davacı ortağı olduğunu beyan ettiği ... isimli şahsın Ankara'da bulunan arsalarını kendi için ipotek vermek üzere davalıya yönlendirdiğini, ... adına kayıtlı gayrimenkullere konuları ipotek sözleşmede davacı tarafın ödemesi gereken parayı karşılamadığı halde davalının bunu sorun etmediğini, kendi şahsi ve grup kefaletini de aynı kredi için teminat olarak verdiğini, tüm bu işlemler devam ederken ve fabrika üretime geçmek üzereyken ben ortaklıktan vazgeçtim diyerek ortaklıktan ayrılmak istediklerini, davacı tarafın ortaklıktan kendisinin çıkmak istediğini, davalının bunu kabul ettiğini, ipotekleri kaldırıp verdiği paraları iade etmek için 15 gün süre talep ettiğini bunun üzerine davacının davalıya bir ay süre tanıdığını, davalı ...'ın ortaklıktan çıkmak için hazırlık yaptığı bu sürede davacı tanıklar huzurunda verdiği 30 günlük süreye rağmen 12. Gün davalıya ait ve nama yazılı hisse senetlerini aldığı gün iade etmesi gereken 300.000 USD bedelli senedi icraya koyduğunu, İstanbul 36. İcra Dairesi'nden yaklaşık 20 bankaya ihtiyati haciz yazısı gönderdiğini, grup şirketlerini riske soktuğunu, davacının iade etmesi gereken elinde bedelsiz kalmış 300.000.USD bedeli senedi icraya koyduğunu, hem ortağı ... adına verdiği ipoteklerin kaldırılması için dava açtığını, hem de kredi geri ödemelerine katılmadığını, kredi taksitlerinin tamamını davalının ödediğini, mevcut durumda şirketin zararları 4.000.000-TL'nin üstünde olduğunu, iddia edildiği gibi şirkete %33,4 hissesi var kabul edilirse hissesine düşen zararın 1.350,000-TL olduğunu, davacının bankadan sermaye artışı için havale ettiği tutarın 630.000-TL olduğunu, davacının şirket ortağı olduğunu iddia ediyorsa ipotek karşılığı ...bank'tan çekilen 2.650.000.-USD kredi olduğunu bunun geri ödemesinin 2.850.000-USD olduğunu, bu bedelin davacı tarafından ödenmesi gereken kısmının 950.000-USD olduğunu, davacının bu borcu vadesinde ödemediği için davalı tarafından ödendiğini, davacı ile sulh olmak adına ve davayı kabul anlamına gelmemek şartı ile, davacının açtığı tüm davalardan ve icra takiplerinden feragat etmesi, kredi horcundan hissesine düşen 950.000.USD yi, şirket zararından hissesine düşen 710.000-TLyi, nakit sermaye artışından hissesine düşen 3.440.000.-TL yi yapılacak bir sulh protokolü ile davalı tarafa ödemesi şartı ile %33.4 nama yazılı hisse senedini derhal şirket pay defterine işlemeye ve imzalamaya hazır olduklarını kabul ettiklerini beyan edip huzurda görülmekte olan davanın reddini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2015/736 ESAS SAYILI DOSYA

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 30/10/2013 tarihli sözleşme uyarınca 19/12/2013 tarihinde davalıya şirketteki %33,4 hissenin devir alınması amacıyla 410.000 TL ödeme yapıldığını, 20/03/2014 tarihli hissedarlar sözleşmesi başlıklı yeni bir sözleşme imzalanarak müvekkili şirketin sözleşmenin 4.maddesi uyarınca davalının şahsı adına alacağı kredi için bankanın istediği ipotek için gerekli taşınmazları sağlamayı üstlendiğini, davalının sözleşmenin 2 ve 4 nolu maddelerde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının müvekkili şirketi oyaladığını, taraflar arasında imzalanan hissedarlık sözlemesi uyarınca yükümlülüklerini belirlenen sürede yerine getirmeyen davalının kendisine ödenen 410.000 TL'yi müvekkili şirkete avans faizi ile birlikte istirdadı suretiyle zararlarının tazmini ve ... adına kayıtlı taşınmazlar üzerindeki ipotek bedeli kadar ...adına kayıtlı ...A.Ş.nezdinde hisselerin devrinin önlenmesi amacıyla devir yasağı niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına, taraflar arasındaki 20/03/2014 tarihli hissedarlar sözleşmesinin feshinin ve ipoteklerin kaldırılması için gerekli tutarın tespiti ile tutarın mahkeme veznesine davalı tarafça depo edilip ödenmek suretiyle söz konusu ipoteklerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın eksik harçla ikame edildiğini, usul hukuku gereğince eksik harç ikmal edilmeden davanın esasına girilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı şirketin dışında ... isimli kişinin davacı olarak görüldüğünü, bu kişinin aktif dava hakkının olmadığını, davacı şirket ile müvekkili arasında 30/10/2013 tarihli bir hissedarlık sözleşmesi imzalandığını, 30/10/2013 tarihli hissedarlık sözleşmesinin bu şartları taşır iken 20/03/2014 tarihinde ikinci hissedarlık sözleşmesi yapılarak 30/10/2013 tarihli hissedarlık sözleşmesini geçersiz kıldığını, davacı...Şti ile müvekkili arasında imzalanan 20/03/2014 tarihli hissedarlık sözleşmesinin ...şartı kapsamında yapıldığını, daha önce yapılan 30/10/2013 tarihli sözleşmenin Hissedarlık Sözleşmesini kadük kılma sebebiyle davacının edimini verilmiş sürede yerine getirmemesinden kaynaklandığını, davacı şirkete yeni sözleşme ile 5 ay gibi bir zaman tanındığını, ...'da devam eden yatırımda eski ortakların ... olan kefaletini kaldırmak için ...'e müvekkilince ödenmesi gerekli olan 3.180.000 Usd için gereken teminatın davacı şirket ... tarafından yerine getirilemediğini, davacı şirketin verdiği teminatlarla müvekkilinin şahsi ve diğer şirketlerinin kefaleti ile ancak 2.650.000 Usd kredinin ...banktan çıkarılabildiğini, bu kredi için müvekkili ...'ın eksik kalan teminatı kişisel kefaleti ve hakim hissedar olduğu ...A.Ş.ve ... A.Ş.adına borçlanarak ...'e olan borcunu kapattığını, huzurdaki davanın açılış tarihinin 16/12/2014 olduğunu, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/5247 E.sayılı dosyasının açılış tarihinin 16/12/2014 olduğunu, burada davacının ... olarak gözüktüğünü, davalının ...A.Ş.gözüktüğünü, ancak huzurdaki davada davalı olarak müvekkili ...'ın gözüktüğünü, taraflar arasında imzalanan hissedarlık sözleşmelerinin içerik itibariyle ... ..A.Ş.ile yapıldığını, davanın bu yönde olduğunu, müvekkiline ait ...A.Ş.nin %33,4 hissesinin davacı şirkete satıldığını ve bunun karşılığında nama yazılı geçici ilmuhaberlerden 10 adetin ...'a verildiğini bildirerek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davalılardan ... A.Ş.'nin Kadıköy şirket merkezi olarak kurulan şirketin elektrik enerjisi üretim tesisi kurulması, işletmeye alınması, kiralanması, elektrik enerjisi üretimi, üretilen elektrik enerjisinin müşterilere satışı, iştigali ile ana sözleşmesinde yazılı diğer işleri yerine getirmek amacıyla kurulduğu tespit edilmiştir. Davalı ... A.Ş.'nin 2013 ile 2016 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu, açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK 64,66 ile VUK 220-226 maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiş, davalı şirket tarafından şirketin pay defteri ve yönetim kurulu kararı ibraz edilmemmiştir. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu, davacı ... tarafından davalı ... şirketinin hesabına 02.07.2014 tarihinde ... Bankası ...Şubesi hesabına aktarılan 636.000,00 TL'nin davalı şirket tarafından bu defa ...adına gönderildiği tespit edilmiştir. TTK 486/2 maddesi uyarınca ''.... pay senedi bastırılıncaya kadar ilmuhabir çıkarılabilir. İlmuhabire kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler uygulanır.'' Davacının talebi davalı .... A.Ş. şirkete ait % 33,4 şirket hisseyi satın aldığını, karşılığında on adet nama yazılı geçici ilmuhabirin hissedar ...tarafından bizzat ciro edilerek teslim edildiğini, pay defterine kayıt yapıldığı inancı ile hareket ettiğini, ilmuhabire yazılı payların adına şirket pay defterine kaydedilmediğinin öğrenilmesi üzerine asıl dosyada ki talep, bedelinin ödenerek satın alınan %33,4 şirket hissesinin adına hükmen tescili talebidir. TTK 490/2 maddesi uyarınca '' Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesi ile yapılabilir.'' yani nama yazılı ilmuhabirlerin ciro ve zilyetliğinin teslimi ile devredilmesi suretiyle pay senetlerinden doğan haklar devralana geçmiş olur. Dava konusu edilen %33,4 oranında ki davalılardan ...'a ait payın usulüne uygun olarak davacıya devredildiği ve bedelinin ödendiği konusunda ihtilaf olmadığından asıl davanın konusu olan davalılardan ...'a ait %33,4 hisse payının davacıya ait olduğunun tespiti ile şirket pay defterine tesciline karar vermek gerekmiştir. Bunun yanında davacının diğer bir talebi, 636.000,00 TL lik ödemenin tahsili talebi olup, davacının hisse bedeli dışında sermaye arttırımı olarak ayrı bir para gönderdiği tespit edilemediğinden ödeme talebinin reddi gerekmiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1922 esas sayılı dosyası için yapılan yargılama sonucu, asıl dosya uyarınca davcının geçici ilmuhabere dayanarak usulüne uygun olarak ciro ve teslim yoluyla davalı ...... şirketinde pay sahipliği sıfatının kazandığı ancak açıklayıcı nitelikte ki şirket pay defterine pay sahibi olarak kaydedilmediği, davalılardan ...'ın bu defa aynı hisselerin birleşen dosyada ki davalılar ... A.Ş.'ye devrediliği, davalılardan ...'ın mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde ki kabul beyanı uyarınca dava konusu edilen ilmuhabereleri davacı ...'a devrettiğini kabul ettiği, hisse bedeli olan 636.000,00 TL'nin davalı ...hesabına 02.07.2014 tarihinde havale edilmek sureti ile ödendiği, bu defa aynı hisselerin diğer davalılara devredildiği, ancak bu işlemin davalılardan ...tarafından daha önce yapılan devir işlemini bertaraf etmek için muvazaalı olarak yapıldığı anlaşıldığından davalılara yapılan devir işleminin iptali ile dava konusu edilen %33,4 hisse payının davacılardan ... adına hükmen tesciline karar vermek gerekmiştir. Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/736 Esas 2017/212 Karar sayılı dosyası yönünden yapılan inceleme sonucu; davacılar tarafından davalı ...adına 410.000,00 TL'nin tahsili talep edilmiş ise de davalı şirket ve kayıtlarının incelenmesi sonucu dava konusu edilen 410.000,00 TL ye ilişkin herhangi bir veriye rastlanmadığından HMK gereği davacının ödemeye ilişkin talebine ispat etmesi gerektiği ancak somut olayda ispat edilemediğinden açılan davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve birleşen dosya davacılar ... ve ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada ve birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında, 19.02.2021 tarihli ıslah dilekçelerinin mahkemece dikkate alınmayarak usule ve yasaya aykırı hüküm tesis edildiğini, müvekkili tarafından "..." hesabına, sermaye arttırımı yapılacağı inancı ile ve şirket yetkilsii ...'ın yazılı talebine istinaden "sermaye artırımı için yatırılan" açıklaması ile davalı şirketin banka hesabına yatırılan 636.000,00TL tutarındaki ödemenin, dosyadaki belgeler, şirket kayıtları, banka dekontu ve banka kayıtları ile sabit olup, ödemenin iadesi taleplerinin asıl davada reddine karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, birleşen istanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/736 esas sayılı dosyada, 410.000 TL'nin istirdadına dair taleplerinin, yazılı delillerle ispatlanmış olmasına rağmen reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı nitelik taşıdığını, Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/736 esas sayılı dosyasında; dava dilekçesindeki taleplerinden biri hakkında olumlu yahut olumsuz hiç bir hüküm kurulmadığını, HMK uyarınca tarafların talebi halinde sözlü yargılama aşamasına geçilirken süre verilmesinin zaruri olduğunu, mahkemece HMK hükümlerinin de ihlal edildiğini, bu yönü ile de kararın bozulması gerektiğini, 07.12.2022 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, müvekkili ...tarafından mahkemeye teminat olarak ibraz edilen kesin teminat mektubunun iadesi, 19.02.2021 tarihinden bu yana taraflarınca talep edilmişse de, taleplerinin karar bağlanmadığını, bir diğer hususun ise, mahkemece dosyada taraf sıfatı bulunmayan ...'un kararda davacı olarak gösterilmesi olduğunu, istinaf itirazlarının kabulü ile istinaf incelemesi neticesinde usul ve yasaya aykırı, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2547 Esas 2022/1016 Karar sayılı 07/12/2022 Tarihli ilamının; gerek ana dosyada gerekse birleşen dosyalarda verilen tüm kabul ve ret kararları yönünnden ortadan kaldırılmasına ve ikame ettikleri asıl ve birleşen davalardaki haklı taleplerinin ıslah dilekçemiz doğrultusunda kabulüne, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/736 esas sayılı dosyası yönünden olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmayan "taraflar arasındaki 20.03.2014 tarihli hissedarlar sözleşmesinin feshinin müvekkil şirket ... Şti. Yönünden tespitine" dair talepleri hakkında hüküm kurulmasına veya bu yönü ile de bozulmasına, mümkün olmaz ise tüm kararların bozulmasına, müvekkilinin sunduğu 334.000-TL bedelli teminat mektubunun vekil olan taraflarına iadesine, ...'un taraf sıfatı olmadığından dosyadan ve hükümden çıkartılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasında hisse devrinin gerçekleştiği dönemde ...'de hissedar olmadığını, müvekkili şirketin, davacının iddiasının aksine sermaye artırımına iştirak etmek suretiyle ortaya çıkan yeni payları iktisap etmiş olup, ...'in hali hazırdaki paylarını iktisap etmediğini, davacının ...ile arasındaki pay devri ve alacak husumetinin müvekkili ile ilgisini gösteren tek bir delilin dosyada mevcut olmadığını, davacının ıslah dilekçesi görmezden gelinerek karar verildiğini, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/2547 E. sayılı ana dava ile birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1922 sayılı dosyanın kabul hükmünün kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/2547 E. sayılı ana dava ile birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1922 Esas sayılı dosyanın kabul kararının 2 nolu hükmü olan 49.760 TL'lik vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesi kararının kaldırılmasına, müvekkili ... Şirketi lehine pasif husumet ve dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Asıl dava, satın alındığı ancak tescil edilmediği ileri sürülen şirket hisselerinin hükmen tescili ve sermaye artırımı için ödendiği iddia olunan bedelin istirdadı; birleşen İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1922 esas sayılı davası, davalılar arasındaki hisse devrinin muvazaalı olduğu iddiasıyla yapılan devir işleminin iptali ile asıl davada dava konusu edilen hissenin davacı adına tescili; birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/736 Esas sayılı davası ise davacı şirket ile davalı arasındaki hissedarlar sözleşmesinin feshinin tespiti, ödenen hisse devir bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı şirketin %33,4 oranında paya sahip olduğunun tespitine, davalı şirketin pay defterine tesciline, ödeme talebinin reddine; birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1922 Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile davalı ...tarafından davalı şirketler ... A.Ş ve ... A.Ş 'ye devredilen davalı şirket ...A.Ş nezdindeki %33,4 hisse payının devri işleminin iptali ile davalı ... A.Ş'nin pay defterine davacı ... adına hükmen tesciline; birleşen İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/736 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş, asıl dava ve birleşen İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1922 Esas sayılı davada verilen karar yönünden davacı ...; birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/736 Esas sayılı davada verilen karar yönünden davacı .... ŞTİ; birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1922 Esas sayılı davada verilen karar yönünden davalı ... A.Ş. tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

1.Asıl davada;Davacı, davalı .... A.Ş.’ye ait %33,4 şirket hisseyi satın aldığını, karşılığında on adet nama yazılı geçici ilmuhaberin ...tarafından bizzat ciro edilerek teslim edildiğini ancak ilmuhabire yazılı payların davacı adına şirket pay defterine kaydedilmediği iddiasıyla %33,4 şirket hissesinin adına tescilini talep etmiştir.Dosya kapsamından dava dışı ...adına düzenlenen ve onun tarafından imzalanmış 4 adedi 100 tane nama yazılı payı, 3 adedi 1.000 tane nama yazılı payı, 3 adedi 10.000 adet nama yazılı payı temsil eden ve davalı şirketin 1.000.000 TL sermayesinin 334.000 TL'lik (%33,4) kısmına karşılık gelen toplam 33.400 adet payı temsil eden 10 adet nama yazılı ilmühaberin davacıya devredildiği anlaşılmaktadır.Nama yazılı pay senetleri geleneksel nama yazılı pay senetleri ve gerçek nama yazılı pay senetleri olarak gruplanmaktadır.Kanunen emre yazılı senetler; kambiyo senetleri (çek, bono, poliçe), makbuz senedi ve varant (TTK md. 838, 834/1), ipotekli borç ve irat senetleri (TMK md.927), hisse senetleri (TTK md.490/2), rehinli tahvilat (TMK md.944) şeklinde sayılabilmektedir. Bu senetler kanunen emre yazılı sayıldığından gerçek nama yazılı pay senedi olarak vasıflandırılabilmesi için senet üzerinde "emre değildir, nama yazılıdır" gibi bir kayıtla oluşturulmaktadır.Geleneksel nama yazılı pay senetleri kanunen emre yazılı senetlerden sayıldığından "ciro" ve zilyetliğin mülkiyeti geçirmek amacıyla geçirilmesi ile devredilir. TTK 490/2 hükmü de bu hususu "ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir" şeklinde ifade edilmiştir. Ayrıca yasada yasaklanmadığından nama yazılı pay senetleri ister ayrı bir temlikname ile ister senet arkasına temlik beyanı ve senet üzerindeki zilyetliğin devralana geçirilmesi suretiyle de devredilebilir. Bu durumda geleneksel nama yazılı hisse senetlerinin devri için iki unsurun gerçekleşmesi gerekir. Birincisi senedin arkasına veya başka bir kağıda temlik beyanı veya ciro yapılması ve ayrıcı senedin zilyetliğinin geçirilmesidir.Gerçek nama yazılı hisse senetlerinde ise senet üzerinde veya ayrı bir kağıda yazılan temlik beyanı ve senedin devralana teslimi gerekmektedir. (Prf. Dr. Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku 3.baskı cilt 2 1812 vd. ) Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre de nama yazılı pay senetlerini devri için temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devri ve teslimi gerekli ve yeterli kabul edilmektedir. Pay defterine kayıt ise devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için gereklidir. (Emsal Yargıtay 11 HD. 2006/8112 Esas ve 2007/ 10405 Karar sayılı karar ile 2016/870 Esas ve 2016/9035 Karar sayılı kararı ) Ciranta, poliçeyi kimin lehine ciro ettiğini belirterek ciro yaparsa, tam ciro söz konusu olur. 6102 sayılı TTK'nın 486/2 maddesinde pay senedi bastırılıncaya kadar ilmühaber çıkarılabileceği, ilmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin uygulanacağı açıklanmıştır.Somut olayda davalı şirket hisselerinin 02.05.2014 tarihinde usulüne uygun olarak davacıya devredildiği ihtilafsızdır. İlk derece mahkemesince yapılan devrin usulüne uygun olduğu ve bedelinin ödendiği konusunda ihtilaf olmadığı kabul edilerek ...'a ait %33,4 hisse payının davacıya ait olduğu tespit edilmiş ve bu durumun davalı şirketin pay defterine tesciline karar verilmiştir. Ne var ki davacı yargılama aşamasında ıslah dilekçesi sunarak pay defterine tescile ilişkin talebinden vazgeçmiş olup, mahkemece davacının ıslah dilekçesi değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Davacı, davalı şirkete ortak olduğu ve şirkette sermaye artırımı yapılacağı gerekçesi ile ödediği 636.000 TL'nin istirdatını talep etmiştir. Dosyaya sunulu ... Bankasına ait dekontun incelenmesinde "... teslimat sermaye arttırımı hesabına yatırılan" açıklamasıyla 02.07.2014 tarihinde davalı ... Şirketi'ne 636.000 TL yatırıldığı anlaşılmaktadır.Davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesinde, söz konusu bedelin davalı şirketin ... Bankası ... Şubesindeki hesabına havale olarak geldiği, ticari defterlere 02.07.2014 tarihinde kaydedildiği, bu bedelin ...'ın ortaklara borçlar hesabına virmanlandığı, söz konusu bedelin ...'a aktarıldığı tespit edilmiştir. Davacının istirdat talebine konu banka dekontunda "sermaye artırımı hesabına yatırılan" şeklinde açıklama bulunması nedeniyle bu açıklamayı içeren havalenin aksini ispat külfeti, davalı şirket üzerindedir. Bu durumda ispat yükünün davalı şirkette olduğu gözetilerek ödeme tarihinde davalı şirketin aldığı bir sermaye artırım kararı olup olmadığı da araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

2.Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1922 esas sayılı dava dosyasında:Davacı, davalılardan ...'ın, aynı hisseleri davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye devrettiğini ancak bu işlemin davalılardan ...tarafından daha önce yapılan devir işlemini bertaraf etmek için muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek davalılara yapılan devir işleminin iptalini, davalı ...tarafından davacıya devredilen hisselerin davalı ... A.Ş. pay defterine tescilini, olmadığı takdirde davacıya devredilen %33,4 hisseye tekabül eden hissenin dava tarihindeki rayiç değeri olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 334.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.Dosyaya sunulu davalı ... A.Ş.'nin 17.04.2015 tarihli genel kurul toplantısında “ Şirketin sermayesi 11.300.000 TL değerindedir. Bu sermaye her biri 1000 TL değerinde 1.130.000 paya ayrılmıştır.Bundan 565.000 adet hisseye tekabül eden 5.650.000 TL değerindeki hisse ...ve 565.000 adet hisseye tekabül eden 5.650.000 TL değerindeki hisse ... A.Ş tarafından muvazadan ari olarak ve tamamen taahhüt edilmiş olup, 1.000.000 TL kuruluş sermaye bedeli olarak ödenmiştir. Bu kez sermaye artırımı olarak 10.300.000 TL 4.650.000 TL ortak ...'ın alacağından tamamen karşılanmıştır. Kalan 5.650.000,00 Türk Lirası'nın ... A.Ş'nin sermaye artırımı iştirak bedeli olan 7.616.625 TL nakden ödenmiştir. ... A.Ş'nin ödemiş olduğu iştirak bedelinden 5.650.000 TL sermaye bedeli 1.966.625 TL bedel ise emisyon primi olarak kullanılmıştır" şeklinde karar alındığı görülmektedir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, davalı ... A.Ş'nin 14.04.2014 tarihinde davalı ... A.Ş ortağı olarak kaydedildiği, ilgili kaydın davalı ... A.Ş yetkilisi tarafından kaşelenip imzalandığı ve “14.04.2014 tarihinde 7.626.625 TL ... Bank'a bloke ederek hariçten ortak alınmış, 1.966.625 TL'si ihraç primi olarak kayda alınmıştır” şeklinde ibare bulunduğu, davalı ... A.Ş.'nin ticari defterlerinde 07.04.2014 tarihinde 1.000.000 TL sermayenin davalı ... hesabına atıldığı, 14.05.2015 tarihinde 4.650.000 TL'lik sermaye artırımı ile 5.650.000 TL ile davalı ...'ın sermaye payının 5.650.000 TL ye yükseldiği, 14.04.2015 tarihinde sermaye artışı ile davalı ... A.Ş. nin 5.650.000 TL hisseye sahip olduğu, 06.11.2015 tarihinde davalı ...'ın 5.650.000 TL hissesini davalı ...'ın yönetim kurulu başkanı ve ortağı olduğu ...'e devrettiği, davalı ... A.Ş.'ye ait olan 5.650.000 TL değerindeki hisselerin ise 23.02.2016 tarihinde davalı ...'e devredildiği belirtilmiştir. Davalı ... A.Ş, 17.04.2015 tarihli sermaye artırımına katılmak suretiyle davalı ...'ın mevcut hisselerini devralmaksızın yeni hisse edinerek davalı ... A.Ş'ye ortak olduğu yönünde itirazda bulunmuş olup, eldeki davada davalı ... A.Şye nezdindeki %33,4 hissenin dava konusu olduğu gözetildiğinde öncelikle davalı ... A.Ş tarafından alınan genel kurul kararları değerlendirilerek ve pay defteri üzerinde inceleme yapılarak dava konusu hisselerin, sermaye artırımından kaynaklanan hisseler olup olmadığı, davalı ... A.Ş. İle diğer davalı ... A.Ş. arasındaki devre konu hisselerin, dava konusu hisseler olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna bir göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi ve davacının yargılama sırasında sunduğu ıslah dilekçesi hakkında bir değerlendirme yapılmaması isabetsiz olmuştur.3.Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/736 Esas sayılı dava dosyasında:Davacı tarafça, davalı ile ilk olarak imzalanan 30.10.2013 tarihli sözleşme uyarınca şirketteki %33,4 hissenin devir alınması amacıyla davalıya 19.12.2013 tarihinde 410.000 TL ödeme yapıldığı , sonrasında 20.03.2014 tarihinde imzalanan “Hissedarlar Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 2 ve 4. maddelerinde yer alan yükümlülüklerin davalı tarafça yerine getirilmediği , sözleşmede davalı tarafça devri vaat edilen hisselerin devrinin yapılmadığı beyan edilerek taraflar arasındaki 20.03.2014 tarihli hissedarlar sözleşmesinin feshinin tespitini ve Hissedarlar Sözleşmesinin 7. Maddesi uyarınca ödendiğini iddia ettiği 410.000 TL'nin istirdadına karar verilmesi talep edilmiştir.Dosya kapsamından 20.03.2014 tarihli hissedarlar sözleşmesi başlıklı sözleşmenin, davacı şirket ile davalı ve dava dışı ..., ... tarafından imzalandığı, sözleşmenin konusunun ... A.Ş.de hissedar (%33,3 ... %33,3 ..., %33,4 .... Şti. hisse oranıyla) olunması ve Türkiye genelinde “...” ve “...” ve “...“ni ortaklaşa yapılmasına ilişkin olduğu, tarafların sorumlulukları başlıklı sözleşmenin 4.maddesinde ... hisselerinin yeni ortaklık yapısına göre devir alınması ve devralındıktan sonra 20 iş günü içerisinde taraflara devredilmesinin ...'ın sorumluluğunda olduğu ve Biga'da devam eden yatırım için ...'den çıkarılmış olan 3.180.000 USD kredi tutarı için gereken teminatın sağlanmasının .... Şti.'nin sorumluluğunda olduğu hususlarının düzenlendiği, fesih ve sözleşme'nin sona ermesi başlıklı sözleşmenin 7.maddesinde herhangi bir sebeple .... Şti.'nin teminatları verememesi veya verdiği halde dahi ... hisselerinin yeni ortaklık yapısına uygun olarak alınamaması durumunda sözleşmenin fesholacağı, bu hisselerin devir alınması ile ilgili olarak belirlenen sürenin sözleşme imzalandığı tarihten itibaren 20 iş günü olup, bu süre içinde devirlerin yapılmaması halinde tarafların gerek teminat gerekse birbirlerinden aldıkları her türlü ödeme, ipotek veya vadeli ödeme araçlarını derhal ve defaten iade edecekleri düzenlemesine yer verildiği, sözleşmede son cümle olarak bu sözleşmenin, 30.10.2013 tarihli sözleşmeyi geçersiz kıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.Mahkeme kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde detaylıca açıklanmıştır. HMK’nın 297. maddesi uyarınca; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. HMK'nın 297. maddesi kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olup yargılamanın her safhasında re’sen gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir(Hukuk Genel Kurulu-2007/14-778 E., 2007/611 K., Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı).Somut uyuşmazlıkta öncelikle tefrik kararı verilen ipoteğin fekki talebi ve eldeki davaya konu talepler yönünden davacı sıfatının kime ait olduğu değerlendirilerek davacı ...'un hukuki durumu hakkında bir değerlendirme yapılması, davacı şirket ile davalı arasındaki hissedarlar sözleşmesinin feshinin tespiti talebi yönünden bir inceleme yapılarak olumlu olumsuz bir karar verilmesi ve sonucuna göre hissedarlık sözlemesi uyarınca davalıya ödendiği iddia olunan 410.000 TL'nin iadesi talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle asıl ve birleşen dosya davacılar ... ve ... Şti.İle birleşen dosya davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Asıl ve birleşen dosya davacılar ... Şti. İle birleşen dosya davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

2-Taraf vekillerince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/797, K. 2026/512, T. 13.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-797-e-2026-512-k-a86e91860a6d