Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/758 E. 2025/1501 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/758
Karar No
2025/1501
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/758

KARAR NO : 2025/1501

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/862

KARAR NO : 2023/49

KARAR TARİHİ: 19/01/2023

DAVA TARİHİ: 06/06/2012

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 24/12/2025

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının müflis şirketten iflas tarihi itibariyle 55.075.924,54 TL olan alacağının kabulünü ve masaya kaydını, davacı şirketin müflisle imzaladığı dağıtım sözleşmesine konu işlere ilişkin olarak müflis ile önceden 25 Ocak 2002 tarihli bir avans sözleşmesi imzaladığını ve avans sözleşmesi tahtında müflise 10.000.000 ABD Doları avans ödediğini, para alacağına alacağın muaccel hale geldiği 29 Mayıs 2008 tarihi ile iflas tarihi olan 14 Nisan 2014 tarihleri arasında 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca 5.579.794,52 ABD Doları faiz işlediğini, bu nedenle davacının iflas tarihi itibariyle avans sözleşmesi çerçevesinde müflis şirketten olan alacağının toplamının 15.579.794,52 ABD Doları olup, davalı iflas idaresinin ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşme yükümlülüklerini ifadan imtina etmesi üzerine müflise Beyoğlu 31.Noterliği kanalıyla 24 Nisan 2008 tarih ve ... sayılı ikinci bir ihtarname daha gönderdiğini, davacının zararının ticari kayıtları ile sabit olduğunu, davacı şirketin alacak bildirimine konu 55.075.924,54 TL alacağı için müflis şirketin ikinci alacaklar toplantısına katılabilmesini temin edecek biçimde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sıra cetveline itirazlarının kabul edilerek davacı şirketin 55.075.924,54 TL alacağının kabulü ile masaya kaydını, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş aleyhinde sözleşmeden kaynaklanan 326.697.758,00 USD tutarına varan zararın tazmini amacı ile fazlaya dair hakları saklı tutularak 20.000.000,00 USD maddi ve 10.000.000,00 USD manevi tazminat olmak üzere alacak davacının Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/668 Esas sayılı dosyasıyla ikame edildiğini, söz konusu dosyanın karara çıktığını, yargıtay aşamasından geçerek usul önünde bozulduğunu ve İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/668 Esas sayılı dosyasını aldığını, Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilen ve yukarıda bahsi geçen davada istenmeyen fazlaya dair haklar ile ilgili belirsiz alacak davası ikame edildiğini, söz konusu davanın İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2014/875 Esas sayılı dosyası ile derdest bulunduğunu, huzurda bulunan davanın İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/678 ve 2014/875 ve İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/305 Esas sayılı dava dosyalarının ve de davacı tarafın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame ettiği 2012/154 Esas sayılı davanın neticesinin bekletici sorun yapılması gerektiğini, bu suretle aynı sözleşmeden kaynaklı olarak farklı iki mahkemeden iki farklı sonucun çıkmasının önlenmesini, takas mahsup nedeni ile davanın reddini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle ve davacı şirketin borçlu olması nedeniyle reddini, davacının alacağının dava konusu olup kesin olmadığını, HMK'nun 389.maddesi koşulları oluştuğundan öncelikle İİK'nun 297/4 göndermesiyle İİK'nun 235/1 maddesi göre toplantıya katılması yönünde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına" savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166.maddesi "(1) Aynı yargı çerçevesinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar ayrı yargı çerçevelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gerekirken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu halde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır" hükmü amirdir.Yapılan inceleme neticesinde; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/127 Esas (Bozma öncesi Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/668 Esas ) sayılı dosyasındaki taraflar ile Mahkememiz dosyası taraflarının aynı olduğu, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat olduğu yukarıda açıklanan gerekçede bahsedildiği üzere mükerrer talep bulunduğu, hatta davacı tarafça ileri sürüldüğü üzere birleştirilen dosya kapsamında verilen ve bozma konusu yapılmadığından kesinleşmiş olduğu iddia olunan avans bedeline ilişkin mükerrer talep bulunduğu, davanın konusunun ve taraflarının aynı ilişkiden kaynaklandığı , ayrı ayrı karar verilmesi halinde çelişki oluşacağı ve verilecek kararın birbirini etkileyecek nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple HMK'nın 166 ve devamı maddeleri gereğince; Mahkememizin 2022/862 Esas sayılı dosyasının, daha önce açılan İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/127 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde ve ek beyan dilekçelerinde özetle; birleştirilen İstanbul Anadolu 5 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacının alacağı ile iş bu davadaki davacının alacağına dayanak taleplerin farklı olduğu ,öncelikle istinafa konu iş bu davanın mükerrer olarak ikame edildiği, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/862 E. sayılı dosyasının istinaf denetimine tabi iken, İstanbul Anadolu 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/127 E. sayılı dava dosyasının daha önce verilen bozma ilamları nedeniyle yargıtay denetimine tabi olduğu, mahkemenin tefrik ederek 2022/862 E sayılı dosyasında ele aldığı, sonrasında İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/127 E sayılı dosyası ile birleştirme kararı verdiği taleplerin (ilk olarak 11. Asliye Ticaret Mahkemesi) daha önceden açılan davaların konusu olup, tarafları da aynı olduğundan derdestlik dava şartının söz konusu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, İİK'nın 235. maddesi gereğince açılan kayıt kabul davasıdır.

Sunulan dava dilekçesinde , davacı ile müflis şirket arasında 08.10.2003 tarihinde dağıtım sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacının müflis şirket tarafından üretilen kahverengi elektronik eşyaların Türkiyedeki münhasır satıcısı olarak tayin edildiği, imzalanan dağıtım sözleşmesine konu işlere ilişkin olarak müflis ile önceden 25.01.2002 tarihli avans sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme uyarınca müflise 10.000.000 Amerikan Doları avans ödendiği, davacının Beyoğlu 31. Noterliği'nin 27.05.2008 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iş bu sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, bu nedenle 10.000.000 ABD Doları alacağının muaccel hale geldiği, avans sözleşmesinden doğan alacağın Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/668 E sayılı dosyası kapsamında talep edildiği ve yapılan yargılama sonucunda alacağın tahsiline karar verildiği ,mahkeme ilamının yargıtay temyiz incelemesi sonucunda bozulmuş ise de davacının alacağını ilişkin kararın bozma kararı dışında kalması nedeniyle kesinleştiği , bu alacağın muaccel hale geldiği 29.05.2008 tarihi ile iflas tarihi olan 14.04.2014 tarihleri arasında 3091 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca 5.579.794,52 Amerikan Doları faiz işletildiği , bu nedenle toplam alacak miktarının 15.579.794,52 Amerikan Doları olduğu, müflisin satış sonrası garanti, servis ve bakım hizmetlerini vermekten ve yargı kararlarını yeni getirmekten imtina etmesi nedeniyle davacının toplam 20.869.487 TL daha alacaklı olduğu,bu alacak talebinin reddedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği , davacının ticaret defter ve kayıtlarında iflas tarihine kadar toplam cari hesap alacağının 962.272 TL olması nazara alındığında davacının iflasın açıldığı tarih olan 14.04.2014 tarihi itibariyle 15.579.794,52 Amerikan Doları ve 21.831.759 TL alacağının olduğu, belirtilerek toplam 55.075.924,54 TL bedelin iflas masasına kaydına karar verilmesi talep edilmiş ve dava dosyası İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1366 E. sırasına kaydedilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda 20.10.2015 tarih ve 2014 /1366 E 2015 /722 K sayılı ilamı İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012 /154 esas sayılı dava dosyasının tarafları ve konusunun aynı mahiyette olması nedeniyle HMK 166/4 maddesi uyarınca iş bu dava dosyasının İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/154 E sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine dair karar verilmiştir. Birleşme kararı verilen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından birleşen İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014 /1366 E. Sayılı dava dosyasının tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiş ve anılan dava dosyası mahkemenin 2022/862 E sırasına kaydı yapılmıştır.İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 19.01.2023 tarih ve 2022 /862 E. 2023 /49 K. sayılı ilamı ile iş bu dava dosyasını konu alacakların İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021 /127 esas sayılı dosyasına da konu olduğu belirtilerek her iki dava dosyasının birleştirilmesine dair karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur .

Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:

Somut davada, dairemizce İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021 /127 esas sayılı dava dosyasının incelenebilmesi için mahkemesinden inceleme izni istenilmiştir .

Anılan dava dosyasının incelenmesinde, ... Elektronik... A.Ş. tarafından ... Ev ... A.Ş. , ....GMBH ve...'e yönelik , asıl davada, davacı ile davalı ....A.Ş. arasında imzalanan dağıtım sözleşmesine dayalı olarak tazminat istemine, karşı dava ise davalı ..... A.Ş. arasında imzalanan avans sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/668 Esas sayılı dosyasında mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, davalı ....A.Ş. ye açılan davanın kısmen kabulü ile 20 milyon Amerikan Doları maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde öngörülen faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB tarafından belirlenen Efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline , manevi tazminat isteminin reddine, karşı dava yönünden 10 milyon Amerikan Doları 29.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde öngörülen faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB tarafından belirlenen Efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline dair karar verilmiştir. Bu kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 26/11/2012 tarihli ilamı ile davacı-karşı davalı ... A.Ş. Ve davalı-karşı davacı BHS Türkiye yararına bozulması sonrası mahkemelerin birleşmesi nedeniyle, iş bu dava dosyasının İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/668 Esas sayılı dosyası ve sonrasında İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ile birleştiği ve bu mahkemenin 2014/678 Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/678 Esas sayılı dosyasında ise, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda asıl davada, davalılar ....GMBH ve...'e yönelik açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Ev... A.Ş. Ye yönelik açılan davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine, karşı dava yönünden ise, .... A.Ş. nin müflis ....A.Ş. den iflas tarihi olan 14.04.2014 tarihi tibariyle 10.000.000,00 USD asıl alacak ve işlemiş faizi ile birlikte toplam 11.278.904,11 USD karşılığı 23.964.287,56 TL alacak yönünden karşı davacının alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş ve iş bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/1638 E. 2019/5467 K. sayılı ilamıyla mahkeme ilamının onanmasına dair karar verilmiş ve iş bu karara yönelik karar düzeltme yoluna gidilmesi nedeniyle yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2020/831 E. 2021/312 K. sayılı ilam ile mahkeme kararının bozulmasına dair karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinde görülen yargılamada yargıtay bozma kararı sonrasında , iş bu dava dosyası 2021/127 E . Sırasına kayıt edilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine, davalılar ....GMBH ve...'e yönelik açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, karşı dava yönünden ise, davanın kısmen kabulü ile 4.631.679,73 USD nin müflis .... A.Ş. Den iflas tarihi olan 14.04.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi T.C. Kamu bankalarınca USD için bir yıllık vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsil tarihindeki TCMB tarafından Efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne , fazlaya dair istemin ise reddine dair karar verilmiştir. İş bu karara yönelik temyzi yasa yoluna başvuurlması nedeniyle yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda Yargıtay 6 Hukuk Dairesi'nin 2023/4408 E 2024/538 K sayılı ilamında, davalı-karşı davacının temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde, taraflar arasında 25.01.2002 tarihli avans ödemesi sözleşmesi uyarınca ... ya 10 milyon Amerikan Doları verildiği uyuşmazlık dışı olup, sözleşmenin feshedilmiş olmasına göre avans olarak verilen tutarın aynen ödenmesinin gerektiği, karşı davanın konusu yapılan 10 milyon Amerikan Dolarının iflas tarihindeki Türk Lirası karşılığı belirlenerek, belirlenen tutarın davacı ... Türkiye alacağı olarak müflis ...'nın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacı-karşı davalı müflis ... şirketinin karşı davanın esasına yönelik temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, bunun yanında kayıt kabul davalarının alacağın iflas masasına kaydına ilişkin olup, bu davalarda harç ve vekalet ücretinin maktu tarifeden hesaplanması yerine nisbi tarife uyarınca hesaplama yapılmasının hatalı olduğu belirtilerek davacı-karşı davalı yararına mahkeme kararının bozulmasına dair karar verilmiş ve karar düzelme talebi dairenin 2024/1511 E. 2024/2298 K. sayılı ilamıyla reddedilmiş ve ilk derece mahkemesinde yargılamaya 2024/513 E. sayı ile devam edilmiştir. Mahkeme tarafından 24/09/2025 tarihinde anılan iş bu dava dosyasında asıl ve birleşen davanın kabulüne dair karar verildiği tespit edilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi;

"(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir .

(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.

(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.

(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.

(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır." düzenlemesini içermektedir.

6100 sayılı HMK nun 166/2, c.1 uyarınca ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfat deki hukuk mahkemelerinde açılan davalarda HMK nun 166/4 maddesi uyarınca bağlantı bulunması halinde birleştirme kararı verilmesi ikinci davanın açıldığı mahkemeden her zaman talep edilebilir .

İkinci davanın açıldığı mahkeme, (misal de Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ) birinci mahkemeden (misalde İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden ) bilgi ister ; iki dava arasında bağlantı (m.166/4) bulunduğunu tespit ederse , iki davanın (birinci mahkemede , misalde İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi) birleştirilmesine karar verir . (bkz Baki KURU, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, cilt I, s:970)

Somut davada istinaf taleplerinin konusunu oluşturan birleştirme kararında, birleştirilen davalardan bir tanesi İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilmiş bir dava iken; diğerinin İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmekte olan bir dava olduğu ve dolayısıyla birleşmesine karar verilen iki dosyanın farklı yargı çevrelerinde görüldüğü anlaşılmaktadır. Davaların farklı yargı çevresindeki mahkemelerde açılması nedeniyle HMK nun 166. maddenin ikinci fıkrasının uygulanması gerekir. Anılan maddenin ikinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca, "Davalar, ayrı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme, ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır." inceleme yapılmıştır. Gerek mahkeme gerekçesinde ve gerekse dosya kapsamında yapılan incelemede dosya içerisinde birleştirmeye yönelik herhangi bir talebe rastlanılmamıştır. Yasanın amir hükmü uyarınca HMK nun 166/2 maddesinde şartların sağlanıp/sağlanmadığı mahkeme kararında tartışılmamış , HMK nun 166. Maddesi genel olarak açıklanmakla yetinilmiştir. Öncelikle, bu konudaki eksikliğe değinilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, birleştirme kararını veren İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/862 Esas Sayılı dosyası ile birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/127 Esas sayılı dosyasının yargılama aşamasında geçirdiği safahatlar açıklanmıştır. Görüleceği üzere, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/127 Esas sayılı dosyası yargıtay denetiminden geçtiği için temyiz yasa yoluna tabi iken, hakkında birleşme kararı verilen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/862 Esas Sayılı dosyası istinaf yasa yoluna tabidir. Birleşme kararı verilmeden önce bu halin de göz önünde bulundurulması usul ekonomisinin bir gereğidir. Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 165. maddesi; "Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir." hükmünü içermektedir. Her ne kadar HMK'nın 165. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılması hakimin takdirine bırakılmış ise de, yasanın iş bu maddesinin de somut olayda uygulanabilirliği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmaması bir eksikliktir. Açıklanan sebeplerle; mahkemece birleştirme kararı verilmeden önce yukarıda belirtilen hususların tartışılarak, HMK nun 166/2 maddesinde yer alan şartların gerçekleşmemesi durumunda yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/862 E. 2023/49 K. sayılı 19/01/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.5 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,

3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,

4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,

5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/758, K. 2025/1501, T. 24.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-758-e-2025-1501-k-a14112d9db74