Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/678 E. 2026/269 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/678
Karar No
2026/269
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/678

KARAR NO : 2026/269

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/12/2022

NUMARASI : 2020/678 Esas - 2022/811 Karar

DAVA: Menfi Tespit

DAVA TARİHİ: 16/03/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili hakkında, müvekkilinin keşidecisi göründüğü, lehtarı davalı olan 05/12/2015 düzenleme 05/01/2016 vade tarihli 600.000-TL bedelli senede istinaden Küçükçekmece 2. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası marifetiyle kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin şirket hisselerini Mayıs 2017'de ..., ..., ... ve ...'ten alarak şirkette tek ortak olduğunu, davalının ise şirketin eski çalışanı olduğunu, senette malen kaydı bulunduğunu, maaşlı çalışan işçinin işvereni olan şirkete 600.000-TL bedelinde bir mal satmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senette keşideci sıfatıyla imzası bulunan ...'in imza yetkisinin çok daha önce sona erdiğini, eski hissedarların da senetten haberdar olmadıklarını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; senedin keşide edildiği tarihte şirket yetkilisinin ... olduğunu, davacının iddialarının kıymetli evrakın mücerretlik ilkesine aykırı olduğunu, şirket yetkilisi ...'in sürekli olarak çevresine ve çalışanlarına borçlandığını, davacı şirket hakkında bir çok dava açıldığını ve icra takibi başlatıldığını, şuana kadar davacı şirketin kötü niyetli olarak hiçbir ödeme yapmadığını, davacının tedbir talebi ile alacakları mağdur etmek istediğini belirterek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; dava konusu senette malen kaydı bulunmasına rağmen davalının senedin karşılığının "para olarak" verildiğini beyan ettiği, bu açıklama ile davalı tarafça senedin ihdas nedeninin "nakden" olarak talil edildiği, bu durumda ispat yükünün senet üzerindeki ihdas nedenini talil eden davalı tarafa geçtiği, davalının iddiasının ispatı için yazılı delil sunmadığı, teklif ettiği yeminin davacı tarafından eda edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının Küçükçekmece 2. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına konu 05/12/2015 düzenleme tarihli 05/01/2016 ödeme tarihli 600.000-TL bedelli senetten dolayı davalıya borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; arabuluculuk başvurusu yapılmadığını,Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacıya talepleri olmadığı konuda yemin ettirildiğini ve usule aykırı olduğunu, imzanın imzayı atana ait olup olmadığının sorulmadığını, davacıya usulüne uygun yemin davetiyesi gönderilmediğini, süre geçtikten sonra sunulan delillere muvafakatlerinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE :Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davaları arabuluculuk dava şartına tabi olmadığından davalının arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği itirazı yerinde değildir. İİK m.72/son gereğince menfi tespit davalarında takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Dava, davalının yerleşim yeri itibariyle yetkili mahkemede açıldığından davalının yetkiye yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.Genel olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Ancak genel kuralın aksine senede dayalı borç ilişkilerinde ispat yükü senet borçlusundadır. TTK'nın 776/1-b maddesi uyarınca bono kayıtsız ve şartsız bir bedel ödemek vaadini içerir. Bonoda yer alan taahhüdün herhangi bir kayda ve şarta bağlanamaması nedeniyle bono, temel olarak TBK'nın 18. maddesi anlamında soyut borç tanıması (ikrarı) içeren bir kambiyo senedidir. Bono senedine karşı ileri sürülecek bedelsizlik iddiasında bulunan borçlu senedin bedelsiz kaldığını ispat etmek zorundadır. Ancak, senede “malen” veya “nakden” kaydı yazılmışsa bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. (YHGK'nın 17.12.2003 gün 2003/19-781 esas, 2003/768 karar sayılı ilamı) Somut olayda, dava konusu senette ihdas nedeni "malen" olarak gösterilmiş olup, davalı şirketin o dönemde mali durumunun kötü olması nedeniyle para karşılığında alındığını beyan ederek senedin düzenleniş nedenini talil ettiğinden davalı ispat yükünü üzerine almıştır. Bu durumda davalı davacıya borç para verildiğini kesin delillerle ispat etmelidir. Bilirkişi tarafından davacının defterleri üzerinde yapılan incelemede bahsi geçen senetle ilgili kayıt tespit edilememiştir. Davacıya borç para verildiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmamaktadır. Davacıya teklif edilen yemin davacı tarafından eda edilmiştir. Her ne kadar davalı, imzanın yetkiliye ait olup olmadığı hususunda davacının yetkilisine yemin eda ettirilmediği ileri sürülmüş ise de dava konusu bonodaki imzanın keşide tarihindeki şirket yetkilisine aidiyetine dair bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yemin davetiyesinde yemin ettirilecek konuların bulunmadığı belirtilmiş ise de bu husus yemini icabet edilmemesinin sonuçları bakımından önem arz etmekte olup davacı yetkilisi duruşmaya geldiğinden bu husus da sonuca etkili görülmemiştir. İspat yükü üzerine olan davalı, senet nedeniyle davacı şirketten alacaklı olduğunu ispat edememiştir.Açıklanan nedenlerle; davanın kabulünde isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 40.986-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 10.246,50-TL harcın mahsubu ile kalan 30.739,50-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 38-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/678, K. 2026/269, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-678-e-2026-269-k-3bafe7f4ee3c