Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/625 E. 2025/1887 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/625
Karar No
2025/1887
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/625 Esas

KARAR NO : 2025/1887 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2022/542 Esas - 2022/967 Karar

TARİH: 08/12/2022

DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 13/11/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş. Maltepe Şubesi'ne ait ... çek no'lu, 20.03.2022 tarihli, 30.000,00-TL. tutarlı çekin kaybedilmesi nedeniyle, iptali için İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/152 E.sayılı dosyası ile dava açtıklarını, dava konusu çekin hamili davalının çeki ibraz ettiğini, davalının iktisabının kötü niyetli olduğunu savunarak, çekin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin çekin meşru hamili olduğunu, davacının çeki kaybettiğine ilişkin iddiaları gerçeği yansıtmadığını, diğer cirantaların normal ticari faaliyet gösteren, istenildiği zaman ulaşılabilir olan gerçek ve tüzel kişiler olduğunu, müvekkilin kötü niyetinin ispatına yönelik delil ibraz edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 08/12/2022 tarih ve 2022/542 Esas - 2022/967 Karar sayılı kararında; "Dava, 6102 sayılı TTK'nın 792.maddesi uyarınca rıza hilafına elden çıkan çekin istirdatı istemine ilişkindir. (...) Davaya konu çek fotokopisinin incelenmesinde; davacının çekin lehdarı olduğu, lehdar olan davacının çeki dava dışı...'ya ciro ettiği, ... 'nın da çeki davalıya ciro ettiği, davalının çeki bankaya ibraz ettiği görülmektedir.Çekte lehdar olan ve çeki ciro eden davacının, imzasına ilişkin herhangi bir iddiası olmadığı gibi, kendinden sonraki dava dışı ciranta hakkında da, herhangi bir vakıa ve iddia da bulunmuş değildir. Davacının, çeki elinde bulunduran davalının iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde tanık deliline dayanan davacı vekili duruşmada; "tanıklar çekin müvekkilimiz elinden rızasına dayalı olarak alınıp alınmadığına ilişkin tanıklık yapacaklardır" şeklinde beyanda bulunmuş olup, uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının delilleri arasında çeki elinde bulunduran davalının iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispata yarar delil bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,

''1-DAVANIN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini,davacı tarafın tanıkları dinlenmeden karar verilmiş olup Mahkeme tanıkların hükme etki etmeyeceğinden dinlenmediğini beyan ettiğini; tanıkların dinlenmeden hüküm sonucuna etki edip etmeyeceğinin bilinmesi mümkün olmadığından gerekçeye itiraz ettiklerini; davacının hiçbir delili toplanmadan ve bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan hüküm tesis etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/152 Esas sayılı dosyasının 1 numaralı celsesinin 1 numaralı ara kararı gereğince "Davacıya çek hamiline karşı dava açması için 2 hafta süre verilmesine..." denmekte olup işbu karar gereğince huzurda görülen dosyanın açıldığını; çekin kendi rıza dışında elinden çıktığından bahisle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/152 esas sayılı dosya ile "çek iptal davası açan" davacının, kendinden sonraki cirantaya neden dava açmadığının sorgulandığını; bunun mantık dışı bir talep olup elinden çeki rızası hilafına alınan davacının "kime karşı dava açacağını" bilmesinin de kendisinden beklenemeyeceğini; davacı işbu huzurda görülen davadan evvel çek iptal davası açmak sureti ile zaten sorumluluğunu yerine getirdiğini; oysa mahkemenin işbu delili de dikkate almadan usul ve yasaya aykırı hüküm tesis ettiğini,davalının iyi niyetli hamil olmadığını, kendinden önceki ciranta... ile bilinçli olarak ciro silsilesi oluşturup haksız şekilde elde ettikleri çekin karşılığını almak niyetinde olduklarını; bu noktada çekin davacının elinden rızası hilafına çıktığı ve cirantalar ile hiçbir hukuki ve ticari ve hatta şahısları tanımaması dahi yeterli olması gerektiğini; MK 2 kapsamında davalının kötüniyetli olduğunu ve çeki...'dan ne için aldığının kendisine sorulmadığını, özetle delilleri ve beyanları dikkate alınmadan davalının kötüniyetli olduğunu ispat etmesinin de davacıdan beklenmemesinin düşünülemeyeceğini, İleri sürerek, işbu dilekçelerinin kabulü ile izah edilen nedenler ile ilk derece nahkemesi ilamına karşı istinaf yoluna başvurularının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nun 792 maddesi kapsamında çek istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava dilekçesinde tanık deliline dayandıkları, tanıklarını bildirmeleri ve dinletmeleri engellenerek ve bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacının çeki elinde bulunduran davalı ve davalıdan önceki dava dışı ciranta ile arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı yönündedir. 6102 sayılı TTK’nin 792. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haizdir. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür. Somut olayda; dava konusu çekin keşidecisinin ..., lehdarının davacı, lehdardan sonraki cirantasının Üç Asansör Sanayi ve Ticaret - ..., son hamilinin ise davalı olduğu, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayanmakla birlikte, tanık isim ve adresi bildirmediği gibi, tanıklarını hangi vakıanın ispatı için dinletmek istediğini de bildirmediği, mahkemece ön inceleme celsesi bitirildikten sonra aynı celsede tahkikata geçildiği ve davacı vekilinin tahkikat aşamasında dava konusu çekin davacı elinden rızası dışında çıkıp çıkmadığı hususunda tanık dinletmek istediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Az yukarıda izah edildiği üzere eldeki davada davacı aşamalı olarak önce çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, akabinde çekin rıza hilafına elinden çıktığını ve son aşamada davalının çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür. Davacı tarafından gerek İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/152 Esas sayılı zayi nedeniyle çek iptali davasındaki dava dilekçesinde, gerekse istinafa konu dava dilekçesinde çekin ne şekilde elinden çıktığına dair bir vakıa ileri sürmediği, davacı şikayeti üzerine başlatılmış bir adli soruşturma bulunmadığı, öte yandan davacının çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat etmesi yeterli olmayıp, davalının çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu olduğuna dair somut bir iddia ve delil de ileri sürmediği, buna göre 6100 Sayılı HMK'nun 194, 198 ve 146 maddeleri kapsamında mahkemece, davacının tanık bildirme ve dinletme talebinin uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlamayacağı gerekçesi ile reddedilmesinde ve tahkikatın bitirilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/625, K. 2025/1887, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-625-e-2025-1887-k-cfb044c35887