Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/552 E. 2024/84 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/552
- Karar No
- 2024/84
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/688 Esas KARAR NO: 2024/1838 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI: 2023/552 Esas - 2024/84 Karar TARİH: 20/02/2024 KARAR TARİHİ: 21/11/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı sigortalısı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ne ait Kraft kağıt emtiasının Hindistan'dan Türkiye'ye taşınması işinin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın nakliyesi sırasında hasarlandığının tespit edildiğini, ekspertiz çalışması neticesinde müvekkilinin sigortalının 99.044,66 TL zararını 24/03/2023 tarihinde tazmin ettiğini, ödenen hasar bedelinin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerinde takibin durduğunu beyanla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın TTK'nın 1188. maddesi uyarınca ön görülen sürelerin dolmasında sonra açıldığını, bu nedenle hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, usulüne uygun olarak sunulmayan delillerin karar tesisinde dikkate alınmaması gerektiğini, taşımaya konu emtianın FOB teslim şekliyle gerçekleştiğini, buna göre yükün gemi küpeştesini geçtiği ana kadar hasara katlanma ve emtiaların ambalajlanması yükümlüğünün dava dışı satıcıda olduğunu, dosya mündericatında konteyner yüzeyinde su sızıntısına neden olabilecek bir hasar tespiti yapılmadığını, davacının poliçe kapsamında ödeme yaptığını, yapılan ödemenin hatır ödemesi sayılması gerektiğini, davaya konu hasarın taşıma sırasında oluştuğun tespit edilemediğini, davacı sigortalısının TTK'nın 1185. maddesine uygun bir hasar bildirimi yapmadığını, davanın ...'a izafeten ... Anonim Şirketi ne ihbarını talep ettiklerini beyanla davanın öncelikle usulden, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 20/02/2024 tarih 2023/552 Esas- 2024/84 Karar sayılı kararında; davacı sigortalısına ait emtiaların davalı sorumluluğunda deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... Sigorta A.Ş. olduğu, borçlunun ... Loj. A.Ş. olduğu, 105.754,59.TL nin tahsili için 28/08/2023 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin borçluya 05/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 07/09/2023 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 11/12/2023 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulu konişmentonun incelenmesi ile gönderinin Hindistanda mukim ... firması ,gönderilenin ..., konişmentoyu düzenleyenin ... olduğu, taşımanın Hindistandan İzmit limanına yapıldığı, davalının ise konişmentoda teslimat için başvurulacak acente olarak kayıtlı olduğu, emtianın kraft kağıt olduğu, 23.08.2022 tarihli navlun faturasının incelenmesi ile davalının davacının Hindistan'dan ithal ettiği yükün İzmit Evyap limanına taşınmasına ilişkin deniz taşımasını üstlendiği anlaşılmış, dosyaya sunulu ekspertiz raporunda davaya konu yükün alıcının Bolu'daki tesislerinde incelemesinde ıslak olduğu ve hasarlı olarak alıcıya teslim edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Taşıyan aleyhine tazminat istemi TTK'nın 1188. maddesindeki hak düşürücü süreye tabidir. Anılan yasal düzenleme uyarınca;"(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." Dosyada konteynerin gemiden ne zaman tahliye edildiğine ilişkin belgenin bulunmadığı, Derince Gümrük Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabı uyarınca konteynerin 26.08.2022 tarihinde Derince Gümrük Müdürlüğünden çıkış yaptığı ve alıcının Bolu'daki tesislerine sevk edildiği, 27.08.2023 tarihinde yapılan kontrollerde emtianın ıslanma suretiyle hasarlı olduğundan araç sürücüsünün de imzası alınarak durumun tutanak altına alındığı dosya kapsamından anlaşılmış, davacının 28.08.2023 tarihinde davalı aleyhinde icra takibine giriştiği, TTK 1188 uyarınca davacının en geç 27.08.2023 tarihine kadar taşıyan aleyhinde takibe girişmesi ya da dava açması gerekirken 28.08.2023 tarihinde giriştiği görülmekle davanın hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''Hak düşürücü süre sebebi ile davanın usulden REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşıma olayında emteanın teslim ve hasarın tespiti tarihinin 27.08.2022 tarihi olduğu, bu nedenle; dava konusu taşımada 1 yıllık hak düşürücü sürenin başladığı tarihin 27.08.2022 tarihi, 1 yıllık sürenin bitiş tarihinin ise 27.08.2023 tarihi olduğunu ancak 27.08.2023 tarihinin Pazar -resmi tatil günü- gününe rastladığını, hak düşürücü sürenin son gününün Pazara gününe gelmesinden dolayı müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine 28.08.2023 tarihinde icra takibine başlandığını, bu durumun dosya içerisinde bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında bulunan Sayman Mutemedisi Alındısı makbuzu ile sabit olduğunu, bu durumda; müvekkili şirketin hak düşürücü sürenin son gününün Pazar gününe rastlamasından dolayı bir gün sonraki –ilk iş günü- pazartesi günü davalı/borçlu aleyhine icra takibini başlattığını, müvekkili şirket tarafından hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığının kabulü gerektiğini, dava konusu olayda hak düşürücü sürenin son günü olan 27.08.2023 tarihi Pazar gününe rastlaması dolayısıyla hak düşürücü süre 28.08.2023 tarihine uzamış ve müvekkili şirket tarafından 28.08.2023 tarihinde icra takibine başlanmış olması nedeniyle Yerel mahkeme tarafından verilen hak düşürücü süre nedeniyle red kararının kaldırılması gerektiğini beyanla usul ve yasaya aykırı İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/552 E., 2024/84 K. sayılı 220.02.2024 tarihli usulden red kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacının sigortalısına ait ve davalı tarafından uluslararası deniz yolu ile taşınan emtianın, taşıma sırasında hasara uğradığından bahisle sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamından; davacının sigortalısına ait emtianın Hindistan'ın Mundra Limanı'ndan, Türkiye İzmit Limanı'na deniz yolu ile taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, konişmentoda "PortToPort" ve "CY/CY" kaydının bulunduğu, davalı tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlenen navlun faturasında yükleme ve boşaltma limanlarının gösterildiği, buna göre davalı tarafından taşımanın limandan limana yapıldığı ve yine konişmento uyarınca İzmit Limanı'na 26/08/2022 tarihine teslim edildiği, bundan sonra yurtiçinde karayolu ile taşınarak 27/08/2022 tarihinde dava dışı sigortalıya teslim edildiği, yurtiçi taşımanın davalı tarafından yapıldığına dair beyan ve delilin olmadığı, icra takibinin 28/08/2023 tarihinde başlatıldığı anlaşılmıştır. TTK'nın 1188. maddesi uyarınca eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. 6100 sayılı HMK'nın "Sürelerin Bitimi" başlıklı 92. maddesinin ikinci fıkrasına göre bir süre, hafta, ay, yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne hafta, ay, yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. 93. maddesi uyarınca ise resmi tatil günleri, süreye dahil olmayıp, sürenin son gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saatinde sona erer. Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacının sigortalısı ve ona ödeme yaparak halefi olan davacının, davalı taşımacıya karşı hasar nedeniyle yargı yoluna başvuru süresinin bir yıllık hak düşürücü süre olduğu ve bu sürenin emtianın İzmit Limanı'na teslim edildiği 26/08/2022 tarihinde başladığı, sürenin son günü olan 26/08/2023 günün ise Cumartesi günü, yani resmi tatil gününe rastladığı, davacının takibi 28/08/2023 tarihinde başlattığı, dolayısıyla hak düşürücü sürenin geçmediği, Mahkemece işin esasına girilerek yargılama yapılması ve bir karar verilmesi gerekirken icra takibinin 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 tarih ve 2023/552 Esas- 2024/84 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.