Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2023/536 E. 2024/81 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/536
- Karar No
- 2024/81
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/536
KARAR NO: 2024/81
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ: 05/03/2020
NUMARASI: 2018/812 Esas - 2020/138 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Davalı şirketin yargılama sırasında iflas etmiş olması nedeni ile aleyhindeki davanın kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeni ile bu davalı şirket hakkındaki davanın HMK.m.167 hükmü uyarınca asıl davadan ayrılmasına karar verilmiş ise de davalı ... Tic. A.Ş'nin iflas kararının kaldırılması neticesinde mahkememizden verilen 05/03/2020 günlü karar hakkında ek karar verilerek HMK m.305/A gereği hükmün tamamlatılması ve kararın adı geçen davalı şirkete tebliğine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, davacının talep ettiği alacak tutarıyla şirket kayıtları arasında mutabakat sağlanamadığını, takipte alacak dayanağının gösterilmediğini, talep edilen tutarda borç bulunmadığını, faiz, başlangıç ve oranına itiraz ettiklerini alacağın likit olmadığını ileri sürerek itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince "mahkememizden verilen 05/03/2020 günlü karar davacı vekiline 18/04/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, mahkememiz dosyasının karar tarihi olan 05/03/2020 tarihi itibariyle Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/717 E. 2019/809 K. Sayılı dosyasından ... Tic A.Ş'nin karar tarihi itibariyle iflas ettiği tartışmasızdır. Yine davacı vekilinin talep dilekçesine göre ek İstanbul BAM 17. HD'nin 03/07/2020 günlü kararı ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/717 E.sayılı dosyasından verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup, iş bu karar mahkememiz gerekçeli karar tarihinden sonradır. Bu itibarla davacı vekilinin hakkında iflas kararı verilen davalı ... Tic. A.Ş'nin iflas kararının kaldırılması neticesinde mahkememizden verilen 05/03/2020 günlü karar hakkında ek karar verilerek HMK m.305/A gereği hükmün tamamlatılması ve kararın adı geçen davalı şirkete tebliği talebinin reddine "karar verilmiştir.Bu ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece 05.03.2020 tarihinde;"..Davacının davalı gerçek kişiler ..., ... ve ... aleyhine açmış olduğu dava yönünden; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra dosyasına ve yine bu davaya dahi konu edilen teminat mektubu borcuna konu olan 1.000.000,00TL asıl alacak kısmına yönelik tüm davalıların itirazlarının iptali ile tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere her bir davalı gerçek kişi yönünden takibin devamını, davacının, davalı ... Ticaret ve A.Ş.yönünden açmış olduğu dava yönünden; davalı şirketin yargılama sırasında iflas etmiş olması nedeni ile adı geçen davalı şirket aleyhindeki davanın kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeni ile bu davalı şirket hakkındaki davanın HMK.m.167 hükmü uyarınca asıl davadan ayrılmasına..." karar verildiğini, firma hakkında iflas kararının kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan firma bakımından da itirazın iptali hususunda dosya üzerinden karar verilmek üzere ek karar oluşturulmasını talep edilmesi gerektiğini, dolayısıyla mahkemenin davalı şirket bakımından mahkemece verilen mahkeme kararı kesinleşmeden iflas kaldırıldığından, davanın davalı şirket yönünden kayıt kabul davasına dönüşmesi mümkün bulunmayacağından, ek karar ile itirazın iptali talebi hakkında şirket bakımından da dosyada mübrez raporlar doğrultusunda bir karar tesisi İİK 305 A maddesi uyarınca talep edildiğini, ancak mahkemece iflas kararın kaldırılmasının gerekçeli karardan sonra olduğu HMK 305 ve 305/A maddeleri gereği hükmün tamamlatılamayacağı yönünde 20.01.2023 tarihli hatalı bir ek karar verdiğini, bunun kabulü mümkün olmadığını, işbu sebeple istinafa başvuru zorunluluğu doğduğunu, zira iflas kararı mahkeme kararı kesinleşmeden kaldırıldığını ve işbu husus dosyasına bildirilerek tavzih ve hükmün tamamlatılması talep edildiğini, aksi halde hem usul ekonomisi ilkesi gereği hemde ayrılma kararı verilen firma hakkında artık hukuken kayıt kabul davasına dönüşme mümkün olmadığından müvekkil Bankanın hak kaybı oluşacağı da açık olduğunu, bu nedenle hükmün ek karar ile; düzenlenmesi talebinin kabulü ile 20.01.2023 tarihli ek kararın kamu düzeninden olan hususlarda dikkate alınarak kaldırılmak suretiyle, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/812 E. ve 2020/138 Karar Sayılı dosyasından verilen 05.03.2020 tarihli karara karşı tavzih ve ek karar verilmesi talebine karşı 20.01.2023 tarihinde verilen ek kararın istinaf incelemesi neticesince kaldırılmasına, talep doğrultusunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde, mahkemeye gönderilerek yeniden yargılama yapılmasına, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan krediden doğan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır. Davacı banka vekili hakkında açılan davanın tefrikine kararı verilen davalı şirket yönünden verilen iflas kararının İstanbul Bam 17 H.D 'nin 2019/3121 E-2020/1455 K sayılı ve 30/07/2020 tarihli ilamı ile kaldırılmasına karar verildiği belirtilerek HMK 305/A maddesi kapsamında ek karar ile davalı şirket hakkındaki itirazın iptali davası yönünden bir karar verilmesi talep edilmiş,ilk derece mahkemesince davacı banka vekilinin bu talebi 20/01/2023 tarihli ek karar ile reddedilmiş ve bu ek karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesince 05/03/2020 tarihli gerekçeli karar ile davalı gerçek kişiler yönünden davanın kabulüne, yargılama sırasında iflasın karar verilmiş olması nedeniyle davalı ... Ticaret A.Ş yönünden ise açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına ve yargılamanın bu esas üzerinden yürütülmesine karar verilmiş verilen bu karara karşı davacı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmadığı görülmüştür. 6100 Sayılı HMK 'nın 167 maddesi" Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder." HMK'nın 168. Maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez" düzenlenmiştir.HMK'nın 305/A maddesi:" Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemelerini içermektedir. Somut olayda ilk derece mahkemesince, diğer davalılar yönünden esas hakkında verilen karar ile birlikte davalı şirket yönünden açılan davanın tefrikine ilişkin verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmamıştır. Davacı banka vekilinin davalı şirket hakkında verilen terfik kararının kaldırılarak bu davalı yönünden de itirazın iptali yönünden karar verilmesi talebi HMK 168. Maddesi uyarınca hükümle birlikte yapılacak istinaf başvurusu ile değerlendirilebilecek yargılamanın esası ile ilgili bir husus olup HMK 305/A kapsamında bir talep değildir. Buna göre mahkemece davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ YASA YOLU açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2024