Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/509 E. 2025/809 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/509
Karar No
2025/809
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : .....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2022 NUMARASI :.... DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/06/2022 tarih ve 2021/311 E. - 2022/487 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ve davalı şirketin çalıştığı alanların ve aynı zamanda çalıştıkları şirketlerin ortak olduğunu, her iki şirketin dava dışı Telit firmasının distribütörlüğünü yaptığını bu nedenle aralarında yüksek düzeyde bir rekabetin var olduğunu, davalı şirketin, müvekkili şirket bünyesinde uzun yıllar önemli bir pozisyonda çalışan, Telit firması ile ilişkiler ve diğer ticari faaliyetler bağlamında müvekkili şirketin bütün ticari sırlarına vakıf personellerden biri olan ...'ı istihdam etmek ve tüm ihtarlarına rağmen adı geçen personelle yaptıkları iş akdini sona erdirmemek suretiyle açıkça haksız rekabette bulunduğunu, davalı yanında çalışmakta olan dava dışı ... isimli personelin, 5 yılı aşkın bir süre müvekkili şirkette çalıştığını, müvekkili şirket ile davalının ortak iştigal alanı olan ... sektörünü müvekkili şirkette öğrendiğini, müvekkilinin tüm ticari sırlarına vakıf olduğunu, adı geçen personel ile müvekkili şirket arasındaki iş ilişkisinin kurulması esnasında rekabet etmeme ve gizlilik sözleşmesi de imzalandığını, ... arasında yazılı olarak hüküm altına alınmış rekabet yasağına rağmen adı geçen personelin, müvekkili firmaya ihtarname göndererek, aslında rekabet etmeme sözleşmesi ile yasaklı firmalardan birinde çalışmak ve müvekkili firma tarafından kendisi aleyhine açılması muhtemel davaları önlemek amaçlı, zorlama bir haklı fesih nedeni yaratmak suretiyle iş akdini feshettiğini müvekkiline bildirdiğini, işbu ihtarnameden çok kısa bir süre sonra da davalı şirkette işe başladığını, davalı şirketin müvekkilince gönderilen ihtarnameye olumsuz cevap verdiğini ileri sürerek, davalı ... ... A.Ş. tarafından devam ettirilmekte olan fiilin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men'i için dava dışı ... ile ... ... arasında iş akdinin feshedilmesine, şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın ve 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin haksız rekabetin başladığı tarihten itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iddia edilen haksız rekabet eyleminin ne olduğunun tam olarak anlaşılamadığını, müvekkili şirketin ... ürün satışı alanında faaliyet gösterdiğini, sektörün en büyük firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirketin yurt dışından almış olduğu onlarca distribütörlüğü olduğunu, hali hazırda yurt içi ve yurt dışından binlerce müşterisi ve yüzlerce çalışanı bulunduğunu, dava öncesi ihtarda da belirtildiği gibi, müvekkili şirket yetkilileri tarafından dava dışı ...'ın hiçbir şekilde tanınmadığını, dava dışı ...'ın, davacı tarafın eski çalışanı olmakla, davacı şirketin çalışanına karşı göstermiş olduğu yasa dışı tutum ve davranış sebebiyle iş akdini feshettiğini ve müvekkili şirkete iş başvurusunda bulunduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde tarafların anlaşmaya vardığını ve dava dışı şahsın müvekkili şirkette işe alındığını, müvekkili şirketin ... davacı şirkette çalışmakta iken kendisi ile hiçbir şekilde iş görüşmesi ya da bu anlama gelecek bir görüşmesinin olmadığını, davacı tarafın da bu yönde ne bir iddiasının ne de bir delilinin mevcut olmadığını, dolayısıyla çalıştığı işyerinden ayrılan ve başka bir şirkete iş başvurusunda bulunan kişiyi işe alan müvekkili şirketin adına haksız rekabet denebilecek bir davranış içerisinde dahi olmadığını, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete ihtarname gönderilerek "dava dışı ...'ın işten çıkartılmasının" talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından haklı olarak davacı şirkete cevaben bu durumun Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hürriyetine aykırı olduğu ve bu taleplerinin mümkün olmadığının bildirildiğini, kurumsal bir yapıda olan müvekkili şirketin, sırf davacının gönderdiği ihtarname ile çalışanının işine son vermemesi gerektiğinin aşikâr olduğunu, ... tarafından davacı şirkete alacak davası ikame edildiğini, Ankara 2. İş Mahkemesinin 2021/68 Esas sayılı dosyası ile devam eden davada dosya bilirkişiye tevdii olunduğunu ve bilirkişi raporunda dosyaya açıkça davacının çalışanına karşı yasaya ve iş akdine açıkça aykırı davrandığının ortaya konulduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin 3 yıl süreli düzenlendiğini, yer bakımından bir sınırlandırma içermediğini ve bu hali ile muğlak bir sözleşme olduğunu, TBK'nın 445. maddesi gereğince rekabet etmeme sözleşmesinin en fazla 2 yıl süreyle düzenlenebileceğini, yine yer bakımından net bir sınırlama içermeyen sözleşmenin geçerli olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı şirket ile davalı şirkete ilişkin kayıtlar incelendiğinde her iki şirketin iştigal alanı ve konusu benzerlik gösterse de, davacı eski çalışanının davalı yan yanında çalışmasının tek başına haksız rekabet olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, davacıya ait ticari sır niteliğinde olan unsurların dava konusu olayda şirket sırlarının herhangi bir şekilde menfaatleri doğrultusunda kullandıkları iddiaların somut delillerle belgelendirilmediği, davacı şirketten ilişiği kesilen çalışanların rakip bir firmada çalışmayacağı seklinde çalışma yasağı getirilmesinin Anayasa ile güvence altına çalışma özgürlüğünün ihlali niteliğinde olacağı, davalının davacının zararına olacak şekilde fiil ve eylemlerde bulunduğunun ispat edilemediği ve zarar veya zarar tehlikesi koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunda süresinde sunulmayan cevap dilekçesinin dikkate alındığını, taraflar arasında yüksek düzeyde rekabet bulunduğunu, dava dışı ...'ın müvekkili şirketin bütün ticari sırlarına vakıf personellerden biri olduğunu, davalının onu istihdam etmek ve ihtara rağmen çıkartmamak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu, dava dışı işçinin zorlama bir haklı fesih nedeni yaratarak iş akdini feshettiğini, TTK'nın 55. maddesinde haksız rekabet fiillerinin tahdidi olarak sayılmadığını, müvekkilinin davalı ile ticari ilişkilerini söz konusu personel aracılığıyla gerçekleştirdiğini, bilirkişi incelemesine göre daha önce Telit markalı ürünleri müvekkilinden alan 109 firmanın 79'unun 2021 yılında müvekkilinden alım yapmadığını, sebebinin dava dışı işçinin davalı şirkette çalışması olduğunu, tarafların ticari kayıtlarının detaylı şekilde araştırılıp davalının bu eylemden kaynaklı müşteri portföyündeki artışın değerlendirilmesinin gerektiğini, haksız rekabetin sabit kabul edilmesi halinde zararın miktarı belirlenemezse uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının, rekabet etme yasağı olan eski çalışanını istihdam ettiği gerekçesiyle davalı şirkete karşı haksız rekabet iddiasında bulunduğu, ancak davalı şirket bu sözleşmenin tarafı olmadığı ve bu yasağın davalı şirketi bağlayıcı bir tarafının da bulunmadığı gibi, dosyaya sunulan delillere göre dava dışı çalışan ...'ın iş aramak için kendisinin davalı şirkete başvurduğu, ne istihdam aşamasına ne de dava dışı ...'ın davalı şirkette çalıştığı sürece ilişkin, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin ispatlanmadığı, salt dava dışı eski çalışanın iş akdinin ihtarnameye rağmen feshedilmediği gerekçesinin davalı şirketin haksız rekabet iddiasını ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 04/05/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre ... olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/509, K. 2025/809, T. 18.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2023-509-e-2025-809-k-79734000d60e