Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/502 E. 2024/1789 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/502
- Karar No
- 2024/1789
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/696 - 2025/1211 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/696 KARAR NO : 2025/1211 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/01/2025 tarihli ek karar NUMARASI : 2025/10 D.İş - 2025/14 D.İş İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN/DAVACI : PERLİT ŞİRKETİ (PERLITE PRIVATE JOINT STOCK COMPANY/PERLITE ÖZEL A.Ş.) (VKN.7280363518) No:2 Narenjalley, Brazil St. Vanak Sq. Tahran/İRAN VEKİLİ : Av... İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN/DAVALI : VİG MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (VKN.9250714240) Tavşanlı Köyü Esentepe Mevkii 13. Sok.No:11 Gebze/KOCAELİ VEKİLİ : Av... TALEP : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 13.01.2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 02/07/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyat haciz talep eden/davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/502 E. – 2024/1789 K. sayılı dosyası nezdinde vermiş olduğu kararına istinaden davalı aleyhine teminatsız ihtiyati haciz talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 14/01/2025 tarihli karar ile; "...Alacaklının ibraz ettiği dilekçe ve ekinde bulunan, Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2024 tarih, 2023/502 Esas, 2024/1789 Karar sayılı ilamı gereğince; İİK'nın 257 vd. maddelerindeki yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla 4.800.000,00.-EURO miktar için İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜNE, 2-Borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde; Mahkememizin 2021/763 Esas sayılı dosyası kapsamında, 2022/927 Karar sayılı, 01.12.2022 tarihli karar ile davanın usulden reddi yönünde karar verildiği; işbu karar başvurucu tarafından istinaf edildiğini, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2023/502 E. – 2024/1789 K. sayılı dosyası kapsamında, başvurucunun tarafın istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verildiğini, bunun üzerine başvurucu taraf, yukarıda bilgileri mevcut dosya kapsamında, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/502 E. – 2024/1789 K. sayılı dosyası nezdinde vermiş olduğu kararına istinaden müvekkili aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunmuşsa da işbu taleplerinin reddi gerektiğini, zira işbu noktada, ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde, müvekkili açısından çok ağır ve geri dönülemez sonuçlara yol açacağını, başvurucu tarafın İran menşeili bir şirket olup; Türkiye’de herhangi bir faaliyeti bulunmadığını, mahkemeniz tarafından müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verilir ve müvekkili şirket aleyhine ihtiyati haciz işlemi uygulanır ise Yargıtay incelemesi sonrası verilecek olası bir bozma ilamıyla işbu ihtiyati haciz işleminin haksız olacağı sabit hale geleceğini, bu durumda müvekkilin uğradığı zararı başvurucu taraftan tazmin etme hakkı doğmakta olup; karşı tarafın İran menşeili olduğu ve Türkiye’de başvurulacak hiçbir kurumlarının olmadığı düşünüldüğünde, işbu zararın tazmin ihtimalinin neredeyse sıfıra yakın olacağının açık olduğunu, dosya bedelinin 4.800.000,00-€ olup; işbu tutarın günümüz kuru ile yaklaşık 200.000.000,00-TL’ye denk geldiğini, Müvekkilinin haksız bir ihtiyati haciz işlemi sonrası uğrayacağı zararın, 200.000.000,00-TL’nin de çok üstünde olacağını, asla başvurucunun müvekkilinden alacaklı olduğunun ve müvekkili şirketin borçlu sıfatına haiz olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte; huzurdaki dosya kapsamında ihtiyati haczin şartları oluşmadığını, zira ihtiyati haczin iki temel şartı bulunduğunu, birinci şartın borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, ikinci şartın ise borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunmaya kalkması olduğunu, Müvekkili şirketin ; gerekse faaliyet alanları itibariyle ülke ekonomisine ve savunma sanayine son derece önemli katkılarda bulunduğunu ve bundan sonraki süreçte de bulunmaya devam edeceğini, gerek kendi alanında gerek Türkiye çapında gerekse Dünya piyasasında her alanda saygın bir şirket olduğunu beyanla başvurucunun ihtiyati haciz talebinin reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise; başvurucu tarafın İran Menşeili olması, Türkiye’de somut mal varlığının olmaması sebebiyle, uğranılacak zararlara istinaden mahkemece belirlenecek teminatın başvurucu tarafından Mahkeme veznesine depo edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...İhtiyati hacze itirazın REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı itiraz eden/davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz eden/davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçeden yoksun ve soyut olduğunu, davalının adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, ihtiyati haciz kararının hukuki bir yararının olmadığını, başvurucu tarafın İran menşeili bir firma olduğu; ihtiyati haciz kararı verilirken bu hususun hiçbir surette değerlendirilmediğini, huzurdaki dosya kapsamında ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2025 tarihli ek karar, 2025/10 D.İş - 2025/14 D.İş sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İİK.'nun 257-(1) maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir". İİK.'nun 257-(2) maddesi; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder". İİK.'nun 258-(1) maddesi; " ... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur ... " hükmü düzenlenmiştir. Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir. İİK'nun 265/1. Maddesindeki; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." şeklindeki hüküm ile itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacının satış sözleşmesinin ifa edilmemesinden kaynaklı alacağının tahsili için açtığı dava sonunda Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.12.2022 tarih, 2021/763 Esas, 2022/927 Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinafı üzerine Dairemizin 06/12/2024 tarih, 2023/502 Esas, 2024/1789 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verildiği, kararın bir para alacağına ilişkin olması nedeniyle infazı için kesinleşmesinin gerekmediği, bu durumda ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve ihtiyari hacze itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan borçlu vekili istinaf isteminde alacağın yüksek olması nedeniyle telafisi imkansız zarar doğacağını ileri sürmüşse de; bu itiraz nedeninin İİK'nın 265. Maddesinde sayılı itiraz nedenleri arasında olmaması ve İİK'nın 36. Maddesinde düzenlenen icranın geri bırakılması kurumu da dikkate alındığında yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak itiraz eden/davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İtiraz eden/davalı vekili istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025 Başkan ... e imzalıdır Üye ... e imzalıdır *Üye ... e imzalıdır Katip ... e imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*