Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/396 E. 2023/481 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/396
- Karar No
- 2023/481
- Karar Tarihi
T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : .../... KARAR NO : .../...
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : .../... KARAR NO :--- ARA KARAR TARİHİ : ... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ... DAVACI : ... -.... .. VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... . VEKİLİ :Av. ... ... DAVANIN KONUSU : Alacak B.A.M. KARAR TARİHİ : .. KARAR YAZIM TARİHİ : ... Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sırasında mahalli mahkemesince ihtiyati tedbire talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan 09/11/2021 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili talepli davada, davalının tüm taşınır ve taşınmazlarına, kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3.şahıslara devri engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 26/12/2022 günlü ara kararı ile, alacağın varlığı ve miktarına ilişkin yaklaşık ispata elverişli delil sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... D.İş sayılı dosyasında müvekkilin yaptığı işlerin tespit edildiğini, bilirkişi raporunun yaklaşık ispata yeterli delil niteliğinde olduğunu belirterek red kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir. HMK’nun 389. maddesinde, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. HMK 390. maddesinde de bu tür taleplerde yaklaşık ispat koşulunun bulunması gerektiği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davanın bulunduğu aşama ve dosyadaki mevcut duruma göre, alacağın varlık, miktarı, yaklaşık olarak ispat edilemediğinden ve alacak istemine ilişkin davada, dava konusu edilmeyen davalının mal varlığına HMK 389. madde gereğince tedbir konulması mümkün olmadığından talebin reddine dair ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup davacının istinaf nedenleri yerinde değildir HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas ve .... tarihli ara kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından istinaf aşamasında harçlar peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 11/04/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ...
... Üye ...
... Üye ...
... Katip ...