Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/30 E. 2024/213 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/30
Karar No
2024/213
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/541 KARAR NO : 2025/1025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10.10.2024 NUMARASI : 2023/30 E. - 2024/213 K. DAVANIN KONUSU : Fikir ve Sanat Eseri KARAR TARİHİ : 03.07.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.07.2025 İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.10.2024 tarih 2023/30 E. - 2024/213 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davacının ...Mahallesi, ... ada ... parselde yer alan ... Projesi’nde, proje müellifi ve teknik uygulama sorumlusu olduğunu, özgün mimarı sanat niteliği taşıyacak şekilde projelendirilen eserde proje müellifi olarak davalı ... imzası ile ruhsat alındığını, projenin telif hakları kendisine ait olmasına rağmen proje bedelinin kendisine ödenmediğini, ....Mahallesi .... ada...parselde yer alam.... projesinin kitle taslağı projesinin kendisince hazırlandığını, telif hakları proje bedelinin kendisine ödenmediğini, bu eserlerin TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi’ne tescil edildiğini belirterek; FSEK m. 21, 22, 23, 24 ve 25. maddelerindeki hakların ihlali nedeniyle FSEK 68/1 uyarınca tazminatın, ihtiyati tedbir, tecavüzüz ref’i ve eski hale getirilmesine, FSEK m. 70/2 uyarınca projede değişiklik nedeniyle elde edilen karın faizi ile birlikte, FSEK 70/3 maddesi uyarınca elde edilen bina rayiç değeri ve fazladan ticari karın faizi ile birlikte ödenmesini, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, ... ada ...parselde bulunan projenin çiziminin davalı ... tarafından yapıldığını, mimari müellifi olduğu, .... ada ... parselde bulunan projenin ise mimari müellifinin....olduğunu, davacı ile bu projeler bakımından belediyeden ruhsat alınmak üzere belli başlı uyumlama ve idari bir takım işlerin yapılması için proje bazlı anlaşma yapıldığını, kendisine anlaşılan ücretlerin ödendiğini, davacı ile yazılı bir anlaşma yapılmamış olmasına güvenilerek gerçek dışı beyanlar ile dava konusu projelerin çizimleri kendisince yapılmamış olmasına rağmen dava açtığını, .... ada... parselde bulunan projenin ruhsat onay tarihinin 28.10.2021 olduğunu, proje müellifinin ... olduğu, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca ruhsat alımında idari işleri kendisi yürütmüş olmasına rağmen herhangi bir itiraz ileri sürmediğini, ruhsat alımından ve uygunluğundan aylar sonra 05.01.2022 tarihinde mimarlar odasına proje çizimleri için telif hakkı tescil işlemi gerçekleştirdiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yaptığı projenin FSEK kapsamında olmadığı, davalı ile şifai sözleşme kapsamında projeler çizdiği, taraflar arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacağı olduğu, iki tarafında da tacir olmaması nedenleriyle mahkememizin eldeki dava yönünden görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının dava konusu .... ili .... İlçesi, ... Mahallesi , ... Ada ... Parsel ile ... İli .... İlçesi .... Mahallesi ... Ada ... Projesi'nde eserin proje müellifi ve teknik uygulama sorumlusu olduğunu, söz konusu binanın estetik niteliğe sahip özgün mimari sanat niteliği taşıdığını, eser sahipliğinden doğan haklara ilişkin davalara bakma görevi ihtisas mahkemesi olarak kurulan Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne aittir. olduğunu, davacı tarafından ... Ada ....Parsel ile ... Ada ... Parselde bulunan inşaatın proje müellifi ve teknik uygulama sorumlusu olduğu ve söz konusu binanın estetik niteliğe sahip özgün mimari sanat niteliği taşıyacak şekilde projelendirilen eserde, proje müellifi olarak adının yer almaması ve proje müellifi olarak davalı ...’un imzası ile esere ruhsat alınması nedeniyle FSEK hükümlerine istinaden dava açıldığını, davacı tarafından hazırlanan projelerin fikir ve sanat eseri niteliği taşıdığını, bilirkişi kök raporu ile ek bilirkişi raporu arasında çelişki giderilmeden ek raporda yapılan hatalı tespit sonucu karar verildiğini, kök raporda davacının projelerinin FSEK kapsamında eser niteliği taşıdığını belirtirken ek rapor da bu durumu reddedildiğini, davacı tarafından talep edilen ve davanın esasını etkileyecek nitelikteki belgeler temin edilmediğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, mimari projenin izinsiz kullanılmasında kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Özel mahkeme niteliğindeki İhtisas Mahkemeleri ile genel mahkeme niteliğindeki diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. Bu düzenleme uyarınca 5846 sayılı Yasa1 dan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünün ihtisas mahkemelerinin görevi dahilinde olacağı anlaşılmaktadır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup 6100 sayılı Kanun'un 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesine göre ise dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden (resen) gözetilir. 3.Eldeki dava davacının talebi, ... İli ... İlçesi ... Ada .. Parsel ve.... İli ... İlçesi...Ada ....Parselde bulunan projelerin müellifi olduğu ileri sürülen davacının 5846 Sayılı FSEK 'dan doğan maddi haklarından FSEK 21,22,23,24,25 maddelerindeki hakların ihlali dolayısıyla FSEK 68/1 Madde hükmü gereğince sözleşme yapılması halinde 2 adet eser için bedelin 3 katı olan tazminatın tahsiline, FSEK 14,15,16 Maddelerinde sayılan hakların ihlali, davacının şeref ve itibarının zedenlenmesi nedenleriyle FSEK 70/1 hükmü gereği manevi tazminat talep hakkının saklı tutulması, tecavüzün refi ve eserin eski haline getirilmesi, FSEK 70/2-3 maddesi gereğince projede değişiklik nedeniyle elde edilen karın tahsili, FSEK 78. Madde gereği kararın ilanın istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 4.Somut olayda davacı tarafından anılan estetik niteliğe sahip özgün mimari sanat niteliği taşıyacak şekilde projelendirilen proje müellifi olduğu, eserin izinsiz kullanıldığı ve telif haklarının ödenmediği ileri sürülerek 5846 Sayılı FSEK kapsamında talepte bulunulmuş olup iddianın ileri sürülüş şekline göre uyuşmazlığın çözümünde FSEK'nin 76. maddesi uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu nazara alınıp, bu çerçevede tarafların tüm delilleri tartışılıp ve özelikle davacının rapora yönelik çelişki itirazı üzerinde durulup, gerekiyorsa çelişkinin giderilmesi için aralarında mimari alanında uzman sektör bilirkişisi ile fikir ve sanat eserleri alanında teknik ve hesap bilirkişilerinden oluşacak bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınıp oluşacak sonuca göre tüm talepleri karşılayacak şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi bir gerekirken, mevcut yasal düzenlemeye ve dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde mahkemenin görevsizliğine dair yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince görevli olmasına rağmen asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 10.10.2024 tarih 2023/30 E. - 2024/213 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/30, K. 2024/213, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-30-e-2024-213-k-d7454afe7318