Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2416 E. 2025/1117 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2416
- Karar No
- 2025/1117
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/2416
KARAR NO: 2025/1117
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 12/12/2017
NUMARASI: 2015/1089 Esas - 2017/1359 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 26/06/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/07/2015 tarihinde meydana gelen kazada sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müteveffa ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışmaları sonucunda ...'nun hayatını kaybettiğini, davalı ...'nun kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, sigorta şirketlerinin davacının destekten yoksun kalma zararından sorumlulukları bulunduğunu, ... plakalı müteveffanın kullandığı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ tarafından trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, müveffanın kusurlu olması halinde ise kusurun desteğinden yoksun kalanlara yansıtılamayacağını, mütevvefanın 20 yaşında olduğunu, babasının ölümünden sonra annesinin bakımını üstlendiğini, her bir sigorta şirketi yönünden ayrı ayrı 2.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte kusur durumunun tespitinden sonra ıslah edilmek kaydıyla sorumluluklarına, davalı ...' nun 45.000 TL manevi tazminatla dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; olayda tüm kusurun müteveffa ...'nda olduğunu, müteveffanın sevk ve idaresinde bulunan motosikletin dönüş yaptığı sırada aracının yerinden oynatmadan kazazedelerin başına gittiğini, ambulansla sevkini sağladıklarını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 16.10.2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere trafik poliçesi ile şirketleri tarafından sigorta edildiğini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile poliçe azami limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle ceza dosyasındaki tüm delillerin, ifade ve beyanların, bilirkişi raporunun her halükarda müteveffanın müterafik kusurunun değerlendirilmesini, davacının sürekli ve düzenli bir şekilde müteveffanın destek olduğunu ispat etmesi gerektiğini davadan önce başvuru yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 08.06.2015/ 2015 tarihleri arasında trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6/d bendi gereğince destek şahsın kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı bırakıldığını, davaya konu 02.07.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru ile meydana geldiğini, bu sebeple talebin teminat kapsamı dışında kalacağını ayrıca yansıma yolu ile de davacının destek tazminatı talebinde bulunamayacağını, davacının destek tazminatı talebinde bulunabilmesi için anne davacının ekonomik durumunun araştırılması gerekeceğini belirterek talebin poliçe genel şartları gereğince teminat dışı olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın her üç davalı yönünden de esastan reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 04.07.2017 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olup sürücü Mustafa Kesimoğlu'nun kusur oranı yüksek ve yanlış tespit edildiğini kaldı ki, davacının davada 'zarar gören üçüncü kişi' konumunda olduğundan kazada kusur oranlarına bakılmaksızın davalı sigorta şirketi destekten yoksun kalma tazminatının tamamından sorumlu olacağını, müteveffanın kusuruna dayanarak davalı sigorta şirketinin sorumsuz olduğuna dair verilen karara katılmak olanaksız olduğunu, 6704 sayılı torba yasa ile tazminat taleplerinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kalan durumlar genişletilmiş ve bu kapsamda hak sahibinin kusurlu olduğu durumlar kapsam dışı kalmış olsa da vuku bulan kaza ve davanın açılması ilgili yasanın yürürlük tarihinden önce gerçekleştiğini, işbu madde 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması sebebiyle davacının hakkını ortadan kaldırmayacağını, yapılan değişikliğin yürürlük tarihinin 26/04/2016 tarihi olup kazanın da işbu tarihten evvel 02.07.2015 olduğunun dikkate alınarak haklı davanın kabulü gerektiğini,
dolayısıyla zorunlu sigorta koşulları çerçevesinde işletenin ve sürücünün sorumluluğunu üstlenen davalı sigorta şirketi, müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı bağımsız bir hak olup müteveffanın kusuruna ya da kusursuzluğuna bağlı olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 02.07.2015 tarihinde saat 16.20 sıralarında, davacının oğlu sürücü belgesiz ...'nun sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı motosiklet ile Ümraniye ilçesi ... Bulvarında Dudullu istikametine giderken, Şile bağlantı yolu kavşağında önünde sağ şerit üzerinden giderken sağına dönmek için işaret verip yavaşlayan davalı ...'nun sürücüsü, olduğu ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olan ... plakalı kamyonetin sağından geçmek isterken bu aracın ön sağ yanına çarpması ile meydana gelen kazada, ...'nun vefat etmesi nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur raporunun istinaf talep eden davacı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davacı vekilinin rapora karşı açıkça kusur oranlarına itiraz etmediği, davacının zarar gören 3.kişi sıfatıyla dava açtığından kusurun önemi olmadığını belirttiği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur raporu bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusur oranına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Kaldı ki, kaza nedeniyle davalı sürücünün yargılandığı ceza mahkemesinde alınan ATK kusur raporunda; Sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli yolda sağ şeritten sola dönüşü öncesinde geriden gelen trafiği de kontrol ederek sağından geçmeye çalışan motosiklete karşı aracını durdurduğu olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, müteveffa sürücü ... idaresindeki motosiklet ile ilerisinde sağ şeritte seyreden otomobili kurallara aykırı olarak sağ tarafından mevcut hızıyla geçmeye çalıştığı esnada meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğu, mahkemece alınan İTÜ üyelerinden oluşan heyet kusur bilirkişi raporunun da aynı doğrultuda olup kazada motosiklet sürücüsü ...'nun tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü görülmüştür. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025/3961E. ve 2025/6016K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; "... Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası yeni Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların C.10. maddesi ile 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni Genel Şartların C.11. maddesine göre; yeni Genel Şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni Genel Şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesine göre ise, sigorta sözleşmesinin ana muhtevası müsteşarlıkca onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir" şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise Genel Şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır" şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı "Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır" şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ve (d) bendinde "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. Somut olayda; desteğin sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında 09.02.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı kaza sonucu vefat ettiği; poliçenin düzenlenme tarihinin de 02.03.2020, başlangıç ve bitiş tarihinin 02.03.2020/2021 olduğu görülmektedir. Davacı eş, çift taraflı kazada hayatını kaybeden ve tam kusurlu olan sürücü desteğin kendi zorunlu mali sorumluluk sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 02.03.2020/2021 olup davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre somut olayda işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsü olan murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda tam kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de yoktur. Bu sebeplerle; desteğin davaya konu tek taraflı trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve davacının desteğin idaresindeki aracın sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme haklı bulunmadığı (aynı yönde HGK'nın 20.04.2021 tarih, 2020/17-191 Esas ve 2021/514 Karar sayılı ilamı) gözetilmeden, zararın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle kabule dayanan kararın bozulması gerekmiştir." açıklaması mevcuttur. Somut olayda, desteğin sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında 02/07/2015 tarihinde meydana gelen çift taraflı kaza sonucu vefat ettiği araca ilişkin poliçenin düzenlenme tarihinin de 08/06/2015, başlangıç ve bitiş tarihinin 08/06/2016 olduğu görülmektedir. Davacı anne, çift taraflı kazada hayatını kaybeden ve tam kusurlu olan sürücü desteğin kendi zorunlu mali sorumluluk sigortasından ve kazaya karışan diğer aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sürücüsünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Desteğin sürücülüğünü yaptığı aracın sigortacısı davalı ... sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir.Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre somut olayda işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu araç sürücüsü olan murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir ve destek olayda tam kusurlu olduğu ve davacının desteğin idaresindeki aracın sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme haklı bulunmadığı (aynı yönde HGK'nın 20.04.2021 tarih, 2020/17-191 Esas ve 2021/514 Karar sayılı ilamı) yine diğer davalı İsmail Barutçu'nun kazanın oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, sigortalısı kusursuz olan aracın sigortacısı davalı Anadolu Sigorta ile sürücüsü yönünden de davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2025